ALİYE YÜCEL KİMDİR

aliyeyucel.jpg

Bursa Mustafakemalpaşa doğumludur. 9 aylık iken çocuk felci geçirmiştir. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunudur.

1989 – 1990 yıllarında Kadın ve Aile Dergisi’nde editör olarak; 1991 – 1994 yılları arasında engellilere yönelik Yaşama Sevinci Dergisi’nde editör, yine engellilere yönelik hazırlanan ve TRT’de yayınlanan Her Şeye Rağmen programında yapım yardımcısı olarak çalışmıştır.

1994 – 2010 yılları arasında TGRT’de; Metin Yazarlığı, Yapım – Yönetim Yardımcılığı (Kadın ve Sağlık Programlarında), TGRT – Basın ve Halkla İlişkiler Basın Tanıtım Sorumlusu ve TGRT HABER Medya Sorumlusu olarak görev yapmıştır.

2010 yılından bu yana Türkiye Beyazay Derneği ve İŞ-KUR’un ortak projesi olan engelli istihdamına yönelik Engelli Kariyeri’nde Değerlendirme Uzmanı olarak çalışmaktadır.
Engellilere yönelik çeşitli projelerde çalışmıştır. 2011 yılında yazmaya başladığı kişisel blogu ve Engeloji isimli bir kitabı vardır.

************
Gerek yazılı, gerekse görsel medyada engellilerle ilgili yapılan haberlere baktığımız da, “biz engellilerin genel sorunlarını” ilgilendiren haberler ve bilgilerden çok ya kişisel başarı hikâyeleri veya bir iş adamı dernek vb. gibi kişilerin engellilere yaptıkları yardımların haber konusu edildiğini görüyoruz. Hal böyle olunca, gerek yetkililer, gerek halk engellilerin gerçek sorunlarından, toplum ve devletten beklentilerden bi haber yaşıyor. Medya’da çalışmış biri olarak bu tespite katılır mısınız, doğrusu ve olması gereken ne olmalı?

Aliye Yücel: Kesinlikle öyle. Buna katılıyorum. Engelliler tanınmıyor. Daha doğrusu yanlış tanınıyor. Böyle olunca da yapılan haberler bu yönde oluyor. Engelli ne bekler, ne ister, neye ihtiyacı var bilinmiyor. Empati de yapılamıyor. Sonuç böyle olunca da bu tür haberler yapılıyor. Bu maalesef böyle sürecek gibi... Çünkü engelli farkındalığı için daha epey yol almamız gerekiyor. Bizim ihtiyacımız ayrımcılık olmadan olduğumuz gibi kabullenilmek ve ötekileştirilmemek...

Engelli olmanın yaşamımıza getirdiği zorlukları az çok biliyoruz. Hem kadın hem de engelli olmak daha mı zor? Siz kişisel yaşamınızda “engelinizden bağımsız” olarak salt kadın olmanın zorluğunu yaşadınız mı?

Aliye Yücel: İş hayatında erkeklerin daha şanslı olduğu kesin... Kadınlar çoğu zaman ikinci planda kalıyor. Kadın olarak kendini ispat etmek biraz daha zor olabiliyor.
Engelli kadın olmaya gelince çok daha zor... Çünkü kadının her anlamda kusursuz olması gerekiyor. Dış görünüşün bu kadar önemli olduğu dünyada engelli kadının işi oldukça zor. "Erkeğin güzeli çirkini olmaz" sözü "engellilik" kavramı içinde geçerli gibi...

Bazı ortamlarda çok zorluk çektim. Ancak bunun kadın olduğum için mi, yoksa engelli olduğum için olduğunun ayrımına varamadım!


Birazda kitabınızdan bahsedelim. Engeloji isimli kitabınızı okuduğumda makalelerinizin bir kısmında engelliliğin toplumda olan algısı üzerine örnekler verirken, Müge Anlı, Kenan Doğulu, Felipe Melo gibi popüler isimlerden örnekler vermişsiniz. Bu isimleri tercih etmenizde özel bir neden var mıydı?

engeloji.jpg

Aliye Yücel: Engeloji'de popüler isimlerin engelli yada engellilik kavramı ile ilintili durumlarını yazdım. Bunlar bazen olumlu bazen de olumsuzdu... Yani konu aldığım her ünlü ismin engelli yada engelliliğe bakışını ortaya koymaya çalıştım.

Örneğin; Müge Anlı ve Halit Ergenç'in engellilere olumlu bakışını, Hande Yener'in olumsuz bakışını dile getirdim. Aynı davranış ve eylemleri mahallemizdeki, işyerimizdeki kişilerde yapıyorlar. Ancak kişiler popüler olunca haber değeri taşıyor ve dikkat çekiyor.


Yine kitabınızı okurken, satır aralarında “engelliliğin insana verilmiş bir ödül, ve sabredildiği taktirde ahirette mükafatının alınacağı” anlamına gelen cümleler gördüm. Bu tespitim size göre de doğrumu? Doğruysa neden?

Aliye Yücel: Bunu görebilmeniz güzel... Engeloji'de vermek istediğim fikirlerden biri de budur. İnancıma göre bu dünyada bir imtihandayız. Herkes farklı bir imtihandan geçiyor. Bedensel engelli farklı, görme engeli farklı diğer engelliler farklı, engeli olmayanlar daha farklı... Bazı şeylerden yoksun olmak önemli bir imtihan... Bu ödül mü, değil mi hep tartışılır... Ancak "engelliliğe bakışımız" bize ödül olarak geri dönecektir. Buna inanıyorum. Bu engelli için de böyle, toplumun diğer fertleri içinde böyle... Engelli buna gösterdiği sabır ve mücadele ile, engeli olmayanlar da onlara bakış açılarıyla kazanacak ya da kaybedecekler...

Türkiye Beyazay Derneği ve İŞ-KUR’un ortak projesi olan engelli istihdamına yönelik Engelli Kariyeri değerlendirme uzmanı olarak çalışıyorsunuz. Bize somut örneklerle biraz çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Aliye Yücel: Engelli Kariyeri, engelli istihdamına yönelik bir çalışma... Engelli olup iş arayan ya da çalışıyor olsa da farklı bir işte çalışmak isteyenler gelip kayıt oluyorlar. Onlarla birebir görüşüp, eğitimine ve yeteneğine uygun hangi işlerde çalışabileceğini tespit edip, o yönde iş bulmasına yardımcı oluyoruz. Tecrübelerinizle birilerine yön vermek çok güzel... Değerlendirme yaptığımız kişiler bazen şartlardan dolayı umutsuz olarak geliyor. Onlarla konuştukça, onları tanıdıkça aslında neyi yapıp yapamayacağını ve neyi istediğini anlıyorsunuz. Onları bu yönde cesaretlendirmek gerekiyor.

Bir gün iş konusunda bütün ümidini kaybetmiş biri gelmişti. Nerede çalışmak istediğini de bilemiyordu. Aslında eğitim almak istiyordu ve imkanı da vardı. Değerlendirme sonunda ona, sevdiği için hayvanlarla ilgili bir eğitim almasını önerdim. Bir süre sonra Veteriner Sağlık Teknikerliği bölümünü kazandığını söylemek üzere geldi. "Sizinle konuştuğumuz o bir saatlik süre sonunda hayatıma yön verdim. Çok mutluyum. Çok teşekkür ederim..." dedi. Bunun gibi pek çok örnek yaşadım. Aslında o güç onlarda vardı. Sadece beraberce ortaya çıkarmıştık...


İkinci bir kitap yazmayı düşünüyor musunuz? Düşünüyorsanız konusu belli mi?

Aliye Yücel: Engelliler hakkında bilinenlerin yanlışlığı ve engelli farkındalığı ilgili yazılar yazmaya devam ediyorum. Her hafta da blogumda yayınlıyorum. Kitapların çok okunmadığı bir ortamda yeni bir kitap olmalı mı bilemiyorum. Ama ikinci bir kitap olursa yine engelli farkındalığı konusunda olacak. Çünkü engelliler yanlış tanınıyor, yanlış biliniyor. Bunu anlatmak gerekiyor. Bizi de bizden başka kimse doğru anlatamaz. Bir şeyler değişene kadar bu konuda yazacak çok şey var.

Bize zaman ayırıp sorularımızı cevapladığınız için teşekkür ederiz…

Aliye Yücel: Röportaja ve ilginize ben teşekkür ederim. Her alanda farkındalıklarımızın artması dileğiyle...