Cinsellik, insan yaşamında susuzluk ve açlıktan sonra gelen üçüncü temel gereksinimdir. İnsan yaşamında belli bir olgunluk döneminden sonra kendiliğinden ortaya çıkan biyolojik bir dürtüdür.

Sosyal ve duygusal gereksinimleri yeterince karşılanamayan bireylerde, bedenin cinselliğe duyarlı bölgelerin uyarılma süreci daha erken yaşlarda ortaya çıkar. İlgisiz bırakılan normal gelişim gösteren bebek ve çocuklar da bile bu davranışı görmek mümkündür.

Cinsellik güdüsü, sağlıklı gelişim gösteren bireylerde olduğu gibi bütün engel gruplarında vardır; ancak bu bireylerin birçoğu, bu güdünün nasıl tatmin edildiğini bilmezler, kimi tesadüf sonucu, kimi de çevrelerinde görerek öğrenir, kimi de hayatı boyunca bunun farkına varamaz.

Özellikle zihinsel gelişimleri iyi olanlar, cinselliği çevrelerindeki konuşmalardan, gazete, televizyon gibi yayınlardan öğrenir ve cinsel uyarılmayı gerektiren arayışların içine girerler. Yine de cinsel yaşantıları sınırlıdır. En çok görülen cinsel deneyim mastürbasyondur. Bununla beraber, karşı cinste olanlara sarılma, olanları öpme, koklama, cinsel organlarına dokunma biçiminde cinsel yönelmeler görülür.

Cinsellik ile ilgili sorunlar şöyle sıralanabilir

1. Bu bireylerin birçoğu, cinsel ihtiyacını gidermek için mastürbasyona başvurur. Bu davranış uygun zaman ve yerde yapıldığında hiçbir zararı yoktur. Otistik ve farklı gelişim gösteren diğer bireyler genellikle bu işi abartırlar; kimsenin görmediği yerde ve günün her saati yapılmayacağını bilmezler. Kimi birey, boş kaldığı her an bunu yapmaya çalışır. Bu nedenle cinsel organında tahrişler ortaya çıkabilir, bunun sonucunda da iltihaplanmalar olabilir.

2. Bazı erkek bireyler mastürbasyon yaparken, ereksiyon olmasına rağmen boşalamaz. Bu da sinir krizleri geçirmesine ve saldırgan davranışlarda bulunmasına yol açabilir.

3. Cinsel dürtülerin yoğun olduğu dönemlerde, bilinçli veya bilinçsiz olarak karşı cinse ilgi duymaya başlayabilir. Bu durum çoğu kez tacize kadar varır; yani cinsel organa dokunma, sarılma, öpme, koklama biçiminde ortaya çıkar.

4. Özellikle ergenlik döneminde cinsel dürtüler artar. Birey, cinsel dürtülerini nasıl doyuma ulaştıracağını bilemediği için öfkeli, saldırgan ve çöküntü gibi ruhsal durumlar sergileyebilir. Bu dönemde bazılarına cinsel isteği azaltıcı ilaçlar verilmektedir; fakat bu ilaçları kullananlarda çeşitli yan etkiler ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bu tür ilaçlar önerilmemektedir.

5. Zihinsel engelli bireylerde var olan cinsel istismar, otistiklerde de söz konusudur. Özellikle kız çocuklarının cinsel doyum arayışı içinde oluşu, cinsel istismara zemin hazırlar. Otistik ve zihinsel engellilerin hem istekli olmaları, hem de olayı başkalarına anlatamamaları, kötü niyetli kişileri harekete geçirir.

Neler yapılabilir

Mastürbasyonu takıntı haline getiren bireyleri, bu takıntıdan kurtarmak gerekir. Bunun için de yapılacak ilk şey, çocuk uygun olmayan yerde bunu yapmaya başladığında dikkatini başka bir yöne çekmektir.

Ayrıca evin bir yeri çocuğun mastürbasyon yapabilmesi için ayrılabilir. Çocuğun mastürbasyon yapmasına sadece burada ve günde bir defa izin verilebilir. Uygun olmayan bir yerde yapmaya başladığında, dikkati başka tarafa çekilemiyorsa, uygun ve fazla sınırlayıcı olmayan ceza yöntemleri uygulanmalıdır.

Ergenlik döneminde çocuğun cinsel gereksinimini giderememesinden dolayı, karşı cinse taciz ve tacize benzer yakınlıklar, öfke patlamaları, saldırganlık ve depresif durumlar görülüyorsa, çocuğa mastürbasyon öğretilebilir ve bu işi yapabileceği bir yer belirlenebilir.

Mastürbasyon yaparken boşalamayan çocuklar için de uyaranların olduğu özel bir yer belirlenirse, çocuğun boşalması gerçekleşebilir. Böyle bir düzenleme uzman gözetiminde yapılmalıdır.


alıntı