Like Tree1Likes
  • 1 Post By Gazoz Agacı

Konu: İnsomnia (Uykusuzluk) Hastalığı Nedir?

  1. #1
    ENB ESKİÜYESİ
    Guest

    İnsomnia (Uykusuzluk) Hastalığı Nedir?

    Sponsor Bağlantılar


    İnsomnia halk dilinde uykusuzluk yada uyumama hastalığı diye bilinen hastalık birkaç geçe sürebileceği gibi kronik bir hal alarak uzun yıllar sürebilmektedir.
    Hastalar genellikle uykuya dalmakta zorluk çekerler. Göz kapaklarını 1-2 dakikadan fazla kapalı tutamama gece boyu uyku ile uyanıklık arası gidiş gelişler insomnia hastalarının genel şikayetleridir.

    İnsomnia (Uykusuzluk) Hastalığının Sebepleri:

    Uykusuzluk (insomnia) hastalığına başka hastalıklardan dolayı kullanılan ilaçların yan etkileri neden olabildiği gibi aşırı gergin olmak yada duygusal hassalık, fiziksel sorunlar ( Vücudun belli bölgesinde sürekli ağrı olması v.b gibi) neden olabilmektedir.

    İnsomnia (Uykusuzluk) Hastalığından Kurtulmak:

    Uykusuzluk hastalığı denince ilk akla gelen “uyku ilaçlarıdır” insomnia hastalığında da bu ilaçlardan kullanılmalıdır. Fakat kullanılan kullanılacak uyku ilacı kesinlikle d.r tavsiyesi doğrultusunda alınmalıdır. (Türkiye de sık sık yapılan bir hata ya düşüp eş dost tavsiyesiyle ilaç alma alışkanlığını kapılmamanız önemle rica olunur)
    Ayrıca uykusuzluk hastalığından kurtulmak için bir takım bitkiler (örneğin kedi otu) yada kendimizce alacağımız bilindik ama fazla uygulanmayan yöntemlere başvurabiliriz.
    Bu yöntemler: Uyumadan önce ılık süt içmek yada yoğurt yemek olabileceği gibi öğlenleri egzersiz yapmak, akşam yemeklerinden hafif ve hazmı kolay şeyler yemek şeklinde olabilir.


  2. #2
    Kategori Yöneticisi
    Gazoz Agacı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    4,035
    Blog Entries
    384

    Uykusuzluk (insomnia) Nedir? - Uyku Bozukluğu Belirtileri Nelerdir ?



    Uykuya dalma, uykuyu sürdürme ve sonlandırmaya ilişkin sorunlar, dinlendirici olmayan uyku, insomnia (uykusuzluk) karşılığı kabul edilmektedir.

    Gündüzleri yorgunluk hissi, duygu alanında değişmeler (huzursuzluk, hırçınlık gibi), verimlilikte azalma, hatta düşünsel işlevlerde bozulma tabloya eşlik edebilmektedir.

    Çoğu kişi yaşamlarının bir aşamasında uykusuzluktan muzdarip olur. Toplumun yaklaşık üçte birinde 1 yıl içinde en az bir kez uykusuzluk dönemi ortaya çıkar. Toplumda % 10-15 oranında kronik uykusuzluk görülür. Uykusuzluk tıbbi, ekonomik, sosyal ve psikolojik önemli sonuçları olan bir uyku bozukluğudur.

    Uykusuzluk kişinin sadece uyuduğu süreyle ilgili değildir. Önemli olan uykunun kalitesidir. Sabahları kişi kendisini dinlenmemiş hissederek kalkar. Uykusuzluk; uykuya dalma güçlüğü, uykuyu sürdürme güçlüğü (gece sık sık uyanmalar) ya da sabah erkenden uyanıp tekrar uyuyamama şeklinde olabilir. Gençlerde daha çok uykuya dalma güçlüğü gözükürken yaşlılarda diğer ikisi sık ortaya çıkar.

    Depresyon, yaşam değişiklikleri, yaşam olayları, stres etkenleri gibi birçok neden uykusuzluğu alevlendirebilir.

    Uykusuzluk genel olarak birincil ve ikincil olarak ikiye ayrılabilir. Birincil olan uykusuzluk genellikle çevresel etkenlere ya da kişinin zihinsel süreçlerine bağlı olarak ortaya çıkar. Çevresel etkenler arasında ışık, ses ve gürültü sayılabilir. İkincil uykusuzlukta ise sağlık sorunları, ağrı, ilaçlar, alkol ya da psikiyatrik bozukluklar birincildir.

    Uykusuzluk birincil olsa bile kişide huzursuzluğa, gerginliğe, depresyona, performansta azalmaya, günlük yaşantıda istenmeyen kazalara ve yorgunluğa yol açabilir.

    Birincil uykusuzlukta kişide uyuyamayacağına ilişkin olumsuz şartlanmalar ve bilişsel çarpıtmalar vardır. Kişi gece yatağa yatmadan “yine uyuyamayacağını” düşünmeye başlar; bu belirgin bir huzursuzluğa yol açar; bu huzursuzluk nedeniyle kişinin uykusu tekrar kaçar ve sonuçta kişinin bir türlü kıramadığı bir kısır döngü ortaya çıkar. Bu aşamada bir profesyonel yardım kaçınılmazdır.

    Uykusuzluk kadınlarda daha yaygındır. Menopoz, adet dönemi ve hamilelik bu yaygınlığa neden olan etkenlerdir.

    Uykusuzluk tanısı kolay olan bir uyku bozukluğudur. Genellikle uyku laboratuarında uyku çalışması yapılmaya ihtiyaç duyulmaz ancak bazı durumlarda polisomnografi gerekebilir. Özellikle kişide horlama, gece uykusuzluğa karşın gündüz uykululuk hali, uykuda bacak hareketleri ya da uykuda bölünmelere neden olan başka durumlar varsa uyku laboratuarı tetkiki gereklidir.

    Uykusuzluğun tedavisinde çok sayıda yaklaşım vardır. İlaçlar genellikle kısa süreli durumlarda verilebilir ancak kısa süre kullanılmalıdırlar. Belirgin huzursuzluk ya da depresyon varsa antidepresan ya da bunaltı giderici ilaçlar yardımcı olabilir. Uzun süreli uykusuzluk durumlarında ilaçlar, özellikle yeşil reçeteyle verilenler, faydalı değil; tam tersine zararlıdır. Bu durumlarda ilaçlara bağlı yan etkiler ve ilaca bağımlılık gelişebilir.

    Özellikle uzun süreli uykusuzluk tedavisi için davranışsal ve bilişsel yaklaşımlar oldukça faydalıdır. Yapılandırılmış uyku hijyeni, uyku kısıtlaması, relaksasyon uygulamaları başarılı yöntemlerdir. Bu yöntemlerin uygulaması konusunda bir uzmandan yardım almak gereklidir.

    Nedenleri

    Kafein, alkol ya da uyuşturucu : Kahve, çay veya kola içtiniz ya da çikolata yediniz; muhtemelen de çok fazla. Eğer hassassanız, azıcık kafein bile uykunuzu kaçırır. Belki de yatmadan önce sigara içiyorsunuz, burun tıkanıklığını azaltıcı reçetesiz ilaçlar, soğuk algınlığı ilaçları, diyet hapları veya bronşit ilacı kullanıyorsunuz. Uyku ilaçları ve alkol bazen uykunuzu getirir, ama uykusuzluğu yeniden gündeme getirir (çünkü vücudunuz uyuyabilmek için uyku ilaçlarına ve alkole alışır). Uyku hapları ve alkolle gelen uyku hafifletir ve huzursuzdur.

    Tıbbi sorun :
    Kronik ağrınız var, özellikle de ileri yaştaysanız ve eklem hastalığına yakalanmışsanız. Anjin (göğüs ağrısı) veya bir kalp hastalığı nedeniyle nefes alma zorluğunuz var. Horlamalı veya huzursuz uyuyorsunuz, gün içinde uykunuz geliyor, uyku apnesi söz konusu. Prostat sorunları, şeker hastalığı ve idrar yolları enfeksiyonu da sık sık idrara çıkmaktan uykunuzu kaçırabilir. Alerjiniz veya kronik tıkayıcı akciğer hastalığı gibi bir solunum rahatsızlığınız varsa, yatarken nefes alamamak sizi uyutmayabilir.

    Uyku Bozukluğu Belirtileri

    Aşağıda yer alan durumlar var olan bir uyku bozukluğunun belirtisi olabilir. Bu belirtiler sizde varsa bir uzmana başvurmanız uygun olacaktır.

    Uykuda nefesimin durduğunu söylüyorlar.

    Yüksek tansiyon hastalığım var.

    Geceleri çok fazla terliyorum.

    Geceleri kalbimde çarpıntı ve kalp atımlarında düzensizlik hissediyorum.

    Sabahları baş ağrım oluyor.

    Geceleri nefes alamayarak aniden uyanıyorum.

    Kilo veremiyorum.

    Güniçi uykululuğum oluyor ve dikkatimi toplamakta güçlük çekiyorum.

    Çoğunlukla uyandığımda boğaz kuruluğum oluyor.

    Uykuya dalmakta güçlük çekiyorum.

    Geceleri düşüncelerim çoğunlukla uykuya dalmama engel oluyor.

    Haftanın birkaç günü uyku ile ilgili sorun yaşıyorum.

    Uyanıyorum ve tekrar uyumakta sorun yaşıyorum.

    Sabahları istediğim zamandan daha erken uyanıyorum.

    Uykuya dalmam çok uzun zaman alıyor.

    Çoğunlukla kendimi üzgün ve kederli hissediyorum.

    Okulda ve ya işte konsantre olmakta güçlük çekiyorum.

    Araç kullanırken uyukladığım oluyor.

    Toplantı ve ya sinema gibi sosyal ortamlarda uyukluyorum.

    Çalışırken uykululuk nedeniyle zorluk çekiyorum.

    Uyur uyumaz ve şekerlemelerde hemen rüya görüyorum.

    Sabahları ağzımda acı tat ile uyanıyorum.

    Geceleri öksürük ve ya nefes darlığı ile uyanıyorum.

    Çoğunlukla boğaz ağrım oluyor.

    Geceleri boğulur tarzda nefes açlığı ile uyanıyorum.

    İstirahat halindeyken bacaklarımda kasılma hissediyorum.

    Geceleri hareketli uyumam oluyor.

    Uykuda tekme attığımı söylüyorlar.

    Uykuya dalarken bacaklarımda ağrı ve karıncalanma hissediyorum.

    Geceleri bacak ağrım ve ya kramplarım oluyor.

    Geceleri bazen ayakları hareketsiz tutmakta güçlük çekiyorum, bacaklarımı hareket ettirdiğim zaman rahatlıyorum.

    Birden fazla yastıkla yatmak zorunda kalıyorum.

    Uykuda daha sonra hatırlamadığım konuşmalarım oluyormuş.

    Uyurken yataktan kalkıp dolaştığım oluyormuş.

    Dişlerimi gıcırdattığım oluyormuş.

    Uyurken yataktan düştüğüm oluyor.

    Uyurken eşime ya da oda arkadaşıma saldırdığım oluyor.

    Geceleri çok geç yatıyor; gündüzleri de çok geç kalkabiliyorum.

    Akşam üstü uykum geliyor ve gece yarısı uyanıp bir daha uyuyamıyorum.

    Uykusuz kaldığımda vücut ağrılarım oluyor.

    Uykuya tam dalarken ya da uykudan uyanırken halüsinasyonlar oluyor.

    Uyandığımda yataktan kalkmadan bilincim açık olduğu halde kısa süreli konuşamama ya da kımıldayamama durumu oluyor.

    Sık karabasanlar oluyor.

    Duygusal bir olayla karşılaştığımda kaslarımda ani olarak güçsüzlük oluveriyor.

    Uyandığımda bazen şaşkınlık yaşıyorum.

    Gündüzleri uyanık kalmakta zorlanıyorum.

    Uzun süreli uçak yolculuklarından çok fazla etkileniyorum ve kendime gelmem çok zaman alıyor.

    Gece sık sık kabus görüyorum.

    Rüyalarımdan dolayı gündüzleri huzursuz oluyorum.

    Gece beklenmedik şekilde korku ya da panikle uyandığım oluyor.

    Uykudan bağ ağrısıyla uyandığım oluyor.

    Uykusuzluk nedeniyle gündüzleri çok gergin oluyorum.

    ÇOCUK VE BEBEKLERDE UYKUSUZLUK

    Uyku çocuk sağlığı ve gelişimi için oldukça önemlidir. Uyku bozukluğu olan çocuklarda davranış ve sağlık sorunları daha sık görülür. Uyku sorunu olan çocuğun ailesi de sorun yaşar. Bununla birlikte çocuklarda görülen uyku bozuklukları ve sorunları kolay tanınır ve bir çözüm yolu ve tedavisi bulunur.

    Yeni doğan bebeklerde uyku süresi 16 saatten fazladır. Bu uykunun yaklaşık yarısı REM uykusu diğer yarısı nonREM uykusudur (erişkinlerde REM uykusunun tüm uykudaki oranı % 20’dir). REM uykusunun öğrenme, hafıza, beyin gelişiminde çok büyük rolü vardır. Uyku 6 ay civarında erişkindekine benzer bir görünüm kazanmaya başlar. Erişkindekilerden farklı olarak bebeklerde uyku REM uykusuyla başlar ve gece-gündüz boyunca daha fazla sayıda uyku döngüsü ortaya çıkar. 4 yaş civarında gündüz uykusu konusundaki ihtiyaç giderek azalır. Toplam uyku süresi de giderek azalmaya başlar.

    Uyku başlangıcı ya da tek başına uyuma

    Bir erişkin için gece uyandıktan sonra tekrar uyumak genellikle bir sorun oluşturmaz. Ancak durum çocuklarda böyle değildir. Özellikle küçük yaştakiler gece uyandıktan sonra tekrar uyumaktan korkarlar. Bu durumda ağlarlar ve anne-babadan yardım isterler. Bu tür durumlarda anne-babalar ne yaparlar? Çoğunlukla çocuklarını rahatlatmaya, sakinleştirmeye çalışırlar. Başarılı olamazlarsa sallarlar ya da birlikte yatarlar.

    Aslında bu tutumlar çocuklarda var olan korku ve kaygıları daha da pekiştirir. Burada temel sorun çocuğun kendi başına uyumasını sağlayabilmektedir. Anne-babanın yapması gereken çocuğa tek başına uyumasını öğretmektir. Bunu yaparken başlangıçta çocuk direnç gösterebilir ve ağlayabilir. Bunun bir terk ediş ya da ihmal olmadığına çocuğun ikna edilmesi gerekir. Bebeklerde emniyet hissinin verilmesi, açlık ve susuzluğun ihtiyaçlarının giderilerek yatırılması ve rahatsızlık verici durumların ortadan kaldırılması önemlidir.
    Konu Gazoz Agacı tarafından (22-08-2014 Saat 21:50:40 ) değiştirilmiştir.
    Halil Yılmaz likes this.

  3. #3
    Kategori Yöneticisi
    Gazoz Agacı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    4,035
    Blog Entries
    384


    İnsomnia Tedavisi

    Uykusuzluk sıkıntısı çok uzun süren bir sıkıntı değilse geçici uyku ilaçları vererek tedavi edebilirler. Ama uykusuzluk sorunu ayları yılları aşan zaman sürdüyse o zaman işin uzmanları bu durumu değerlendirilmelidir. Hasta hem psikolojik destekle hem de ilaç yardımıyla hastanın uykusunun normale dönmesi sağlanır.

    Beslenme düzenimiz de uyku kalitemizi etkileyeceği için buna da kesinlikle dikkat etmek gerekmektedir.

    Uykusuzluk sorununun sepebleri araştırılmalıdır. Birçok İnsomnia vakasında, ruhsal gerginliklerin yanında, sağlık problemlerinin varlığı da önemli yer tutar. Depresyon, stres, zor uyuma ve nefes alma zorlukları İnsomania'nın sıklıkla görülen nedenleri arasındadır. Uykusuzluğun önüne geçmek için çeşitli meditasyonlar ve uyku saati değiştirme yolları önerilebilir.
    Konu Gazoz Agacı tarafından (22-08-2014 Saat 22:00:42 ) değiştirilmiştir.

  4. #4
    Kategori Yöneticisi
    Gazoz Agacı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    4,035
    Blog Entries
    384
    Sponsor Bağlantılar



    Uyuyamama/Uykusuzluk Hastalığı (Insomnia)


    Insomnia, uykuya başlayamama ve/veya uykuyu sürdürememe olarak tanımlanır. İnsanlar hayatlarının bir döneminde çoğunlukla uykusuzluk sorunu yaşarlar. Ancak uyuyamama durumunun bir hastalık olması için belirli kriterleri karşılaması gerekir. Uyuyamama hastalığı yani bu durumun kronik biçimde yaşanma yaygınlığının %10 civarında olduğu düşünülmektedir.

    Aslında insomnia, diğer uyku bozukluklarında da olduğu gibi kendi başına bir hastalık veya tanı değil, bir semptom, yani belirtidir. Genellikle psikolojik sorunların semptomlarından biri olarak ortaya çıktığını görürüz.

    Her kişinin uyuma ve uykusunu alma süresi farklı olduğundan, bir kişinin ne kadar süre uykusuz kaldığında insomnia sorunu olduğunu söylemek için belirli bir süre vermek yanlış olur.

    İnsomnia Tipleri

    İnsomnia, kişinin rahatsızlığı yaşama süresine göre 3’ e ayrılır:

    Bir haftadan kısa süren belirtiler; geçici insomnia
    Bir haftadan üç haftaya kadar süren belirtiler; kısa süreli insomnia
    Üç haftadan fazla süren belirtiler; kronik insomnia


    Insomnia, her yaş grubunu etkileyen bir sorundur. Insomnia, yetişkinler arasında, kadınlarda erkeklerden daha çok görülmektedir. Insomnia, özellikle psikolojik sorun yaşayan insanlarda olmak üzere sosyal statüsü düşük kesimde ve kronik alkoliklerde daha sık görülmektedir. Psikolojik stres, uyku bozukluğuna sebep olan en önemli faktörlerden biridir. Psikolojik sıkıntı yaşayan insanlarda geçmiş dönemlerde oluşmuş olan ya da güncel mevzulardan kaynaklanan bir stres yükü olduğundan, bu kesimde insomnia semptom olarak genellikle görülür.

    Uyuyamama sorununa yol açtığına sık sık tanık olduğumuz güncel mevzular ayrılıklar, boşanma ve kayıplardır.

    Insomnia problemi psikolojik sorunların bir semptomu olarak en çok görülmekle birlikte aşağıdaki durumların da bu soruna yol açma potansiyelleri yüksektir;

    Jet lag (uçuştan sonra zaman farklılığından kaynaklanan uyku düzensizliği)
    Vardiyalı çalışma
    Aşırı veya rahatsız edici gürültü
    Rahatsız edici oda sıcaklığı
    Medikal veya cerrahi müdahale gerektiren hastalıklar ve/veya bu nedenle hastanede yatma
    Madde, alkol gibi uyarıcı maddelerin kullanımı ve/veya kullanımının bırakılması
    Yüksek irtifalarda uzun süreler kalma (Tırmanıcılarda insomnia)
    Fiziksel rahatsızlıklar

    Uykusuzluk (Insomnia) Belirtileri Nelerdir?


    Uykuya dalmada ve uykuyu sürdürmede güçlük
    Uyumaya rağmen uykuyu alamama, dinlenemediğini hissetme
    Uykuya dalmada güçlük yaşama
    Uykuya çabuk dalınsa bile uykunun sık sık bölünmesi
    Uyanınca tekrar uyumak konusunda güçlük çekme

    Aşırı Uyuma (Hypersomnia)

    Aşırı uyuma bozukluğu iki şekilde görülmektedir:

    Birincil Çok Uyuma Bozukluğu
    Tekrarlayan Çok Uyuma Bozukluğu


    Bu iki çeşit uyku bozukluğunda da aynı semptomlar görülür fakat bu semptomların sıklığı ve düzenliliği farklılık gösterir.
    Birincil aşırı uyuma bozukluğu gün içinde uzun saatler boyunca uyuma biçiminde kendini gösterir. Semptomlar süreklilik sergiler. Tekrarlayan çok uyuma bozukluğu ise bir gün ya da günlerce süren aşırı uyuma durumunun ardından aynı durumun bir süre sonra (aylar ya da seneler sonra) tekrar yaşanması ile karakterizedir. Tekrarlayan bozuklukta uzun ve belli bir süre kişi bu bozukluğun semptomlarını göstermezken, birincil bozuklukta kişi bu semptomları sürekli olarak gösterir.

    Uzun saatler uyumanın birçok sebebi vardır. Aşırı uyuma, psikolojik başka sorunların sonucu olarak ortaya çıkabilmektedir. Özellikle depresyonda olan hastalarda bu durumu sıklıkla görürüz. Diğer taraftan, alkol ve madde kullanım sorunlarına ve ilaç kullanımına bağlı olarak da aşırı uyuma sorunu kendini gösterebilmektedir. Vardiyalı çalışmanın uykusuzluk sorununa yol açtığı gibi, aşırı uyuma bozukluğuna da sebebiyet verebildiği görülmektedir.

    Bu rahatsızlığa sahip kişiler uyanmakta güçlük çekerler, gün içinde sürekli yorgun hissederler. Gün içinde sürekli biçimde uykuları gelir ve uyuya kalırlar. Uyandıklarında dinlenmiş hissetmek bir yana, daha da yorgun hissederler. Bu sebeplerden ötürü çok uyuma bozukluğu narkolepsi ile karıştırılır. Narkolepsinin farkı, birden uykuya dalma ve uzun süre uykuda kalma şeklinde olması ve kişinin uyandığında kendini yorgun değil aksine yenilenmiş ve dinlenmiş olmasıdır.

    Aşırı uyuma bozukluğunun belirtilerini şöyle özetleyebiliriz;

    Geceleri normal süre uyuduğu halde kişinin gündüzleri aşırı uykululuk hali yaşaması
    Gün içerisinde iş yerinde, araba kullanırken, toplantılarda uyku isteğinin, uyuklama halinin sürmesi ve sık sık uykuya dalınması
    Uzun bir uykudan sonra uykuyu bir türlü bırakamama durumu yaşama
    Uyanabilmek için çok zamana ihtiyaç duyma
    Çevresindekilerin kişiyi uyandırmak için çok çaba harcaması
    Çok uyuma bozukluğunun, psikolojik sorunlardan başka sebepleri olup olmadığı kesin olarak bilinmemektedir. Beynin hipotalamus bölgesinin bu bozukluğun ortaya çıkmasında etkisinin olduğu öne sürülmektedir.
    Çok uyuma bozukluğu çok sık rastlanmayan bir rahatsızlıktır. Yetişkin kesimin %5’ i veya daha az bir kısmında görülmektedir.
    Bu bozukluk için günümüzde ilaç tedavileri kullanılsa da, bu tedavilerin çok önemli bir etkisinin olduğu görülmemiştir. Son zamanlarda bazı araştırmacılar hipotalamusa etki eden ilaç tedavilerinin kullanılmasını önermektedir.

    Aşırı uyuma bozukluğu yaşayan insanların pek çoğu psikolojik sıkıntılarının bir uzantısı olarak bu sorunu yaşadıklarından, zeminde yatan psikolojik sıkıntılar psikoterapide çalışılarak giderildiğinde aşırı uyuma halinin de ortadan kalktığı görülür.

    Uykuda Soluğun Kesilmesi (Sleep Apnea)

    Uykuda soluğun kesilmesi ciddi bir uyku bozukluğu olup, uykuda iken soluğun birden kesilmesi ve ardından yeniden başlaması şeklinde olur. Bir kişi tüm gece aralıksız uyuyabilse bile, bazı fiziksel nedenler varsa, horluyorsa ve çok yorulmuşsa uykuda soluğun kesilmesi durumu söz konusu olabilir.

    Uykuda soluğun kesilmesi iki tür şeklinde görülür;

    Zorluk çıkaran soluk kesilmesi; boğaz kaslarının genişlemesi ile birlikte görülen tür.
    Merkezi soluk kesilmesi; beyin nefes alımı için doğru kaslara sinyal göndermediğinde ortaya çıkar.

    Zorluk çıkaran soluk kesilmesi, boğazın arkasındaki kaslar gevşediğinde meydana çıkar. Kaslar gevşediğinde nefes borusunda daralma yaşanır, bu da gece boyunca sürekli olarak nefesin kesilmesine yol açar. Bu durum bedendeki oksijenin azalmasına neden olur. Beyin bu sırada bedenin nefes alamadığını algılar ve kişi uykusundan uyanır. Kişi uykusundan uyandığını fark etmez çünkü bu anlık bir durumdur.
    Merkezi soluk kesilmesinde, beynin nefes almayı sağlayan doğru kaslara sinyal gönderememesi sonucu nefes almada zorluk yaşanır. Bu sebeple gün içinde uyumalar ve horlamalar başlayabilir.

    Bazı kişiler ise bu iki türde birden uykuda soluk kesilmesini yaşayabilirler. Bu iki türün de belirtileri şu şekildedir;


    Gün içinde aşırı uyuma ve/veya uykuya aşırı istek duyma
    Yüksek sesle horlama
    Uyku sırasında gözlenebilen soluk kesilmeleri
    Ağız kuruluğu ve boğaz kuruluğu ile uyanma
    Sabahleyin baş ağrıları
    Uykuda kalmada zorluk

    Uykuda Soluk Kesilmesi Sorunu Riskini Artıran Unsurlar

    Aşırı kilo
    Boyun çapı genişliğinin kalın olması
    Hipertansiyon
    Soluk borusunun darlığı
    Erkek olmak
    Yaşlı olmak
    Genetik faktörler
    Alkol ve yatıştırıcı madde kullanımı
    Sigara içme
    Gün içinde uzun süre oturma
    Kalp rahatsızlıkları
    Felç veya beyin tümörü
    Günümüzde uyku apnesi için birçok tedavi türü bulunmaktadır. Uyku apnesini tedavide en çok kullanılan teknik, gece boyunca nefes almayı sağlayan dışarıdan nefes veren bir alettir. Bunun yanı sıra nefes almayı zorlaştıran bölge ile ilgili tıbbi operasyonlar da uygulanmaktadır.

    Huzursuz Bacak Sendromu


    Huzursuz bacak sendromu, kişi otururken veya uzanırken bacaklarının aşırı derecede rahatsız hissetmesidir. Bu sebeple kişi sürekli ayağa kalkma ve yürüme ihtiyacı duyar. Kişi bu işlemi yaptıktan sonra bacaklarındaki rahatsızlık yavaş yavaş geçme eğilimine girer.
    Huzursuz bacak sendromu, herhangi bir yaşta başlayabilir ve yaşlandıkça kötüleşme eğiliminde olur. Kadınlarda görülme olasılığı erkeklere oranla daha yüksektir. Bu rahatsızlık uykunun sürekli bölünmesine, gün içinde yorgunluğa, dinlenmede ve seyahat etmede zorluğa yol açabilir.

    Huzursuz bacak sendromunda kişiler bacaklarında şu rahatsızlıkları duymaktadırlar;


    Kaşıntı
    Kramp
    Ürperme
    Çekilme
    Acı
    Elektriklenme hissi
    Gerginlik
    Rahatsızlık
    Yanma

    Huzursuz bacak sendromu olan kişiler yaşadıkları durumları genellikle şu şekilde ifade ederler;

    “Hareketsiz durumda iken başlıyor”
    “Hareket etme halinde yavaşça geçiyor”
    “Geceleri kötüleşiyor”

    Huzursuz Bacak Sendromu’nun Nedenleri Nelerdir?


    Huzursuz bacak sendromunun nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte bazı araştırmacılar bu rahatsızlığın beyinde dopaminin anormal seviyede salgılanması sonucu ortaya çıktığını iddia etmişlerdir. Bu sendromda genetik faktörlerin rolü olduğunu ifade eden uzmanlar da vardır. Ailesinde bu rahatsızlığa sahip kişilerin %50’ sinde bu rahatsızlığın ortaya çıktığı belirtilmektedir. Ayrıca, hamilelik sırasında değişim gösteren hormonlardan dolayı bu rahatsızlığa sahip kişilerin semptomlarının daha da kötüleştiği gözlenmiştir.

    Huzursuz bacak sendromu, psikolojik sorunların bir semptomu olarak oldukça sık karşımıza çıkar. Bu sendrom şikayeti ile çözüm arayışına giren kişilerde birikimsel ve/veya güncel stres yükünün büyük çoğunlukla yüksek olduğu görülür.

    Uykuda Kâbus Görme

    Uykuda kâbus görme, kişinin REM uykusunda iken yoğunlaşan hisleri sonucunda kişiyi uykusundan kaldıracak aşamaya varabilen aşırı korku ve kaygı yaratan durumları rüyasında görmesi ve yaşamasıdır. Kabus esnasında yaşananlar uyanıldığında kısmen ya da çok net bir biçimde hatırlanabilir.

    Gece terörleri ise, gece uzun süre boyunca aşırı derecede korkulu rüyalar görüp, uyanıldığında ise hatırlanmayan zihinsel deneyimlerdir. Gece terörleri, REM uykusunun dışında olan zamanda yaşanır, kişi bağırarak, ağlayarak ve terler içinde uyanabilir. Kişinin sakinleşmesi ve olanları anlamaya çalışması 10-15 dakikayı bulabilir.

    Neden Uykuda Kabus Görürüz?

    Kabus görmenin nedenleri ile ilgili çeşitli görüşler vardır. Bazı ilaçların yan etkileri korkulu rüyalar görmeye sebep olabilmektedir. Antibiyotikler, antidepresanlar ve parkinson tedavisinde kullanılan ilaçlar kâbus görmeye neden olabilir. Çok fazla alkol alma sonucunda da kabuslar yaşanabilmektedir.

    Psikolojik travmalar ve çözülmeyen bilinçaltı sorunlar kabus görmenin en çok rastlanılan nedenleri olarak karşımıza çıkar. Bu duruma alkolün kendisinden ziyade, aşırı ve düzenli alkol almaya iten psikolojik sıkıntıların kabus görmeye yol açtığı alkollü olmanın da bu durumu kolaylaştırdığı söylenebilir. Klinik çalışmalarımızda, alkol alma davranışının bağımlılık seviyesinde olduğu ya da normalin üstünde aşırı ve düzenli alkol kullanımı olduğu kişilerde büyük oranda stres yükü olduğunu görürüz. Dolayısıyla aşırı ve düzenli alkol alma durumunda kabusların daha çok yaşanmasının nedeni altta yatan psikolojik sıkıntılar olur.

    Çocukların gelişim süreçleri boyunca belli bir dönemde rüyalarında canavarlarla, cadılarla, korkutucu hayvanlarla uğraşmaları çok sık karşılaştığımız ve doğal bir durumdur. Bu gelişimsel süreçlerinin bir parçasıdır ve yaş ilerledikçe azalır. Eğer çocuk yaşı ilerlemesine rağmen hala bu tür kabuslar görüyor ve geceleri sık sık uyanıyorsa bu durum büyük olasılıkla psikolojik sıkıntısı olduğuna işaret eder.

    Uyku Bozukluklarında Tedavi

    Insomnia tedavisinde asıl yapılması gereken uyku problemine sebep olan unsurları ortadan kaldırmaktır. Uykuda soluk kesilmesi dışındaki diğer tüm uyku bozukluklarında uyku bozukluğu yaşayan kişinin geçmiş dönem, yakın dönem veya güncel travmatik yaşantılarının olduğunu ve bu yaşantıların travmatik etkilerinin ve olumsuz duygu yüklerinin azalmadığını görürüz. Hangi uyku bozukluğunu gelişeceği kişiden kişiye fark eder ancak uyku bozukluğunun türü ve şekli ne olursa olsun büyük çoğunlukla nedeni yaşanmış psikolojik travmaların etkisi olmaktadır.

    Uyku bozukluğu yaşayan kişiler şikayet olarak genellikle uyku ile ilgili sorunlarından bahsederler. Ancak iyi bir psikolojik değerlendirme yapıldığında, altta yatan travmatik mevzuların varlığı ortaya çıkar. Bu mevzular psikoterapide çalışıldığında kişinin yaşadığı uyku bozukluğu şikayetinin zaman içinde azaldığı ve bir süre sonra ortadan kalktığını görürüz. Uyku bozukluklarının çözümünde EMDR yöntemi, psikoterapide travma çalışması yaparken en hızlı sonuç aldığımız yöntemdir.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Giriş