Like Tree7Likes

Konu: Vertigo Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

  1. #1
    Fırtına
    Guest

    Vertigo Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

    Sponsor Bağlantılar


    Birçoğumuzun belki de ismini bile ilk defa duyduğu vertigo, genel olarak baş dönmesi ile hareket ve denge duygusunun yitirilmesi demektir. Hatta sadece göz kararması ile de ortaya çıkabilir. Vertigo, nöroloji bölümüne sık başvurulan şikâyet arasında yer almaktadır. İnsanın başının birden dönmesi akla, beyinde bir sorun olduğunu getirir. Fakat gerçek öyle değildir. Çoğu zaman kendiliğinden düzelen ve altında önemli bir hastalık bulunmaz. Yalnız bu, bütün baş dönmelerinin ve denge kayıplarının önemsiz olduğu anlamına gelmez. Araştırma yazımızda vertigo rahatsızlığı ile ilgili bilmeniz gereken her şeyi bulacaksınız.

    vertigo.jpg

    Vertigo Belirtileri nelerdir?

    Vertigonun en sık karşılaşılan belirtisi baş dönmesi, kulak çınlamasıdır. Vertigo çok şiddetli olduğunda hastalarda gözlerde sıçrayıcı hareket, bulantı ve kusma, ayakta duramama şeklinde belirtiler de olabiliyor. Sonuçta insanın ayağının altından yer kayıyormuş gibi hissetmesi veya bir yana kayma gibi belirtilerle devam eder.

    Vertigo Neden Meydana Gelir?


    Vücudumuzun denge ve hareket halinde kalmasını sağlayan organlarımız kulak ve beyinciktir. Bu sebeple, bu organlarımızda meydana gelen bir arızada vertigo hastalığı oluşmaktadır. Göz, kulak ve beyincik organımıza bağlı olarak meydana gelecek muhtemel rahatsızlıkları sıralayalım.

    İç kulakta bulunan denge organı ile ilgili bir rahatsızlık.

    Meniere hastalığı: İç kulakla ilgili bir rahatsızlıktır. Genelde baş dönmesinin yanı sıra bulantı, kusma ve kulak çınlaması eşlik ediyor. Atakların tekrarı halinde işitme kaybı olur.

    Beyin sapı- beyincik birleşme bölgesindeki bir tümör gelişiminde vertigo meydana gelebilir. Çünkü bu bölgede denge siniri bulunur ve tümörün bu sinire baskı yapması sonucu ortaya çıkabilir.

    Multiple Skleroz (MS) hastalığı.

    Kalp hastalıkları.

    Ağır kansızlıklar.

    Metabolik bozukluklar.

    Boyun kemiklerinde bozulmalar ve kireçlenmeler de beyin sapı ile beyinciği besleyen damarları sıkıştırarak vertigo yapabiliyor.

    Bazı psikiyatrik.

    Yaşlı ve birçok hastalığı olanlar, (özellikle diyabet gibi)

    ÜSYE (üst solunum yolu enfeksiyonları) sonrası iç kulak tutulumu.

    Vestibüler Nörinit (İç kulaktaki denge ile ilgili sinyalleri beyine ulaştıran sinirin iltihaplanması)

    Kronik orta kulak iltihaplarının iç kulağa yayılması (labirentit)

    Menenjit veya diğer ateşli hastalıkların içkulağı etkilemesi.

    İç kulakta veya iç kulak sinirindeki tümöral hastalıklar.

    Yukarıda sayılanlardan da anlaşılacağı gibi hastalığın kaynağının büyük çoğunluğu kulağa bağlı olan rahatsızlıklardır.

    Vertigo Tanısı nasıl konuyor?

    Hekimin yapacağı bir dizi tetkik gerekiyor. Beyin görüntülemesi (MR) çekilebilir, kulak-burun-boğaz(KBB) muayenesi ve odiyometrik(işitme ilgili) testler yapılarak ve kan tahlilleri gibi incelemeler yapılarak anlaşılabilir.

    Vertigonun Tedavisi


    Vertigo genellikle başka bir hastalığın habercisidir. Bu nedenle öncelikle asıl hastalık tedavi edilmelidir. İlaç ve tedavi süreci hastalığa göre uygulanmalıdır. Tümörler hariç kulağa bağlı baş dönmeleri kısa yâda uzun zamanda kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.

    Vertigo, beyin damar hastalığı, MS, beyin tümörü, boyun kemiklerinde kireçlenme gibi hastalıklarla ilişkili ise bu hastalıklara yönelik özel tedaviler uygulanıyor. Bu amaçla doktorunuz ayakta yada yatarken hatta yürürken bazı testlere tabi tutacaktır. Doktorunuz tedavi sürecinde size baş dönmesini azaltmak için vereceği bazı hareketler de bulunmaktadır.

    Vertigo İçin Şifalı Bitkiler


    Her derdin dermanı doğada mevcut olduğu gibi vertigo' nun da şifası doğada verilmiştir. Vertigo için şifalı bitkiler Isırgan Otu ve Sarı Ballıbaba bitkileri şeklinde sıralanır. Sarı Ballıbaba bitkisini çay demler gibi demleyip içerseniz baş dönmelerinizin azalacağını göreceksiniz.

    Sağlıklı günler dilerim...

    Konu Halil Yılmaz tarafından (31-12-2014 Saat 12:55:30 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Fırtına
    Guest

    Çağın Hastalığı Vertigo





    Aşırı baş dönmesi, yerin ayağın altından kayıyor hissi, mide bulantısı, çarpıntı, terleme başlıca..

    Vertigo, diğer bir deyişle baş dönmesi..

    Bu hastalık günümüzde o kadar yaygın ki, tüm hastaların yüzde beşi bu sorunu yaşıyor.

    Birçok nedenden kaynaklanan vertigonun tedavisi ise mümkün..

    Aşırı baş dönmesi, yerin ayağın altından kayıyor hissi, mide bulantısı, çarpıntı, terleme başlıca belirtileri..

    Orta kulaktaki enfeksiyondan, stresten ya da hipertansiyondan kısaca pek çok sebepten dolayı vertigo meydana gelebiliyor.

    Sosyal hayatı büyük oranda etkileyen vertigoya en çok "meinere" (meniere) denilen bir hastalık yol açıyor.

    Başı, uygun olmayan pozisyonlarda hareket ettirmek de vertigoyu tetikleyebiliyor.


    haberoku

  3. #3
    Fırtına
    Guest

    Vertigo yu hafife almayın!



    Basit sandığınız baş dönmesi çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir..

    ''Yer, ayağımın altında kayıyor gibi hissediyorum'', ''İçim boşaldı'' ya da ''Dengemi sağlayamıyorum'' şeklinde kendi gösteren baş dönmesi şikayetleri, kulak ağrısı, göz hastalıkları, ilaç zehirlenmeleri, düşük veya yüksek tansiyon, damar sertliği ve bazı kalp hastalıkları, kansızlık ve kan hastalıkları, mikrobik ya da beyin hastalıkları, sara ve bazı ruh hastalıklarından kaynaklanıyor olabilir.

    Uzmanlar, baş dönmesinin kan şekerinin düşmesine bağlı kısa süreli kendini gösterebileceği gibi iki saat krizler halinde ya da haftalarca-aylarca kendini tekrarlayarak ciddi hastalıkların habercisi olabileceği uyarısında bulunuyor.

    Politzer Derneği (Uluslararası Kulak Cerrahisi ve Bilim Derneği) Başkanı Prof. Dr. O. Nuri Özgirgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk arasında baş dönmesi olarak bilinen hastalığın tıpta ''vertigo'' olarak isimlendirildiğini söyledi.

    Baş dönmesinin, hastayı yatağa düşürerek gözlerini dahi açamayacak şiddetle olabileceğini, zaman zaman kayma hissine yol açabileceğini ya da göz kararması şeklinde görülebileceğini belirten Özgirgin, baş dönmesinin ''basit'' bir sorun olarak algılanmaması gerektiğini vurguladı. Özgirgin, ''Baş dönmesi (vertigo) çok genel bir terimdir. Çok farklı nedenden kaynaklanan çeşitli tipte baş dönmesi duygusunu içine alır. Dolayısıyla bizlerin yalnızca 'baş dönmesi' yakınması ile bir sonuca ulaşabilmemiz mümkün değildir'' dedi.

    Baş dönmesinin, kulak ağrısı, ani hava değişimi, bazı göz hastalıkları, ilaç zehirlenmeleri, düşük veya yüksek tansiyon, damar sertliği ve bazı kalp hastalıkları, kansızlık ve kan hastalıkları, mikrobik ya da beyin hastalıkları, sara ve bazı ruh hastalıklarından kaynaklanabildiğini ifade eden Özgirgin, baş dönmesi yakınması olan hastaya tanı konulurken, hastanın hekime verdiği yakınmaların detayları ve hikayesinin çok önemli olduğuna dikkati çekti.

    Bu aşamada, baş dönmesinin neye benzediğini, nasıl bir duygu olduğunun hasta tarafından tarif edilmesi gerektiğini anlatan Özgirgin, ''Hastanın, çevrenin dönmesi tarzında rotasyon hissi, sersemlik hissi, yerin ayağın altından kayıyormuş hissi, havada yürüyormuş hissi ve dengesizlik hissi gibi tariflerde bulunması önem taşıyor'' diye konuştu. Özgirgin, bunların her birisinin farklı bir hastalığın bulgusu olabileceğini vurguladı.

    BAŞ DÖNMESİNDE SÜREYE DİKKAT

    Özgirgin, baş dönmesinin nedenine göre belirtilerin de farklı olabildiğini ifade ederek, kulak hastalıklarına bağlı baş dönmelerinde kulakta çınlama, işitme azlığı, kulakta basınç hissi, bulantı-kusma, kulak akıntısı ve gözlerde anormal hareketlerin saptanabileceğini anlattı.

    Nörolojik hastalıklara bağlı baş dönmelerinde ise baş ağrısı, uyuşmalar, felçler, göz hareketlerinde anormallikler görülebildiğini belirten Özgirgin, yine baş dönmesine şiddetli bulantı ya da kusmanın da eşlik edebildiğini söyledi.

    Özgirgin, baş dönmesinin durduk yerde gelişebileceği gibi belli bir harekete bağlı olarak da ortaya çıkabildiğini dile getirerek, baş dönmesinin ne kadar süre devam ettiğinin de çok önemli olduğuna işaret etti. Baş dönmesinin gün boyu devam etmesi ya da bir hafta kadar görülmesinin tek başına yeterli bir bulgu olmadığını, kesin tanı konulabilmesi için daha detaylı bilgiye ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Özgirgin, şunları kaydetti;

    ''Çok kısa, birkaç saniye süren baş dönmelerinin sık sık tekrarlaması, hastada günler boyu devam eden baş dönmesi yakınmasını uyandırabilir.

    Baş dönmesi, dakikalar veya saatler sürebilir. Hastalarımızın büyük çoğunluğunun anlatımında 'şiddetli başım döndü, kustum, beni acile servise kaldırdılar, orada serum takıldı ve daha sonra kendime geldim' öyküsü vardır. Aradaki detaylar daima atlanır ve bizim için kritik olan ise bu detayları bilmektir. Yakınmalar, tıpkı 'masal' anlatır gibi saniye, saniye anlatılmalıdır.''

    Özgirgin, eğilme, yataktan kalkar kalmaz gibi hareketle ortaya çıkan baş dönmelerinin ''pozisyona bağlı'' ortaya çıkabilen bir durum olduğunu ve zaman içinde şikayetlerin tekrarlanabildiğini söyledi.

    Meniere hastalığının da ikinci sıklıkta görülen baş dönmesi nedeni olduğunu ifade eden Özgirgin, bu durumda baş dönmesinin krizler şeklinde seyrettiğini ve sıklığının farklılık gösterebildiğini ve bir-iki saat süren krizlerin kişinin ruh sağlığını bozabildiğini, hastanede müdahale gerektiğini vurguladı.

    Özgirgin, denge sinirinin virüsler vasıtasıyla iltihaplanması halinde de de baş dönmesinin görülebildiğini dile getirerek, bu kişilerin yürümekte zorluk çektiklerini dile getirdi.

    Açlığa bağlık, kan şekerinin düşmesinden kaynaklanabilen geçici baş dönmeleri ile çeşitli hastalıkların bulgusu olan baş dönmesiyle karıştırılabileceği uyarısında bulunan Özgirgin, bu nedenle mutlaka hekim tarafından baş dönmesinin kesin nedeninin ortaya konması gerektiğini vurguladı.

    ''KULAKTA İŞİTME KAYBI GÖRÜLEBİLİR''

    Özgirgin, iç kulakla ilgili sorunların baş dönme nedenleri arasında ilk sıralarda yer aldığını belirterek, halk arasında ''kristallerim yer değiştirdi'' tanımlaması ile kendini gösteren durumla sık karşılaşıldığını söyledi.

    Yer çekimine bağlı dengenin sağlanmasında rol oynayan kristallerin yapısının iç kulak sıvaları içinde hareket ettiğini belirten Özgirgin, kristallerin yarım daire kanallarının içine kaçması halinde baş dönmesinin gelişebildiğini anlattı.

    Özgirgin, baş dönmesi yapan kulak hastalıkları arasında üst solunum yolu infeksiyonları sonrası iç kulak tutulumu, pozisyona bağlı baş dönmesi (BPPV olarak kısaltılır ve iç kulakta dengemizi sağlayan toza benzer bazı maddelerin fizyolojisinin bozulması), Meniere Hastalığı (İç kulaktaki sıvıların kimyasal durumlarının değişerek basınç artışı yapması), Vestibüler Nörinit (İç kulaktaki denge ile ilgili sinyalleri beyine ulaştıran sinirin iltihaplanması), kronik orta kulak iltihaplarının iç kulağa yayılması (labirentit), menenjit veya diğer ateşli hastalıkların iç kulağı etkilemesi, iç kulakta veya iç kulak sinirindeki tümöral hastalıkların yer aldığını belirtti.

    ''GÖZ HAREKETLERİ İP UCU OLABİLİYOR''

    Baş dönmesinin, iç kulaktaki bir hastalığa bağlı olması halinde genellikle kulak muayenesinde bir problem görülmediğini ifade eden Özgirgin, ''Sadece orta kulak iltihaplarının iç kulağı etkilemesine bağlı baş dönmesi olması durumunda ise kulak zarında delik ve orta kulakta iltihaplanma görülebilir'' dedi.

    Özgirgin, bu durumda hastada anormal göz hareketleri olabildiğini belirterek, göz hareketlerinin yönünün hangi kulağın hasta olduğuna dair ip ucu verdiğini söyledi.

    ''HASTANEYE YATIŞ SÖZ KONUSU OLABİLİR''

    Kulak hastalıklarına bağlı baş dönmelerinin (tümörler hariç) genellikle zaman içinde kendiliğinden ortadan kalktığını ifade eden Özgirgin, bu sürenin kimi zaman 6 ay ya da 1 yıla kadar uzayabildiğini belirtti. Özgirgin, baş dönmesinin nedeninin pozisyonel olması halinde hekimin muayene sınasında uygulayacağı bazı hareketlerle düzelebildiğini anlattı.

    Farklı nedenlere bağlı baş dönmelerinde ilaç tedavisinin yapıldığını ifade eden Özgirgin, şiddetli şikayetler durumunda hastaneye yatışın söz konusu olabildiğini söyledi. Özgirgin, tümörlere bağlı baş dönmelerinin de ancak tümörün cerrahi müdehale ile çıkarılması ile geçebileceğini vurguladı.

    Özgirgin, baş dönmelerine yapılacak ilk işin, kişinin hemen oturtulması veya yatırılması şeklinde olduğunu sözlerine ekledi.


    gerçekgündem

  4. #4
    Fırtına
    Guest

    2 Ayda en az 1 kez başınız dönüyorsa dikkat.!






    Baş döndürücü güzellik, baş döndürücü şöhret... Başınız bu gerekçelerden biri nedeniyle dönmüyorsa; sağlığınız tehdit altında olabilir.!

    BAŞ dönmesi, çevremizdeki eşyaların etrafımızda ya da kendi etrafında dönüyor olduklarını hissetmemiz olarak tanımlanıyor. Bu sorunun birkaç çeşidinin olduğu belirtiliyor.

    Prof. Dr. Mesut Başak, bunların arasında en çok bilinenlerin ‘vertigo’, ‘duisness’ ya da ‘ataksi’ denilen denge bozukluğu olduğunu söylüyor. Bu sorunların bazılarında kişi çevredeki eşyaları dönüyor gibi hissederken, bazılarında ise düz yürüyememe veya yerinden kalkınca göz kararması gibi hisler yaşıyor. Baş dönmesi ve göz kararması sorunları ayrı ayrı meydana gelebilecekleri gibi birlikte de görülebiliyor. Bazen önce göz kararmasına ardından baş dönmesine rastlanıyor. Bu durum daha çok, ‘ortostotik potansiyon’ adı verilen ve otururken aniden ayağa kalkıldığında ya da yatarken aniden oturulduğunda; göz kararmasının ardından meydana gelen baş dönmesi olarak tanımlanıyor. Her baş dönmesinin bir hastalık olmadığını unutmamak gerekse de, bu durumun çoğunlukla bir hastalığın alarmı veya vücudun bir duruma karşı reaksiyonu olduğunu bilmek şart.!

    VÜCUT ALARM VERİYOR OLABİLİR

    2 ayda en az 1 kez baş dönmesi yaşayan bir kişinin mutlaka doktora başvurması gerekiyor. Bu tekrarın periyodik olup olmamasının önemi bulunmuyor. Hastalar baş dönmesi sorunlarına genellikle, “Hava sıcaktı, iş stresliydi” diyerek bahane bulup, vücudun verdiği alarmı görmezden geliyorlar. Ancak baş dönmesine neden olan sistematik hastalıkların, çoğunlukla sinsi ilerleyen hastalıklar olduğu düşünüldüğünde, bu hastalıklara ilişkin erken teşhis ve tedavinin büyük bir hızla gerçekleştirilmesi gerektiği ortaya çıkıyor.

    Prof. Dr. Mesut Başak, “Her insan hayatında birkaç kez baş dönmesi sorunu yaşar” diyor. Tekrar eden baş dönmeleri, eğer psikolojik bir sorundan kaynaklanmıyorlarsa; genellikle 40 yaşın üzerindeki kişilerde yüzde 5-10 oranında, 65 yaşın üzerinde ise yüzde 25’lerde görülüyor. Türkiye genelinde baş dönmesi sorununa daha çok kadınlarda rastlandığına dikkat çeken Prof. Dr. Başak, “Bunun en önemli nedenleri hormonal dengesizlik durumları ile menopoz dönemidir” diyor.

    2 FARKLI ÇEŞİDİ BULUNUYOR

    Baş dönmesinin 2 çeşidi bulunuyor. Bunlardan ilki ‘santral tip baş dönmesi’. Bu sorunu yaşayan kişi genellikle çok şiddetli baş dönmesi hissetmiyor. Ancak bu tip tekrarlayan baş dönmeleri beyin tümörü, enfeksiyon ve damar hastalıkları gibi çok önemli hastalıkların alarmı olarak kabul ediliyor ve ileri boyutlarında kişinin şuur kaybı yaşama riski bulunuyor. ‘Periferik tip baş dönmesi’nde ise şikâyetler sürekli ya da aralıklı oluyor ve genellikle baş hareketleriyle şiddetleniyor. Belirtiler arasında sıklıkla bulantı ve kusma görülmekle birlikte, şuur kaybı oluşmuyor. Genellikle iç kulak hastalıklarında, boyun hastalıklarında, görme bozuklukları olan hastalarda görülüyor.

    BU BELİRTİLER İHMALE GELMEZ

    GÜN geçtikçe sıklaşan baş dönmesinin, herhangi bir ek belirti olmadan, mutlaka kontrol edilmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra bulantı, denge bozukluğu ve en önemlisi şuur kaybı yaşanıyorsa; hiç zaman kaybetmeden doktora başvurulması öneriliyor. Baş dönmesiyle birlikte; kişi de görme bozukluğu, bulanık görme, çift görme, bir bölgeyi görememe gibi belirtiler de gözleniyorsa, bulantı ve kusma varsa, kişide son zamanlarda iştahsızlık, kilo kaybı, ateş, terleme gibi yan belirtiler oluşmuşsa, “Bu baş dönmesi gerçekten önemli bir hastalığın göstergesi olabilir” diye düşünürek, bir an önce doktora gidilmesi gerekiyor.

    TAŞIT TUTMASINDAN KAYNAKLANABİLİR

    GÜNÜMÜZÜN yoğun iş yaşamında, özellikle bilgisayar başında çok zaman geçiren hastaların en büyük şikâyetlerinden birinin baş dönmesi olduğu belirtiliyor. Bu gibi durumlar çoğunlukla görme kalitesinin bozulmasından kaynaklanıyor. Bilgisayar başında çok fazla zaman geçiren kişilerin sık sık gözlerini ve boyunlarını dinlendirmeleri öneriliyor. Bunların dışında, taşıt tutması da nadir de olsa baş dönmesi hissi yaratabiliyor. Bu durumun fizyolojik olduğu ve vücudun bir tepkisi olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

    ENERJİ İÇECEKLERİNE VE AŞIRI TÜRK KAHVESİNE DİKKAT

    BAZI tedavilerde kullanılan ilaçlar kişinin bünyesine bağlı olarak baş dönmesi yaratabiliyor. Damar spazmı yapan veya tansiyon düşürücü özelliği bulunan ilaçlar, alerjik bünyeli kişilerin kullandıkları bazı antibiyotikler, aspirin ve benzeri bazı ilaçlar; kişinin genetik yapısına göre baş dönmesi yaratabiliyor. Ayrıca nikotin ve kafein içeren maddeler ile enerji içeceklerinin de baş dönmesi nedeni olabileceği belirtiliyor. Gün içinde çok fazla Türk kahvesi tüketmek de tansiyonda dengesizliğe ve baş dönmesine yol açabiliyor.

    BAŞ DÖNMESİNİN BAŞLICA NEDENLERİ

    Beyin tümörleri,

    Beyin enfeksiyonları,

    Beynin damar hastalıkları,

    Beyindeki iskemik olaylar,

    Beyin kanamaları,

    İç kulak hastalıkları,

    Boyun hastalıkları,

    Görme bozuklukları,

    Kan dolaşımıyla ilgili hastalıklar,

    Pozisyonel sebepler,

    Yaşlılık,

    Denge sinirinin viral enfeksiyonu (vestibüler nörit)

    Travmalar,

    Diyabet ve tiroit gibi metabolik hastalıklar,

    Alerjiler,

    Mennier hastalığı,


    habertürk

  5. #5
    Fırtına
    Guest

    Çevreniz mi sizin, siz mi eşyaların etrafında dönüyorsunuz.?






    Baş dönmesi bir hastalık olmayıp bir belirti olarak görüldüğü için, öncelikle bu sorunun altında yatan hastalığı bulmak gerekiyor. Baş dönmesine neden olan çok sayıda hastalık var. Prof. Dr. Mesut Başak, her hastalığa uygun tetkik yöntemleri olduğunu söylüyor ve hastanın şikâyetlerini öğrenmenin önemine dikkat çekiyor.

    GÜNDE 6-7 SAAT UYKU ŞART

    “Çevrenizmi sizin yoksa sizmi eşyaların etrafında dönüyorsunuz?”, “Başınızı sağa sola çevirdiğinizde baş dönmesi sorunu yaşıyormusunuz?”, “Yattığınız zaman baş dönmeniz oluyormu?”, “Bulantı ve kusmanız varmı?” gibi soruların yanıtları baş dönmesine neyin neden olabileceğini göstermek açısından önemli bulunuyor. Baş dönmesi sorunu olan kişilerin günde en az 6-7 saat uyumaları gerekiyor. Bu, hembeynin hemde diğer vücut organlarının dinlenip daha rahat hale gelmesini sağlıyor. B12 vitamini içeren et, yeşil sebzeler ve yumurta gibi gıdaların alınması da baş dönmesini engelleme açısından yararlı bulunuyor. Alkol ve sigaranın ise bu sorun üzerinde artırıcı rol oynadığı belirtiliyor. Bu sorunda hastanın tansiyon değerlerinin düzenli takip edilmesi gerekiyor. Çünkü yüksek tansiyon beyin damarlarını etkileyerek baş dönmesine neden olabiliyor. Bunun yanında bazı kan ve idrar tahlillerinin ihmal edilmemesi öneriliyor. Diyabet, kolesterol ve kan değerlerinin yüksekliği baş dönmesine neden olabilecek belirtiler arasında görülüyor. Baş dönmesine, iç ve orta kulakla ilgili hastalıklara bağlı olarak da rastlanabiliyor. Beyin fonksiyonlarının iyi değerlendirilmesi, bulantı, kusma, baş dönmesi ve denge bozukluğu durumunda kraniyel MR istenip beyinde tümör olup olmadığına ya da damarlarda tıkanıklık veya kanama bulunup bulunmadığına bakılması gerekiyor.

    TETKİKLERİNİZİ YAPTIRIN

    Prof. Dr. Mesut Başak, özellikle bulantılı vakalarda görme fonksiyonlarının da kontrol edilmesini öneriyor. Tümbu tetkikler sonucunda baş dönmesine neden olan hastalığın tedavisi hedefleniyor. Tespit edilen hastalığın direkt tedavi edilmesi baş dönmesinin ortadan kalkmasını sağlıyor. Örneğin yüksek tansiyonu olup tedavi gören kişi tansiyonu normale dönünce baş dönmesi sorunundan kurtulmuş oluyor.

    ŞİKÂYETLERİN YÜZDE 19'U PSİKOLOJİK

    Toplumdaki baş dönmesi şikâyetlerinin yüzde 19’unun altında psikolojik nedenler yatıyor. Baş dönmesi hissi en çok psikolojik sorunlar yüzünden yaşanıyor. Yapılan çalışmalar baş ağrısının en çok panik atak ve kaygı bozukluğu olanlar ile çekingen ve ‘borderline’ adı verilen kişilik bozukluğuna sahip insanlarda görüldüğünü gözler önüne seriyor.

    KAYGIYLA BİRLİKTE ARTAR

    Psikiyatri Uzmanı Dr. Alper Evrensel, “Psikojenik baş dönmeleri 30’lu yaşlarda daha sık görülürken, tüm baş dönmelerinin görülme sıklığı yaşla birlikte artıyor” diyor. Baş dönmesine kadınlarda daha sık rastlanmasının nedeni, kaygı bozukluklarının kadınlarda daha sık görülmesi. Tüm kaygı bozukluklarında baş dönmesine rastlanabiliyor ve kaygı yoğunlaşınca baş dönmesi artıyor. En sık görülen baş dönmesi nedeninin panik bozukluk olduğu belirtiliyor. ‘Agorafobi’ adı verilen kapalı ve açık alan korkusu olanlarla, konvensiyon bozukluğu bulunan ve üzüntülerini ifade etmekte güçlük çeken hastalarda da baş dönmesine sık rastlanıyor. Dr. Evrensel, ''Bazı hastalarda köprü ve üst geçitlerden geçerken ya da alışveriş merkezi, restoran gibi yerlerde baş dönmesi görülüyor. Kişi, bulunduğu mekânlardan dolayı şiddetli korku duyduğu ve bundan kaynaklı baş dönmesi yaşadığı için bu tür mekânlara gitmek istemiyor” diyor.

    İHMAL ETMEMEK GEREKİYOR

    Evrensel, baş dönmesinin sadece psikolojik kökenli de olabileceğini söylüyor ve “Hastaya sorununun psikolojik olduğunu anlatmak için yaşamını tehdit eden bir durum bulunmadığını göstermek gerek” diyor. Bunun için ileri tetkik ve muayene gerekiyor. Panik atakta ölüm korkusu olsa da ölüm riski bulunmuyor. Ancak göz ardı edildiğinde kişinin yaşam konforu bozuluyor. Bu nedenle baş ağrısı için psikolojik deyip geçmemek ve ihmal etmemek gerekiyor.

    PANİK ATAĞIN OLMAZSA OLMAZI

    Baş dönmesi panik atağın olmazsa olmaz belirtileri arasında bulunuyor. Panik atak sırasında kalp atımı hızlanıyor ve kalbe gelen kan miktarında artış oluyor. Bu durumda ortaya uzuvlarda ve baş bölgesinde azalan kan akımına bağlı olarak baş dönmesi, uyuşma ve kulak çınlaması gibi belirtiler çıkıyor. Bu belirtilere düşüp bayılacakmış hissi de eşlik ediyor. Bazı panik atak hastalarının ölüm korkusu içinde dehşete düşmüş şekilde soluğu acil serviste almalarıyla sık karşılaşılıyor. Atak geçtikten sonra eğer kişide tekrar panik atak geçirme korkusu oluyor veya kapalı ya da açık alanlarda bunaltı meydana geliyorsa; baş dönmesi atak dışında da görülen bir belirtiye dönüşüyor.

    ANTİDEPRESANLAR DA BAŞ DÖNMESİ YAPABİLİR

    Antidepresan ilaçlar tedavinin ilk günlerinde baş dönmesine neden olabiliyor. Bu belirtiye genelde sersemlik hissi de eşlik ediyor. Tedaviye düşük dozla başlanması bu sıkıntıları engelliyor. Bunun dışında antidepresanların uzun süre kullanımları sonrasında aniden kesilmeleri de (doz azaltımı yapmadan) baş dönmesi nedeni olarak görülüyor. Bu sorunun oluşmasında karşılaşılan sebeplerden birinin de ilaçların düzenli kullanılmaması olduğu belirtiliyor. Yeşil reçeteli rahatlatıcı ilaçların da baş dönmesine neden olabileceği hatırlatılıyor.

  6. #6
    Fırtına
    Guest

    Baş dönmesi tümörün habercisi olabilir!



    Baş dönmesinin ciddiye alınması gereken bir durum olduğunu kaydeden uzmanlar, bunun iç kulaktaki bir tümöral hastalığın belirtisi olabileceği uyarısında bulundu.

    Doruk Sağlık Grubu doktorlarından Muhammet Özlü, baş ağrılarının ve baş dönmelerinin önemsiz görülmemesi gerektiğini kaydetti. Baş dönmesinin her hastada farklı görülebileceğini belirten Dr. Özlü, "Baş dönmesinde hastalıkların şikayetleri farklılaşabiliyor. Kimi hastalar 'her taraf dönüyor', kimi hasta 'yer ayağımdan kayıyor' derken, kimisi de 'gözlerim kararıyor' gibi şikayetlerle bize geliyorlar.

    Kulak hastalıklarına bağlı olarak hastalardan bize gelen şikayetler ağırlıklı olarak kusma ve bulantı olmakla beraber, bazı hastalarımız kulak çınlaması ve gözlerindeki anormal hareketliliklerin olduğunu da söylüyor. Baş dönmesi en çok iç kulaktaki denge kristallerinin yer değiştirmesi ve iç kulaktaki sıvıların basınç artışlarından kaynaklanır. Denge kristallerinin yer değiştirmesine bağlı baş dönmesine pozisyonel baş dönmesi diyoruz. Belirli pozisyonlar ile meydana gelir.

    İç kulak sıvı basınç değişmelerine bağlı baş dönmelerinde genellikle anlama ve yüksek seslerden rahatsız olma durumu meydana gelir. Tedavisi diyet ve tıbbi tedavidir. Bunların dışında baş dönmesine iç kulak tümörleri, üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı kulak tutulumu akut ve kronik orta kulak iltihabının iç kulağa yayılımı sebep olabilir." dedi.

    Baş dönmesinin bir hastalık olmadığını belirten Dr. Özlü, başka hastalıkların belirtisi olabileceği için zamanında ve gerekli müdahalenin yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.


    Cihan Haber Ajansı

  7. #7
    gülümse_hayata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,364
    Blog Entries
    151

    Vertigo Olup Olmadığınızı Test Edin



    Baş döndüren teste hazır mısınız?


    Vertigo olup olmadığınızı test edin Sonra Oku

    Nörolojik hastalıklar ve kalp hastalıkları gibi birçok hastalığın belirtisi olan vertigo yaşam kalitesini ciddi ölçüde bozarken, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Selami Yavuz, söz konusu hastalığı karşı vatandaşları uyardı.

    Vertigo olup olmadığınızı anlamak için kendi etrafınızda 40 kere dönerek test yapabilineceğini hatırlatan Opr. Dr. Yavuz, "Etraf ya da kendisi dönmediği halde, kişide şiddetle döndüğü hissi oluşur. Vertigo olduğunuzu anlamak için bir test yapmanız gerekirse, kendi etrafınızda 30-40 kere dönün ve kendinizi serbest bırakın. Nasıl etrafın döndüğünü hissediyorsanız vertigo da aynen böyledir.

    Yerin tavana gelmesi gibi bir histir. Bunu yapmadan aynı şekilde etrafınızın döndüğünü hissediyorsanız vertigo hastası olabilirsiniz. Hastaların çoğu 'Sandaldaymışım gibi sallanıyorum, ayağa kalktığım zaman dengem bozuluyor' gibi şikayetlerle doktora başvururlar.

    Bu şikayetlerin çoğunun vertigo ile ilgisi yoktur. Vertigosu olan kişinin bu durumu anlamama gibi bir durumu söz konusu olamaz. Çünkü hasta ayakta duramayıp, hemen bir yere oturmak ya da yatmak zorunda kalır" dedi.

    Farklı rahatsızlıkların vertigoyu tetiklediğini belirten Opr. Dr. Selami Yavuz, "Vertigo birçok hastalığın habercisi olabilir. Bir grup vertigolar 'Kulak Burun Boğaz' hastalıklarıyla ilgili olabilir. 'Başım dönüyor, kesin kristallerim oynadı' denerek hastalar tarafından şikayetleri dile getirilen 'İç kulak kristallerinin yerinden oynaması' hastalığı, hastanın yatakta sağdan sola dönerken ya da sırt üstü yattığı zaman başının dönmesidir. Buradaki baş dönmesi, yani vertigo bir dakika içerisinde geçer ama kişiyi son derece rahatsız eder. Bu durum vertigoya sebep olan hastalıklardan biridir.

    Özellikle kadınlarda görülen ve vertigoya sebep olan bir diğer hastalık da 'Menier' hastalığıdır. Bu hastalık, kulağın tek tarafının içinde sıvı toplanmasıdır. Bu hastalıkta da çok şiddetli bir vertigo görülmektedir. Vertigo ataklar halinde olur.

    Hastada iki gün çok şiddetli baş dönmesi, kulakta uğultu, bulantı ve kusma olur. Fakat 2-3 gün geçtikten sonra hastalık kendiliğinden düzelir ve neredeyse 2 ay hiçbir problem olmaz. 2 ay sonra hasta tekrar bir atak geçirir ve aynı belirtileri yaşamaya başlar" diye konuştu.


    İHA
    mavibalina2012 likes this.

  8. #8
    Kategori Yöneticisi
    cengelx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2014
    Bulunduğu yer
    Antalya
    Mesajlar
    273

    Exclamation Vertigo Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi ve Korunma Yolları Nelerdir?



    vertigo-nedenleri-belirtileri-tedavisi-korunma-yollari.jpg

    Vertigo hiçbir hastalığı ifade etmez, sadece baş dönmesini anlatan bir kelimedir.. Vertigo bizim denge sistemimizin rahatsızlığı sonucunda
    oluşan rahatsızlık biçimidir..


    Vertigo (Baş Dönmesi) Nedir?



    Vertigo, Latince ‘dönmek’ fiilinden türemiş, kabaca baş dönmesi ve hareket duygusunun yitirilmesi anlamına gelmektedir. Vertigo bir hastalık değil, altta yatan bir hastalığın belirtisidir. Toplumda çok sık görülür. Hafif baş dönmesi ve dengesizlik hissinden, çok şiddetli, hastayı yataktan kalkamaz hale getirebilecek kadar çok geniş bir klinik görüntüsü olabilir. Hasta sarhoşluk hissi duyabilir, sabit duramama ve bayılacakmış hissine kapılabilir. Bu duygular hastada çaresizliğe, uzun vadede korku ve depresyona neden olur. Vertigo önem verilmesi gereken bir durumdur. Acil bir şekilde hekime başvurulması gerekir. Böyle bir durumda Kulak-Burun-Boğaz hastalıkları veya Nöroloji uzmanına gidilmelidir.

    NEDENLERİ

    Vücudun dengesinin sağlanmasında aşağıdaki üç sistem rol oynar:

    1. İç kulaktaki denge sistemi
    2. Görmeyle sağlanan denge
    3. Kas-İskelet sistemiyle sağlanan denge

    Şimdi bu üç sistemin ne olduğuna kısaca göz atalım:

    1. İç kulaktaki denge sistemi: İç kulakta bulunan üç adet yarım daire kanalları ve bunların uçlarında bulunan iki küçük torbadan oluşur. Yarım daire kanallarının içinde de bir sıvı bulunur. Başımızın en ufak bir hareketiyle bile bu yarım daire kanalları da hareket eder. Hızla giden ve hızla yön değiştiren bir aracın içindeki ters yöne savrulan yolcu misali bu kanalların içindeki sıvı da tam tersi yönde hareket eder. Buradaki duyu hücreleri bu hareketle değişen sıvı basıncını algılar ve sinirsel bir uyarı oluşturur. Bu uyarılar beyne ve beyinciğe gider. Buradaki bir takım işlevden sonra da denge sağlanır.

    2. Görmeyle sağlanan denge: Gözden başlayıp beyindeki görme merkezine kadar uzanan ve aralardaki bir dizi sinirsel yoldan oluşan, görme yoluyla dengenin sağlanmasına yardımcı olan sistemdir.

    3. Kas-iskelet sistemiyle sağlanan denge: Kas, eklem ve tendonlarda bulunan özelleşmiş reseptörler ve bu reseptörlerin oluşturduğu sinirsel uyarıyı merkezi sinir sistemine ileten sinir yollarından oluşur. Bu reseptörler vücudun uzaydaki konumunu algılar. Dengenin sağlanabilmesi için hangi kasın ne kadar kasılması ve hangi eklemin hangi hareketi yapması gerektiğini belirler.

    Bu üç sistemden herhangi birinin bozulması sebebiyle vertigo görülebilir.

    Vertigo belirtileri nelerdir?



    Baş dönmesinin en sık görülen sebepleri nelerdir?



    EN SIK GÖRÜLEN VERTİGOYA SEBEP OLAN HASTALIKLAR

    1. Baş Pozisyonuna Bağlı Vertigo: Belli baş pozisyonlarında kendini gösteren ani baş dönmesi durumudur. Toplumda yüz binde on yedi oranında görülür. Baş dönmesi çok kısa sürer. Baş dönmesiyle birlikte anormal göz hareketleri görülür. Göz küreleri istemsiz bir şekilde hareket eder. Bu hareket ritmik bir harekettir. İşitme normaldir, çınlama ve ek şikâyet bulunmaz. Tedavisinde yüzde doksanlara varan başarı oranına sahip Epley manevrası yapılır. Bu manevra birer hafta arayla uygulanır ve her seans sonrasında hastaya başını 48 saat boyunca öne ve arkaya eğmesi kesinlikle yasaklanır. Atakların tekrarlaması halinde bu manevra tekrar uygulanır. Epley manevrası şu şekilde yapılır: Hasta baş ve boynu boşlukta kalacak şekilde düz bir zemine yatırılır. Baş ve boyun uygulayıcı tarafından kontrol edilecek şekilde önce hastalıktan etkilenmiş tarafa 45 derece çevrilir. Bu pozisyonda 20 saniye beklenir. Gözdeki anormal hareketler gözlenir. Daha sonra başın 90 derece diğer tarafa yani sağlam olan tarafa döndürülmesiyle beraber vücudun da o tarafa dönmesi sağlanır. Hasta bu şekilde 20 saniye daha yatar ve en sonunda yavaş hareketlerle doğrulur ve oturur.

    2. İç Kulak Tansiyonu (Menier Hastalığı): Daha önce yukarıda belirttiğimiz yarım daire kanallarının içindeki sıvının artışına bağlı iç kulak tansiyonudur. Nedeni kesin olarak bilinememektedir. Ancak aşırı tuz tüketimi, stres, gebelik ve menopoz gibi çeşitli tetikleyici faktörler saptanmıştır. Herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir. Ancak en sık 40-60 yaş arası kişilerde görülür. Hastalık genelde tek kulakta olur. Ancak dört hastadan birinde çift taraflı görülür. Sıklıkla kusmanın eşlik ettiği baş dönmeleri ve genellikle baş dönmesinden önce başlayan kulakta çınlama, kulakta dolgunluk hissi, işitme kaybı bu hastalığının en önemli belirti ve bulgularıdır. Tanısı hastanın şikâyetlerine, işitme testi ve denge testleriyle koyulur. Bu hastalığın kesin, tam iyileşme sağlayan tedavisi yoktur. Atakları sayısını azaltmak veya daha hafif seyretmesini sağlamak amaçlı tetikleyici faktörler ortadan kaldırılabilir. Buna ek olarak ilaç tedavisi ve iyileşmeyen olgularda cerrahi tedavi düşünülebilir.

    3. Kalp-Damar Hastalıkları (örn: yüksek tansiyon)
    4. Santral Sinir Sistemi Hastalıkları
    5. İç kulaktan Başın Pozisyonunu Beyne İleten Sinirin İltihabı
    6. Orta kulak ve iç kulak arasındaki anormal bağlantılar
    7. Orta Kulak İltihabı
    8. İç kulaktan Başın Pozisyonunu Beyne İleten Sinirde Tümör: Genelde iyi huylu olurlar.
    9. Kulağa toksik ilaçlar
    10. Yaşlılığa Bağlı Vertigo
    11. Migren İlişkili Vertigo
    12. Boyun Kireçlenmeleri ve Boyun Fıtığı
    13. Psikiyatrik Nedenler

    Vertigo tanısı nasıl konulur?



    TANISI

    Hasta hekime başvurduğunda, hekim hastadan aldığı bilgiler doğrultusunda hastayı muayene eder ve bu bilgiler ışığında bazı testler yapar. Hekimin hangi testleri yapacağı hastanın yaşına, cinsiyetine, vertigonun zamanlamasına, süresine, tipine ve ek şikâyetlerin, hastalıkların bulunup bulunmamasına göre değişir. Hekim kulak muayenesi ve nörolojik muayene yaparak sorunun kulakta mı yoksa beyinde mi olduğu ile ilgili fikir edinmeye çalışır. (Buna ek olarak hastanın tansiyonu da ölçülür. Zira yukarıda belirttiğimiz gibi baş dönmesinin nedeni yüksek tansiyon da olabilir.) Hekim kulak ile ilgili bir sorun düşünüyorsa işitme testi ve iç kulakla ilgili denge testi yapar. Eğer nörolojik muayenede bir anormallik saptarsa sinir sisteminde olabilecek bir sorunu düşünür ve EEG, Bilgisayarlı Tomografi veya MR çekilir, ya da hekim bir kalp-damar problemi düşünüyorsa EKG ve Ekokardiyografi yapılır. Tüm bu işlemlere rağmen tanı konulamazsa KBB ve Nöroloji uzmanı dışında hastaya Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanına ya da bir psikiyatri uzmanına başvurması önerilir.

    Vertigo'nun tedavisi mümkün müdür?



    Vertigo nasıl tedavi edilir



    TEDAVİSİ

    Vertigonun tedavisi sebebine yönelik yapılır. Ancak genelde sebebi bulunamadığından genel bir tedavi uygulanır. Bu tedavi şu şekildedir:

    1. Tetikleyici faktörlerin ortadan kaldırılması (stres, alkol, sigara, kafein, tuz)
    2. Tetikleyici pozisyondan kaçınılması
    3. İlaç tedavisi
    4. Cerrahi tedavi

    KAYNAKLAR:

    Harold Ludman & Patrick J.Bradley, ABC of Ear,Nose and Throat Fifth edition, Chapter 7
    Rudolf Probst&Gerhard Grevers&Heinrich Iro, Basic Otorhinolaryngology , Chapter 13
    P.D.Bull , Diseases of Ear Nose and Throat Ninth Edition, Chapter 15
    Michael G. HALMÀGYI, Gülden AKDAL , Journal of Neurological Sciences [Turkish] 22(2):#21;142-160, 2005
    DR. KORAY CENGİZ (uzmanlık tezi), Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo Tedavisinde Kullanılan Semont ve Epley Manevralarının Karşılaştırılması, İstanbul 2005
    Doç.Dr.Yaşar Çokkeser, Baş Dönmeleri (derleme)
    Dr. M.Birol Uğur , Vertigoda Ayırıcı Tanı ve Tedavi (derleme)


    Makale: Dr. Berat ENGİN
    Gazoz Agacı and zeynep45 like this.

  9. #9
    Kategori Yöneticisi
    cengelx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2014
    Bulunduğu yer
    Antalya
    Mesajlar
    273

    Exclamation Sersemlik Hissi Nasıl Azaltılır?



    Baş dönmesini azaltan egzersizler nelerdir?

    bas-donmesi-nedir.jpg

    Baş dönmesinin tedavisinde ilaç dışı yöntemlerden biraz söz etmek istiyorum. Bunlardan bir tanesi manevralardır. Manevralar gerçekten birkaç dakika’ da yapılabilmeleri, çok pratik olmaları ve sonuçlarının %100 olması nedeniyle son derece yüz güldürücü tedavi yöntemleridir.

    Sersemlik hissi için hekim ne yapabilir?

    Hekim, sizin sersemlik hissinden ne kasdettiğinizi ne kadar zamandır olduğunu size ne gibi bir problem yarattığını, ne kadar sürdüğünü, bulantı veya kusma ile birlikte olup olmadığını soracaktır. Bu hissi başlatan ortamlar sorulabilir. Genel sağlığınız kullandığınız ilaçlar, kafa travmaları son zamanlarda geçirdiğiniz iltihaplar ve kulağınız ile sinir sisteminiz hakkındaki diğer sorular size sorulacaktır.

    Hekiminiz kulak burun ve boğazınızı muayene edecek, sinir ve denge fonksiyonları ile ilgili testler yapacaktır. Bazı vak’alarada hekiminiz kafa filmleri, bilgisayarlı manyetik rezonanslı filmler, kulağa sıcak ve soğuk havanın verildiği denge testleri isteyebilir. Yine gerek görülen vak’alarda, kan testleri ve kalp muayenesi yapılabilir.

    Bütün hastalarda, bu testlerin hepsine ihtiyaç göstermez. Kişinin bulgularına göre, buna hekim karar verir. Aynı şekilde hekiminizin tedavisi, teşhis edilen hastalığa dayanacaktır.

    Sersemlik Hissini Nasıl Azaltabilirsiniz?

    1) Yatarken birden ayağa kalkmak gibi ani hareketlerden kaçının .
    2) Aşırı baş hareketlerinden kaçının
    3) Nikotin ( sigara, puro…..) , kafein ve tuz gibi, kan dolaşımını engelleyen maddelerden kaçının veya azaltın. Alkol kullanmayın
    4) Sersemlik hissiniz başlatan , stres, gerginlik gibi durumlardan ve alerjik olduğunuz maddelerden mümkün olduğunca uzak durun.
    5) Sersemlik haliniz varken, arabada veya makine kullanmak, merdiven tırmanmak gibi tehlikeli olabilecek işlerden kaçının

    Yapılabilecek Egzersizler:



    Yatakta uygulanabilecek egzersizler:

    Göz hareketleri: Başlangıçta yavaş yavaş başlanmalı, sonra hız arttırılmalıdır.

    Gözlerinizi, yukarı aşağı hareket ettiriniz.
    Gözlerinizi, bir yandan öteki yana hareket ettiriniz.
    Gözünüzün karşısında tutuğunuz parmağınızı yüzünüze yaklaştırıp uzaklaştırırken (30-90cm arasında) gözlerinizi bu parmak ucunda odaklaştırınız.

    Baş hareketleri: Başlangıçta yavaş yavaş ve gözler açık olarak başlanmalı , daha sonra hız giderek arttırılmalı ve en son olarak da gözler kapalıyken yapılmalıdır.

    Başınızı öne ve arkaya eğiniz
    Başınızı bir yandan öteki yana ceviriniz.

    Oturur durumda uygulanabilecekler egzersizler:

    Omuzlarınızı silkeleyiniz ve omuz başlarınıza daireler çizdiriniz.
    Yere doğru eğilerek yerdeki bir cismi yakalamaya çalışınız.

    Ayakta dururken yapılabilecek egzersizler:

    Gözler açık ve kapalıyken , oturup kalkınız.
    Göz hizasında ufak bir topu elden ele atarak yakalamaya çalışınız.
    Yere çömelip, doğrulunuz. Daha sonra, kendi çevrenizde tam bir tur atınız.

    Hareket halindeyken yapılabilecek egzersizler:

    Önce gözler açıkken, daha sonra kapalıyken oda içinde dolaşınız.
    Önce gözler açıkken daha sonra kapalıyken bir yokuş inip çıkınız.
    Eğilme ve gerilere hedef alma hareketlerini içeren basketbol veya bowling gibi herhangi bir oyunu oynayınız.

  10. #10
    Kategori Yöneticisi
    cengelx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2014
    Bulunduğu yer
    Antalya
    Mesajlar
    273

    Exclamation Baş dönmesi ve dengesizlik

    Sponsor Bağlantılar


    Baş dönmesi ve dengesizlik (Vertigo)

    bas-donmesi-ve-dengesizlik-vertigo-.jpg

    Baş dönmesiyle dengesizliği birbirine karıştırmamak gerekir. Baş dönmesi bir hareket illüzyonudur. Yani kişinin kendisinin ya da etraftaki eşyaların çevresinde döndüğünü sanmasıdır.

    Denge kaybı ve baş dönmesinin birbirinden farkı nedir?



    Baş dönmesi ve dengesizlik iki farklı kavramdır. Çoğu zaman da farklı organların hastalanmasıyla birliktelik gösterirler. Vertigo kavramı daha çok baş dönmesini tarif etmek için kullanılır ve kişide gerçek bir rotasyonel dönmeyi (çevrenin ve/veya kişinin kendisinin dönmesini) betimler. Çok büyük çoğunlulukla iç kulak hastalıklarının neden olduğu bir durumdur.

    Dizzines olarak tanımlanan kavram ise; kişinin ayağının altından yerin kayması, dengesizlik hissi, sarhoşvari his, teknedeymiş hissine neden olur. Çoğunlukla da beyin hastalıklarına, hormonal hastalıklara, dahili, boyun hastalıkları gibi nedenlere bağlı olarak gelişir. Vertigo denen gerçek baş dönmesi tarif edildiğinde genellikle bulantı ve kusma da vardır.

    Denge Nasıl Sağlanır:

    Dengenin sağlanması hala tam olarak çözülememiş çok karmaşık ve çok fazla organın rol oynadığı bir durumdur. Bu konuda rol oynayan organ ve sistemler arasında beyin, omurilik, iç kulak (labirent), gözler, eklem ve kaslar sayılabilir. Bu organları etkileyen herhangi bir hastalık baş dönmesi ile birlikte o organa ait diğer belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu kadar çok organın rol oynadığı bir belirti olan baş dönmesi doğal olarak sadece bir branş uzmanı tarafından değerlendirilemez. Genellikle başlangıçta KBB ve Nöroloji doktorları muayene etsede göz, dahiliye veya fizik tedavi branşlarında da muayene olmak gerekebilir.

    Ne Gibi Şikayetler Hissedilir?

    Baş dönmesi her hasta tarafından farklı anlatılır. Her taraf dönüyor, yer ayağımın altından kayıyor, bir yana doğru kayıyorum, kafamın içi boşalıyor, gözlerim kararıyor şeklinde açıklamalar sık duyulur. Bunkarın hepsine birden baş dönmesi denir. Baş dönmesi olan hastalarda, sebebin ne olduğuna göre başka belirtilerde olur. Kulak hastalıklarına bağlı baş dönmelerinde bereberinde kulak çınlaması, işitme azlığı, kulakta basınç hissi, bulantı-kusma, kulak akıntısı ve gözlerde anormal hareketler ( nistagmus ) saptanabilir. Nörolojik hastalıklara bağlı baş dönmelerinde ise baş ağrısı, uyuşmalar, felçler, göz hareketlerinde anormallikler olabilir. Baş dönmesi ile bulunabilecek diğer şikayetler çok değişken olabilir. Ancak birçok hastada da sadece baş dönmesi mevcuttur.

    Baş dönmesi ve dengesizlik yapan belli başlı hastalıklar

    Kulağa bağlı nedenler:

    Tüm gerçek vertigoların % 70’inden sorumlu olan organdır. Meniere hastalığı, pozisyonel vertigo, kulağın akıntılı kronik hastalıkları, işitme kaybı ile giden kulak hastalıkları, viral bir enfeksiyon sonrası denge sinirinin etkilenmesine bağlı kulak hastalıkları, ileri derecede damar tıkanıklığı yaşayan insanlarda oluşan iç kulağa daha az kan gitme durumu, bazen spontan hiçbir nedene bağlı olmaksızın iç kulaktaki zarların yırtılmasına bağlı vertigo atakları oluşabilir.

    Travmalar:

    Kafatasında meydana gelen, iç kulağı da zedeleyen bir kırık sonrasında aşırı kısıtlayıcı bir vertigo ile beraber bulantı ve kusma oluşabilir. Hasta başını en ufak şekilde oynatsa bile belirgin bir baş dönmesi atağı geçirebilir. Bu durumun düzelmesi haftalar, hatta ayları bulabilir. Bu olayda, yıllar sonra dahi özellikle pozisyon değişikliklerinde oluşan birkaç saniyelik şiddetli baş dönmeleri kalabilir.

    Enfeksiyon:

    Özellikle şiddetli gribal enfeksiyonlar sonrası kulak kaynaklı baş dönmeleri meydana gelebilir. Daha ciddi enfeksiyonlarda, beyin zarının iltihaplanmasına neden olan durumlarda bulantı-kusma ile giden dengesizlik durumları oluşabilir.

    Nörolojik hastalıklar:

    Multipl Skleroz, sifilis, çeşitli beyin tümörleri, Parkinson hastalığı vb. hastalıklar sinir sistemini etkileyerek dengenin bozulmasına neden olur.

    Alerjik nedenler:

    Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında, alerjik bünyeli insanlarda polen ve alerjik ortama bir cevap olarak vertigo atakları oluşabilir. Tedavide sadece antihistaminikler vermek yeterlidir.

    Servikal nedenler:

    Aslında baş dönmelerinin büyük bir kısmı (özellikle pozisyonel olanları) boyun kaynaklı sanılsa da, çok ileri boyun fıtıkları haricinde baş dönmesi yapmazlar.

    Denge sisteminizde hastalıkların hangi organa ait olduğunu anlamak için ne yapmalıyız?

    Herşeyden önce baş dönmesi ve denge hastalıkları tıbbi açıdan bir ekip çalışması gerektirir. Çoğu zaman hastalığın birkaç organı tutan bir boyutu vardır. Bu konuyla ilgilenen merkezlerde birçok teknolojik aletten yararlanarak (odyometrik testler, elektronistagmografi, elektrokoklegrafi , elektroensefalografi, elektromyografi, kompüterize dinamik posturografi vb.) hastalığın yeri ve ismi konusunda net cevaplar almamız mümkündür. Nedeni belirledikten sonra ise etkene yönelik tedavi sağlanır.

    Baş dönmesini azaltmak için önlemler mevcuttur ve hastalığın tipine göre değişiklik gösterir. Örneğin Meniere hastası olan bir kişinin stresli ortamlardan, alkolden, kafeinden, aşırı tuzlu yiyeceklerden uzak durması gerekir. Benin Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV)’su olan bir hastanın ani baş hareketlerinden (özellikle uçurum kenarı, balkon kenarı…) kaçınması gerekir. Belki de en önemli tavsiye; baş dönmesi olduğunda araba kullanmak, tehlikeli bir alet kullanmak ya da dikkat isteyen bir iş yapmak gibi eylemlerden uzak durmaktır.

    Muayenede Ne Görülür:

    Baş dönmesi eğer iç kulaktaki bir hastalığa bağlı ise genellikle kulak muayenesinde bir problem görülmez. Sadece orta kulak iltihaplarının iç kulağı etkilemesine bağlı baş dönmesi varsa kulak zarında delik ve orta kulakta iltihaplanma görülür. Hastada anormal göz hareketleri saptanabilir. Bu göz hareketlerinin yönü hangi kulağın hasta olduğuna dair bazı bilgiler verebilir. Baş dönmesi gözle görülen bir problem olmadığı için mümkün olduğunca çok bilgi edinilmelidir. Bu amaçla doktorunuz ayakta yada yatarken hatta yürürken bazı testlere tabi tutacaktır.

    Ne Gibi Tetkikler Yapılır:

    Baş dönmesi için ne gibi tetkiklerin yapılacağı muayene sonunda elde edilen bilgilere göre yapılır. Eğer muayene sonucunda kulakla ilgili bir hastalık olmadığı kararına varılırsa doktorunuz sizi diğer branşlara sevkedecektir. Ancak buna karar verirken muayene sonrası bazı tetkikler genellikle yapılır. Bu tetkikler arasında en sık başvurulan odiometri adı verilen ve hem işitme hemde iç kulak fonksiyonları hakkında bize bilgi veren test uygulanır. Ayrıca yine kulakla ilgili normal filmler, bilgisayarlı tomografi veya manyetik resonans (MR) tetkiki yapılabilir. Bu testlere bazı kan tahlilleri de eklenebilir. Ancak birçok kulak hastalığında dahi odiometri, bilgisayarlı tomografi ya da MR’ ile bile birşey görülmemektedir. Bu gibi testler genellikle tümör gibi daha ciddi problemleri ekarte etmek için uygulanır.

    Baş dönmesi ve denge bozukluklarının tedavisi nasıl yapılır?



    Nasıl Tedavi Edilir:

    Baş dönmesi kendisi bir hastalık olmayıp başka hastalığın belirtisi olduğu için öncelikle asıl sebebin tedavisi gerekir. Ancak birçok başdönmesi hastasında ortaya net bir sebep konamamaktadır. Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir. Kulak hastalıklarına bağlı baş dönmeleri (tümörler hariç) genellikle kısa ya da uzun zamanda kendiliğinden ortadan kalkmaktadır. Çünkü diğer kulak zaman içinde hasta kulağın problemini kompanse etmektedir. Bu bazen 6 ay ya da 1 yıla kadar uzayabilir. Baş dönmesi eğer pozisyonel baş dönmesi (BPPV) ise bunun tedavisi Epley manevrası denen ve doktorunuzun size muayene masasında uygulayacağı bazı hareketlerle olmaktadır. Bu hareketler iç kulaktaki bazı partiküllerin yerine oturmasını sağlamaktadır.

    Diğer sebeplerde ilaç tedavisi kullanmak gerekir. Bu amaçla değişik ilaçlar kullanılsada hemem hemen hepsi belli oranda baş dönmesini azaltırlar. Baş dönmesi şiddetli olan hastalar bazen serumtakılıp hastaneye yatırmak gerekebilir. Tümörlere bağlı baş dönmelerinin tedavisi tümörün çıkarılmasıdır yani ameliyattır. İlaç tedavisine cevap vermeyen Meniere hastalığı nda da bazen ameliyat yapılır.

    Nelere Dikkat Etmeliyim:

    Baş dönmesi olan hastaların, bu durumu azaltmak için evde uygulayabileceği bazı hareketler vardır.Bunları ya doktorunuz size tarif edecektir ya da verilecek broşürlerle size bilgi verilecektir.

    Meniere’s Hastalığı

    İç kulakta bulunan sıvının dengelenmesi, ayarlanması ile ilgili bir problemdir. Hastalığın gerçek sebebi bilinmemektedir.İç kulak, işitme ve denge ile ilgilidir ve içi sıvı dolu bir kapsülden oluşmuştur. Meniere’s hastalığında, bu sıvının basıncı artar. Artan basınç, kulak çınlamasına, kulakta tıkanıklık hissine, işitmede azalmaya ve baş dönmesi hissine yol açar.Hastalık, baş dönmesi, işitmede dalgalanmalar ve kulak çınlaması ile karakterizedir. Bulantı, kusma, denge kaybı, terleme ve ishal eşlik edebilir.

    Ataklar, çoğunlukla ani başlangıçlıdır ve süreleri, 20 dakika ile 24 saat arasında değişebilir. Birçok vak’ada, ataklar, arka arkaya gelir. Haftalar süren, sık tekrarlayan ataklar olur ve yine haftalar, aylar süren normale dönüş görülür. İşitme kaybı, işitme sinirinde oluşan hasardan dolayıdır. Hastalığın ilk evrelerinde, işitme kaybı, ataklar esnasında görülür, daha sonra normale döner. Hastalık ilerledikçe, işitme sinirinin düzelme kabiliyeti azalır ve sürekli işitme kayıpları oluşur.Nadiren, işitme kaybı, kulak basıncı veya çınlama olmadan, sadece aralıklı olarak baş dönmesi görülebilir. Aynı şekilde, baş dönmesi olmadan, aralıklı olarak işitme kaybı, kulak basıncı, çınlama olabilir.Meniere’s hastalığı, genellikletek kulakta görülür ama iki kulak da tutulmuş olabilir.

    İlaç tedavisi:

    İlaç tedavisinin amacı, iç kulaktaki sıvı basıncını azaltmaya yöneliktir. Bu, az tuzlu yiyerek ve idrar söktürücü ilaçlar kullanarak sağlanır.Tuz, suyun vücutta kalmasına sebep olur, bu yüzden, tuz kısıtlaması yapılır. İdrar söktürücüler de aynı amaçla kullanılırlar. Bu tedavi, hastalığı kontrol altına almak amacıyla aylar, hatta yıllar boyu kullanılabilir. Denge sistemini baskılayıcı ilaçlar da tedaviye eklenebilir. Temelde bu ilaçlar beyinin, kulaktan gelen anormal uyarıları dikkate almamasını sağlarlar.

    Cerrahi tedavi:

    Cerrahi tedavi, ilaç tedavisinin başarılı olmadığı ve şiddetli baş dönmesinin bulunduğu durumlarda yapılır. İşitmeyi korumak için bütün gayret sarfedilir; bu yüzden operasyonun tipi, kulaktaki işitmenin ne kadar kaybolduğuna bağlıdır. Operasyondan sonra, işitmenin azalması mümkün olmasına rağmen, genellikle aynı kalır. Çınlama daha iyi olabilir veya aynı kalabilir.Operasyonun tipine bağlı olarak, baş dönmesinin mükemmel tedavisi mümkündür. Baş dönmesi atakları yarım ile bir sene kadar sersemlik şeklinde ortaya çıkabilir, daha sonra beyin ve diğer kulak görevi üstlenince, bu durum da geçer.

    Selim Pozisyonel Vertigo

    Kristal oynaması (Pozisyonel Vertigo) hastalığı nedir? Belirtileri nelerdir?



    İç kulaktan kaynaklanan en sık baş dönmesi sebebidir. Şikayetlerin, iç kulakta bir yerde, kalsiyum çökmesi sonucu olduğuna inanılmaktadır. Bu çöküntüler, yer çekimi ve baş hareketleriyle, iç kulak sıvısında serbestçe yüzmektedirler. Kendiliğinden, viral hastalığı takiben veya baş travması sonrası oluşabilir.Bu hastalıkta, baş ve vücut pozisyonlarında değişiklikle ortaya çıkan, bazen bulantının da eşlik ettiği baş dönmesi, sersemlik hâli görülür. Şikayetler, birkaç saniye veya dakika sürer. Şikayetler ortaya çıktığında, sorumlu kulak, genellikle yere doğru dönük olan kulaktır. İşitme kaybı, kulakta basınç hissi veya çınlama gibi şikayetler görülmez.Bu durum, selim bir durumdur, çünkü kendi kendine düzelir. Düzelme, haftalar, aylar nadiren de bir yıl sürebilir.

    Kristal oynaması Pozisyonel Vertigo) hastalığı nasıl tedavi edilir?



    Denge sistemini baskılayıcı ilaçlar kullanılır. Nadiren cerrahi gerekebilir.

    Vestibüler Nörinit (Labirentit)

    Bu hastalıkta, iç kulaktaki denge bölümünde bulunan sinir hücrelerinde şişme olur. Virüsün sebep olduğu düşünülmektedir. Kişiler, şikayetleri başlamadan önce, bir üst solunum yolu enfeksiyonu, soğuk algınlığı geçirdiklerini söyleyebilirler. Ani oluşan baş dönmesi, bulantı, denge kaybı görülür; işitme normaldir. Şikayetler, başlangıçta şiddetlidir, kişi yürürken on gün kadar yardıma ihtiyaç gösterir ve kişinin bütün işlerini yapabilmesi, araba kullanabilmesi için de haftalar, hatta aylar gerekebilir. Kişi, başını ani olarak döndürdüğünde, geçici baş dönmesi veya sersemlik hissetmeye devam edebilir. Bu, bir yıl kadar sürebilir.Şikayetlerin geçmesi için, denge sistemini bastıran ilaçlar kullanılır. İlaçlar, günde üç defa alındıklarında en etkili olurlar. Baş dönmesi azalmaya başladığında, ilaçlar da azaltılır ve sonunda kesilir. Nadir olarak, şikayetler bir yıldan fazla sürerse, operasyon yapılabilir.

    Beyin ve diğer kulak, işlevleri üzerlerine aldıkları zaman, tam iyileşme olur. Bu süreç, bir yıl olabilir ve arada psikolojik ve fiziksel stresler, şikayetlerin geçici olarak artmasına yol açabilir. Şikayetler, stresle artsa bile, zamanla fiziksel aktiviteyi arttırmak önemlidir. Başınıza gelen şeylerin normal iyileşme süreci olduğunu bilin; kulağınıza veya iyileşmenize kötü yönde etki etmediğinizi aklınızda bulundurun.

    Perilenf Fistülü

    Bu rahatsızlık, uçağın inişe geçmesi, derine dalma, kafa travması gibi durumlarda ani basınç değişikliği sonucu oluşabilir. Basınç değişikliği, orta kulak ile iç kulağı birbirinden ayıran zarlarda yırtık meydana getirebilir ve iç kulak sıvısı, orta kulağa akar.Baş hareketleri ile “baş dönmesi” ve “sersemlik hissi” oluşur. “İşitme kaybı”, “kulakta basınç veya çınlama” eşlik edebilir veya etmez.Çoğu kez bu yırtık kendiliğinden iyileşir, tedaviye gerek kalmaz. Nadir vak’alarda, baş dönmesi kalıcı hâl alır. İlerleyici işitme kaybı oluşursa, operasyon gerekebilir. Operasyonda, bu yırtık bölgenin tespiti ve onarılması gerçekleştirilir.

    Akustik Nörinom

    Akustik nörinom, denge sinirinde en sık oluşan selim tümöre verilen isimdir. Tümör, çok yavaş büyür, bu yüzden şikayetler belirgin olmadan yıllar boyu sürüyor olabilir.”Baş dönmesi”, genellikle görülmez, çünkü tümör yavaş yavaş büyür, beyin ve diğer kulak, onun görevini üstüne alır. Bunun yerine hasta, dengesizlik hissine kapılabilir. Ortaya çıkan ilk şikayet “kulak çınlaması” olabilir. Çınlama, büyüyen tümörün siniri uyarmasıyla ortaya çıkar. Tümör büyüdükçe sinirin işitme bölümü de etkilenir ve işitme azlığı ortaya çıkar.Teşhis, bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonanslı tetkikler ile konur. Tedavi, tümörün operasyonla çıkartılmasıdır.

    Yaşlılığa Bağlı Baş Dönmesi

    Yaşlılıkta oluşan birçok değişiklik gibi, dengeyi sağlamakla görevli sistemlerde de değişiklikler olur.Dengeyi etkileyen değişiklikler: Yaşlılarda, işitmenin azalması gibi, denge sinirinde de, “dönme, ivmelenme” gibi değişikliklere olan hassasiyette azalma olur. Sinirdeki uyarılarda azalma olabilir veya beyin kendisine gelen uyarıları tam olarak değerlendiremeyebilir; her iki durumda da, rahatsızlık, kendini baş dönmesi olarak ortaya koyar.Görüşte azalma, bulanık görüş veya yakın bakışta göz yorgunluğu da buna eklenir. Gözdeki lenslerin elastikiyetinin azalması buna yol açar ve bifokal gözlüklerle bu durum düzeltilebilir. Göz tansiyonu, katarakt gibi durumlar da görmeyi etkileyerek, beyine giden bilginin azalmasına yol açarlar.

    Kol ve bacaktaki kaslarda, liflerde, eklemlerde bulunan sinir uçlarında da değişikler olur. Omurgada ileri derecede eğim oluşabilir veya genel kas kütlesi azalmış olabilir. Şeker hastalığı, romatizma gibi hastalıklar, el ve koldaki his sinirlerinin zayıflamasına yol açarlar, böylece, vücud pozisyonu hakkında beyine iletilen bilgilerde azalma olur.

    Yaşlanmaya bağlı baş dönmesinin belirtileri:

    Hızlı bir şekilde dönerken veya pozisyon değiştirirken, eğilirken veya birden doğrulurken, aşağı veya yukarı bakarken, “başta sersemlik, dönme, boşlukta olma” gibi hisler oluşabilir.Yürürken, bir yandan bir yana sallanmaya meyilli gibi hissedilebilir.

    Şikayetler nasıl en aza indirilir?

    Yaşlılıkla ortaya çıkan şikayetleri ortadan kaldıracak ilaçlar yoktur, fakat yardımcı yollar vardır:

    Sabah uyanınca yataktan kalkmadan önce, yatağın kenarında birkaç dakika oturunuz.
    Pozisyon değiştirirken veya dönerken yavaş hareket ediniz. Yanınızda kendinizi dengelemeye yardımcı olacak bir şey bulundurunuz.
    Yukarı veya aşağı bakmak, eğilmek, birden doğrulmak, “baş dönmesi” yapabileceği için, bu sırada yanınızda, tutunacağınız bir şey bulundurunuz.
    Hiç bir zaman karanlıkta yürümeyiniz. Gece kalktığınızda, parlak bir ışık yakınız. Banyonuzda gece lambası bulundurunuz.
    Yürürken fazla probleminiz varsa baston kullanınız. Unutmayınız, bu cisimlere dayanmıyorsunuz; beyninize, kol ve bacaklarınızdan giden bilgilerin artmasını sağlıyorsunuz.
    Şeker hastalığı, göz tansiyonu, yüksek tansiyon, romatizma gibi rahatsızlığınız varsa bunları da uygun ilaç ve diyetlerle kontrol altında tutunuz.




    Makale: Opr. Dr. İlker NALBANT - KBB ve BBC Uzmanı
    Gazoz Agacı likes this.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 06-01-2015, 01:25:46
  2. Koah nedir? tanı ve tedavisi
    By gülümse_hayata in forum Sağlık Diğer
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 06-12-2014, 18:46:51
  3. Dental Spa Nedir - Nasıl Uygulanır?
    By Fırtına in forum Sağlık Diğer
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21-12-2010, 00:20:55
  4. Göğüsler nasıl muayene edilir?
    By Fırtına in forum Kadınlara Özel Sağlık Sorunları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15-12-2010, 01:11:36
  5. Ürodinami nedir nasıl yapılır?
    By ENB ÜYESİ in forum Sağlık Diğer
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 28-05-2010, 13:42:34

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Giriş