Sinir sistemi hastalıkları sınıflandırılabilir. Büyük olasılıkla, Batı toplumundaki iki önemli merkezi sinir sistemi hastalığı türü yaralanma ve damar hastalıklarıdır. Motorlu araçlar, suya dalmak ve diğer kazalar omurilikte zedelenmeye neden olabilir ve bu beyni aşağı omuriliğe bağlayan lif şeritlerinden bütünüyle veya kısmen ayrılmasıyla sonuçlanabilir.

Yaralanmanın derecesine bağlı olarak hastanın bacakları (parapleji) veya hem kol hem bacakları (kuadripleji) felç olabilir. Beyindeki damar hastalıkları, yırtılan damarlardan beyine kanama olması veya beyine giden atardamarların engellenmesi nedeniyle beyin dokusunun ölmesidir. Vücudun başka bölgelerindeki tümörler beyine yayılabilir veya beynin kendisinde, genellikle glia hücrelerinde tümör oluşabilir. Alzheimer hastalığı ve Huntington hastalığı yıpratıcı beyin hastalıklarıdır.

Kırıklar veya bıçak yarası gibi mekanik yaralanmalar da sinirlere hasar verebilir. Bazı sinirler özellikle korumasızdır. Örneğin, sinirlerin kemiğe yakın geçtiği kol kırıklarında döner kemik bölgesindeki ön kol siniri zarar görebilir; örneğin intihar teşebbüslerinde, bilek kesildiğinde medyan (orta hat) siniri zedelenebilir. Sinirleri koparmak, sinir liflerinin sürekliliğini keser ve sinyallerin sinir uçlarının son bulduğu yere veya buradan diğer yerlere iletilmesini engeller. Sonuçta, etkilenen alanda hareket denetimi ve duyu kaybı oluşur. Sinir lifinin, merkezi sinir sistemindeki sinir hücresinin gövdesinden ayrılan kısmı ölür; ancak hücre gövdesine bağlı kısım yenilenebilir. Günde yalnızca 1 milimetre civarında büyüdüğü için, iyileşmek haftalar sürebilir.

Büyümesi için uygun bölgeye ayrılan sinir uçlarının tekrar birleştirilmesi önemlidir. Çok özenli bir onarım dahi sinir liflerini tek tek bağlayamaz, bu nedenle yenilenmesi çoğunlukla kusurludur ve iyileşme sınırlı olabilir. Bacaktaki baldır siniri gibi diğer sinirler, eğer hasar genişse veya sinirin bir kısmı eksikse, sinir nakli için kullanılabilir. Ezilme yaralanmaları genellikle sinirin kesildiği yaralanmalardan daha iyi iyileşir; çünkü sinirin sürekliliği zarar görmemiştir ve bu yenilenmesinin kapsamını ve düzgünlüğünü geliştirir.

Eğer sinirin sürekliliği tekrar kurulamazsa, büyüyen sinir lifleri sinirin kesilen ucunda karmaşık bir filiz yumağı (nörom) oluşturur. Bu organ kesilmesinden sonra oluşabilir ve ağrılı olabilir veya hâlâ yerinde duran uçorganlar hayali duyulara neden olur.

Çevresel sinir hastalıkları genellikle nöropati (sinir lifi zedelenmesi) olarak adlandırılır; ancak eğer iltihaplanma içeriyorlarsa nevrit terimi kullanılabilir. Bir başka terim olan nöralji bir sinirin seyri boyunca oluşan ağrı için kullanılır. Karpal tünel sendromu ve Bell felcinde olduğu gibi, sinir rahatsızlıkları yalnızca bir siniri etkileyebilir. Nöropatiler daha çok birçok siniri, çoğunlukla da vücudun iki yanında simetrik olanları içerir. Guillain-Barré sendromu akut iltihaplı nöropatinin bir örneğidir. Diğer örnekler şeker hastalığından doğan sinir zedelenmesini, özellikle de duyusal lifleri ya kendi başlarına ya da hareketleri sağlayan motor sinir lifleriyle birlikte etkileyen alkole bağlı sinir yozlaşması..

Göz siniri, olağandışı olarak beynin bir uzantısıdır ve bu nedenle çevresel sinirden çok merkezi sinir sisteminin bir parçasıdır. Sinirin, gözden çıktığı yere yakın kısmının iltihabı görme siniri iltihabı olarak adlandırılır. Etkilenen gözde kısmi görme kaybına veya işlevin tamamen yitirilmesine neden olur ve genellike multipl skleroz isimli sinir hastalığıyla ilişkilidir. Sadece motor yollarını etkileyen ancak hem merkezi sinir sistemini hem de çevresel sinirleri etkileyen hastalık, amyotropik yan sklerosizi (motor sinir hücresi hastalığı) olarak adlandırılır. Nedeni bilinmemektedir ancak hastalık motor sinir hücrelerinin ve sinir liflerinin halsizlik ve felçle birlikte yavaş yavaş yitirilmesine neden olur.


mutlukal.com