Engelliler.Gen.Tr Forumları Sitesine Hoşgeldiniz.
Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Duchenne muskuler distrofi

  1. #1
    Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Bulunduğu yer
    mersin
    Mesajlar
    30

    Duchenne muskuler distrofi






    DUCHENNE KAS ERİMESİ
    Duchenne kas erimesi (MD) nedir??
    Hepsine genlerdeki (anababaların çocuklarına geçirdikleri kalıtım birimleri)
    hataların neden olduğu birçok MD türü vardır ve bunlar, kas hücreleri
    çalışamaz duruma gelip yavaş yavaş yok oldukları için artan kas
    zayıflamasına neden olurlar. Bunun Duchenne olarak adlandırılan türü (çok
    seyrek görülen istisnalar hariç) sadece erkek çocukları etkiler ve bu gendeki
    sorunun, kas liflerinde bulunan ve “dystrophin” denilen tek bir önemli
    proteinde görülen bozulma ile sonuçlandığı bilinmektedir.
    Genel nüfus içinde bundan etkilenen bir çocuk sahibi olma tehlikesi 3,500
    erkek çocuk doğumunda yaklaşık olarak birdir.
    Ne kadar ciddi bir sorundur?
    Bu, çok ciddi bir rahatsızlıktır. Etkilenmiş olan erkek çocuklar, ilk yürüme
    güçlüğü belirtilerini bir ve üç yaşları arasında gösterir. Genellikle akranları
    gibi koşamaz ve atlayamazlar, çoğu kez merdiven çıkmakta büyük çaba
    gösterirler ve destek için bir trabzan kullanmaya ihtiyaç duyarlar. Yerden
    kalkmak da güç olabilir.
    Rahatsızlık ilerledikçe, Duchenne kas erimesi olan erkek çocuklar diğer
    çocuklar kadar uzağa veya çabuk yürüyemezler ve zaman zaman
    düşebilirler. Kimi çocuklarda, bu aşamada ortaya çıkmaya başlayan öğrenme
    ve/veya davranış güçlükleri de görülebilir.
    Sekiz ve 11 yaşları arasında (seyrek olarak daha önce veya az bir zaman
    daha sonra) erkek çocuklar yürüyemez hale gelir ve 13-19 yaşlarının sonuna
    doğru veya yirmilerinde bu rahatsızlık, beklenen yaşam süresini kısaltacak
    kadar şiddetlenir.
    Herhangi bir tedavisi var mıdır?
    Ne yazık ki henüz bir tedavi bulunamamıştır. Ancak, rahatsızlığın
    komplikasyonları ile başa çıkmaya yardımcı olacak denetleme yollarımız
    vardır. Bunların, bu rahatsızlıkla sürdürülmesi beklenebilen yaşamın niteliği
    ve uzunluğu üzerinde çok önemli etkisi olmuştur. Kas erimesinin etkilerinin
    sınırlandırılmasına yardımcı olacak birçok şey yapılabilir ve bunlar, yaşamı
    tehdit edebilecek sorunların bir kısmıyla başa çıkılmasına yardımcı olabildiği
    şimdi kesin olarak bilinen tedavileri içerir; ancak, kas hücrelerinin eylemli
    olarak kaybını etkileyen bir tedavi de bilinmemektedir.
    Dünyanın çeşitli merkezlerinde, bir tedavi bulmak için yoğun araştırmalar
    sürmektedir.
    Anababadan nasıl geçer?
    Duchenne kas erimesine bir
    X-bağlantılı gen (yani, X
    kromozomundaki gen; bu
    genden kızlarda iki,
    oğlanlarda bir tane bulunur)
    neden olur. Bunun anlamı,
    sadece oğlanların
    etkilendiğidir ama, anneleri
    taşıyıcı olabilir.
    Tüm DMD vakalarının
    1/3’ünde hatalı gen, gendeki
    değişiklik veya oğlanın
    kendisindeki ‘değişinim’
    sonucu ortaya çıkar ve bunu
    ailenin başka bir mensubu
    taşımaz. Ancak bunu
    kanıtlamak zor olabilir ve
    ancak ailenin dikkatle ve
    uzmanlar tarafından
    değerlendirilmesi ile
    kararlaştırılabilir.
    DMD vakalarının geri kalan
    2/3’ünde geni anne taşır
    ama kendisi genellikle
    etkilenmez. Bu gibi kadınlar
    ‘taşıyıcı’ olarak bilinir. Bir
    taşıyıcının erkek çocuklarından her biri yüzde 50 etkilenme şansına sahiptir
    ve kız çocuklarından her birinin kendisinin taşıyıcı olma olasılığı da yüzde
    50’dir. Genin kadın taşıyıcılarının küçük bir kısmında da orta derecede kas
    zayıflığı görülür ve bunlara ‘belirgin taşıyıcılar’ denir.
    Bir erkek çocuğa Duchenne kas erimesi tanısı konulduktan hemen sonra
    yapılması gereken önemli şeylerden biri, gen konusunda tavsiyeler almak ve
    taşıyıcı olma tehlikesi taşıyan aile mensupları için uygun testler yaptırmaktır.
    Duchenne kas erimesi doğumdan önce tanılanabilir mi?
    Bir ailenin Duchenne kas erimeli bir çocuğu doğduğunda, sonraki
    gebeliklerde, ya anne veya taşıyıcı olma riski bulunduğu anlaşılan diğer
    kadınlar için, doğum öncesi tanı sunmak çoğunlukla olanaklıdır. Bu, normal
    olarak, DNA araştırmaları ceninin konumunun saptanmasını olanaklı kılan
    kesin bilgiler verdiğinde olanaklıdır. Bu, ceninin kendi DNA’sının bir koryon
    tüysü çıkıntı biopsisinde araştırılması ile başarılır.
    Ne gibi tıbbi yardıma gereksinim duyacaktır?
    Tanıdan sonraki ilk günlerde çok az. Tıbbi gözetim zorunluluğu olmasa da
    etkin egzersizler önemlidir, ama her şeye dikkat etmek için bir fizik tedavi
    uzmanı ile ilişkide bulunmak yararlı olabilir.
    Bir nöroloğun düzenli denetimi, yıllar geçtikçe gittikçe artan bir şekilde önem
    kazanacaktır. Ortaya çıkabilecek sorunları bilmek, onları önlemek veya
    uygun şekilde denetleyebilmek için birçok şeyin yapılabileceği anlamını taşır.
    İlk başlarda oğlunuz, hareket yeteneğinde giderek artan sorunların ve
    özellikle kaslarında meydana gelen kısalmaların (kasılmaların) belirtileri için
    dikkatle izlenecektir. Burada yardımcı olmada fizik tedavisi önemli bir rol
    oynar.
    Gezinebilmek daha da güçleştikçe, yardımcı olabilecek başka seçenekler
    üzerinde görüşülecek ve daha sonra bir eylem planı kararlaştırılacaktır.
    Omurganın eğrilmesinin denetlenmesine ve kalp ve solunum kaslarının
    gözetim altına alınmasına dikkat edilecektir. Bu alanlardaki sorunların
    öğrenilmesi, bunların doğru bir şekilde denetlenerek uzun süreli etkilerinin
    azaltılması anlamına gelir. Kalp ve solunum sorununun denetimi son birkaç
    yılda önemli ölçüde gelişmiştir ve bu gelişme büyük bir olasılıkla sürecektir.
    Oğlunuza yardımcı olmak için ne yapabiliriz?
    Duchene kas erimesi sorunu olmayan bir çocuk sahibi olmak da zordur. Bu
    haber, oğlunuz için sahip olduğunuz umutları ve beklentileri yeniden
    değerlendirmenize neden olacaktır. Yeni sorun, bu bilgilerin ışığında ilerleme
    sağlamak, bir aile olarak büyümeyi sürdürmek, her aile üyesine değer
    vermek ve onun ailenin zamanından eşit pay almasını sağlamaktır.
    Kimi zaman, bu rahatsızlığı olmayan kardeşlere gereksindikleri ilgi ve şefkat
    gösterilmez çünkü anababaları ya meşguldür veya üzüntülüdür. Onlara ve
    anababaların birbirlerine ayırdıkları zaman aile yaşamınızı oğlunuz için daha
    güvenli ve harekete geçirici bir dayanak haline getirecektir. Her şey için
    zaman olmayacaktır ve bunu kabul edip kendinizi suçlu hissetmemek
    önemlidir; ama, kendinizinki de dahil olmak üzere herkesin gereksinimlerinin
    farkında olmak hepiniz için çok önemlidir.
    Kendinizi çok yalnız hissedebilirsiniz. Herkesin deneyimi farklıdır ama, aynı
    tanıya sahip başka bir aile ile konuşmanın yararlı olduğunu zaman içinde
    anlayabilirsiniz.
    Böyle bir haberin bir aileyi kökten değiştireceğine kuşku yoktur. Yıllar içinde,
    sorunları önceden görüp önlemek için kendinize güveninizin olmasını
    sağlamak üzere bu yeni ve istenmeyen konuda uzman olmak zorunda
    kalacaksınız. Başlangıçta ne kadar kötü görülürse görülsün, aileler DMD ile
    yaşamanın yollarını bulmaktadır. Oğlunuz büyüyüp olgunlaşacaktır ve onu,
    bağımsızlığını mümkün olduğunca elde edebilmesi için teşvik etmek
    önemlidir.
    Çocuklarıma ne söylemeliyim?
    Bu, çok zor bir sorudur ve insanları çoğu kez endişelendirir. Zaman geçtikçe,
    oğlunuz ve varsa diğer çocuklarınız, açık ve dürüst bir şekilde yanıtlamaya
    hazır olmanız gereken soruları kaçınılmaz bir şekilde soracaklardır. Size açık
    yüreklilikle yanıtlanacak sorular sorabileceklerini bilmeleri, ilişkinizi
    güçlendirecektir.
    Bu, onlara ilk fırsatta ‘her şeyi’ söylemeniz gerekir anlamına gelmez.
    Çocuklarınızın sorduğu soruyu dinleyin ve tam olarak onu yanıtlayın. Ayrıca,
    çocuğunuzun çoğu kez sizin tahmin ettiğinizden daha fazlasını bildiği de
    doğrudur. Açık olarak konuşma fırsatını tanımak yürekliliktir ama, bunun hiç
    kimsenin suçu olmadığı konusunda onlara güvence vermeyi de unutmayın.
    Gelecek için ne gibi planlar yapmamız gerekecektir?
    Yukardaki paragraflar oğlunuza yardımcı olmak için yapılacak planlama
    hakkında hakkında size kimi fikirler verebilir. Planlanması gereken pratik bir
    sorun, artık merdivenleri çıkamayacağı veya tekerlekli sandalye kullanacağı
    zaman evde nasıl gezinebileceği ve mümkün olduğunca ne kadar bağımsız
    kalabileceğidir. Yardım almadan tuvalete veya yatak odasına gidebilecek
    midir? Banyoyu kullanabilecek midir? Bu sorunlara çözümler bulunabilir
    ama, özel gereçler gerekebilir ve kimi zaman aile evinin uyum sağlamaya
    veya hatta genişlemeye gereksinimi olabilir. Bu kararlar üzerinde önceden
    düşünmeye başlamak çok önemlidir.
    Okul ne olacak?
    Kas erimesi olan çocukların çoğu, bölgelerindeki küçükler okulunda ve
    ilkokulun ilk yıllarında sorunların iyi bir şekilde üstesinden gelirler.
    Okulunuzla konuşun ve onlara, verebileceğiniz tüm bilgileri verin. Kamu
    okulları, tekerlekli sandalyeli bir öğrenciyi barındırmak için gerekirse özel
    ayarlamalar ve değişiklikler yapacaktır.
    Oğlunuz okulu bıraktığında, kas gücü gerektiren bir işi yapması doğal olarak
    zor olacaktır ve eğlence etkinlikleri de aynı şekilde sınırlanacaktır. Bu
    nedenle okuldaki ilk günlerinden itibaren eğitimi, sanatçı, organizatör, yazar
    veya olmak istediği herhangi bir meslek sahibi olarak yeteneklerinin tam
    olarak gelişebilmesi için iki kat önemli olacaktır. Bilgisayarlar, DMD’li
    çocuklara, yeteneklerini ellerinden geldiğince geliştirmede yardımcı olacak
    gerçek bir yol sunar. Yüksek ve ileri eğitim, okulu terk edenler için çoğu kez
    iyi fırsatlar sunar.


     


  2. #2
    Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2012
    Bulunduğu yer
    sivas
    Mesajlar
    2
    slm arkadaşlar aranıza yeni katıldım müsküler distrofi.SMA ve kas erimesi değişik isimleri olan bu hastalıktan bendede var geçen ay bu hastalık yüzünden 2 ablamı kaybttim 45 ve 48 yaşlarında bende 42 yaşındayım malulen ssk emeklisiyim oturup kalkmada yokuş merdivenlerde zorlanıyorum 35 yaşına kadar her şey normaldi çok yavaş ilerleyen türüymüş ilaç kullanmıyorum bu hastalıkts olan bütün arkadaşlar bana yazabilir msn de var her saat müsaitim cevaplarınızı bekliyorum


     


  3. #3
    Üye
    Üyelik tarihi
    May 2012
    Mesajlar
    1

    Duchenne Muscular Dystrophy (DMD)

    İlgisiyle beni bunaltan hastalığım hakkında internette bilgi ararken fark ettim ki çok dağınık, kopuk kopuk bilgiler var. Bu hastalığın yoğun ilgisinden bunalmış arkadaşlar var ise kendileri için tek bir sayfada düzenlemenin faydalı olacağını düşündüm.Öncelikle bu hastalığın bulunabilmiş bir tedavisi yok.Bu biraz sert bir açıklama gelmiş gibi görülebilir ama biz biliyoruz ki değil.
    Aşağıda size azıcık da olsa faydası dokunacak ürünlerden bahsettim. Bunlar belki sizin koşmanızı sağlamayacak ama denge kaybınızı azaltacak dolayısıyla düşme sayınızda fark edilir bir azalma olacak. Benim kullandığım ve dengemi ciddi bir şekilde arttıran ürün coenzyme q10 . Bu ürüne ek olarak günde 1000 mg omega3 ve 1000 mg da spirulina alıyorum. Mümkün olduğu kadar çok hareket etmeye ve gülmeye çalışın.
    Tedavi:

    Fizik tedavi

    Ortopedik izlem

    Solunum fonksiyonlarının takibi

    Kardiyak yönden izlem

    Oral steroid kullanımı (1 mgr/kg/gün aşırı oral prednisolone): Distrofik paterne eşlik eden inflamasyon cevabını azaltır

    DESTEK ÜRÜNLER

    coenzyme q10 : (http://www.distrofiamuscular.net/coq10a.pdf)

    Koenzim Q10 (Co-Enzyme Q10, CoQ10); öncelikle balık (uskumru ve sardalye) ve ette (kalp, karaciğer, böbrek, sığır eti ve kümes hayvanları), fakat genel olarak tüm canlılarda ve pekçok yiyecekte (yer fıstığı, soya yağı) çeşitli oranlarda bulunan (30mg/0,5kg sardalye – 30mg/1kg sığır eti – 30mg/1,25kg yer fıstığı) organik, doğal, yağda çözünen, vitamin benzeri bir maddedir. Ubiquinoneolarak da adlandırılır ve hücreler arası elektron taşıma zincirinde yardımcı bir faktördür (Co-factor). Yiyeceklerde bulunan miktarı ek gıda ürünlerinin içerdiğinine (30 mg/1 Kapsül) oranla oldukça azdır. Son 10 yılda dünyada en popüler besin takviyelerinden biri haline gelmiştir. Koenzim Q10’ un temel aktivitesi enerji üretiminde (mitokondri hücrelerinde) rol almasıdır. Enzimlerle birarada çalışarak hücrelerin ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlar ve kaslara güç verir. Enerji üretimindeki hayati rolü yüzünden her hücrede bulunur. Özellikle kalp hücrelerinde daha bol bulunur. Kalp-damar rahatsızlıkları ve Kas erimesi olan kişilerde koenzim Q10 düzeyinin düşük olduğu bulunmuştur. Koenzim Q10, Antioksidan ve Anti-ageing özelliğe de sahiptir. Bu ürünün temel yağ asitleri içeren ürünlerden biriyle (Keten Tohumu Yağı, Çuha Çiçeği Yağı, veya Somon Balığı Yağı) beraber kullanımı önerilmektedir.

    Prof.Dr.Osman Müftüoğlu
    150-300 gramlık dozları yorgunluğu gidermede, önlemede, enerji verici olarak çok iyi etkiye sahiptir. Kalp kasları üzerinde de çok yararlıdır. İçinde bulunan madde, aslında vücudumuzda bulunan, besinler yoluyla da alabildiğimiz bir maddedir (Ubikinon). Yüksek dozda verilmesi halinde hücrelerin enerji üretim merkezlerinde (mitokondriler) enerji üretimi hızlanır. Ancak bu miktarı yiyeceklerle almaya kalkarsanız çok miktarda kolesterolü ve proteini de birlikte almak zorunda kalırsınız. Bu nedenle hazır ticarî ürünleri besin desteği olarak kullanılabilir. Eğer yorgunluk için kullanacaksanız günlük dozu ortalama 150-300 mg civarında olmalıdır.
    Kalp hastalıklarında tıbbî tedaviye destektir. Özellikle kalp yetmezliğinde, kalp ritim bozukluklarında yararlıdır.
    Yaşlılık belirtilerini sınırlar. Belleği korur. Ciltte yaşlılığa bağlı sorunları azaltır.
    Kronik yorgunluk sorunlarını azaltır.
    Kilo vermeyi kolaylaştırır.
    Kansere karşı koruyucudur.
    Kan basıncı kontrolünü kolaylaştırır.
    Dişeti sorunlarını azaltır.
    Fibrokistik meme hastalığında yararlıdır.
    Kolesterol düzeyini azaltabilir.

    ÇOBAN ÇANTASI:

    ETKİLERİ: Çobançantası flavonoid, tioglikozit, karotenoid, K vitamini, C vitamini, tanen, potasyum, azeleik asit, uçucu ve sabit yağ içerir.
    Kanama durdurucu, adet düzenleyici, idrar söktürücü, ödem boşaltıcı, taş ve kum düşürücü, sistiti iyileştirici, antioksidan, serbest radikal oluşumunu önleyici, yara, basur ve varisi iyileştirici, ağrı kesici, enflamasyon giderici, tansiyon düşürücü, dizanteriyi iyileştirici, kas zayıflığını önleyici, saç dökülmesi ve sivilceyi tedavi edici ve antitümör özelliktedir.
    Bitki kuvvetli bir kanama durdurucudur. Rahim, akciğer, mide, bağırsak, böbrek, burun ve dişeti kanamalarında kanamaları durdurur. Aşırı ve ağrılı adet görmekten şikâyetçi genç kızlarda adetin düzenlenmesinde ve menapoz döneminde kullanılır. Rahim kaslarını güçlendirir, işlevlerini arttırır. Hafif ve yan etkisiz bir idrar söktürücüdür. Böbrek rahatsızlıklarına bağlı ödemlerin boşaltılmasında, idrar yollarındaki taş ve kumların düşürülmesinde güvenle kullanılabilecek ideal bir halk ilacıdır. Çok iyi bir bağırsak ve idrar yolu antiseptiği olduğu için ihsalde, dizanteride ve sistitte çok etkilidir. Damarları güçlendiği için yüksek tansiyon, basur, varis ve erkeklerdeki sertleşme bozukluğu gibi birçok dolaşım sisitemi rahatsızlıklarında başarıyla kullanılır. Antiseptik ve enflamasyon giderici etkileri nedeniyle sivilce, çıban ve yara gibi cilt rahatsızlarında hem ağızdan, hemde tentürünün cilde sürülmesi şeklinde kullanılabilir. Hem enflamasyon giderici hemde ağrı kesici özelliği ile boğaz ağrılarında, karaciğer büyümesine bağlı ağrılarda, bel ve boyun fıtığında kullanılır. Kas erimesi ve kas zayıflığını önlediği için özellikle yaşlılarda görülen rahim ve makat sarkmasını iyileştirir, karın kaslarını güçlendirdiği için yırtılmaya bağlı fıtıkların oluşmasını önler. Meslekleri gereği gün boyu ayakta olanlara özellikle önerilir.
    Çobançantası 10 günlük aralar ile 20 şer günlük kürler halinde kullanıldığında cildin erken yaşlanmasını, göz çevresinde kaz ayağı ve boyunda sarkık gerdan oluşmasını önler. Tümör oluşumunu engeller, oluşmuş olan tümörlerin büyümesini durdurur. Halk arasında kelllik denen allopesi türlerinde dökülen saçların yeniden gelmesini sağlamada en iyi kullanım şekli diğer bitkilerle beraber karışım halinde kullanılmasıdır.

    KULLANILIŞI: Çobançantasının taze yaprakları sebze olarak kullanılır. Gölgede kurutulmuş toprak üstü kısımları ise çay, kapsül ve tentür halinde kullanılabilir.
    ÇAY:1-2 çay kaşığı toz edilmiş kuru çobançantası 1 su bardağı kaynar suda 15 dakika bekletildikten sonra süzülüp içilir, günde 3 kez alınabilir.

    KAPSÜL: Toz edilmiş kuru çobançantası 0,5-1 gramlık kapsüllere doldurulup günde 3 kez 3-4 tane alınabilir.

    TENTÜR: 40 gram kuru çobançantasının 200 gram 50 derecelik alkolde, elma sirkesinde, viskide, kaynakta ve votkada karanlık ortamda 20 gün bekletilmesi ile elde edilen süzüntü hem ağızdan hemde cilde sürülerek kullanılabilir. Ağızdan alındığında günde 3-4 kez bir tatlı kaşığı alınabilir.
    UYARI: Çobançantasının herhangi bir yan etkisi olmamasına rağmen uzun süre, aşırı dozda kullanılması yüksek tansiyonda, kalp yetmezliğinde ve guatrda istenilmeyecek etkiler oluşturabilir. Hamilelerde ve iki yaşından küçük çocuklarda çobançantasının kullanılması önerilmez



    Çobançantası (Capsella bursa-pastoris L.), yol kenarlarında, çayırlarda, tarlalarda, hendeklerde, bayırlarda ve sebze bahçelerinde yetişen bu çok değerli bitki, rahatsız edici yabani bir ot olarak bilinir.Medik, kuşkuşotu ve Çıngıldaklı Ot olarak da anılır.Bir yere biraz toprak yığılmaya görsün (özellikle inşaatlarda ), hemen hemen o gece çobançantası orada boy gösteriverir. Düzensiz dişli yapraklar, Kara Hindiba da olduğu gibi, açılmış bir gülü andırırlar. Bitkinin boyu 40cm kadar uzayabilir. Çiçeklenme zamanı, Marttan Kasıma kadardır. Küçücük kirli beyaz çiçekleri önce bir üzüm salkımı biçimindeyken, daha sonra uzun bir meyve salkımına dönüşür. İncecik saplarının ucunda, dokunulduğunda deri hissini veren, küçük kalp biçiminde meyveler yetişir. Tavuklar, bu kalp biçimindeki çantacıklara karşı özel bir sevgi besler. Kar erimeye başlayıp, don olayı sona erdiğinde, çobançantası yine taze ve yemyeşil olarak ortaya çıkar. Flavonlar, potasyum, kanamayı durdurucu bir peptid ve saponinler içerir.
    Çobançantası çayı, şiddetli adet kanamalarında, alışılmış tarihten 8-10 gün önceden başlayarak, günde 2 bardak bitki çayı içilir. Bu çay, ergenlik çağındaki adet kanamalarını düzenlemek için de kullanılır. Menopoz dönemindeki her kadın, 4 hafta boyunca günde 2 bardak içmeli, 3 hafta ara verdikten sonra devre devre yinelemelidir. Bebek emziren genç anneler, memeleri şiştiğinde bir süzgecin içinde buğuda pişirdikleri bitkiyi iki bez arasına yerleştirerek, kompres biçiminde uygulayabilirler. Çobançantası ve atkuyruğu eşit karışımından hazırlanan ve günde 2 bardak içilen çay da, böbrek kanamalarında özellikle önerilir. Ama çobançantası (Ökseotu gibi), kan dolaşımını da düzenleyen bir bitkidir ve alçak tansiyonda olduğu kadar yüksek tansiyonda da önerilir. Ökseotu çayı gece boyunca soğuk suda bekletilerek demlendiği halde, çobançantası çayı haşlanarakdemlenir. Tansiyon normale dönene kadar, günde 2 bardak çay içilebilir. Çobançantası yine öksürükotu gibi, Dölyatağı (Rahim) kanamalarında da etkili bir iyileştirme gücüne sahiptir. Bu tür hastalıklarda da çay, rahatsızlık sona erdiğinde bırakılmalıdır.
    Bu çok değerli bitki, yüzeysel kas yapısı hastalıklarının ve iç organ kasları gevşekliğinin tedavisinde çok önemli bir yardımcıdır. Eğer organ ve kas erimelerinde hiçbir çare bulunamıyorsa, bu bitki kullanılabilir. Aşağıda tarif edildiği şekilde hazırlanan çobançantası tentürü ile hasta organ günde birkaç kere ovulur ve içten de, günde 4 bardak çobançantası çayı içilir.

    Kas erimesi için bitkisel çözümler:


    • Soya fasulyesini kaynatarak suyunu için. Aynı zaman da soya fasulyesini kavurarak yemek olarak yiyin.

    • Doktor kontrolünde sülük tedavisi uygulayın.
    • Yakıcı yağlardan olan kekik yağı, hardal yağı, zencefil yağı, havlıcan yağı, biberiye yağı, gibi yakıcı yağları bir miktar zeytinyağı ile karıştırarak belden, omuriliğin yukarısına doğru, omuz ve dirseklere nokta masajı yapın.
    Önemli Uyarı: Hardal, havlıcan, zencefil, biberiye ve kekik yağları yakıcı yağlardır. zeytinyağı, badem ve ceviz yağı gibi yumuşatıcı yağlar ile karıştırılmadan sürüldüğünde cildinizi yakar, zarar verir.


    KAS VE KEMİK ERİMESİ TEDAVİSİNE YARDIMCI ŞİFALI BİTKİLER
    Dr.Ömer Coşkun kanal 7'de yayınlanan ikbal gürpınarın hazırlayıp sunduğu ,ikballe şifalı yemekler proğramının konuğuydu.Telefon ile proğrama katılan bir izleyicinin kas erimesi, ALS hastalığı ile ilgili sorusu üzerine,kas erimesine iyi gelecek ,kas erimesi hastalarının kullanması gereken bitkisel terkipler ile bu hastalığın tedavisinde kullanılacak şifalı bitkisel yağlar konusunda bilgiler verdi.
    Kantaron yağını hasta kişinin boyunun kökünden el ve ayak parmak uçlarına olaçak şekilde sürüceksiniz.kantaron yağının en önemli özelliği sinirleri beslemesidir. ökse otuda (ALS) dahil tüm sinir sistemi hastalıklarında günde 1 bardak içilmesi gereken bir çaydır. ayrıca bunun yanısıra vitamin desteğinide ihmal etmeyiniz b1 ,b2 ,e vitamini eksik etmeyiniz , vitamin eksikliğni gidermek için ruşeym yani buğday özü kullanabilirsiniz her akşam 1 tatlı kaşığı ruşeym aldığınızda sinirlerin mükemmel beslenmesine yardımcı olur, ayrıca amber çiçeği ve kuş burnu çayınıda bunlara ilaveten kullanabilirsiniz.
    Zerdeçalı tablet olarak safran ile birlikte tablet olarak sabah ,öğle ,akşam yutacaksınız.
    Böğürtlen kökünü 1 bardak sıcak suya 1 tatlı kaşığı koyunuz 10 dakika kaynatıp içeceksiniz. bögürtlen kökü sinirlerde Amiyotrofik Lateral Skleroz'da muhteşem bir şifalı bitkidir.


    SPİRULİNA

    Kas erimesine faydası olduğundan bahsedilmiyor .Ancak ben her gün 1000 mg alıyorum.

    Spirulina, aynı zamanda, yukarıda anılan ve çerçevede isimleri belirtilen 13 farklı türden biri olan Spirulina platensisin (botanikçiler tarafından bu tür için günümüzde daha ziyade Arthrospira platensis tanımı kullanılmaktadır) ticari boyutta geçerli ismidir. Spirulina platensis (Arthrospira platensis), veya kısaca spirulina, bir gıda kaynağı olarak dünyanın pek çok yerinde yetiştirilen bir üründür ve çok zengin bir besin kaynağıdır. Dünyaya yayılması Aztek uygarlığından hareketle olmuştur ve Azteklerin temel besin maddeleri arasında yer almıştır. Bu spirulina türü aynı zamanda flamingo kuşlarının tüylerindeki pembe tonların sebebidir.
    Spirulina bir sağlıklı besin veya şifa maddesi olarak Kuzey Amerika ve Avrupa’da gözde bir ürün haline gelmiştir. Türkiye’de de giderek daha iyi tanınmakta ve tüketimi yaygınlaşmaktadır. Piyasada genelde kapsül, tablet veya toz şeklinde ve diyet ek malzemesi olarak bulunur.
    Spirulina düşük yağ ve kalorili, kolesterolsüz, bütün temel amino-asitleri içeren bir protein kaynağıdır. Şeker hastalığı ve anemi gibi hastalıklarla mücadelede ve hava kirliliğinin bünye üzerinde yarattığı zayıflatıcı etkilerin önüne geçilmesinde önemli katkılar sağlar. Antioksidan unsurlar içerdiği için, yaşlanmanın yanı sıra, kanser, artirit, katarakt gibi sağlık sorunlarının da temel bir faktörü oldukları düşünülen oksijen bazlıradikal hücrelere karşı da bağışıklık kazandırıcı etkisi bulunmaktadır. Dahası, spirulinada bulunan gamma-linolenik asit yağ birikintilerinin çözülmesine yol açar, kalp rahatsızlıklarının önlenmesinde yardımcı olur ve kötü kolesterolü düşürür. A.B.D. Ulusal Kanser Enstitüsü (National Cancer Institute) spirulinadaki sulfolipidlerin ayrıca böbrek toksisitesini azaltır ve radyasyon kaynaklı hastalıklarının şiddetini azaltır.
    Spirulinanın insan bünyesi için temel besin kaynağı haline getirilmesinin yaratacağı etkiler üzerinde bilimsel boyutta tartışmalar sürmektedir. Aztekler için spirulina büyük önem taşımış olmakla birlikte, mısırın yanı sıra tüketilmiş bir temel gıda olduğu bilinmektedir. Günümüzde Japonya ve ABD’de bazı Budist tapınaklarında spirulina rahiplere benimsetilen diyetin temelinde yer almaktadır.


     


 

 

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Becker Muskuler Distrofi
    By fatih33 in forum Kas Hastalıkları ( MD) - Cam Kemik (Osteogenesis Imperfecta)
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12-19-2011, 12:59:57
  2. Kas hastası (muskuler distrofi MD) olan kimler var?
    By engelsizyaşam in forum Aynı Engel / Hastalık Gurubuna Dahil Olanlar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12-04-2011, 13:47:56
  3. Muskuler Distrofi teşhisi konuldu önerileriniz nelerdir
    By ENB ÜYESİ in forum Kas Hastalıkları ( MD) - Cam Kemik (Osteogenesis Imperfecta)
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 12-04-2011, 13:17:39
  4. Progresif musküler distrofiler (PMD)
    By Fırtına in forum Kas Hastalıkları ( MD) - Cam Kemik (Osteogenesis Imperfecta)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-25-2011, 23:30:00
  5. Prograsif müsküler distrofi/becker tipi hastalık seyrı nasıl devam etmektedir?
    By ENB ÜYESİ in forum Kas Hastalıkları ( MD) - Cam Kemik (Osteogenesis Imperfecta)
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05-19-2010, 21:26:45

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •