Sabiha Gökçen ve Antalya Havaalanları'nın ardından İstanbul Atatürk Havalimanı da “Engelsiz Havaalanı” ünvanını kazandı.

Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından verilen Engelsiz Havaalanı Sertifikası’nı alabilmek için engelli yolcuların haklarının korunması, konforlarının ve güvenliklerinin sağlanmış olması gerekiyor.

Engelsiz Havalimanımız’ı engelli dostlarımıza anlatabilmek ve yolculuklarını kolaylaştırabilmek amacı ile 7 Aralık Cuma günü Atatürk Havalimanı’na gittik. TAV İş Sağlığı, Güvenliği ve Çevre Şefi Emrah Gürer ve ekibi bizleri Dış Hatlar Terminal Gidiş katı E kapısında karşıladı. Bu kapı engelli, hareket kabiliyeti kısıtlı, yaşlı ve çocuk yolcuların geçişlerine kolaylık sağlamak üzere tasarlanmış.



Oraya vardığımızda havalimanı içerisinde engelli yolculara hizmet veren akülü araç ve havalimanı görevlisi bizleri bekliyordu. Bu görevli, akülü aracın arkasındaki platformda durarak engelli yolcuya eşlik ediyor.

Böylece engelli yolcunun hızlı ve güvenli bir biçimde gideceği noktaya ulaşması sağlanıyor. Kendi tekerlekli sandalyemden akülü araca geçtim ve havalimanı içerisindeki yolculuğumuz başladı. Eğer ben uçağa binecek olsaydım kendi tekerlekli sandalyem uçağın kargo bölümünde ayrılmış özel bir yere konacak ve gideceğim noktaya vardığımda uçağın kapısına getirilecekti.



Havalimanına girer girmez ilk dikkatimizi çeken şey görme engelliler için tasarlanmış duyumsanabilir yüzey uygulaması oldu. Bu uygulama, görme engelli yolcuyu dışarıdaki iniş noktasından başlayarak kesintisiz bir şekilde hizmet noktasına yönlendiriyor. Aslında engelli yolcunun bu noktaya kadar gelmesine de gerek yok. Zira dışarıda engelliler için özel yardım totemleri bulunuyor.

Bu totemlerde destek ekibine yönlendirilmiş direk telefon uygulaması var. Tekerlekli sandalyedeki bir yolcunun rahatlıkla ulaşabileceği seviyede konumlanmış bu telefonların üzerinde Braille alfabesi ile Türkçe ve İngilizce kullanma talimatları da yazılı.

Bu totemler aynı zamanda indüksiyon döngü sistemi ile işitme engelli yolculara da hizmet veriyor. Görme engelli yolcuların bu totemlere erişimi de hissedilebilir yüzeyler ile sağlanıyor.

Engelli yolcular uçak biletlerini alırken engel durumlarını belirttiklerinde havayolu şirketi tarafından destek hizmetlerine kayıtları yapılmış oluyor. Bu durumda yardım totemlerinden destek istediklerinde görevli personel en geç on dakika içerisinde yolcunun yanına geliyor. Yolcunun destek talebini önceden belirtmediği durumlarda ise bu süre 40 dakikaya ulaşabiliyor.



Bu yüzden engelli yolcuların herhangi bir sorunla karşılaşmamak için destek taleplerini önceden belirtmeleri ve yurtdışı uçuşlarda 2:30 saat, yurtiçi uçuşlarda ise 1:30 saat önce havalimanına gelmeleri gerekiyor. Yardım totemi uygulaması havalimanının metro girişinde de mevcut. Ayrıca, havalimanına ulaşımını metroyla sağlayan engelli ve yaşlı yolcular metro çıkışında bulunan golf arabalarıyla iç hatlar ve dış hatlar terminallerine ulaştırılıyor.

Engelli yolcular için C32 kontuarında bir check-in bölümü yapılmış. Türk Hava Yolları ile seyahat eden engelli yolcular için ise alçaltılmuş özel bir check-in bankosu ve ayrı bir dinlenme alanı mevcut. Bu sayede engelli yolcular uzun check-in kuyruklarında ızdırap çekmiyor, aktarmalı uçuşlarda rahat koltuklarda zaman geçirebiliyor. Benzer bekleme alanları pasaport kontrol noktasından sonra da mevcut.





Bu özel check-in bankosunun hemen yanındaki asansör dikkatimizi çekti. Yine hissedilebilir yüzeyle işaretlendirilmiş bu asansörün cam yüzeyi sarı bantlarla çevrilmiş. Bu sayede sadece görme güçlüğü çeken yolcuların değil aynı zamanda uçağa yetişme telaşı içinde dikkati dağılmış olabilecek yolcuların da cam yüzeye çarpıp yaralanmaları önlenmiş oluyor.
Asansör girişinin ve kabin içinin tekerlekli sandalye kullanımına uygun genişlikte olduğunu söyleyebilirim. Asansör içindeki düğmelerde Braille alfabesi kullanılmış, ayrıca sesli ve ışıklı kat uyarıları da mevcut. Emrah Bey bizlere bir yolcunun asansörde kalması durumunda acil butonunu bulana kadar havaalanı görevlilerinin duruma müdahele ettiklerini söyledi. Aslında bu şaşılacak bir durum değil; çünkü asansörler havalimanının birçok diğer alanında da mevcut olan kameralar aracılığıyla kontrol merkezinden takip ediliyor ve bu sayede yolcuların güvenliği sağlanıyor. İç Hatlar Terminali’nin bazı yerleri asansöre elverişli değil. Bu durumlarda ise engelli yolcuların bir kattan diğerine erişimi fotoğrafta gördüğünüz merdiven platform asansörleri ile sağlanıyor.

Yürüyen merdivenlerin giriş çıkışlarında ise hem kontrast renk uygulaması hem de kubbeli duyumsanabilir yüzey kullanılmış. Az gören yolcular için merdivenin yönü hem kontrast zemin hem de kırmızı yeşil ışık sistemiyle belirlenmiş. Yolcunun merdivene ilerleyebileceği durumlarda yeşil ışık yanarken ters istikamette ise kırmızı ışıkla yolcu uyarılıyor. Ancak hiç görmeyen yolcuların asansörleri kullanmalarının güvenlikleri açısından daha yerinde olacağını düşünüyorum.




Atatürk Havaalanı’nda hassasiyetle tasarlanmış mekanlardan biri de engelli tuvaletleri.
En iyi yanı müstakil olması, yani kabin kadınlar ya da erkekler tuvaletinin içinde olmadığı için mesela eşiniz size yardımcı olabiliyor. Tekerlekli sandalye kullanıcıları için tuvalet içindeki hareket ve dönüş alanı yeterli.
Sadece klozet yüksekliği gözümüze biraz alçak geldi, görevliler durumu inceliyorlar. Aydınlatma sistemi sensörlü; elektrik düğmesi aramaya gerek kalmıyor. Kapılar otomatik açılıyor ve kişi içeri girdikten sonra otomatik olarak kapanıp kilitleniyor. Kapı girişlerinde tuvaletin dolu veya boş olduğunu belirtir renkli ışıklı tabela uygulaması da var. Kapıda ayrıca Braille alfabesiyle tanımlamalar da bulunuyor. İçeride acil durum ve ihbar donanımları mevcut. Ayrıca kabin içindeki hareket sensörü vasıtasıyla, kilitli kabinde 10 dakika hareket olmadığında uyarı sistemi devreye girerek kontrol merkezini uyarıyor.
Kontrol merkezinden yardım totemleri ve havaalanı genelindeki yardım telefonları da izleniyor. Bu sayede destek birimi arayan yolcunun ihtiyacını görmüş oluyor ve yardıma daha hazırlıklı gidebiliyor. Bu izleme sistemi gelen telefonların gerçekten engelli yolculara ait olup olmadığını tespit etmeye de yarıyor; zira bizim de şahit olduğumuz üzere, tekerlekli sandalye kullanan yolcuların erişebilmesi için fazla yüksek olmayan bu telefonlar canı oyun oynamak isteyen çocukların da favorisi. Havaalanında ayrıca çeşitli yerlere tekerlekli sandalye kullanan yolculara uygun ankesörlü telefonlar da yerleştirilmiş.


Dış Hatlar’da engelli yolcular için ayrı bir pasaport kontrol noktası bulunuyor. Banko tekerlekli sandalyenin yanaşabileceği ve yolcunun pasaport memuru ile karşı karşıya gelebileceği şekilde tasarlanmış. Böylece yolcu kendi işlemini kendisi yapabiliyor. İşitme Engelli yolcular için belirli alanlarda indüksiyon döngü sistemi kurulmuş; yani kişinin kulaklığı «T» konumuna alındığında dış sesler yalıtılıp sadece konuşan kişinin sesi mikrofon aracılığı ile netleştiriliyor. Bu sistem havaalanındaki danışma bankolarında da mevcut. TAV hizmet personeline de temel işaret dili eğitimi verilmiş.

Destek personeli yolcuya uçağın içine kadar eşlik ediyor. Koltuğa kadar desteğe gerek duyan yolcular için uçak içinde kullanılan dar tekerlekli sandalyeler kullanılıyor. Uçağın körüğe yanaşmaması durumunda ise yolcu ambulift adı verilen araçlarla uçağa ulaştırılıyor.

Havalimanı’na akülü sandalye ile gelmiş ve işlemlerini bu sandalyede tamamlamış olan engellilerin sandalyeleri ise uçak girişinde alınıyor ve aküleri yerinden çıkarılarak kargo bölümüne teslim ediliyor. Yolculuk sonunda, sandalye aküleri takılmış olarak uçak çıkışına getiriliyor.

Arzu eden yolcular, ücreti karşılığında, tekerlekli sandalye kullanıcılarının sandalyeleri ile inip binebildikleri asansörlü bir araçla evlerinden aldırılabiliyor ya da evlerine teslim edilebiliyorlar.
TAV İstanbul Terminal İşletmeciliği A.Ş. görevlileri, ziyaretimin sonunda böyle bir araçla gönderdiler beni evime. Ne ben yoruldum arabaya binerken ne de yardımcım yoruldu beni bindirmek için. Böyle bir kolaylık olduğunu öğrenmek, çoktan unuttuğum seyahat etme isteğini yeniden uyandırdı bende.

Bir arkadaşım havaalanlarının bulundukları şehrin küçük bir kopyası olduklarını söylemişti bana. Engelsiz Atatürk Havalimanı, İstanbul’un küçük bir kopyası değil. Umarım, yakın bir gelecekte İstanbul engelsizlik açısından Atatürk Havalimanı’nın büyük bir kopyası olur.


Ayşegül Domaniç Yelçe / Hürriyet