Engelliler.gen.tr Platformu Sitesine Hoşgeldiniz.
Sayfa 3 Toplam 11 Sayfadan BirinciBirinci 12345 ... SonuncuSonuncu
Toplam 104 adet sonuctan sayfa basi 21 ile 30 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Torba Tasarı ile ilgili görüşmeler tamamlandı

  1. #21
    Fırtına
    Guest

    Çocuk yardımındaki sınır torba tasarıyı bekliyor

    Sponsor Bağlantılar


    Geçtiğimiz yıl bütçe kanununda, çocuk yardımı için sınırlama olmayaxağına dair düzenleme bulunmakta idi.

    Söz konusu bu düzenleme, bu yıl torba tasarıda yer aldığı için, 2011 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa konulmamıştır. Bu nedenle de şu an, 2'den fazla çocuk için yardım ödenememektedir.

    Torba tasarının Meclis komisyonundaki görüşmeleri geçen hafta tamamlanmıştı. Tasarı, bu hafta Meclis Genel Kurulu tatil olduğu için, önümüzdeki hafta görüşülecektir. Torba tasarı, Meclis Genel Kurulunda kabul edilip, Cumhurbaşkanının onayına sunulacak, onayın akabinde Resmi Gazetede yayımlanacaktır.

    Torba tasarının hali hazırdaki halinde, ilgili maddenin, Resmi Gazetedeki yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği hükmü yer almaktadır. Meclis Genel Kurulunda yapılacak görüşmelerde, bu konudaki mağduriyet giderilmeli, çocuk yardımındaki sınırlamayı kaldıran düzenlemenin 1 Ocak 2011'den itibaren yürürlüğe girmesi yönünde düzenleme yapılmalıdır.


    Memurlar.Net

  2. #22
    Editör

    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    12,945
    Blog Entries
    147

    Öğrenci affında askerlik sorunu



    Önce okula, sonra askere, dönünce okula devam" bütün umutları yıktı ...

    Cumhuriyet tarihi'nin en büyük affı olan, Torba Yasa Tasarısı'nın, içinde yer alan Öğrenci Affı, TBMM komisyonunda kabul edildi .

    Ancak, tasarı metninde yer alan, " Müracaat süresi içinde askerlik zamanı gelmiş olanların askerlikleri tecil edilmiş sayılacak. "ibaresi, yüzbinlerce erkek öğrencinin endişelenmesine yol açtı. Bu maddenin, sadece öğrencilere okula kayıtları sırasında tecil verilmesine, daha sonrasında ise 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun uygulanması ile, eğitimlerine başlayamadan ya da eğitimlerini sürdürürken askere alınmalarına neden olacağı düşünülmekte.

    Çünkü daha önceki 2008 affında da uygulama bu şekilde olmuştu. Öğrenci önce okula kayıt edilmiş, sınav ve devam zorunluluğunu yerine getiripte başarılı olursa, öğrenciliğine intibak ettirildiğinde askere alınmış ve ancak geldiğinde devam edebilme hakkı verilmişti. Bu uygulama da, büyük bir oranda bayan öğrencilerin faydalanabileceği bir af sonucunu doğurmuştu... Eğitimde fırsat eşitliğine aykırı bu uygulama ile yüzbinlerce erkek öğrencinin ve ailelerinin umutları birkez daha suya düşmüştü .

    Ancak, bu yeni Öğrenci Affı uygulamasında bu sorunun ortadan kaldırılacağı düşünülmekte idi.

    Öğrenciler, açık ve net olmayan " Müracaat süresi içinde askerlik zamanı gelmiş olanların askerlikleri tecil edilmiş sayılacak. " ibaresinin değiştirilerek, "normal eğitim süresi kadar, kayıt ve devam şartı ile, yaş sınırı olmadan tecil yapılır" şeklinde açık ve net bir şekilde TBMM'de onaylanacak yasada vurgulanmasını istiyorlar

    AK Parti Sivas Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mustafa Açıkalın'ın açıklaması öğrencilere umut verdi :

    Zaten, kendi imzasının da bulunduğu önerge ile Plan ve Bütçe Komisyonunda son şekli verilen öğrenci affıyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, meclis genel kurulunda kabul edildikten sonra yürürlüğe girecek yasa ile zaman sınırı olmaksızın eğitim hakkından mahrum kalmış herkesin okullarına dönebileceğini bildirdi.

    'Kabul edilen önergeye göre öğrencilere öğrenimlerine 2010-2011 eğitim öğretim yılı bahar döneminde de başlama imkanı getirilmesi, haktan yararlanacak olan kişilerin kayıt sırasında askerlik tecil problemlerinin giderilmesi doğrultusunda beyanat veren Milletvekili öğrencilerin umudu oldu . Öğrencilerin en büyük endişesi, tecilin sadece kayıt sırasında geçerli olması ve sonrasında yaş sınırından dolayı verilmemesi .

    MAĞDUR ÖĞENCİLER KONUYU ŞÖYLE ANLATTILAR :

    Sadece okula kayıt süresi içersinde mi tecilli olacağız yoksa eğitimimizi sürdürebileceğimiz kadar mı ?

    2008'de çıkan af uygulamasında 100.000'lerce erkek öğrenci mağdur olmuş ve eğitimlerine devam edememişlerdi.

    Çünkü uygulamada, önce okula kayıt yapılacak ( Kayıt yapılana kadar tecil ), daha sonra öğrenciliğe intibakı yapıldığında ( sınav ve devam haklarını kullanıpda başarılı olduğunda ) Askere uzun dönem olarak gidecek ve geri döndüğünde, halen taakati ve morali kalmışsa üniversiteye devam edebilecekti.

    Düşünün, zaten yaşı geçmiş ya da tecil sınırına gelmiş öğrenci, onlarca sınava apar topar girecek ve başarılı da olacak, tam bunu becermişken hadi sen askere git, gel dönüşde devam edersin .... şeklinde bir uygulama ile kaç kişi bundan faydalanabilir ? Faydalanamadı da... İşte şu anki yığılmanın büyük bir neden bu uygulamadır. Daha önceki aflarda da hep böyle olmuştu.. Öğrenciler okullarına döndüklerinde tecilsiz, kaçak göçek sınavlara girip, eğer kayıt yaptırabilirlerse devam edebiliyorlardı.. Çok zordu elbet. Bu durum eğitimde fırsat eşitliğine tamamen aykırıdır. Bayan öğrenciler okullarını rahat rahat tamamlayabilirken, erkek öğrenciler tam mezun olmaya yakın bir zamanda 15 ay uzun dönem askere gitmek durumunda kaldılar... Oysa çözüm çok basitken bir türlü buna uygun bir yasa çıkartılamadı ...

    Bu seferde bu belirsizlik var ancak tek fark Sayın Mustafa AÇIKALIN'ın iyi niyetli ve öğrenciye destek olacak, umut verecek açıklaması ... Hükümetimizin iki dudağı arasında olan bir kaç kelimelik ekleme ile tasarı kanunlaşırsa mağdurlar rahat bir nefes alabilecekler... Ve Cumhuriyet Tarihi'nin en kapsamlı affı denilen bu af sadece bayan öğrencilere değil erkek öğrencilerede fayda sağlayabilecek ...

    Hiç bir Türk Genci'nin Askerlik görevinden kaçtığı yok. Okulu bitince herkes askere gitsin elbet. Ancak tam yeni bir eğitim umudu verildiğinde, hadi önce askere git gel sonra devam edersin sistemide ne denli can sıkıcı olduğunu gözardı etmemek gerek.

    Öğrenciler şu sorunun yanıtlanmasını istiyorlar :

    ASKERLİK TECİLİ EĞİTİME DEVAM ETMEYE ENGEL OLACAK MI ?

    GERÇEK BİR AF MI YOKSA 2008 'de ki gibi erkek mağdurlara fayda sağlamayacak mı ?

    1000'lerce öğrenci tecil talebi ile, uygulamaya ilişkin açıklama bekliyor ....

    afkanunu.org

    Memurlar.Net

  3. #23
    Editör

    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    12,945
    Blog Entries
    147

    Emekliler maaşlarına kavuşuyor



    Başbakan Erdoğan’ın Ekim ayında SSK ve Bağ-Kur emeklileri için açıkladığı ‘zam müjdesi’ torba tasarı Meclis’ten geçmediği için Şubat ayına kalmıştı. Torba yasa tasarısının 17 Ocak'a kadar yetiştirilememesi nedeniyle zamlarını alamayan emekliler şubat ayında bir ay gecikmeli de olsa zamlarına kavuşacaklar.

    Başbakan Erdoğan, ocak ayı için 500 liranın altında maaş alan emeklilere 60 liralik zam, bin 500 liranın üzerinde maaş alanlara da yüzde 4 oranında artış yapılacağını açıklamıştı. Fakat Torba Yasa tasarısı yetirştirilemediği için emekliler ocak ayında sadece yüzde 2,7'lik enflasyon zammı ile yetinmek zorunda kalmıştı.

    10 günlük tatilin ardından yarın yeniden toplanacak olan Meclis'in öncelikli gündeminde bulunan torba yasa tasarısının kanunlaştırılması için görüşmelere 26 Ocak'ta başlaması bekleniyor. Tasrının bu hafta TBMM'den geçmesi ile birlikte 6.5 milyon SSK ve Bağ-Kur emeklisi Erdoğan'ın açıkladığı zamlı maaşlarına kavuşacaklar ve geçen aya ait farklarını da alacaklar.

    TORBA YASA'NIN ÇIKMASIYLA MAAŞLAR BÖYLE OLACAK

    Torba yasa tasarısının çıkması ile birlikte Şubat ayında, SSK ve Bağ-Kur Emeklilerinin maaşları, ek ödeme dahil şöyle olacak:




    Hürriyet

  4. #24
    Editör

    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    12,945
    Blog Entries
    147

    İcra işlemlerine, 'torba yasa' molası



    Maliye ve SGK Torba Yasa tasarısı çıkana kadar icra uygulamasını askıya aldı

    VERGİ, prim, elektrik, su borçlarını ödemek için "torba yasa"nın çıkmasını bekleyen esnaf ve büyük şirketler icradan kurtuldu. Maliye ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) mükelleflerin mağdur olmaması için e-hacizleri durdurdu. Prim alacakları gecikme faizi ile birlikte 47 milyar liraya ulaşan SGK icra takiplerini beklemeye aldı. Yasa kapsamında prim, vergi ve diğer kamu alacakları yapılandırılarak mükelleflere taksit ve faizde kolaylık sağlanacak.

    9 ŞUBAT'TA TAMAMLANACAK

    Torba Yasa Kasarısı bugün Meclis Genel Kurulu'nda görüşülmeye başlayacak. Tasarının görüşmelerinin 9 Şubat'a kadar tamamlanması planlanıyor. 31 Aralık 2010'a kadar olan kamu borçlarının yapılandırılmasını öngören tasarıda 7'den 70'e herkesi ilgilendiren düzenlemeler yer alıyor. Cezalarda indirim sağlanıyor. Yapılandırmadan faydalanacak vatandaşlar kredi kartı ile de ödeme yapabilecek

    Sabah

  5. #25
    Editör

    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    12,945
    Blog Entries
    147

    ‘Emekli zammı gecikmesin’ diye Köşk, Torba’yı inceliyor



    Meclis’te görüşmeleri süren Torba Yasa, 14 Şubat’a kadar yürürlüğe girmezse, zamlar marta kalacak. Cumhurbaşkanlığı da emeklinin daha fazla mağdur olmaması için Torba Yasa’yı şimdiden incelemeye başladı

    Meclis’te görüşmeleri devam eden Torba yasa olarak bilinen vergi ve prim alacaklarına ödeme kolaylığı getiren yasa tasarısı yürürlüğe girmediği için yaklaşık 6 milyon emekli zamlarını alamıyor. Yasa 14 Şubat’a kadar yürürlüğe girmezse, emekli zammı marta kalacak. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zamlarını zamanında alabilmesi için Cumhurbaşkanlığı da yaklaşık 230 maddelik yasa tasarısını şimdiden incelemeye aldı. Köşk, tasarıları Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından 15 günlük bir süre içinde incelemeye alıyordu. Ancak, Torba Yasa’nın birçok yasada değişiklik yapması ve düzenlemelerin biran önce hayata geçirilmesi için Köşk, tasarı üzerindeki incelemelerine şimdiden başladı. Buna göre, TBMM Genel Kurulu’nda tasarının kabul edilmesinin ardından Köşk’teki onay süreci uzun tutulmayacak.

    MART AYINA SARKABİLİR

    Tasarıyla birlikte, ocak ayından itibaren emekliler aylık 60 lira zam alacaklar. Ancak yasa yürürlüğe girmediği için, ocak ayı maaşları zamsız olarak ödendi. Zamlar için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tüm hazırlıklarını tamamladı. Maaşlar, zamlı ve zamsız olarak iki ayrı şekilde hesaplanarak, sisteme yüklendi. Tasarı, 14 Şubat’a kadar yürürlüğe girerse zamlı maaşlar bankalara bildirilecek. Bu tarihten sonra yasanın yürürlüğe girmesi halinde zamlar, otomatik olarak mart ayına sarkacak. HÜSEYİN ÖZAY ANKARA

    Star Gazetesi

  6. #26
    Editör

    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    12,945
    Blog Entries
    147

    Evden ve uzaktan çalışma maddesi kabul edildi



    Torba Tasarı'nın 4. bölümünde yer alan 18 madde kabul edildi. Bu tasarıda evden ve uzaktan çalışma maddeside bulunuyor.

    TBMM Genel Kurulunda, ağırlıklı olarak kamunun vergi ile sosyal güvenlik prim alacaklarını yeniden yapılandıran ve çalışma hayatına ilişkin düzenlemeler içeren “Torba Tasarı”nın 4. bölümünde yer alan 18 madde kabul edildi.

    Kabul edilen maddelere göre, kısa çalışma ödeneğinin uygulama alanı genişletilerek ödenek miktarı yeniden düzenleniyor. Buna göre, genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz nedeniyle haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak azaltılması, işyerinin faaliyetinin kısmen veya geçici olarak durdurulması hallerinde işyerinde 3 ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilecek. Kısa çalışma ödeneği İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak. Ödenek, günlük brüt ücretin yüzde 60'ı oranında olacak. Miktar, asgari ücretin brüt tutarının yüzde 150'sini geçemeyecek. Bakanlar Kurulu, kısa çalışma ödeneğinin süresini 6 aya kadar uzatmaya yetkili olacak.

    Tasarı ile 31 Aralık 2015 tarihine kadar ilk defa işe alınacak her bir sigortalı için özel sektör işverenine sigorta primi desteği getiriliyor. Buna göre, 31 Aralık 2015 tarihine kadar işe alınan sigortalının sigorta primlerinin işverene ait tutarı işe alındıktan sonra belirli sürelerle İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak. 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkeklerin 24 ay süreyle meslek belgesi sahiplerinin belgelerinin niteliğine göre 48 veya 36 ay süreyle 29 yaşından büyük erkekler ise meslek belgelerine göre 24 ay süreyle çalışacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra mesleki yeterlilik belgesi alanlar, mesleki ve teknik eğitimini tamamlayanlar veya işgücü yetiştirme kurslarını bitirenlerin 12 ay süreyle Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasından işe alınmaları halinde de ilave 6 ay süreyle işverene ait primleri karşılanacak. Sigortalı bu destekten bir kez yararlanabilecek. İşverene ait primlerin fondan karşılanması için işverenin SGK'ya prim, para ve gecikme cezası borcu bulunmaması gerekecek.

    Sigorta prim desteği süresi, Bakanlar Kurulu'nca 5 yıla kadar uzatılabilecek.

    Kayıtdışı çalıştırma ve kaçak yabancı çalıştırma konusundaki denetimler sıkılaştırılacak. Yabancıların çalışmalarında işverenin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği müfettişlerce denetlenecek.

    EVDEN VE UZAKTAN ÇALIŞMA

    Son yıllarda fiilen uygulanan “evden çalışma”, “uzaktan çalışma” ve “çağrı üzerine çalışma” gibi esnek çalışma modelleri yasal dayanağa kavuşturuluyor. Bu çalışma modellerinin usul ve esasları belirleniyor.

    İşe alınacakların deneme süresi 2 ay, ilk defa işe alınacakların deneme süresi ise 4 ay olacak. 2 aylık süre, toplu iş sözleşmesiyle 4 aya kadar uzatılabilecek.

    Erken doğum yapan kadın işçi doğumdan önce kullanamadığı izni doğum sonrasında kullanabilecek. 8 hafta olan iznin kullanılmayan süresi yine 8 hafta olan doğum sonrası izne eklenecek.

    Turizm sektöründe 2 ay olan denkleştirme süresi toplu iş sözleşmesi ile 4 aya kadar çıkarılabilecek.

    İş sözleşmesi fiilen sona eren işçinin bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüklerince incelenecek.

    İşyerlerine vergi levhası asma zorunluluğu kaldırılacak. Bu konuya ilişkin maddenin görüşmeleri CHP'nin talebi üzerine kapalı oturumda gerçekleştirildi.

    Elektrik motorlu taşıt araçlarına diğerlerinden farklı şekilde ÖTV uygulanmasına imkan sağlanıyor.

    KONUŞMALAR

    Değişiklik önergeleri üzerinde konuşan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, aylardır “İngiliz viski şirketlerinin borcu var mı” diye sorduğunu ifade etti.

    2003 yılı gümrük müfettişleri raporuyla ortaya çıkan konunun yargıya gittiğini ve kararın kesinleştiğini belirten İnce, “Bir kısmıyla ilgili düzeltmeye gidilmiş, doğru. 7 yıldır niye tahsil etmiyorsunuz? Ayrıca karar düzeltme icrayı durdurmaz” dedi. İnce, şunları söyledi:

    “Şimdi dışarıya çıkıyorsunuz koşa koşa içeriye geliyorsunuz oy kullanıyorsunuz. Kime oy kullanıyorsunuz biliyor musunuz? İngiliz viski şirketlerine oy kullanıyorsunuz. Vicdanınız hiç sızlamayacak mı? Bu tasarının içinde çek mağdurları yok, kredi kartı mağdurları yok, çiftçinin Ziraat Bankasına olan borcu yok, esnafın Halk Bankasına olan borcu yok. Seçimler yaklaştı, liste kaygısı olabilir. 'Göz göre göre burada İngiliz viski şirketlerine kıyak yapılıyor ama ben buna da 'evet' demezsem beni bir daha listeye koymazlar' diye düşünüyor olabilirsiniz. Koymazlarsa koymasınlar. Dik durmak önemlidir.”

    Ak Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, “Bir İngiliz viski şirketine kıyak geçildiğinin” söylediğini anımsatarak, CHP'li milletvekillerinin Plan ve Bütçe Komisyonunda bu düzenlemeye muhalefet şerhi koymadığını söyledi. “Bu yapılan doğrudur ve ayırma imkanı yoktur” diyen Canikli, şöyle devam etti:

    “500 milyon dolarsa eğer söylendiği gibi, karar kesinleştiği için vergi aslının tamamını alıyoruz. Bir kıyak kesinlikle söz konusu değil. 'Bir basın grubu da faydalanıyor' denildi. Faydalanacak elbette, onu da ayırma imkanımız yok ve karar kesinleşmediği için ana paranın yüzde 50'sini sileceğiz bu kanun çıkarsa. Elbette o mükellefin de hakkı, ayrım yapamayız. Bunun gibi yüzlerce mükellef örneği var. Kimseye ayrıcalık yapma şansımız yok.”

    Verdiği aradan sonra komisyonun yerine almaması üzerine Başkanvekili Nevzat Pakdil, bugün saat 14.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.

    Meclis Haber

  7. #27
    Fırtına
    Guest

    Torba yasanın getirdikleri, götürdükleri ve unutulanlar...



    Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı Cansel Güven torba yasayla ilgili bir açıklama yaptı. Güven'in yaptığı açıklamada torba yasanın artılarına, eksilerine ve unutulan bölümlerine yer verildi. İşte Anadolu Eğitim Sendikasına göre torba tasarı..

    TASARININ GETİRDİKLERİ

    Kamu çalışanları özelinde kazanım olarak adlandırılabilecek yasal düzenlemeler;

    yabancı ülkede çalışmak için izin alan memurun eşine de aynı sürede aylıksız izin hakkı getirilmesi,

    özürlülere esnek çalışma koşulları sağlanması,

    hamilelerin, gebeliğin yirmi dördüncü haftası ile doğumdan sonraki bir yıl süresince gece nöbeti ve gece vardiyasından muaf tutulması,

    mazeret izin sürelerinin ve kapsamının arttırılması,

    doğum ve evlat edinme sonrası ücretsiz izin süresinin 2 yıla çıkarılması,

    yurt dışı eğitimine bağlı izin süresinin eğitim boyunca sürmesi,

    izinsiz il dışına çıkış,

    toplu dilekçe ve müracaatların suç kapsamından çıkarılması,

    disiplin cezalarına itiraz hakkı tanınması,

    geçici görevlendirmenin 6 ayla ve mesleki nitelikle sınırlanması ile memurun muvafakatine bağlanması,

    çocuk yardımındaki sayı sınırının kaldırılması,

    sözleşmeli personelden alınan damga vergisinin kaldırılması ve aile yardımı ödenmesi,

    emekli yolluğunun 500 Liradan 750 Liraya çıkarılması,

    KİT Personeline sendikalı olma hakkının verilmesi şeklinde sıralanabilir.

    TORBA YASANIN GÖTÜRDÜKLERİ

    Torba Yasa içerisinde yer alan ve 657’ye tabii Kamu çalışanları açısından kayıp hanesine yazılacak değişiklikler;

    - sendika ve üyesi arasındaki ilişkiye müdahale olarak gördüğümüz, Anayasa Mahkemesince de iptal edilen “sendikalılık rüşvetinin” yıllık 180 Liraya çıkarılarak toplu görüşme pirimi olarak geri getirilmesi,

    - kamuda liyakata dayalı yönetici atama becerilememişken özel sektörden üst düzey yönetici transfer etmenin önünün açılması,

    - kadrosuz ve güvencesiz çalıştırmanın meşrulaşması, yaygınlaşması,

    - esnek çalışmanın gereği olarak kamuda çalışma saatleri düzenlenmesinin kurumların ve amirlerin insafına bırakılacak olması,

    - eşit iş, eşit ücret ve hizmet niteliğinin kurumlar arası denkliğinin bozulacak olması,

    - yasaklanmış yayınların devletin resmi kurumlarında bulundurulmasının suç olmaktan çıkarılması,

    - kamu hizmetinin karlılık ölçeğinde değerlendirilmesi sonucu tüccar zihniyetinin hakim kılınması,

    - Sözleşmeli, ücretli çalıştırma yanında kısmi zamanlı (part-time) çalışmanın getirilmesi, kamuda hizmet kiralamaya geçilmesi,

    - kısmi çalışanların sağlık güvencelerinin de kısıtlanması,

    - memurların tanımlanan “üst disiplin amiri” kavramı ile, memuru çalışma ortamında tanıma olanağı bulunmayan kaymakam ve valiler eliyle denetlenecek olması,

    - memurların kurumlar arasında kiralanacak, ödünç alınıp-verilecek olmasıdır.

    TORBA TASADA UNUTULANLAR

    Torba Yasada bulunması gereken, hem parlamento hem de çoğu sendika tarafından unutulmuş haklar ise;

    Kamu çalışanlarına grevli toplu sözleşme hakkının teslimi, toplu sözleşmenin hiçbir hakeme bırakılmayacak şekilde kesin kabul edilmesi, sözleşmeli personelin kazanılmış hakları korunarak asaleten kadroya geçirilmeleri, atama bekleyen öğretmenlerin KPSS şartı aranmaksızın atanmaları, kamu personeli ihtiyacına uygun bir istihdam politikası doğrultusunda bazı eğitim fakültelerinin kapatılması ya da dönüştürülmesi, özellikle yaygın eğitim içinde sürekli olarak hizmet kiralanan usta öğreticilere kadro tahsis edilmesi, alan dışı istihdamın yasaklanması, sağlık özründe bir takvime bağlı olmaksızın, eş ve eğitim özründen senede iki defa ilçe emrine atama yapılması, eşit işe eşit ücret ilkesinin yasalaşması, okul nöbetlerinin ücretlendirilmesi, ikili eğitim verilen kurumlar ve yatılı okulların idarecilerine hizmet tazminatı ödenmesi, okul idarecilerinin liyakat ölçeği üzerinden değerlendirilip, uygun adaylar arasından kurum personelinin seçimiyle göreve getirilmesi, vekaleten idareci olma süresinin 6 ayla sınırlandırılması, disiplin suçlarının sicilden silinmesi için gereken sürenin suçun vasfına göre 3 ila 5 yıl arasında olması, kamu görevlilerinin siyasi partiye üye olma, demeç verme yasaklarının kaldırılması, stajyer kamu çalışanına da sendikalı olma hakkının verilmesi, eğitim-öğretime hazırlık ödeneğinin 1 maaş tutarında sabitlenerek akademik personele de verilecek şekilde yasalaşması, her türlü mazeret izninin “iş günü” üzerinden hesaplanması, tüm kamu çalışanlarının görev tanımlarının yapılması ve angaryanın yasaklanması, yardımcı hizmetler sınıfındaki personele ek gösterge verilmesi ve görevde yükselmelerinin kolaylaştırılmasıdır.

    Memurlar.Net

  8. #28
    Erdem Uygar
    Guest


    Kadrosuz ve güvencesiz çalıştırmanın meşrulaşması, yaygınlaşması...
    Bu gün bir haber izledim. Patlamada ölenlerin çoğu kayıt dışı çalıştırılıyormuş...

  9. #29
    Fırtına
    Guest

    Emekçiler ’torba’ya neden karşı çıkıyor?



    Torba yasa tasarısı sendikaları ayağa kaldırdı. Medya yaşanan olayları gündeme getiriyor. Peki sendikalar hangi düzenlemelere karşı çıkıyor?

    İşte o maddeler;

    Torba yasa tasarısına ilişkin tepkiler sürerken medyanın, tasarıda karşı çıkılan noktalara değinmemesi eleştiriliyor. Peki protesto edilmesi dahi gaz bombaları, plastik mermilerle engellenen Torba yasa tasarısında emekçiler neye karşı çıkıyor?

    ’Esnek çalışma’ Meclis’ten geçti;

    Emekçi örgütlerinin ve sivil toplumun torba tasarıda karşı oldukları noktalar şöyle;

    - Küçük sanayi sitelerindeki 360 bin resmi çırağın ve 200 bin stajyerin ücretleri düşecek.

    - 16-18 yaş arasında çalışan 200 bine yakın genç için asgari ücret, 576 TL’den 486 TL’ye düşecek.

    - Bunlara bağlı olarak kayıt dışı çalıştırılan yüz binlerce genç işçinin ücretleri de 146 TL’ye kadar düşecek.

    - Ücretsiz deneme süresi 2 aydan 4 aya çıkacak.

    - Esnek ve güvencesiz istihdam tüm kamuda yaygınlaşacak. Kamu emekçileri başka kurumlara “ödünç” verilebilecek, “ihtiyaç fazlası personel” olarak 4/C’ye geçirilebilecek. Geçici görevlendirmeyle yasal olarak 6 aya kadar sürgüne gönderilebilecek. Sendikal hak alma şartları zorlaşacak.

    - Sözleşmeli çalışanların toplu eylem ve greve başvurmaları yasaklanacak.

    - Gönüllü stajyerlik uygulamasıyla gençler ücretsiz, kayıt dışı çalışmayı kabullenecek. Stajyerlik yapılabilecek işyerleri için işçi sınırı 20’den, 5’e çekilerek stajyer sömürü alanları artacak.

    - Her ay 9 milyon kişinin 50 TL’lik işveren sigorta payını devlet, İşsizlik Fonu’ndan ödeyecek.

    - Sermayedar, yeni aldığı her 18-29 yaş arasındaki erkek ve 18 yaş üstü kadın işçi için İşsizlik Fonu’ndan teşvik alacak. Buna karşın 29 yaş üstü erkekler bu teşvikten yararlanabilmeleri için işten çıkarılabilecek.

    - On binlerce belediye ve il özel idaresi işçisi, Milli Eğitim veya Emniyet’in taşra teşkilatına sürgün gidecek. Burada 5 gün içinde işe başlamazsa işini kaybedecek. Belediyelerde onların yerine taşeronluk artacak.

    - Kısmi süreli çalışanlar her ay çalışmadığı sürenin sigortasını kendi cebinden ödemezse emekli olamayacak, sağlık sigortasından faydalanamayacak.

    - Turizmde çalışma saatleri artacak, hak gaspı olacak.

    - Engelliler çalışma yaşamından tecrit edilecek. ??!!!


    hurhaber

  10. #30
    Fırtına
    Guest
    Sponsor Bağlantılar


    Alıntı Erdem Uygar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kadrosuz ve güvencesiz çalıştırmanın meşrulaşması, yaygınlaşması...
    Bu gün bir haber izledim. Patlamada ölenlerin çoğu kayıt dışı çalıştırılıyormuş...


    Kayıt dışı ölüm!


    Davutpaşa’da patlama.. 22 ölü, 115 yaralı.. Tam bir facia, tam bir utanç tablosu..

    Ölenler de, yıkılan binalar da hepsi kayıt dışı..

    Avrupa’nın kültür başkenti olmaya aday İstanbul’un göbeğinde ruhsatsız ve hasarlı binada kayıt dışı faaliyette bulunan ve birçoğu asgari ücret dahi almayan ve herhangi bir sosyal güvenlikten yoksun olarak çalışan gencecik insanlar, kızlarımız ve çocuklarımız.. 21. yüzyıl Türkiye’sinden 19. yüzyıl sefalet görüntüleri, yangın ve patlama rezaleti, üstelik Türkiye’nin kaymak tabakası illerinden birisi İstanbul’da.. Anadolu’da ve diğer bölgelerde çalışma hayatında neler olabildiğini hayal bile etmek istemiyoruz.

    Yine çok karamsarsınız diyen sevgili okuyucularıma isterseniz biraz da devletin resmi verilerinden bahsedelim. Başka bir ifadeyle; biraz sonra açıklayacağımız rakamlar, topluma kötümserlik aşılamak isteyen bir akademisyenin değil, devletin resmi kaynaklarının açıklamalarıdır. Şimdi sıkı durun; Türkiye’de iki çalışandan biri kayıt dışı.. TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre; toplam sayısı 22 milyon 750 bine ulaşan çalışanların 10 milyon 662 bininin herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kaydı bulunmamaktadır. Ücretli olarak çalışan toplam 11 milyon 683 bin kişiden %21,4 oranındaki 2 milyon 498 bini kayıt dışı çalışmaktadır. Toplam sayıları 1 milyon 733 bin olan hizmet sektöründeki yevmiyelilerin ise %90,2 oranındaki 1 milyon 564 bini kayıt dışı olarak çalışıyor. Bitmedi, kendi hesabına çalışan 4milyon 851 bin kişiden de %65,4 oranındaki 3 milyon 174 bininin de sosyal güvenlik kaydı bulunmuyor. Tarım kesiminde 3 milyon 154 bin kişinin kayıt dışı ücretsiz aile işçisi statüsünde çalıştığı bilinmekte, kayıt dışılığın sektörel dağılımında ise; kayıt dışılık oranı tarımda %87,6; diğer sektörler ortalamasında %32,7 düzeyinde bulunuyor. Diğer taraftan; işveren olarak faaliyet gösteren 1 milyon 330 bin kişiden % 29,5 oranındaki 393 bininin de kaydı yok. OECD verilerine göre ise; Türkiye’de, 15–29 yaş grubundaki genç kızların % 35’i çalışma hayatı dışında ve atıl kapasitede; genel değerlendirmede ise, yine aynı yaş grubundaki 6,5 milyon genç, eğitim ve çalışma hayatına katılamıyor, çalışma hayatı dışında kalan kızların üçte ikisi ev kızı statüsünde bulunuyor. Dolayısıyla kayıt dışı sektörün en çok beslendiği gruplar kadınlar, genç işsizler ve çocuklar..

    Patlamada ölen daha çocuk yaşında olup, çalışma çağı dışında tanımlanan ve kayıtdışı hesaplarında ihmal edilen ve maalesef Türkiye’de çok yaygın kullanımı olan “çocuk işçilik” de hesaba katıldığında-ki bu oran ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) verilerine göre Türkiye’de 2 milyondur- Türkiye’de kayıt dışılığın, geldiği noktanın ve başımızdaki felaketin büyüklüğünü daha iyi görebiliyoruz.

    Hayatın çok ucuz olduğu ve hesabının sorulamadığı bu ülkede ruhsatsız binaları denetlemek ve kapatmakla yükümlü belediyenin “Bu tür çalışan yerleri vatandaş ihbar etmezse, biz nereden bilelim” şeklinde yaptığı açıklama oldukça vahimdir. Böyle bir açıklamanın Avrupa, Amerika ve Japonya’da yapılabileceğini düşünebiliyor musunuz? Anadolu’da bu gibi durumlarda buyurun buradan yakın derler.. Devleti temsil eden seçilmişlerin faturayı yine vatandaşa çıkarması oldukça trajikomik bir durumdur. Ya % 52’si kayıt dışı olan ve hatta kayıt içindekilerin bile birçoğunun kayıt dışılıktan beslendiği bir sömürü düzeninin değiştirme konusunda yıllarca hiçbir şey yapmayanlar onlar da sorumlu değil mi? Memleketin diğer tüm sorunlarını bir kenara bırakarak, enerji ve zamanlarını saç, baş ve çene düzlemine indirgeyenler ya onlar, bu kayıt dışı ölümlere kayıtsız kalanlar, bu sorumsuzluktan sorumlu değiller mi?

    Şimdi soruyorum; Bu ülkede türban mı yoksa türbanlı bir kızın yaşama hakkı mı daha değerli?


    subconturkey.com

 

 

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Kök hücre ile ilgili bir kaç haber
    By Mehmet Yalçın in forum Kök Hücre / Genetik Bilimi
    Cevaplar: 26
    Son Mesaj: 08-09-2011, 13:19:23
  2. Engelliler ’torba yasaya’ karşı
    By Fırtına in forum Basında Engelliler
    Cevaplar: 38
    Son Mesaj: 01-03-2011, 16:30:04
  3. Bakanlıktan özürlülerle ilgili yalanlama
    By Fırtına in forum Basında Engelliler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25-12-2010, 23:54:04
  4. Laf Olsun Torba Dolsun
    By DÜŞ GEZGİNİ in forum Engelsiz Geyik
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 21-12-2010, 14:51:44
  5. 2022 yönetmeliği ile ilgili SGK duyurusu
    By Fırtına in forum 2022 Maaşı ve Vakıf Aylıkları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-12-2010, 02:30:26

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
© 2010 - 2014 Engelliler.gen.tr. Her Hakkı Saklıdır. 5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. İçerikle ilgili şikayetlerinizi admin[@]engelliler.gen.tr e-posta adresinine iletiniz.