Engelli, yaralanma ya da fiziksel veya zihinsel bir rahatsızlık nedeniyle bazı hareketleri, duyuları veya işlevleri kısıtlanan kişi. Engeller doğuştan gelebilir veya sonradan geçirilen hastalıklar veya kazalar sonucu ortaya çıkabilir. Dünya Sağlık Örgütü'nün İşlevsellik, Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması'na göre engelli olma hâli için yeti yitimi terimi kullanılır. Engelliler; vücudun duyusal, işlevsel, zihinsel ve ruhsal farklılıkları öne sürülerek; toplumsal veya yönetimsel tutum ve tercihler sonucu, yaşamın birçok alanında kısıtlama ve engellerle karşılaşabilirler.

Engelli kelimesinin kısaca tanımı böyle yani kısaca halk arasında sakat kelimesinin bir nebze olsun hafifletilmiş hali..

Kelimeler ve anlamları hakkında sizlere uzun uzun yazacak değilim önemli olan kelimenin hayata kattığı anlam ve bu anlamdan doğan tutum ve davranışlar...

Duygu ve düşüncelerimi sözle ifade ederken çok daha başarılıyım ama iş yazıya dökmeye gelince işte klavyenin harfleri şu an beni hangi kelimeye yöneltirse onu yazmaktan kendimi alamıyorum.

İster doğumsal sebeplerle, isterse sağlıklı bir yaşam sürerken sonradan çeşitli sebeplerle yaşamına bir takım kısıtlamalarla devam etmek zorunda kalmış ve yine bu zorunluluktan doğan bir çok yaşamsal destek ve gereksinime ihtiyaç duyan kişiye yani kısaca hayattan az yada çok bir şekilde engellenen kişiye ben engelli kelimesini kullanıyorum. Örnek vermem gerekirse bende ortopedik engelliyim. Engellendiğim bir çok hareket var yaşamsal faaliyetlerimi sürdürebilmem için gerekli olan ama çok da umursamıyorum artık çünkü aslında hiç bir fiziksel kısıtlılığım hayattan zevk almamı engelleyecek kadar güçlü değil, ben engellerimden çok daha güçlüyüm Her şeyden önce düşünen bir beynim çok da parlak olduğuna inandığım bir zeka düzeyim var Biraz kendimi fazla seviyorum ama potansiyelimin farkına varmış olmam bile beni ayrıca mutlu ediyor...

Neyse gelelim sözkonusu bedenen değilde bu dünyada yaşayan, sağlıklı bedenlere sahip ama bir o kadar hastalıklı düşüncelerle toplumu zehirleyen, insanlık değerlerinden yoksun hatta sahip olduğu mesleği ne olursa olsun taşıdığı ünvana rağmen beyninin içindeki düşünceleri engelli olanlar...Onlar için gerçekten üzgünüm insanlık adına büyük bir kayıp...Üstelik sağlam bedenleriyle hiç uyuşmayan sakat fikirleri olan ağır mı ağır gerçek engelliler...İnsan olmanın yaşı, cinsi, ırkı, mezhebi, eğitimi yok ki engellerini nasıl yenecekler? Nasıl olup da engelsizce aramızda dolaşıp engelli düşüncelerini böylesine rahatlıkla, umursamazca etraflarına zehir saçarak yaşamaya devam edebiliyorlar? İnsanlığa hiç bir faydası olmayan örümcek beyinliler sadece ve sadece engelli düşüncelerini ortaya dökmekten öteye aslında zikirlerinde varolan bir kelimeyi fikirlerince ifade ettiklerinde masum, hiç bir yanlış düşüncesi olmadığı halde kendilerine yaklaştırılan sıfatı hiç haketmedikleri halde duyduklarında (okuduklarında) yaşama küsecek kadar üzebiliyorlar??? Bu yeryüzünde düşünce engellilerden daha asalak, daha parazit bir azınlık düşünemiyorum...

Şimdi sizlere sormak istiyorum. Gerçek engelli kim?

a) Bedenen engellenmiş kişiler mi?
b) Engellilerin büyük bir çoğunluğunun ajitasyona sığınarak asalak gibi yaşadıklarını düşünen bir öğretmen mi?