Bu siteye yazanlar ve yazılanları okuyanlar yani benim deyişimle kısaca;

ENGELSİZ YÜREKLER Merhaba,

Bugün günah çıkarmak istiyorum evet kelimenin tam anlamıyla günah çıkarmak çünkü ruhiyeme daha uygun bir deyim bulamadım

Ömrünün ilk 30 yılını engelsizce hatta hayatı, insanları umursamaz bir tavırla gününü gün etmeye adamış bir ömrün ölüm ile hayat arasında olduğu varsayılan o görünmeyen kader çizgisinin ötesine geçemeyişiyle son bulan eski, sağlıklı bir hayata veda.. yeni, yepyeni, bir çok sebepten engellenmiş belki fazlasıyla örselenmiş ama eskisinden çok daha duyarlı, çok daha umursayan farklı bir bakış açısıyla ikinci bir hayata, insanlara sevgiyle, anlayışla kucak açış yılları...

İtiraf etmem gerekirse ki kendi içimde bunu defalarca kendi kendime itiraf ettim zaten ama bir kere de yazıya dökmek istediğimden engelli olmak nedir?, engellenmek nasıl bir şeydir ve hepsinden önemlisi çevrenin yani toplumun engelliye bakışı, yaklaşımı nasıldır? sorularına bırakın yanıt aramayı bu soruları kendime bile sormamıştım ta ki engelli oluncaya kadar..Toplumun içinde varolup da toplumun yoksaydığı adeta görmezden geldiği çoğunluk denilen kesimin duyarsız bir üyesiydim sadece şimdi bakmayın böyle olduğuma bende bir zamanlar herkes gibi engellenmemiştim ki...

Farklı olduğumu farkettiğimde oldukça zor oldu kendi benliğime alışmak.. insanın kendi bedenini kabul etmesi bile bu kadar güçken bir başka engelliyi engelleriyle kabullenmesi, onu olduğu gibi sahiplenmesi, değiştiremeyeceğini bildiği her engeliyle bağrına basması şimdi düşünüyorum da duyarsız birinden tüm bu duyarlılığı bekleyebilmek gecenin karanlığında güneşin doğusunu izleme isteği kadar anlamsız ve saçmaydı...

Artık insanları anlamaya çalışmaktan vazgeçtim çünkü bu mümkün değil artık kabul ediyorum ki hayatımızda karşımıza çıkan kimileri bizlere bir ödül, kimileri bir ceza, kimileri de bir hata olarak gönderildi ve ben hatamın bedelini fazlasıyla ödedim...

Kendimi, kendi engelimle kabul ettiğim günden beri ve tabii ki değiştiremeyeceğim engellenmelerim olduğu gerçeğini de içime sindirdiğim günden beri demek daha doğru olur ben artık böyle mutluyum en azından yapabildiklerim yapabileceklerimin teminatıdır sözüne inanıyorum. Bu kadarını başardıysam daha fazlasını da başarabilirim neden olmasın hayallerim ki beni ayakta tuttuğu sürece yaşamak için gereken enerjiyi kendi içimde kendi farkındalığımla üretebiliyorum

Beni olduğum gibi kabul edenler olsun yaşamımda bundan sonra...Engellerimi kabul etmiş gibi görünüp edemeyenler varsın olmasın hayatımda hiç önemli değil Allah yollarını açık etsin ben bundan böyle yanımda sadece farklı olduğumun farkında olanlarla devam etmek istiyorum yoluma

Herkes kendi dünyasında kendi engelleriyle başbaşa o yüzden kimseye kendimi anlatmak zorunda değilim. Tek isteğim herkes adına en azından yaşadığım il sınırları içinde karşılaştığım engeller başka yaşamları da engellemesin diye çalışmak. Bunu benim yaşadığım olumsuzlukları yeni nesiller yaşamasın diye yapıyorum hemde bir nev-i kendi vicdanımı (ömrünün ilk yarısındaki duyarsız yaşamına olan vicdan azabıyla da diyebiliriz ) rahatlatmak için belki de...

Kimseyle hiç bir konuda alıp veremediğim yok yeter ki hakkım olana el uzatmasın yoksa herkes kendi yaşamının klavuzudur, kendi hayatının kahramanı, kendi yolculuğunun yolcusu...yeter ki bana yol boyunca eşlik ederken yoluma yeni engeller koymasın...

Aslında duygularım oldukça karışık neler söylemek isterken neler yazdım yine ama olsun bazen yazılmamış sözcüklerde gizlidir tüm anlatılmak istenenler ki onları da ancak gönül gözü açık olanlar okuyabilir...

Sevgiyle kalın, dostca kalın farkındalıklarının farkında olan özel ve güzel insanlar...