Bir Delinin Hatıra Defteri, Gogol tarafından kaleme alınan bir eserdir.

Gogol'un 1842 yılında yazdığı 'Bir Delinin Hatıra Defteri', çeşitli tiyatro toplulukları tarafından birçok kez sergilenmiş, tek perdelik, tek kişilik, seyirlik bir oyundur.

Palto, Burun ve Bir Delinin Hatıra Defteri adlı üç bölümden oluşan eser, tiyatro oyunu haline getirildiğinde tek bölümde toplanmış olup, yaklaşık bir saat 30 dakika sürmektedir. Genco Erkal tarafından sahnelenmiş hali, TRT ekranlarında da gösterilmiştir. Erdal Beşikçioğlu tarafından da sahnelenmektedir.

Konusu

Oyun, çevresinde sürekli aşağılanıp alay edilen sıradan bir devlet memurunun platonik aşkı olan burjuva kızının bir asilzadeyi sevdiğini öğrenmesiyle yıkılması ve hedef değiştiren hayallerinin, soylu bir beyzade, kral olmaya yönelmesi ve sonuçta delirerek "İspanya kralı" olmuş bir halde, akıl hastanesine kapatılmasını konu alıyor.





Klasik oyunları izlemek her tiyatrosever için ayrı bir tutkudur. Bu oyunlar usta oyuncularla buluşunca bıraktığı iz yıllar geçse de asla silinmez. Bir Delinin Hatıra Defteri de klasiklerin en başında gelir. Artık bu iz, Erdal Beşikçioğlu’nun yorumuyla ve sıradışı dekoruyla iliklerimize kadar işlenmiş bulunuyor.

Dünya tiyatrosunun en klasik tek kişilik oyunu hangisi diye sorulduğunda, hiç kuşkusuz herkes Bir Delinin Hatıra Defteri cevabını verir. Oyunun konusu evrenseldir, hikaye ve aktarıldığı metin öyle güçlüdür ki, 1842 yılından beri bizi etkisi altına almaya devam eder. Ukrayna asıllı Rus yazar Nikolay Gogol, bu ölümsüz eserinde toplumu ve sınıf farkı denilen anlamsız yapıyı anlatır. Hepimiz aynıyızdır aslında, sadece toplum bizi bir gruba sokar, ona göre çalıştırır ve isteseniz de bir sınıftan öbürüne geçemezsiniz. Bulunduğunuz sınıfa ait en büyük gösterge de kıyafetlerdir. Oysa şu kalıplarımızdan kurtulsak birbirimizden farkımızın olmadığını göreceğiz ama... ‘Ye kürküm ye’ dünyasında yaşamak zordur. Ya durumu kabullenirsiniz ve öylece yaşamaya devam edersiniz ya da değiştirmeye çalışırsınız, o zaman da delirerek yok olursunuz.




Oyun bu temeller üzerine kuruludur ve bu temeli platonik bir aşk hikayesi sağlamlaştırır. Popriçin, genel müdürünün kızına aşıktır ama yok böylesi! Evine kadar takip eder, ona mektuplar yazar, köpeğiyle konuşur, aşkını günlüğüne işler, ofiste onun için bile kalem yontar. Tabi böyle bir aşk da platonik olunca asla dile gelmez, ona itiraf edemez ve en sonunda bir akıl hastanesinde anılarını yazar durur.






Kalp çarpıntılarına hakim olamadığımız Bir Delinin Hatıra Defteri, oyunculuğu, dekoru ve sahne düzeniyle aklınızı başından alacak. Erdal Beşikçioğlu’yla ya da “deliyle deli olmak” için sizi bekliyor. İyi seyirler!