Engelliler.gen.tr Platformu Sitesine Hoşgeldiniz.
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree2Likes
  • 1 Post By gülümse_hayata
  • 1 Post By gülümse_hayata

Konu: Bipolar Duygulanım Bozukluğu

  1. #1
    Editör

    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    12,914
    Blog Entries
    146

    Bipolar Duygulanım Bozukluğu

    Sponsor Bağlantılar


    Bu bozuklukta hastanın duygu durumunun ve etkinlik düzeyinin belirgin derecede bozulduğu, yineleyici nitelikte hastalık dönemleri vardır. Duygudurum ve etkinlik düzeyindeki bozulma iki şekilde olabilir;

    1-Duygu durumda enerji ve etkinliğin artması (mani veya hipomani).

    2-Duygu durumda çökkünlük ile birlikte enerji ve etkinliğin azalması (depresyon).

    Bu hastalığın bir özelliği hastalık nöbetleri arasında genellikle tam iyileşme olmasıdır. Yalnız yineleyici mani nöbetleri geçiren hastaların sayıları oldukça azdır. Bunlar hem mani hem depresyon nöbetleri geçiren hatalara birçok yönden benzedikleri için, bipolar başlığı altında sınıflandırılırlar. Mani nöbetleri genellikle ani başlar ve süresi 2 hafta ile 4-5 ay arasında değişir (ortalama süre 4 aydır). Manik dönemdeki belirtiler şunlardır:

    1-Duygudurumda kişinin içinde bulunduğu duruma uygun olmayan coşku, coşkunluk, taşkınlık.

    2-Enerji artması ve aşırı hareketlilik, saldırganlık.

    3-Çok konuşma.

    4-Uyku süresi ve derinliğinde azalma.

    5-Toplumsal kurallara uyamama.

    6-Dikkatte azalma ve dikkat dağınıklığı.

    7-Özgüven artışı, büyüklük fikirleri, büyüklük sanrıları (kendini başbakan, peygamber, ermiş zannetme).

    8-Renklerin canlı ve güzel olarak görülmesi.

    9-İşitme keskinliğinde artma.

    10-Düşüncesizce para harcama.

    11-Ticari girişimlerde bulunma.

    12-Yeme-içme ve kişisel bakım ihmali.

    13-Sesler duyma, hayaller görme, kokular algılama, ciltte karıncalanmalar veya dokunmalar hissetme şeklinde algı bozuklukları (halusinasyonlar).

    Depresif nöbetler genellikle sinsi başlar ve manik nöbetlere göre daha uzun sürelidir (ortalama süre 6 aydır), yaşlı hastalar dışında genellikle bir yılı geçmez. Depresif dönemdeki belirtiler şunlardır:

    1-Dikkatin azalması ve dikkatini toplayamama (anlama, kavrama, hatırlama güçlükleri).

    2-Benlik saygısında düşüş ve özgüven azalması.

    3-Suçluluk ve değersizlik düşünceleri.

    4-Geleceğe ilişkin karamsarlık ve güvensizlik.

    5-Kendine zarar verme ve intihar düşünceleri ve girişimleri.

    6-Bedensel halsizlik (birçok hasta kansızlık, guatr vs. gibi bir hastalığının olduğunu düşünür).

    7-Uyku bozuklukları (uykuya dalamama, erken uyanma, sık sık uyanma, kabuslar görme).

    8-Cinsel istek kaybı.

    9-İştah azalması veya artması.

    10-Hareketlerde yavaşlama veya sıkıntılı hareketlilik.

    11-İç sıkıntısı, darlık hissi.

    12-Eskiden severek yapılan etkinliklere karşı ilgi azalması.

    13-Sosyal ilişkilerde azalma, içe kapanma.

    14-Ağrı, hazımsızlık, adet düzensizliği gibi bedensel yakınmalar.

    Bipolar affektif bozukluk psikiyatrik hastalıklar içinde genetik geçiş ihtimali en yüksek olan hastalıktır. Ülkemizde akraba evliliklerinin fazla olması nedeniyle Avrupa ve Amerika’dan daha sık görülmektedir. Doğu Karadeniz bölgesinde diğer bölgelere göre daha fazladır. Birçok ünlü sanatçı, politikacı, bilim adamı bipolar affektif bozukluk hastasıdır. Bunlar arasında İngiltere başbakanı Winston Churchill, ABD başkanı Franklin Delano Roosewelt, Alman besteci Robert Schumann sayılabilir. Hastalar manik dönemlerinde girişken, konuşkan, aktif, yaratıcı, başarılıdırlar. Buna karşın depresif dönemlerinde ise tam tersi bir tablo sergilerler. Robert Schumann’ın depresif ve manik dönemlerinde bestelediği iki eseri, hastanın duygu durumunun eserlerine nasıl yansıdığını tipik biçimde göstermektedir.


    Tedavi

    Akut dönemlerde hastane tedavisi gerekebilir. Hasta stabil hale geldikten sonra, uzun süre duygudurum düzenleyici denen ilaçlardan kullanması gerekir. Söz konusu ilaçlar bağımlılık yapmazlar. Belli aralıklarla, kan ilaç düzeylerinin saptanmasına yönelik laboratuar tetkikleri yapılmalıdır. Hasta ve yakınlarının bilgilendirilmesi yinelemelerin önlenmesi açısından önemlidir.

    kaurpsikiyatri

    mavibalina2012 likes this.

  2. #2
    Editör

    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    12,914
    Blog Entries
    146

    Bipolar Bozukluk (Manik Depresif Bozukluk) Nedir?

    Sponsor Bağlantılar


    Hepimizin hayatında iniş-çıkışları, iyi hissettiği günleri, kötü hissettiği günleri vardır. Fakat bipolar bozukluğa sahipseniz, bu iniş - çıkışlar çok keskindir. Bipolar bozukluk semptomları iş ve okul performansınızı düşürür, ilişkilerinize zarar verir ve günlük yaşamınızı engeller. Bipolar bozukluk tedavi edilebilir olmasına rağmen, birçok kişi belirtileri fark etmemekte ve gerekli yardımı almamaktadır. Bipolar bozukluk tedavi edilmezse kötüleşen bir rahatsızlık olduğundan bu bozukluğu ve belirtilerinin ne olduğunu bilmek oldukça önemlidir. Problemi fark etmek, kontrol altına almanın ilk adımıdır.

    Bipolar Bozukluk Nedir?
    Bipolar bozukluk (aynı zamanda manik-depresif bozukluk olarak da isimlendirilir) mani dönemlerinde aşırı çoşkunluk ve depresyon dönemlerinde aşırı çökkünlük şeklinde kendini gösteren ve duygu hali, enerji, düşünce ve davranışlarda ciddi dalgalanmalara neden olan bir rahatsızlıktır. Bipolar bozuklukta görülen bu dalgalanmalar, duygu halinde olan sıradan ve geçici değişikliklerden ibaret değildir; haftalar ya da aylar boyunca aralıksız süren aşırı coşkunluk ve aşırı çökkünlük durumları söz konusudur ve kişinin işlevselliğine zarar verecek şekilde şiddetlidir.
    Manik dönemde kişi aniden işini bırakabilir, kredi kartını düşüncesizce kullanabilir, hayatıyla ilgili ani ve radikal kararlar alabilir. Bu dönemde günde birkaç saat uyusa bile kişi dinlenmiş ve enerjik hisseder, çevresindekilere karşı öfkeli tutum ve davranışlar içine girer, kendine güveni abartılı biçimde artar. Depresif dönemde aynı kişi yataktan kalkamayacak kadar yorgun hisseder, kendine güveni son derece azalır, umutsuzdur ve öfkesi kendisine döner.
    Bipolar bozukluğun ilk manik ya da depresif dönemi genellikle gençlikte ya da erken yetişkinlik döneminde görülmektedir. Kişinin gösterdiği belirtiler başka psikiyatrik belirtilerle karıştırılabildiğinden, manik dönemdeki belirtiler gözden kaçabildiğinden ve manik dönemde kişinin kendine güveni aşırı yüksek olduğundan kişi bu hastalığa sahip olduğu halde farkında olmayabilir ve teşhis konamayabilir. Aşırı çökkünlük durumunu aşırı enerjik hissetme ve kendine güven takip ettiğinde kişi bu durumu iyileştiği şeklinde yorumlar ve genellikle kendisi tedavi arayışına girmez.

    Bipolar Bozukluğun Belirtileri
    Bipolar bozukluk birçok kişide farklı şekilde görülebilir. Semptomların ne olduğu, sıklığı ve şiddeti kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir. Bazı kişiler mani ya da depresyon dönemlerinde daha fazla kalmaya meyilliyken, bazıları iki dönemi de eşit sıklıkta ve yoğunlukta yaşayabilir. Bazıları sık aralılarla ve/veya uzun dönemler boyunca depresyon ve mani dönemleri arasında gelgit yaşarken bazıları yaşamları boyunca bu durumu sadece birkaç kez yaşar.

    Bipolar Bozuklukta Duygu Durum Halleri

    Bipolar bozuklukta farklı kişilerde farklı şekillerde kendini gösteren 4 tür duygu durum hali vardır; mani, hipomani, depresyon ve karma dönem. Her birinin kendine özgü semptomları yani belirtileri mevcuttur.

    Mani Belirtileri
    Manik dönemde yüksek enerji, yaratıcılık ve aşırı neşelilik hali yaygındır. Manik dönemdeki kişiler çok konuşur, az uyur ve aşırı hareketlidir. Ayrıca kendilerini çok güçlü ve yenilmez hissedebilirler.
    Manik dönem, başlangıcında kişiye kendini iyi hissettirse de büyük çoğunlukla kontrolden çıkar. Mani dönemindeki kişi umursamazca hareket eder ve gerçekdışı beklentilere girer; örneğin birikimleriyle kumar oynar, uygunsuz cinsel aktivitelere girer ya da mantıksız iş yatırımlarına girer. Çevresindekiler bu davranışları ve beklentileri doğal olarak hoş görmeyeceklerinden ve benimsemeyeceklerinden agresifleşirler, kavga çıkarırlar ve kendisini onaylamayanları suçlarlar. Bazı kişilerde gerçekdışı beklentiler ve hayaller öyle aşırı olabilir ki sanrılar bile başlayabilir.
    Maninin genel belirtileri şunlardır;
    - Olağandışı şekilde iyimser ve mutlu ya da aşırı boyutta sinirli ve düşmanca duygular hissetme
    - Yetenek ve gücü hakkında gerçek dışı, abartılmış inanışlar
    - Benlik saygısında abartılı bir biçimde artma ya da büyüklük düşünceleri (kimsenin yapamayacağı işleri yapacak şekilde güçlü, herkesten daha üstün ve yetenekli olduğunu hissetme)
    - Az uyuma fakat aşırı derecede enerjik hissetme (Günlerce sabahlara dek uyumama, sürekli bir şeyler yapmaya çalışma; yazılar yazma, telefon görüşmeleri yapma, işyerlerini, tanıdıkları, bütün şehri dolaşma gibi)
    - Cinsel istek ve eylemlerde bir artış yaşama; düşüncesizce cinsel girişimlerde bulunma şeklinde davranışlar gösterme
    - Sıklıkla öfke ve olaylar karşında başkalarını suçlayarak tepki gösterme
    - Başkalarının takip edemeyeceği kadar hızlı konuşma
    - Bir düşünceden diğerine hızlı atlamalar
    - Konsantre olamama, aşırı dikkat dağınıklığı; dikkati belli bir noktada toplayamama ve dikkatin bir uyarandan diğerine kolaylıkla kayması
    - Zayıf muhakeme, düşünmeden hareket etme
    - Sonuçlarını düşünmeden hareket etme
    - Sanrı ve halüsinasyonlar (ağır vakalarda)



    Hipomani Belirtileri
    Hipomani, maninin daha az şiddetli şeklidir. Hipomani dönemindeki kişiler enerjik, üretken, mutlu hissederler fakat aynı zamanda günlük yaşamlarını sürdürürler ve gerçeklikle bağlarını koparmazlar. Hipomani halinin normal dışı olma durumu, kişinin kendisi tarafından ve çevresindekilerce fark edilmeyebilir ancak bu hal genellikle ilişkilerini, kariyerini ve itibarını bozan kötü kararlarla sonuçlanır. Hipomaniyi çoğunlukla manik ya da depresif dönem takip eder.

    Bipolar Bozuklukta Yaşanan Depresyon Belirtileri
    Geçmişte bipolar bozukluktaki depresyon dönemi normal depresyon olarak görülüyordu. Yapılan araştırmalar sonucunda aralarında özellikle uygulanması gereken tedaviler açısından ayırıcı farklılıklar olduğu görülmüştür. Bipolar depresyondaki kişilere çoğunlukla anti-depresanlar yardımcı olmamaktadır. Hatta anti-depresanların mani ya da hipomaniyi tetikleyerek, duygudurumda hızlı döngülere yol açarak ya da diğer duygudurum dengeleyici ilaçları etkileyerek bipolar bozukluğu kötüleştirme riskleri olduğu fark edilmiştir.
    Birçok benzerliğe rağmen belirli semptomlar, bipolar bozukluktaki depresyon döneminde normal depresyon ile karşılaştırıldığında daha yoğun görülmektedir. Örneğin, bipolar bozukluktaki depresyonda hırçınlık, suçluluk, önceden kestirilemeyen duygudurum değişiklikleri ve yerinde duramama belirtilerine daha fazla rastlanır. Bipolar bozukluğa sahip kişilerde gerçeklikle bağın koptuğu psikotik depresyon gelişebilir.

    Karma Dönem Belirtileri
    Bipolar bozukluk, hem mani ya da hipomani, hem de depresyon semptomlarının beraber görüldüğü ve ‘karma dönem’ (mixed episode) denilen şekilde de kendini gösterebilir. Bu türde, depresyonla birlikte ajitasyon, asabiyet, anksiyete, uyuyamama, dikkat dağınıklığı ve düşünce uçuşması da görülür. Yüksek enerji ve olumsuz duygu beraber seyrettiği karma dönemde intihar riski yüksektir. Karma dönem şeklinde yaşanan bipolar bozukluk, bir kişide, mani ya da depresyon dönemlerinden sonra ortaya çıkabildiği gibi, mani veya depresyon belirtilerinin birbirleri ardından geldiği klasik bipolar bozukluk tablosu olmadan da kendini gösterebilir.

    Bipolar Bozukluğun Farklı Tipleri

    Bipolar Bozukluk I (manik ya da karma dönem) - Rahatsızlığın klasik manik depresif formuna en az bir manik dönem ya da karma dönem eşlik eder. Her zaman olmasa da genellikle en az bir depresyon dönem içerir.
    Bipolar Bozukluk II (hipomani ya da depresyon) - Kişi tam gelişmiş manik dönemler geçirmez. Bunun yerine rahatsızlık, hipomani ve ağır depresyon dönemleri içerir.
    Siklotimi (hipomani ve hafif depresyon) – Siklotimi, bipolar bozukluğun hafif formudur. Döngüsel duygudurum değişiklikleri içerir. Fakat belirtiler tam gelişmiş mani ya da depresyondan daha hafiftir.

    Bipolar Bozukluk Hakkındaki Yanlış Varsayımlar
    Bipolar Bozukluğa sahip kişiler iyileşemez ya da normal bir yaşam süremez
    Bipolar bozukluk tedavi edilmezse kişinin hayatını son derece zorlar. Bipolar bozukluğa sahip birçok kişi uygun tedavi yapıldığında herhangi bir psikolojik sıkıntısı olmayan bir kimse gibi başarılı bir kariyere, mutlu aile yaşamına ve doyurucu ilişkilere sahip olmaktadır.

    Bipolar bozukluğa sahip kişiler manik ve depresif dönemler arasında sürekli gelgit yaşarlar
    Bipolar bozukluğa sahip bazı kişiler aşırı manik ve depresif dönemler arasında gidip gelseler de, çoğunlukla depresif dönemler manik dönemlerden daha çok yaşanır. Mani dönemi anlaşılamayacak kadar yumuşak bir süreç şeklinde olabilir. Bipolar bozukluğa sahip kişiler depresyon ve mani semptomlarının görülmediği uzun dönemler de geçirebilir.

    Bipolar bozukluk sadece kişinin duygu halini etkiler
    Bipolar bozukluk kişinin enerji düzeyini, özgüvenini, konsantrasyonunu, muhakeme becerisini, belleğini, cinsel enerjisini, iştahını ve uyku düzenini de etkiler. Ek olarak bipolar bozukluk, kaygı bozukluğu, madde kötüye kullanımı ve şeker, kalp, migren yüksek kan basıncı gibi rahatsızlıklarla beraber de görülebilir.

    İlaç almaktan başka bipolar bozukluğu kontrol altında tutabileceğiniz bir şey yoktur
    Bipolar bozukluğun tedavisinde ilaç temel olsa da psikoterapi ve kişinin kendi kendine yardım etmesi ile ilgili destekleyici yaklaşımlar da oldukça önemli rol oynar. Düzenli egzersiz yaparak, yeterli ve kaliteli uyuyarak, düzgün ve düzenli beslenerek, kontrol edilebilecek stres kaynaklarını azaltarak ve destekleyici ve iyi hissettiren kişilerle birlikte olarak bipolar bozukluğun belirtilerinin kontrol altında tutulmasını sağlamak mümkündür. Ancak ilaç ve psikoterapi bu sorunu yaşayan kişiler için temel yöntemlerdir.

    Bipolar Bozukluğun Tedavisi
    Bipolar bozukluk belirtileri kişinin kendisi ya da çevresindekiler tarafından fark edildiğinde zaman geçirmeden profesyonel yardım almak gereklidir. Tedavi edilmemiş bipolar bozuklukla yaşamak, kişinin ruhsal sağlığının giderek bozulmasına yol açmakla kalmaz aile hayatını, iş yaşamını, insanlarla ilişkilerini ciddi biçimde bozar. Bu rahatsızlık mümkün olduğunca erken dönemde teşhis edildiğinde tedavi daha hızlı ve etkili olmaktadır. Uygun tedavi yaklaşımı ile bu sorunların giderilmesi ve normal bir yaşam sürdürülmesi tamamen mümkündür.

    Manik dönemdeki olumlu hislerin tedavi arayışına engel olmaması son derece önemlidir. Bu enerji ve mutluluk halinin ciddi bedelleri olduğu unutulmamalıdır. Mani ve hipomani genellikle yıkıcı hale dönüşmekte, kişinin kendisine ve çevrendeki insanlara zarar vermesine yol açmaktadır.
    Kişi bu rahatsızlığın depresyon döneminde iken tedavi arayışına girmişse normal depresyonla karıştırılabilmekte ve yanlış teşhisler konabilmektedir. Bipolar bozukluğun tedavisi, depresyona göre farklı bir seyir gerektirir; ilaç tedavisi ve psikoterapi süreçleri bipolar bozuklukta normal depresyondan oldukça farklıdır.

    Bipolar bozukluk uzun dönemli tedavi gerektirmektedir. Bipolar bozukluk kronik, tekrarlayan bir rahatsızlık olduğundan kişi kendisini iyi hissettiğinde dahi tedaviye devam edilmelidir. Bu bozukluğa sahip birçok kişinin mani ve depresyon dönemlerini önlemek ve belirtiler olmadan yaşamak için ilaç kullanması gerekmektedir.

    Tedavide ilaçtan fazlası gerekir. Bipolar bozukluğun semptomlarını tamamen kontrol altına almak için sadece ilaç tedavisi yeterli olmaz. Bu bozukluğun en etkili tedavi stratejisi ilaç tedavisi ve psikoterapinin beraber yürütülmesidir. Ayrıca yaşam stili değişikleri ve sosyal destek ağının daha nitelikli hale dönüştürülmesi bu rahatsızlığın tedavisinde oldukça önemli hususlardır.

    Bu rahatsızlıkta deneyimli olan bir psikiyatrist ve psikoterapist ile tedavi yürütülmelidir. Bipolar bozukluğun tedavisi diğer psikiyatrik rahatsızlıklarla karşılaştırıldığında daha karmaşık ve zordur. Ancak, deneyimli uzmanlar ve uygun tedavi prosedürü ile bu zorluk ortadan kalkar. İlaç kullanımının yakın takibe alınması ve bu rahatsızlığa uygun psikoterapi çalışmasının yapılması gerekir.
    Bipolar bozuklukta genetik faktör de söz konusu olabildiği gibi, bipolar bozukluğa sahip insanların büyük çoğunluğunda geçmişte yaşadıkları ağır travmalar en çok dikkatimizi çeken belirleyicidir. Hastalığın tekrarlamaması için bu travmaların etkilerinin psikoterapide travma çalışması yapılarak giderilmesi gerekmektedir. EMDR yöntemi bu konuda oldukça başarılı sonuçlar almamızı sağlamaktadır.

    Bipolar Bozukluğun tedavisinde karşılaştığımız en büyük sorun bu hastalığa sahip kişilerin tedavi arayışına girme eğiliminde olmamalarıdır. İyi hissettikleri manik dönemde aşırı kendine güven durumu söz konusu olduğundan iyileştiklerini zannederler. Halbuki bu hal hem abartılıdır hem de geçicidir. Genellikle birkaç mani-depresyon dönemine girip çıkıldıktan sonra ve ne yazık ki bir çok sıkıntı yaşanmış olduktan sonra tedavi arayışına girilir.
    mavibalina2012 likes this.

 

 

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Beslenme bozukluğu en çok çocukları etkiliyor
    By gülümse_hayata in forum Çocuğum ve Ben
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16-02-2011, 19:21:37
  2. Çocuklarda İşitme Bozukluğu
    By gülümse_hayata in forum Çocuğum ve Ben
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15-02-2011, 23:59:25
  3. Görme bozukluğu tedavisinde i-LASIK
    By gülümse_hayata in forum Sağlık Hakkında Genel Bilgiler - Soru / Cevap
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-02-2011, 19:18:01
  4. Mani bipolar bozukluk
    By gülümse_hayata in forum Otizm, Down Sendromu ve Zihinsel Engellilik
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25-12-2010, 13:07:47
  5. Konuşma bozukluğu: Kekemelik
    By Sağlık Teknikeri in forum Sağlık Hakkında Genel Bilgiler - Soru / Cevap
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19-06-2010, 10:59:06

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
© 2010 - 2014 Engelliler.gen.tr. Her Hakkı Saklıdır. 5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. İçerikle ilgili şikayetlerinizi admin[@]engelliler.gen.tr e-posta adresinine iletiniz.