Engelliler.gen.tr Platformu Sitesine Hoşgeldiniz.
Toplam 4 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 4 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Buerger (Budama) Hastalığı Nedir?

  1. #1
    Editör

    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    12,910
    Blog Entries
    146

    Buerger (Budama) Hastalığı Nedir?

    Sponsor Bağlantılar




    Tromboangiitis obliterans (Buerger hastalığı) en çok kol ve bacaklardaki küçük ve orta çaplı arterleri, venleri ve sinirleri etkileyen nonaterosklerotik segmental enflamatuar bir hastalıktır.

    Tromboangiitis obliteranslı bir hasta ilk olarak 1879 yılında Von Winiwarter tarafından tanımlanmıştır. Bundan 29 yıl sonra Leo Buerger ampute edilmiş 11 ekstremitede patolojik bulguların kesin ve ayrıntılı tarifini yapmıştır.

    Tromboangiitis obliterans bazı önemli yönleriyle diğer vaskülit formlarından ayrılır.

    Patolojik olarak, ileri derecede sellüler ve enflamatuar bir trombus vardır. Damar duvarı nispeten korunmuştur.

    Bu hastalarda sedimentasyon, CRP, serolojik test-ler (immüne kompleksler, kompleman, kriyoglobu-lin) ve otoantikorlar (antinükleer antikorlar, roma-toid faktör) normal veya negatifken arteriyel intimada immun reaksiyon varlığı gösterilmiştir. Arter duvarındaki kollajen I ve III e karşı artmış hücresel duyarlılığı, normal ve arteriosklerozisli insanlardan ayırıcı tanıda kullanılabilir. Eichhorn ve arkadaşları Buerger in aktif evresinde 7 hastada, serum anti-endotel antikorlarında artma (ortalama 1857 U, nor-mal 30 kişide 126ü, remisyonda olanlarda 461 U.) göstermişlerdir.

    Bu hastaların (klinik olarak) hastalıksız gibi duran ekstremitelerine, "Sodium nitroprusside" gibi endotele bağımlı olmadan vazodilatör etki yapan ajanlara verildiğinde vazorelaksasyon normal olmasına rağmen (endotele bağımlı) etkili "Acetyl-Choline" intra arteriyel verildiğinde; "Pletysmog-raphy" ile ölçülen relaksasyon normale göre düşük olmakta, yapılan arteriografik incelemede, küçük arterlerde multipl tıkanmalar olduğu, özellikle proksimal arterler normal görünürken, brakial arter distalinde, infrapopliteal arterlerde, hastalıklı olanla-rın normallerin arasına serpiştirilmiş gibi olduğu görülebilmektedir. Klinik seyrinde ayak ve bacakta "Flebitis migrans" tablosu tipiktir, patolojilerinde akut fazlarında çok hücreli inflamatuar trombüsler vardır. Kronikleştikçe trombüsler organize olur ve duvarda fibrozis gelişir. Ancak internal elastik lamina pek çoğunda korunmuştur. Bu özellikler arteriosklerozis veya vaskülitislerden ayırmada faydalıdır.

    Allen testi yapılması genç tiryakilerde, ellerdeki dolaşımı aydınlatır ve ayaklarda trofik değişikliklerin başlangıcında bile bu test sonucu anormaldir. Teş-his: flebitis migrans olması, ellerde de benzeri tutu-lum, istirahat ağrısı, sigara tiryakiliği, yaşın < 45 olu-şu, gangren veya iskemi belirtileri, oto immün has-talık olmayışı, diabetes mellitus olmayışı, emboli nedeni olmayışı, arteriografik bulgular ve nadiren biyopsi ile yapılabilir.

    Hastalığın erken dönemlerinde belirti ve bulguları silik olup, sıklıkla ayakta başlayan parmak yaraları, solukluk ve soğukluk, uyuşukluk, karıncalanma ve yanma tarzında şikayetler görülür.

    Hastalık ilerledikçe, yürüme ile artan istirahatle azalan bacak ağrıları yerleşir. Hasta uzun süreli yürüyüşlerde, giderek artan ağrı sebebiyle durmak ve dinlenmek zorunda kalır. Sıklıkla caddelerde, bu durma dönemlerinde vitrinlere bakılarak ağrının geçmesi beklendiğinden, klasik tıp kitaplarına bu durum vitrin belirtisi olarak geçmiştir. İleri dönemlerde ağrı sadece hareketle değil, istirahat dönemlerinde bile hissedilmeye başlar.

    Yine özellikle soğuk su ve hava ile temasta el ve bacaklarda morarma, ayakta şişme ve gangren ileri dönemlerde görülen bulgulardır.

    Hastalığın sigara ile ilgisi kesin olarak gösterilmiş olup, sigarayı bırakmayan hastalar, uzuv kaybına yol açacak sonuçlarla karşı karşıyadır.

    Hastalığın teşhisi için Doppler ultrasonografi ile damarlardaki kan akım seviyesi ve daralma gösterilir, damar içine kontras madde verilerek çekilen filmlerle teşhis kesinleştirilir.

    Tedavide gangren olmadan sigarayı bırakanlar-da, %94 amputasyon gerekmemiş, sigara içenlerde en az %43 amputasyon yapılmış.

    Günde 6 saat süreyle İloprost (prostoglandin analoğu) infüzyonu verilmesi, intraarteriyel "strepto-kinase" 10.000U ile başlayıp, saat başı 5000U veril-mesi nadir endikasyonlarda infra inguinal arteryel By-pass ameliyatı, omental transfer ameliyatları, spinal kord stimülatörleri, vasküler endoteliyal Growth faktör gen tedavileri ile başarılı sonuçlar bildiren raporlar vardır. Sempatektomi ameliyatla-rının, amputasyonları önlemede ve ağrıyı azaltmak-taki rolü yeterince aydınlık değildir.


  2. #2
    Editör

    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    12,910
    Blog Entries
    146

    Budama hastalığının sebebi sigara



    Medical Park Bahçelievler Hastanesi kalp damar cerrahisi uzmanı Doç. Dr. Yusuf Kalko, budama hastalığının en büyük sebebinin sigara olduğunu belirterek, ''İnsanlar sigara içer, parmağında ufacık bir yara çıkar, o yara zaman içinde kangren olur. Sigaradan uzak durulmalı'' dedi.

    Kalko, ''buerger'' hastalığının Türkçe'de ''budama'' hastalığı olarak bildiğini, bu hastalığın tedavisinde damarlara by-pass yapılması şansının çok düşük olduğunu belirterek,''Minimal invaziv damar cerrahi yöntemiyle by-pass uygulanması şansını yüzde 10'a çıkardık. Kangrene giden bacaklarda taktığımız damarın çalışma süresinin hiçbir önemi yok. Önemli olan kangren olan bacağa su yani kan verebilmek'' dedi.

    Bu hastaların uzuvlarını kesmeden bir şansı hak ettiğini belirten Kalko, bacak kesme işleminin hastaların sosyal, aile hayatını etkilediğini, budama hastalığının 20 ile 40 yaşları arasındaki insanlarda görüldüğünü söyledi.

    Kalko, budama hastalığının en büyük sebebinin sigara içmek olduğunu dile getirerek, şunları ifade etti.

    ''İnsanlar sigara içer, parmağında ufacık bir yara çıkar, o yara zaman içinde kangren olur. Sigaradan uzak durulmalı. Bu hastalıkta ayak, bacak, kolu kesmek zorunda kalırsınız. İki ayağı, iki kolu olmayan budama hastaları var. Buradaki ana tedavi sigaradan uzak duracaklar. Sigara dumanı olan yere dahi girmemeleri lazım. Budama hastalığında bizim doktor olarak yapacağımız çok fazla bir şey yok. Ancak budama hastalığında hasta, sigaradan uzak durabilirse, ilaçlarını düzenli kullanırsa, biraz da cerrahi şans verilirse tekrar hayata kazandırılabilir. Doktorların da sadece anjiyoya bakarak, ameliyat kararı vermesi de doğru değil.''

    Oksijen tedavileri gören budama hastalarının bu tedaviden pek bir verim alamayacağını söyleyen Kalko, ''Kupkuru bir tarla var, tarlaya dünyanın en iyi tohumunu ektin, güneşi, gübreyi verdin ama su yok. Su olmadığı için o ot maalesef yeşermez. Bacak damarı tıkalı bir hastaya dünyanın bütün oksijenini de versen, en iyi ilaçları da versen, o bacak kolay kolay iyileşmez. Ayrıca budama hastalığında kök hücre tedavisi de deneniyor ama maalesef daha damar hastalıklarında kök hücre tedavisinde bir başarı elde edilmiş değil. Ancak ileri ki zamanlarda ne olur bilinmez'' diye konuştu.

    Anadolu Ajansı

  3. #3
    Editör

    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    12,910
    Blog Entries
    146

    Buerger hastalığı



    parmaklarımızda hafif morarma veya tırnakta oluşan yara bazen parmağımızın kesilmesine kadar gidebilir.Genellikle bu şikayetleri pek umursamayız ve parmağımızı kaybettiğimizde ise inanamayız.Evet düşünün bir, önce ayak parmağınız kesiliyor ve ilerleyen zamanlar da ayağınız kesiliyor.Bir uzuv yok!...Devam ederek diğer ayak sonra eller ve kol İşte bu sinsi, sonucu korkunç olan hastalık Buerger Kimse bende olmaz demesin!Çünkü sıklıkla sigara içenlerde ve erkeklerde görülmesine rağmen hala nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte ailesel geçiş de mevcuttur.

    Önemsemediğimiz ve bizi yıllarca üzerinde taşıyan ayaklarımız olmasa en azından biri olmasa ne yapardık?

    Hastalık genellikle sigara içen 20-50 yaşları arasındaki erkeklerde görülmektedir. Belirtileri tamamen damar daralması va da tıkanması sonucu gelişen kan dolaşımı yetersizliklerinden kaynaklanmaktadır. Ayaklarda baldırda yürümekle ağrı, kıllarda hafif dökülme,ve hepsinden önemlisi ayak parmaklarımızda üşüme,kramp,morarma başlıca şikayetlerdir.Tırnağımızı keserken oluşan küçük bir yara veya dar ayakkabının sıkması sonucu parmakta oluşan morarma iyileşmekte gecikiyorsa gecikmeden uzmana görünmek gerekir. Malesef bu yaraları iyileştirmek için bir çok merhemler kullanırız ve bunun sonucunda da iltihaplanma da olaya eşlik eder.Gerçek uzmanını bulamayanlar da parmağın kesilmesini kabullenmek zorunda kalırlar.

    Hasta bir uzvunu kaybetmesine rağmen sigarada içmeye devam eder.Oysa ki sigaranın kesilmesi hastalığın ilerlemesini azaltabilir. Oluşan yarayı iyileştirmek,küçük çaplı atardamarların genişlemesini sağlamak için karından yapılan basit ameliyatlar ve düz kas gevşetici ilaçlar gibi çok basit tedavilerle parmak ve ayak kurtarılabilir.Yeter ki parmak yada ayakta ülser ve gangren gelişmeden tedaviye gelinsin.Hastalığa %30 oranında el parmaklarıda katılabilir.Ellerde oluşanlarda tedavi daha başarılıdır.

  4. #4
    Kategori Yöneticisi

    Üyelik tarihi
    Sep 2014
    Bulunduğu yer
    Antalya
    Mesajlar
    157

    Exclamation Önemli.!

    Sponsor Bağlantılar


    Niğde'de yaşayan ve 40 yıl boyunca içtiği sigara nedeniyle 7 parmağını kaybeden Mustafa Çelen'in bacağı, yağ dokusundan elde edilen kök hücre transferi sayesinde kesilmekten kurtarıldı.


    2 Ağustos 2014
    25427980.jpg

    Niğde'de yaşayan sigara tiryakisi 55 yaşındaki Mustafa Çelen, bacağının kesilmekten kurtulma sürecini evinde anlattı. Çocuk yaşta başladığı sigarayı günde 1,5 paket olmak üzere 40 yıl içtiğini belirten Çelen, "burger hastalığı" teşhisi konulduğunda hastalığın ciddiyetini anlayamadığı için sigarayı hemen bırakmadığını söyledi.

    Çelen, 2000 yılında sigara nedeniyle ayak başparmağında morluk oluştuğunu, Ankara'da gittiği doktorun damar tıkanıklığı teşhisi koyduğunu, damarı açtığını ve başparmağını kesilmekten kurtardığını aktardı. Bu olaydan sonra içmeyi bıraktığı sigaraya 2 yıl sonra geri başladığını kaydeden Çelen, sonrasında el ve ayak parmaklarında da morarmalar görüldüğünü ifade etti.

    Sigarayı operasyon yapılırken bırakıp sonra tekrar içtiğini ifade eden Çelen, "14 yılda 6 operasyon geçirdim. El parmaklarımdan üçünün uç kısımları ve ayak parmağımın dördünün tamamı alındı. 14 yılda 7 parmağını kaybettim" dedi. Çelen, gün geçtikçe ağrılarının arttığını ellerinde ve ayaklarında morarmaların devam ettiğini ve doktor doktor gezmeye başladığını anlattı.

    "3 AY İÇERİSİNDE SAĞLIĞIMA KAVUŞTUM"

    Mustafa Çelen, derdine çare bulmak için İstanbul, İzmir, Ankara ve Kayseri'de tedavi olduğunu ancak bir sonuç alamadığını belirterek, şu bilgileri verdi:

    "Dinmeyen ağrılarım vardı. Anjiyo yaptırdık, sonuç alamadık. Sonrasında İstanbul'a gittik, orada ayak parmaklarımı kestiler. Bacağım kesilme aşamasına gelmişti acısına dayanamıyordum, bacağımın kesilmesini istedim. Doç. Dr. Mehmet Veli Karaaltın hoca kök hücre tedavisiyle bacağımın kesilmekten kurtulabileceğini söyledi. Kök hücre tedavisi uygulandı. Karın bölgemden alınan yağ bacağıma enjekte edildi. Yaklaşık 3 ay içerisinde sağlığıma kavuştum. Çok güzel sonuç aldık. Kök hücre tedavisinin ardından ilaç tedavisi ya da ağrı kesici kullanma ihtiyacım kalmadı. Şimdi sadece günlük kan sıvılaştırıcı tablet alıyorum."

    Sigaranın dost değil, sinsi bir düşman olduğunu vurgulayan Çelen, "14 yıldır çektiğim acıyı kimse çekmesin. Sigaraya tövbe olsun. Kimse sigara içmesin. Ben çektim, çektiklerimi de anlatıyorum ki kimse çekmesin. Artık çok rahat yürüyebiliyorum, otomobilimi, traktörümü kullanıyorum. Bahçemin işlerini çok rahat yapabiliyorum, hayata yeniden döndüm. Bütün ızdıraplarım bitti. Benim gibi burger hastalığı nedeniyle uzuvlarını kaybetme riski taşıyanlar kök hücre tedavisini kesinlikle yaptırsınlar" diye konuştu.

    "ÇOK ŞÜKÜR KURTULDUK"

    Mustafa Çelen'in eşi Nebile Çelen ise uzun yıllar ailece çok acı günler yaşadıklarını, eşinin ameliyattan önceki son dönemlerinde ağrılarının dayanılmaz bir hal aldığını söyledi. Yaklaşık 2 sene aralıklarla eşinin parmaklarının kesildiğini belirten Çelen, şunları kaydetti:

    "Yıllardır bu hastalığa çare arıyorduk. Eşim artık ağrılarına dayanamaz hale geldi. Evde emekleyerek hareket ediyordu. Ben hiç iyileşemeyecek diye düşünüyordum. Çok acı çekiyordu o yüzden 'bacağı kesilsin, kurtulsun' istedik. Hastanede tedavi gördüğümüz dönemlerde hemşirelere 'ağrı kesici iğne yapın' demekten utanıyordum artık. Bize kök hücresi tedavisinden bahsettiler, sabırlı olmamızı istediler. Çok şükür kurtulduk. Eşim şimdi her işini kendisi yapıyor. Hem kendinin hem de evimizin bütün ihtiyaçlarını gideriyor. Burger hastalığı olanlara tavsiyem, bacağından, kolundan vazgeçmesin, mutlaka kök hücre tedavisi yaptırsın."

    "TÜRKİYE'DE İLK"

    Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Doç. Dr. Mehmet Veli Karaaltın da yenileyici tıp manasına gelen "rejeneratif tıp"ın 5 yıl içerisinde daha çok kullanılacağını söyledi. Bazı özel veya tedavisi zor olan hastalıklarda bu bilim dalının devreye girdiğini belirten Karaaltın, yenileyici tıbbın, "Doku ya da organların işlevselliğini geri kazandırma amacı ile kullanılan kök hücre araştırmaları ve tedavilerini tanımlamak" için kullanıldığını anlattı.

    Tedavisinde bu yöntemin kullanıldığı burger hastalığı hakkında da bilgi veren Karaaltın, çoğunlukla yetişkin ve orta yaştaki erkeklerde görülen, tedavi edilmediği takdirde tekrar edebilen ve bacak kesilmesine yol açabilen hastalığın sigara içenlerde daha fazla ortaya çıktığını söyledi. Karaaltın, hastalığın ayaklarda yaralara neden olduğunu ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilediğini aktardı.

    Niğdeli Mustafa Çelen'in tedavi amacıyla kendisine ulaştığını anlatan Doç. Dr. Karaaltın, hastayı muayene ettikten sonra bacağı kurtarabileceğine karar verdiğini ifade etti. Hastanın yağ dokusundan ayrıştırdıkları hücreleri belirli bir teknik uygulayarak ayağına naklederek damarlanmayı artırdıklarını kaydeden Karaaltın, "Hücre transferi sayesinde bacak kesilmekten kurtarıldı. Bu Türkiye'de ilk yapılan ameliyatlardan biri" dedi.

    Karaaltın, yağ dokusunun yanı sıra burun mukozasından ve vücudun farklı yerlerinden kolayca sinir hücresi elde edilebildiğini belirterek, yağ dokusundaki hücre sayısının diğer dokulara göre fazla olduğunu söyledi.

 

 

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. İnsomnia (Uykusuzluk) Hastalığı Nedir?
    By ENB ESKİÜYESİ in forum Sağlık Hakkında Genel Bilgiler - Soru / Cevap
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 22-08-2014, 20:56:06
  2. Fibromiyalji Hastalığı nedir?
    By gülümse_hayata in forum Sağlık Diğer
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 14-05-2013, 17:41:11
  3. Meniere Hastalığı nedir?
    By gülümse_hayata in forum Sağlık Diğer
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 10-07-2012, 09:53:17
  4. Kas hastalığı nedir?
    By Fırtına in forum Kas Hastalıkları ( MD) - Cam Kemik (Osteogenesis Imperfecta)
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 04-12-2011, 12:04:23
  5. Crohn Hastalığı Nedir?
    By gülümse_hayata in forum Sağlık Diğer
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25-12-2010, 23:19:56

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
© 2010 - 2014 Engelliler.gen.tr. Her Hakkı Saklıdır. 5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. İçerikle ilgili şikayetlerinizi admin[@]engelliler.gen.tr e-posta adresinine iletiniz.