İnsanlarda Koch basiline bağlı olarak ortaya çıkan bulaşıcı hastalık diğer bir adıyla tüberküloz

VEREMİN NEDENİ
Verem hastalığının en önemli sorunu bulaşmasıdır. Bulaşmanın rolü ilk kez hastalığı laboratuvar hayvanlarına aşılayan Fransız hekimi Villemin tarafından gösterilmiştir. Alman hekimi Koch, 1882 de hastalığa yol açan mikrobu yani Koch basilini buldu. Koch basili laboratuvar incelemesinde özel boyaması sayesinde saptanabilir. Ayrıca özel bir ortamda olan Loewenstein ortamında yada ince patates dilimleri üstünde üretilebilir.

Basil havalı yerde ürer ve tüberkülin adı verilen bir toksit (zehir ) salgılar tüberkülin sayesinde verem alerjisi ortaya konabilir. Verem hastalığı olmayan kişiye tüberkülin şırınga edilnesi hiçbir tepkiye yol açmaz. Buna karşılık daha önce Koch basiliyle temasta bulunmuş bir kişide tüberkülin şırıngası belirgin bir yerel tepkiye neden olur. Öte yandan bir kobaya ilk kez Koch basili şırınga edildiğinde önce yerel bir bozun oluşur daha sonra'da hastalık genelleşerek ciddi boyutlara gelir.

Bununla birlikte ilk şırıngadan sonraki ikinci gün, yeni bir şırınga yapılırsa yerel bir tepki ve doku ölümü oluşmakta ve şırınga edilen mikroplar beden dışına atılmaktadır. Bu olay Koch olayı olarak adlandırılır.

VEREM HASTALIĞI
Basil bedene çoğunlukla solunum yoluyla girer ve bulaşma, hastalıklı kişiler aracılığıyla oluşur. Bulaşma sonrasında hastalık üç dönemde seyreder.

1.İlk dönem: İlk bulaşma olarakda adlandırılan bu dönemde kişi ilk kez basille karşılaşır. Basilin akciğere yerleştiği noktada bir yara oluşur ve lenf bezlerinde büyüme gözlenir. İlk bulaşma birkaç hafta sürer bu dönem hasta tarafından hiç fark edilemedende geçebilir, yada şu belirtilere yol açabilir. Genel durum bozukluğu, ateş röntgen incelemesiylede doğrulanan akciğer hastalığı yada deride morumdu, ağrısız şişliklerin ortaya çıkması ( kızartılı kabarıklıklar ) derinin çizilmesiyle deri renginin değiştiği gözlenir ( deri tepkimesi )

2.İkinci dönem: Aylarca sürer bazı dokulara yerleşen basilin yayılma dönemine denk düşer. Bazen hiç bir hastalık belirtisi ortaya çıkmaz. Bazende seröz zarlar ( zatülcenp, beyin zarı iltihabı, kalp dış zarı iltihabı, eklem iltihabı ) iç organlarda ( karaciğer, böbrek, akciğer, yumurtalık vs..) kemiklerde lenf bezlerinde hastalık gözlenir. Bütün bedeni tutan verem taneciklenme olarak adlandırılır. Hastalık tedavi edilnediği durumlarda ölümle sonuçlanabilir. günümüzde tedavisi çok iyi sonuçlar vermektedir. hastalık bu ikinci döneminde ya tamamen iyileşir yada bir sonraki üçüncü dönemine geçiş yapar.

3. Üçüncü dönem: Basil bir organa yerleşmiştir. Hasta dokularda kazeinleşme ( peynir görünümü alma ) ve bağdokusu artışı gözlenir. Her türlü verem olgusu, verem'e bağlı belirtiler topluluğuyla yani çoğunlukla akşamları yükselen ateş, kalp vuruşlarında hızlanma ( taşikardi ) , terleme, zayıflama ile birlikte seyreder.
Alyuvarların çökelme hızı ( sedimantasyon ) bütün olgularda artmıştır. Koch basilinin aranması ve üretimi olumlu sonuç verir.

AKCİĞER VEREMİ
Akciğer vereminde Koch basili akciğere yerleşir ve olguların %50 sinde hastalık röntgen incelemesinde ortaya çıkar. Röntgen bulguları arasında akciğerin bir bölümü yerel yoğunluk artışı ve saydamsızlık ( çizgili gölgeler, yuvarlak odaklar yada tüberkülomlar ), kovuklar yaygın biçimde zatüreye vereme bağlı solunum yolu ve akciğer iltihabı yada bağ dokusu artışıyla seyreden biçim sayılabilir. k üçük tanecikli ( miliyer ) veremde, akciğer alanlarının tümü taneciklenmelerle kaplıdır. Eskiden hastalık çoğunlukla akciğerde oyuk meydana gelmesiyle sonuçlaqnanb hecmelerle seyrederdi. Günümüzde tıp daki güzel gelişmeler sayesinde iyileşmelerle sonuçlanır.

VEREM'İN DİĞER YERLEŞİM BÖLGELERİ
Verem serumlu- fibrinli bir zatülcenpe yol açabilir. Zatülcenp ilk bulaşmadan hemen sonra birincil enfeksiyon olarak yada akciğer vereminin bir ihtilatı olarak ortaya çıkabilir. Göğüs boşluğundan alınan sıvı örneğinde basil bulunur. Serumlu fibrinli zatülcenp eskiden korkulan bir durum olan irinli zatülcenp e dönüşebilir. Verem'e bağlı beyin zarı iltihabı özellikle çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür. Beyin omurilik sıvısında Koch basili bulunur

kemik-eklem veremi omurga ( pott hastalığı ) kalça eklemi, omuz eklemi , diz eklemi
Böbrek veremi genellikle 30-40 yaşlarında erişkinlerde görülür idrarda koch basili bulunur.

Lenf bezi veremi çoğunlukla boyun bölgesinde ( sıraca hastalığı )
Deri veremi genellikle yüzde görülür ender olarakda vücut da olabilmektedir.

Tedavi
Verem hastalığına psikosomatik hastalıklar grubunda yer verilmektedir. Verem enfeksiyonunnun verem hastalığına dönüşmesi olayında araya yeni bir verem enfeksiyonu ile bulaşma başka bir enfeksiyon hastalığı yada genel durum bozukluğu ( sinir çöküntüsü, zihin yorgunluğu, erinlik, gebelik, alkoliklik, beslenme yetersizliği, sağlık koşulları ) gibi olaylar girmiş olabilir.

Tedavi önceliği koruyucu tedivi yöntemleri alır. Duyarlı kişiler gözetim altında tutulur, daha sonra sırasıyla şu aşamalar uygulanır.
1. Bulaşma odakları ortadan kaldırılır, hastalığı bulaştıran kişiler yalıtılır.
2. Düzenli bir tarama yapılır deri tepkimesiincelemeleri, röntgen incelemeleri yapılır.
3. BCG aşısıyla ( Galmette- Guerin basili zorunlu aşılama) çocuklara hastahane görevlilerine yapılır. BCG aşısı süt çocuklarına ağız yoluyla verilir. Büyüklere ise deri çizilerek yada deri altına şırınga edilerek uygulanır.

Hastalığı ortadan kaldırıcı tıbbi tedavi ve antibiyotiklerle yapılır ve çok etkilidir. Tıbbi tedavinin yanı sıra hastanın sağlık koşulları beslenmer durumu düzeltilir, ve hassta ciddi bir gözetim sürecine sokulur.

Eskilerde yapılan tedavi uygulamaları günümüzde fazla kullanılmamaktadır akciğer zarına hava veremek hasta ciğere çöktürme tedavisi, göğüs onarımı ( trakoplasti ) akciğerin bir lobunu çıkarmak gibi cerrahi girişimler günümüzde çok seyrek hale hatta yok denilecek duruma getirilmiştir.

Eski yıllarda kemik-eklem veremine yakalanan insan hareketsiz kalmak zorundayken günümüzde tedavi metotlarının ilerlemesi ve hasta eklemi dinlendirtmek ile hastalığın seyri bir kaç haftada durdurulmaktadır.