Hepimizin bildiği gibi alkol bir çok kötülüğün ana kaynağı, insanın kendine verdiği zararın yanı sıra birde etrafındakilere verdiği zararlar var.

Bundan en büyük payı yine kadınlarımız almaktadır. Aile içi şiddet olayında alkol faktörünün rolü hiçte azımsanmayacak kadar çoktur. Alkol kullanan eş ne yaptığından birhaber durumda eşine hiç olmadık haksızlıkları yapabilir. Belki özünde kadına şiddet uygulamayan bir erkek dahi olsa, alkolün etkisiyle çok kabalaşıp dayak,küfür, eziyet edebilir. Alkolün etkisinden kurtulduğu zaman yaptıklarına kendi bile inanamaz.

Ülkemizde alkole bağılı olarak eşlerine şiddet uygulayanların sayısı %70 lerde hiçte azımsanamıyacak bir rakam tecavüzler ise %50 gibi bir oranda görülüyor. Bu tablo alkolün insanları nasılda kötü bir hale getirdiğinin çok net bir ispatı değilmidir?

Aile içi kavgaların,eşler arasındaki kopmaların, şiddetin hatta ve hatta boşanmaların'da sebepleri arasında alkol kullanımının büyük rolü vardır.

Alkolün kişiye olduğu kadar ailesine ve topluma nasıl zarar verdiğini anlamak hiçte zor değildir.

Alınan alkol sayesinde tanınmaz hale gelen şahıs eşine ve çocuklarına yaptığı zulumler sonucunda istenmeyen kişi olabilmektedir. Bu duruma şahit olan çocuklar çok kötü psikolojik sorunlar yaşayabilmektedir. Bu durumu örtpas etme işide yine kadına kalarak bir zorluk daha yaşamasına sebep olmaktadır.

Bir taraftan eşi diğer taraftan çocukları arasında git /geller yaşayan kadın yine bir çıkmazda yine bir sorunlar yumağı içindedir.

Her koşul ve konumda alkol alan bir eşe sahip olmak kadın için başlı başına bir sorun ve bir şiddet anlamına gelmektedir.