Engelliler.gen.tr Platformu Sitesine Hoşgeldiniz.
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree1Likes
  • 1 Post By gülümse_hayata

Konu: Hamilelikte beslenmenin önemi

  1. #1
    Üye

    Üyelik tarihi
    Jun 2010
    Mesajlar
    641
    Blog Entries
    19

    Hamilelikte beslenmenin önemi

    Sponsor Bağlantılar


    Hamile kalan bayanların beslenmesi gebeliğin seyrine göre çok önemlidir. Hamile olsun ya da olmasın kişinin sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesinin temelinde doğru ve yeterli beslenme yatar. Hamile kadınlarda beslenme ayrı bir öneme sahiptir. Gelişmekte olan bebeğinizin gereksinimlerini karşılamak ve onun sizin dışınızdaki yaşama yeterli olarak hazırlanmasını sağlamanın dışında rahat ve sorunsuz bir hamilelik ve lohusalık dönemi geçirmek için de doğru beslenmeniz gerekir.

    Ciddi beslenme bozukluğu olan kadınlardan doğan bebeklerin sonraki yaşamlarında problemler yaşadığı bilinmektedir. Hamilelik süreci temel besin kaynakları olan karbonhidrat, protein, yağlar ile vitamin ve mineral gereksinimlerinin arttığı bir dönemdir. Buna bağlı olarak gereksinim duyduğunuz kalori miktarında da bir miktar artış söz konusudur. Ancak bu artış hiçbir zaman aşırı yemenizi gerektirecek kadar değildir. Gebe olan ile olmayan kadınlar arasındaki kalori gereksinimi farkı sadece 300 kaloridir ve bu her öğünde 1-2 kaşık fazla yenilerek karşılanabilecek bir farktır.

    Önemli olan fazla miktarda yemek ve kilo almak değil, gerekli olan maddeleri dengeli ve yeterli miktarda almaktır.

    Zaman zaman hamile kadınların ellerine diet örnekleri verildiğine ve örneğin hergün 3 tane köfte, 2 tane yumurta, 5 bardak süt gibi önerilerde bulunulduğuna tanık oluyoruz. Bu uygulamaların hiçbir bilimsel geçerliliği olmadığı gibi sadece göz boyamaya yöneliktir. Ancak bir beslenme uzmanı tarafından ayarlanmış doğru ve dengeli dietler her durumda gerekli olmamakla birlikte zaman zaman özel şartlarda yararlı olabilir.

    Tekrar belirtmek gerekirse hamilelikte eskilerin deyimi ile iki canlı olduğun için fazla yemelisin sözü doğru değildir. Önemli olan dengeli ve düzenli beslenmektir.

    Gebeliğin erken dönemlerinde bulantı ve kusma sorunu yaşayan ve bu nedenle yeterli şekilde beslenemeyen ve hatta kilo kaybeden anne adaylarına sıklıkla rastlamaktayız. Daha önceden ciddi bir beslenme bozukluğu ve gebeliğin erken dönemlerinde aşırı kilo kaybı yoksa bu durum gelişmekte olan bebek tarafından kolaylıkla tolere edilebilir. Ancak bulantı ve kusmalara bağlı ciddi beslenme bozukluğu yaşayan ve nerdeyse hiçbirşey yiyip içemeyen anne adaylarının hastaneye yatırılarak damar yolu ile beslenmesi gerekli olabilir ancak bu son derece nadir karşılaşılan bir durumdur.

    Öğün sayısı
    Hamilelikte beslenme söz konusu olduğunda ilk planda önerilen günlük öğün sayısında değişikliğe gidilmesidir. Hamile olmayan kişilerde önerilen günde 3 öğünün bu dönemde 5'e çıkarılması yararlıdır. Bu hem erken dönemdeki bulantı ve kusmalar ile baş etmeye yardımcı olur hem de son dönemlerde yaşanan yanma ve şişkinliği azaltır. Üç temel ve iki hatta gerekirse üç ara öğün hamilelikteki uygun öğün şeklidir.

    Fast food
    Fast food olarak tabir edilen diet şekli genel olarak besin değeri fazla olmayan ancak kalorisi yüksek bir tarzıdır. Yüksek oranda yağ ve katkı maddesi içerdiğinden hamilelikte önerilmez.

    Beslenme söz konusu olduğunda gerekli miktar ve kullanılabilecek miktar deyimleri önemlidir. Gerekli miktar normal fonksiyonu sürdürebilmek için alınması gereken en düşük miktarı belirtir. Kullanılabilecek miktar ise ortalama gereksinimin kişilere ve toplumlara uyarlanmış standardize edilmiş miktarlardır.

    Enerji ve Kilo Artışı

    Gebelikte kalori 3 nedenden dolayı gereklidir. Bunlar gebeliğe bağlı yeni dokuların yapımı, bu dokuların idame ettirilmesi ve gebe vücudun hareketi için gerekli olan enerjinin sağlanmasıdır.Gebe bir kadın gebe olmayana göre günde yaklaşık fazladan 300 kaloriye ihtiyaç duyar. Bu da yaklaşık %15'lik bir artış yani 2300 kalori/gün'dür. Günlük kalori gereksinimindeki artış sadece %15 iken bazı maddelerin gereksinimindeki artış 2 katına kadar çıkabilir. Bu durum fazla beslenmenin değil dengeli beslenmenin önemini açıkça ortaya koymaktadır.

    Gebelikteki kalori tüketimi ilk 3 ayda en az düzeydeyken bu dönemden sonra hızlı bir artış gösterir. İkinci 3 ayda bu kaloriler başlıca plasenta ve embryo gelişimini karşılarken son 3 ayda ise temel olarak bebeğin büyümesine harcanır. Normal sağlıklı bir kadında tüm gebelik boyunca önerilen kilo artışı 11-13 kg'dır. Bu 11 kilonun 6 kilosu anneye, 5 kilosu ise bebeğe ve ona ait oluşumlara (plasenta, amniyon sıvısı) aittir.

    Karbonhidratlar
    Vücudun kalori gereksinimi 3 temel enerji kaynağı olan proteinler, yağlar ve karbonhidratlardan sağlanır. Eğer karbonhidratlar yetersiz alınırsa vücudunuz enerji sağlamak için proteinleri ve yağları yakmaya başlar. Böyle bir durumda 2 sonuç ortaya çıkabilir. Birincisi bebeğinizin beyin ve sinir sitemi gelişimini sağlayacak yeterli protein olmaz, ikincisi ise ketonlar ortaya çıkar. Ketonlar yağ metabolizmasının ürünü olan asitlerdir ve bebeğin asit baz dengesini bozarak beyin gelişimini olumsuz yönde etkileyebilirler. Bu nedenle hamilelikte karbonhidrattan fakir diyet önerilmez.

    Pirinç, un, bulgur biri kompleks karbonhidrat kaynakları anne için enerji kaynağı olmanın yanısıra B grup vitaminleri ve çinko, selenyum, krom, magnezyum gibi eser elementleri bol miktarda ihtiva ederler.

    Karbonhidratlar fazla miktarda tüketildiğinde ise bebek açısından ekstra bir yarar sağlamadıkları gibi sadece anne adayının aşırı kilo almasına neden olurlar.

    Protein
    Proteinler hücrelerin temel yapı taşlarıdırlar ve amino asit denilen yapılardan oluşurlar. Doğada toplam 20 çeşit amino asit vardır. Amino asitlerin bir kısmı vücutta diğer maddelerden üretilebilirken esansiyel amino asit adı verilen 8 tanesi vücutta üretilemez ve mutlaka besinler yolu ile dışarıdan alınmaları gerekir. Hayvansal proteinler bu 8 amino asidin tümünü de içerdiğinden komplet proteinler olarak adlandırılırlar ve beslenmede son derece önemlidirler.

    Proteinleri saç telinden tırnağa kadar vücutta bulunan tüm hücrelerin yapı taşı oldukları gibi beyin ve sinir sisteminin gelişimi içinde yaşamsal öneme sahiptirler. Bu nedenle hamile kadınarın günde 60-80 gram protein almaları önemlidir.

    Proteinin ana kaynağı hayvansal gıdalardır. Et, kümes hayvanları ve balık komplet proteinler içerirler. Bunun yanısıra süt ve süt ürünleri de hayvansa protein gereksiniminin karşılanması açısından yeterli olabilir.

    Süt ve süt ürünleri
    Gebe bir kadın güçlü kemikler ve dişler için bebeğe gerekli olan kalsiyum ve diğer elementleri sağlamak maksadıyla en az 1-2 bardak süt içmelidir. D vitamini takviyeli sütler varsa bu çok daha iyi olur.Gaz ve hazımsızlık nedeni ile (laktoz intoleransı) süt içilemeyen durumlarda bunun yerine peynir ya da yoğurt yenebilir. Kalsiyum alımının yetersiz olmasi durumunda dışarıdan verilecek ilaçlar ile destek sağlanabilir.

    Et, balık, kümes hayvanları, yumurta, kurubaklagiller
    Bu gıdalar vitamin ve mineral yanında protein de sağlarlar. Gebe kadında ve bebeğinde doku gelişimi ve yeni doku oluşumu için protein şarttır. Bu tür gıdalardan günde 3 öğün alınmalıdır.Baklagiller öğünün protein değerini arttırmak için peynir, süt ya da etle birlikte alınabilir.

    Yağlar ve tatlılar
    Bu grup gıdalar margarin, tereyağ, şekerlemeler, tatlılar, hafif ,içkiler snack tabir edilen gıdalar, salata sosları, bitkisel yağlar gibi besinleri içerir. Bu türden gıdalar öğünlerde tek başına alınmamalı sadece kalori açığını gidermek için yenmelidir.

    Vitamin ve mineral desteği, demir ve folik asit
    Hamile kadınlara pekçok vitamin ve minerali içeren ilaçları vermek rutin ancak gerekliliği hala daha tartışılan bir uygulamadır. Dengeli ve doğru beslenen hamile bir kadında dışarıdan vitamin desteği şart değildir. En iyisi vitamin ve mineralleri doğal gıdalar ile almaktır. Düzgün beslenildiği taktirde medikal desteğe gerek olmaz. Ancak demir ve folik asit bu durumun istisnasıdır.

    Folik asit bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişimi için kilit öneme sahip olduğundan hamile kalmadan önce alınmaya başlanması gerekir. Gebelikteki artmış demir gereksinimi doğal yollardan karşılanamaz. Bu nedenle özellikle gebeliğin 2. yarısından sonra dışarıdan verilen demir ilaçları ile destek yapılır. Türk toplumunda demir eksikliği anemisi çok sık görüldüğünden gebeliğin başında yapılan kan sayımında anemi saptanması durumunda gebeliğin en başından itibaren desteğe başlanabilir. Gebelikte demir kullanımının bir başka önemi de kansızlık olmasa dahi hem anne adayının hem de bebeğin demir depolarını yeterli şekilde doldurmak için gerekli olmasıdır.

    Su
    Su hamilelikte alınmasına özel önem gösterilmesi gereken belki de en önemli besin maddesidir.

    Tuz
    Geçmişte gebelikde tuz tüketiminin kısıtlanmasının gerektiği düşünülmekteydi. Günümüzde ise bunun gerekli olmadığı normal miktarda gıdalar ile alınan tuzun yeterli olduğu ve kısıtlamaya gidilmemesi gerektiği kabul edilmektedir.Hamile bir kadın günde 2 gram tuz almalıdır. Yetersiz ya da aşırı tuz alımı anne adayının sıvı elektrolit dengesini olumsuz şekilde etkiler

    Vejeteryan diet
    Sakıncalı olmakla birlikte belirli kurallara uyulmak kaydıyla gebelik sırasında vejeteryan diete devam edilebilir.


  2. #2
    Editör

    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    12,912
    Blog Entries
    146

    Gebelikte Beslenme

    Sponsor Bağlantılar


    Gebelik dönemi biz kadınlar için en yaşanılası dönemlerden birisidir. Bir yandan vücudumuzdaki değişikliklere uyum sağlamak, bir yandan doğacak çocuğumuzun sağlık durumunu düşünmek, gebelik boyunca alacağımız kiloları nasıl vereceğimizi düşünmek ve daha birçok sorular sorular sorar dururuz kendimize. Yaşam şekli, sosyo ekonomik duruma, kişilik yapısına göre bu sorular şekil almaktadır. Bu dönem zor olsa da paylaşıldıkça aşılabilecek bir durum olduğu unutulmamalıdır ki bu dönemde eşlere büyük görevler düşmektedir. Yeterince ilgi görmemek, destek görmemek gebelik psikolojisinin bozulmasına neden olmaktadır. Bu yüzden eşler anlayışlı olmalı ve sabır göstermeli. Geçici bir durumdur. Yaşanılan aşkın meyvesi olduğu hatırlanmalıdır.


    Gebelik Öncesi Dönemde Dikkat Edilmesi Gerekenler:

    • Anne ve baba olacak kişiler kan gruplarını doğumdan önce öğrenmelidirler.
    • Gebeliğin zamanlaması doğru yapılmalıdır.
    • Sağlıklı yaşamı olumsuz etkileyen davranışlardan sakınmalıdır.
    • Gebelikten önce var olan hastalıklar tedavi edilmelidir.
    • Gebelikten önce ve gebelik sırasında demir, iyot ve vitaminler içeren yiyeceklere ağırlık verilmelidir.
    • Ailede varsa ( ırsi ) kalıtsal hastalıklarla ilgili araştırma yapılmalıdır.
    • Anne olacak kişinin kızamıkçık hastalığına karşı bağışıklığının olup olmadığı araştırılmalıdır.
    • Gebelikten önce annenin kilosu normal sınırlarda olmalıdır.
    • Bebek bakımı ile ilgili bilgi ( emzirme vb. ) edinilmelidir.

    Gebelikte riskli durumlar;
    •18 yaş altı ve 35 yaş üstü gebelikler
    •Daha önceki gebelik sayısı, çoğul gebelikler arasında geçen süre
    •Kronik hastalıklar
    •İlaç kullanımı
    •Genetik yapı dikkate alınarak tedavi uygulanmalı ve beslenme programı
    Gebeliğinizin hangi döneminde bulunursanız bulunun şu andan itibaren beslenme konusunda atacağınız her olumlu adım mutlaka hem size hem de bebeğinize yararlı olacaktır. Son aylarınızda olsanız bile beslenme konusunda yapacağınız iyileştirmeler en azından doğacak bebeğinizin doğum sonrası ilk altı aylık dönemde ihtiyacı olan demir ve vitamin depolarını oluşturmasını sağlar.

    Gebelik süresince annenin yetersiz ve dengesiz beslenmesi ile bebekte oluşabilecek sorunlar:
    •Zamanından önce, erken doğum (prematüre)
    •Düşük doğum ağırlıklı bebek (doğum ağırlığının 2500gm’ın altında olanlar)
    •Bedensel ve zihinsel gelişimi yetersiz bebek doğumları
    •Ölü doğumlar
    Yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu oluşabilecek bu sorunlar; 18 yaş altında (adölesan gebelerde) ve 35 yaş üstündeki kadınlarda, sık aralıklarla (2 yıldan az) gebe kalan ve çoğul gebeliği (ikiz, üçüz) olan kadınlarda daha fazla görülmektedir.

    GEBELİKTE NEKADAR KİLO ALMALIYIM?

    Gebelik sürecinde uygun ağırlık kazanmak çok önemlidir. Dengeli bir beslenme programı ile düzenli ve dengede kilo artışı gösterebilirsiniz. Bebeğinizi ağırlığı, sizin gebelik boyunca almış olduğunuz kiloya bağlıdır.6 kg altında kilo kazanmak düşük doğum ağırlıklı bebek doğurmanıza neden olabilmektedir.Bebeğin ağırlığının yanı sıra, artan kan hacmi, büyüyen göğüsler, plasenta ve amniyotik sıvı annenin ağırlık artışına katkıda bulunmaktadır. Sağlıklı yetişkin kadınlar için gebelik süresince normal ağırlık kazanımı 10-14 kg ( ayda 1-1,5 kg) arasındadır.
    Gebeliğin başlangıcında şişman olan kadının fazla ağırlık kazanmasına gerek yoktur. Aşırı şişmanlık doğum zorluğuna neden olabilir. Gebelik başlangıcında zayıf olan kadınlarda 14-16 kilo ağırlık kazanılması beklenir.

    Hangi besin kaynakları ne işe yarar?
    Et, yumurta, kuru baklagiller: Beyin, kas, kemik ve dişlerin gelişimi ve kan yapımında görevlidir. Protein ve demir gereksinimini karşılarlar.
    Süt ve süt ürünleri: Kemik, diş gelişimi ve büyüme ile görevlidirler. Protein ve kalsiyum kaynağıdırlar.
    Sebze ve meyveler: Büyüme ve gelişme için vitamin ve mineralleri sağlarlar.
    Tahıllar: Kalori ve B grubu vitaminleri içerdiklerinden büyüme ve gelişmeye için önemlidirler.
    Yağ ve şekerler: Sadece enerji içerirler ve enerji açığını kapatırlar.

    GEBELİKTE BESLENMEDE 20 ALTIN ÖNERİ
    1.Gebelik döneminde beslenmenizi yemek miktarı arttırmadan çeşitli gıdalardan farklı vitamin ve mineral alacak şekilde düzenleyebilirsiniz.
    2.Öğünleriniz sık ve az porsiyonlar halinde olmalıdır. Ne uzun süre aç kalın, ne de yediğinizde tıka basa midenizi doldurun.
    3.Aldığınız gıdaların taze olmasına dikkat edin. Konserve, beklemiş gıdalar ve içinde katkı maddeleri bulunarak saklanan gıdalar yerine taze ve doğal maddeleri tüketmeye özen gösterin.
    4.Yediğiniz gıdalarda “çeşitliliğe” önem verin. Bu şekilde pek çok vitamin ve minerali almanız mümkün olacaktır.
    5.Aşırı yağlı, tatlı, baharatlı ve kalorili gıdalar yerine protein ve karbonhidrattan zengin, yağ oranı düşük besin öğelerine yönelin.
    6.Unutmayın ki önemli olan sizin kilo almanız değil bebeğin içeride yeterli şekilde beslenebilmesidir.
    7.Gebelikte dışarıdan hap olarak alınması gereken iki madde folik asit ve demirdir. Dengeli beslenebilen bir gebede bunlar harici vitamin veya mineral alımı gereksizdir.
    8.Gebeliğin ilk aylarında yapılan “Toxoplasma testleri” sonucunda vücudunuz bu parazitle önceden hiç karşılaşmamışsa bazı önlemleri almanız şarttır. Özellikle kedi ve köpek dışkılarıyla bulaşan bu rahatsızlık gebelik döneminde ortaya çıkarsa bebekte ölümcül veya sakatlıklara yol açan problemlere neden olabilir. Toxoplasma özellikle iyi yıkanmamış sebze ve meyveler ile iyi pişmemiş çiğ etlerden geçer.Toxoplasma ülkemizde özellikle çiğ etlerin yoğun olarak tüketildiği doğu ve güneydoğu Anadolu bölgelerinde sık olarak görülmektedir.
    9.Beslenmede suyu asla ihmal etmeyin. Günde en az 8-10 bardak su için. Yaz aylarında bu miktar 15 bardağa kadar çıkılabilir.
    Özellikle ileri aylarda kabızlık şikayeti varsa bol su içerek, kabuğu ile yenen meyveleri tüketerek, her öğünde sebze ile salataya yer vererek ve yürüyüş yaparak bu sorunun önüne geçebilirsiniz.
    10.Günde 1-2 bardak süt içmeniz gebelikte ortaya çıkan kalsiyum kayıplarını yerine koymak içindir. Süt içemiyorsanız yoğurt veya ayran tüketiniz. Peynir veya çökelek de tüketebilirsiniz. Süt ve süt ürünlerinin pastörize olmasına dikkat edin.
    11.Yemeklerde iyotlu tuz kullanınız. Yüksek tansiyon (hipertansiyon) varsa yemekleri az tuzlu pişirin. Özellikle son aylarda olan ödemlerin azaltılması amacıyla bu dönemlerde tuzu azaltın.
    12.Genelde sabahları yataktan kalkınca başlayan bulantılarda bir dilim peynir, bir iki grissini rahatlık sağlayabilir. Özellikle gebeliğin ilk üç ayında olan bu bulantı ve kusmalardan kendinizi korumak için bu dönemde katı, kuru ve yağsız gıdaları tercih edin. Mutfak kokularından ve ağır parfümlerden uzak durun.
    Bu dönemde tuzlu kraker, patates haşlaması, leblebi ve bisküvi türü gıdaları alarak şikâyetinizle baş edebilirsiniz. Az ve de sık yemeyi unutmayın.

    13.Artan protein ihtiyacınızı; et, tavuk, balık, süt, yumurta, peynir, yoğurt ve baklagillerden( nohut, fasulye, mercimek ) sağlayabilirsiniz.
    14.Artan kalsiyum ihtiyacınız için normal beslenmenize ilaveten her gün 1 bardak
    Süt / yoğurt ya da 2 su bardağı ayran yâda 2-3 kibrit kutusu kadar peynir ya da 2-3 kaşık lor peyniri almanız yeterli olacaktır.
    15.Artan demir ihtiyacınızı et, sakatat, ıspanak, pekmez, kuru meyve gibi gıdalardan karşılayabilirsiniz. Ancak 6 aydan sonra artan demir ihtiyacı sadece beslenme ile karşılanamayacağından ilaveten doktorunuzun uygun gördüğü bir kan hapını da kullanmanız gerekmektedir.
    16.Vitaminleri bol su ile yıkanmış taze sebze ve meyvelerden karşılayabilirsiniz.
    17.Gebelik döneminde sıklıkla karşılaşılan kabızlık problemi için günde en az 8 bardak su içmek ve lifli gıdalarla beslenmek yardımcı olacaktır.
    18.Tuz; tansiyon yükselmesine ve vücudunuzda su tutulmasına neden olacağından mümkün olduğunca az kullanılmalıdır. Şeker, fazla kilo alımına neden olacağından azaltılmalıdır. Taze meyveler yiyerek alacağınız şeker vücudunuz için yeterli olacaktır.
    19.Gebe olduğunuz halde sigara içmeniz, alkol kullanmanız, sigara içilen yerlerde bulunmanız sizin ve bebeğinizin sağlığı açısından önemli sorunlara sebep olabilir.
    20.İçeriğini bilmediğiniz besinleri tüketmekten kaçınınız.

 

 

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Hamilelikte Vücutta Oluşan Değişiklikler
    By Sağlık Teknikeri in forum Hamilelik - Tüp Bebek
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24-09-2010, 19:51:41
  2. Böbreklerin Sağlımız Üzerindeki Önemi
    By Sağlık Teknikeri in forum Sağlık Hakkında Genel Bilgiler - Soru / Cevap
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17-08-2010, 12:52:08
  3. Kas hastalığında egzersiz ve fizyoterapinin önemi
    By ENB ÜYESİ in forum Kas Hastalıkları ( MD) - Cam Kemik (Osteogenesis Imperfecta)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19-05-2010, 21:13:50

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
© 2010 - 2014 Engelliler.gen.tr. Her Hakkı Saklıdır. 5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. İçerikle ilgili şikayetlerinizi admin[@]engelliler.gen.tr e-posta adresinine iletiniz.