Evde kardeş sayılarının az olmasıyla birlikte çocuklar çok fazla televizyon izleyerek vakit geçiriyorlar. İlk etapta anaokulu çocuğun sosyalleşme ihtiyacını karşılıyor. Yaşıtları ile beraber olacağı bir mekân sağlanıyor. Bizim hocamız anaokulları için “modern sokak” derdi.

Morsalkım Çocuk Evi İşletmecisi Psikolog Müzeyyen Çiçek ile okul öncesi eğitim ve anaokullarını konuştuk.

Okul öncesi eğitim kavramı neyi ifade ediyor?

Öncelikle çocukların gelişiminde belli periyotlar vardır. 0–2 yaş çocukta güven duygusunun oluştuğu, anne ile birlikteliğin olması gereken dönemdir. Çocuk 2 yaşına kadar egosentrik denilen dönemi yaşar. Bu dönemde çocuklar ben merkeziyetçi olup her şeyi sahiplenirler. 3 yaş ile birlikte çocuğun sosyalleşmeye geçtiği dönemdir. Bu dönemde çocuk artık tuvalet eğitimini almış olur. Dil gelişimi oluşur. Kendini ifade etmeye başlar. Böylece yaşıtları ile birlikte kolektif oynamaya geçer. Bu yaş ile birlikte çocuğun yaşıtları ile olması gereken bir dönemdir. Önceki zamanlarda bu ihtiyacı çocuklar sokaklarda karşılardı. Günümüzde çocukların oynayabilecekleri alan sıkıntısı olduğundan çocuklar eve mahkûm oluyorlar. Evde de kardeş sayılarının az olmasıyla birlikte çocuklar çok fazla televizyon izleyerek vakit geçiriyorlar. İlk etapta anaokulu çocuğun sosyalleşme ihtiyacını karşılıyor. Yaşıtları ile beraber olacağı bir mekan sağlanıyor. Bizim hocamız anaokulları için “modern sokak” derdi.

Ayrıca çocuklarda son zamanlarda dil gelişimlerinde gecikme söz konusu.. Bunun birçok nedeni olacağı gibi yaşıtları ile birlikte olamamanın da önemli bir etkisi var. Bu bağlamda anaokulları çocukların dil gelişimlerine katkı sağlıyor.

Okul öncesi eğitimin yaşı nedir?

Burada yaşta bir sınırlamanın olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü kreş çok farklı bir format.. Okul öncesi farklı bir format. Bunun ayrılması gerekiyor. Kreş bakım ağırlıklı 0–2 yaş çocuklarını içeriyor. Bu yüzden okul öncesi eğitim 3 yaş ile birlikte aşamalı olarak başlanmasını düşünüyorum. Çocuğu birden anneden kopararak okul ortamına sokmak çocukta çöküntüye yol açabiliyor. İki yarım gün oyun grupları ile başlanarak sonra üç güne çıkarılabilir. Aşamalı olarak günler arttırılarak altı yaşa geldiğinde tam gün okula gelmeleri gerekir. Çünkü altı yaş artık ilkokula hazırlık dönemidir.

Anaokullarında verilen okul öncesi eğitimin faydaları nelerdir?

Anaokullarının her çocuğa verdiği fayda farklı olabiliyor. Anaokulu çocukların ilkokula başlamadan önce problemlerinin açığa çıktığı bir ortam.. Çünkü çocuk ilk defa aile dışında sosyal bir ortamda bulunuyor. Ayrıca çocuk ailede alamadığı bilgileri yuvada doğal ortamında alabiliyor. Çocuk yuvada disipline olmayı öğreniyor. Arkadaşları ile birlikte kolektif hareket ediyor. Bununla birlikte paylaşmayı da öğreniyor. Mental olarak geride olan çocuklar yuva ortamında rehabilite olabiliyor.

Bence anaokulunun en büyük faydasından biri de çocukları televizyondan uzaklaştırması.. Türkiye şartlarında çocuklar günde 7–8 saat televizyon izliyor. Buda çocukların dikkat eksikliğine neden oluyor. Yuva ortamında çocuklar televizyon ve bilgisayardan izole oluyorlar. Ayrıca anaokullarında çocukların dünyalarına yeni bir şeyler giriyor. Yaptıkları faaliyetlerle üretebilmenin zevkine varıyorlar. Çocukların yetenekleri ortaya çıkıyor.

Anaokullarının fiziki şartları nasıl olmalı? Türkiye’deki devlet okullarına bağlı anaokulları bu şartları sağlayabiliyorlar mı?

Öncelikli olarak çocukların güvenliği çok önemli. Oyun oynayabilecekleri rahat hareket edebilecekleri bir ortamın muhakkak sağlanmalı.. Anaokullarında bahçeyi çok önemsiyorum. Onun dışında yuvaların çok fazla eşya doldurmadan geniş alanlar oluşturulmalı.. Havadar ve sınıfların çok kalabalık olmamalıdır.

Türkiye’de ilk öğretimden önce anaokulu mecburiyet kararı alındıktan sonra okullarda en altta kenarda köşede kalan sınıflar anasınıfı yapılıyor. Bunların çok da sağlıklı olduğunu söylemek mümkün değil. Son zamanlarda müstakil binalar anasınıfı olarak kullanılmaya başladı. Bu diğerine nazaran daha fonksiyonel ve daha sağlıklı bir uygulama..

Anaokullarında sınıf mevcudu kaç kişi olmalıdır?

Devlet okullarında ana sınıflarına baktığımızda 25 kişilik sınıflarda bir öğretmenin olması çocuklarla ilgilenme açısından yeterli değil. Sınıf mevcudu yaş gruplarına göre düzenlenmelidir. 6 yaş 20 kişiye kadar olabilir fakat öğretmenin yanında muhakkak bir yardımcı öğretmenin olması gerekir. Yaş küçüldükçe de sınıf mevcudunun azalması gerekiyor.

Okul öncesi eğitimde ne tür materyaller ve araçlardan yararlanıyorsunuz?

Çocuklarda çeşitli faaliyetlerin yapılması gereken dönemler vardır. Bu dönemlere göre çeşitli kitap ve dergiler kullanıyoruz. Bunlardan ilki çocukların ince motor kaslarını geliştirecek sayı bilgisini öğreten kitaplar. Bunların geliştirilmesi için birkaç yayın eviyle çalışmak gerektiğini düşünüyorum. Bu kitapların en önemlisi sayı kitaplarıdır. Çünkü çocuğun sayı bilgisini öğrenmesi çocuğun gelişimi açısından gereklidir. Çocukların özel öğrenme güçlüğü var mı, dikkat eksikliği var mı bu sayı bilgisini öğrenme sürecinde ortaya çıkıyor. Eğer çocuk bu yaşta sayıları bir kez öğrendiği zaman önü açılıyor. Çünkü matematiğin zihni çalıştırma boyutu da var. Bunun yanında hayal güçlerini geliştirici oyuncakları çok önemsiyorum. Artık materyaller çocuğun gelişimini olumlu yönde etkiliyor. Bu sayede olanın arkasındakini görme yeteneği gelişiyor. Ayrıca hazır etkinlik dosyalarını çok fazla tercih etmiyorum. Çünkü çocuğun ve öğretmenin yeni şeyler üretmesini engelliyor. Çocukların yaptıkları projeler de onların birlikte bir şeyler üretmelerini sağlıyor. Her günde bir sanat faaliyeti yaparak çocukların artık materyal kullanarak üç boyutlu bir obje oluşturmalarını sağlıyoruz.

Okul öncesinde branş dersi olarak neler verilebilir?

Okul öncesinde çocuğun beş duyusuna da hitap etmek gerekiyor. O yüzden müzik olmazsa olmazdır. Müzik çocuğun dikkatini toparlamasına çok yardımcı oluyor. Bu yüzden her anaokulu öğretmeninin bir müzik aleti çalabilecek donanımda olması gerektiğini düşünüyorum. Onun dışında el ve vücut koordinasyonunu arttırmak adına spor olmalı.. Çünkü sporun eğlence dışında rehabilite edici bir yönü de var. Sanat dersleri okul öncesinde çok önemli.. Bu yüzden biz yuvamızda bu yıl ebru ve seramik açtık.. Belli bir müfredatın yanında bunlar okul öncesi eğitimini zenginleştiriyor.

Okul öncesi eğitimin çocuğun eğitim hayatına ne gibi katkısı olur?

Okul öncesi eğitim çocukların gelişimini çok fazla etkiliyor. Anaokuluna giden bir çocuk eğitimine bir adım önden başlıyor. Çocukta okul bilgisi oluşuyor. İnce motoru gelişiyor. İnce motor eğitimde niçin önemli? Çünkü yazmayı kolaylaştırıyor. Sayıları öğreniyor. Ayrıca sene sonlarında yapılan gösterilerle çocuklar sahne alışkanlığı kazanıyor. Öz güvenleri artıyor. Fakat burada ana okulunu okul gibi katı bir sistem şeklinde de düşünmemek gerekiyor. Çocukların mutlu olabilecekleri, kendini iyi hissedebilecekleri bir ortam olarak düşünülmeli..

Ana okulu öğretmeninin ne gibi özellikleri olması gerekiyor?

Ana okulu öğretmenin en önemli özelliği sevgi dolu olmasıdır. Çocukla inatlaşmadan çocuğun artılarını görerek çocuğu her hali ile kucaklayabilmeli.. Çünkü adı üstünde anaokulu. Çocuk anne şefkatini öğretmende görebilmeli ki o bağı daha rahat kurabilsin.. Çok katı ve zorlayıcı öğretmen profilinin doğru olduğunu düşünmüyorum.

Okul öncesi eğitim sürecinde veli, öğrenci ve öğretmen ilişkisi nasıl olmalıdır?

Eğitimde bu önemli bir üçgen zaten.. Hiç birisini ayrı düşünemeyiz. Bu süreçte veliyle iletişimde olmak gerekir. Çünkü bazı anneler çocuklarından koptukları zaman bir ayrılma endişesi yaşıyor. Burada öğretmen anneyi kendi tarafına almalı.. Bir rekabet duruma geçmemeli. Çocuk için ikisi beraber en iyisini ortaya çıkarmak zorundalar. Her zaman karşılıklı istişare şeklinde olmak lazım. Fakat yuva ortamında bir adalet de sağlanmalı.. Her çocuğa öğretmen eşit mesafede olmalı. Bunun dışında velilerle ve öğretmenlere seminerler verilmeli.. Çünkü eğitim devam eden bir süreç. Çocukların eğitimi sırasında veliler ve öğretmenler de kendi eksikliklerini giderecek bilgilere sahip olmalılar.

Okul öncesi eğitim içerisine dini ve ahlaki eğitim ne kadar yer almalıdır?

Aslında dini eğitimle ahlaki eğitimi birbirinden ayırmak mümkün değil.. Müslüman olan bir insan zaten insan olmakla mükelleftir. Bizim buradaki en önemli örneğimiz Peygamber Efendimiz (S.A.V). Onun en önemli vasıflarından birisi de emin olması.. Bu tüm dünya tarafından kabul edilmektedir ki bence bu çok önemli bir örnek.. İnsanlar O’na inanmasa bile eminliğini kabul ediyor. Burada ahlaki değer daha ön planda.. Zaten insan ahlaklı olduktan sonra bazı şeyleri kabul etmesi daha kolay.. Bu bağlamda ahlak gelişimi okul öncesinde başlaması gerekiyor. Çünkü çocuklar 10-12 yaşına gelindiğinde çok fazla etki yapmak mümkün değil..

Okul öncesinde çocuğa belli temel değerler verilmeli. Burada aileye de büyük sorunluluk düşüyor. Yuvada dürüstlüğü öğrenmeye çalışan çocuk ailede yalan duyuyorsa bunu öğrenmesi kolay olmaz.

Bu konuda yuvada manevi eğitim dersleri veriyoruz. Bu derslerde çocuğun Allah ile iletişimini zedelememek çok önem arz ediyor. Bununla birlikte Peygamber sevgisi oluşturulmalı.. Çünkü bunlar hep temel.. Bunun üzerine bir şeyler inşa olur. İleride zaten ilmi bilgileri çocuk öğrenebiliyor. Fakat teme büyük yaşa geldiği zaman sağlıklı bir şekilde oluşmaz.

Onun dışında çocuğu Kuran ile tanıştırmak gerekiyor. Bu doğrultuda çocuklara birkaç sure ezberletilebilir. Bunların hepsi sevdirerek çocuğa musiki tadında öğretilmelidir. Ahlaki değerlerin de okul öncesinde nasıl öğretildiğine dikkat edilmeli.. Bunlar çocuğa korkutarak yada cezalandırarak değil sevdirerek aktarılmalı. Çünkü çocuklar sevdikleri şeyleri daha isteyerek yaparlar.

Son olarak konuyu nasıl toparlamak istersiniz?

Okul öncesi eğitim alanının önemli olduğunu düşünüyorum. Ehil insanların bu konuda kafa yorarak bu işi yapmaları şart.. Mevcut bilgilerin bir havuzda toplanmalı. Bizim kültürümüze, inancımıza ve ilmi gerçeklere uygun bir sistem oluşturulmalı.. Bu alanda akademik çalışmaların yapılması şart.. Böyle çalışmalar çok az ve genel itibari ile batılı kaynaklardan bize gelmiş.. Biz biliyoruz ki insan psikolojisi kültürden bağımsız olamaz. Bizim kültürümüzde Osmanlı’dan gelen bir anaokulu sibyan mektepleri anlayışımız var. Buradaki bilgiler açığa çıkartılarak revize edilmeli..

Son olarak anaokullarında kimsenin egosunu tatmin etmek için değil çocuk için bir şeyler yapmak gerekir.


Ömer Faruk Akari / Dünya Bülteni