Bebeğimizin ya da çocuğumuzun kasıklarında ya da torbalarında daha önce bulunmayan bir şişlik ile karşılaştığınızda bunun bir fıtıktan kaynaklanabileceğini aklımıza getirmeli, şişlik ağrısız ve yumuşak ise acele etmeden, ancak ilk fırsatta hekime başvurmalıyız. Eğer şişlik ağrılı ve sert, ise acil bir durum söz konusu olabilir. Hemen ilgili doktora başvurulmalıdır.

Kasık fıtığı nedir?

Karın ön duvarının, kasık bölgesindeki zayıf bir bölgesinden karın boşluğunda bulunan bazı yapıların deri altına kadar çıkmasına kasık fıtığı diyoruz. Bu yapılar en sık barsaklardır; fakat bir çeşit zar olan ‘omentum’, mesane ve kızlarda yumurtalıklar ve tüpler de zaman zaman fıtıklaşabilir.

Kasık fıtığı nasıl oluşur?

Testisin inişi: Kasık fıtığının oluşumu erkeklerde testislerin(yumurtaların) torbaya iniş süreci ile yakından ilgilidir. Testisler, bebeğin anne karnındaki yaşamının 7. ayında kasık bölgesinden torbalara doğru inişe başlar. Bu iniş çoğunlukla bebek doğmadan önce tamamlanmış olur. Bu iniş süreci tamamlanamadığı zaman testis iniş yolu boyunca herhangi bir noktada kalabilir. Buna inmemiş testis adı verilmektedir. İniş süreci normal seyrinde iken eğer bebek erken doğar ise yine inmemiş testis görülecektir(prematürelerde sık görülmesinin nedeni).

Fıtık kesesinin oluşumu: Bu iniş sırasında testise eşlik eden periton(karın zarı) parçacığı bir eldiven parmağı şeklinde torbalara kadar testisle birlikte sürüklenir. Doğumdan sonra bu zar keseciğin duvarları birbirlerine yapışır ve ince bir bant halinde kalır. İşte bu zar keseciğin duvarlarının birbirlerine yapışmaması ya da yapıştıktan sonra çeşitli nedenlerle yeniden açılması sonucu oluşan aralıktan karın içi organların deri altına kadar ilerlerler. Böylelikle karın içi basıncını arttıran her türlü durumda(öksürük, ıkınma, ağlama, vb) karın içindeki organlar bu kanaldan çıkmaya yönelirler ve kasıkta ya da ilerlemiş olgularda torbalarda şişlik meydana gelir.

Belirtileri nelerdir?

Beliren kaybolan şişlik ilk ve en önemli bulgudur. Sağda ya da solda kasıktan başlayarak torbalara (kızlarda büyük dudaklara)kadar olan hat üzerinde, herhangi bir noktada olabilir. Ağlama öksürme gibi karın içi basıncının arttığı durumlarda bu yapılar, zayıf olan bu noktadan karnı terk ederek deriden kabarık bir şişlik oluştururlar. Başlangıçta ağlama veya öksürük durduğunda yapılar yeniden karın içine dönerek şişlik kaybolur. Daha ileriki dönemlerde ise fıtıklaşan yapılar giderek kendilerine daha geniş bir yer açacağından elle itilmeleri gerekecektir. Çok ilerlemiş durumlarda fıtıklaşma çocuğun torbalarını dolduracak kadar aşağı, testislerin yanına kadar inebilir.

Çocukluk çağında görülen fıtık tipi büyük çoğunlukla indirek olanıdır. Direk kasık fıtığı nadiren çocuklarda da görülürse de, daha çok bir erişkin hastalığıdır. İndirek kasık fıtığında karın içinden çıkan organlar kasık kanalı adı verilen bir kanaldan geçerek deri altına ulaşırlar. Direk fıtıkta ise karın duvarındaki zayıf nokta şişliğin hemen altındadır. Barsaklar doğrudan deri altına ulaşırlar.

Hangi yaşın hastalığıdır?

Kasık fıtığı her yaşta görülebilir. Yeni doğmuş bir bebekten ileri yaşlara kadar herhangi bir çağda başlayabilir.Görülme sıklığı normal süre ve kiloda doğanlarda % 1-3’tür. Prematüre doğmuş olanlarda ise daha sık rastlanır(% 16-25).

Tedavisi için hangi yaş uygundur?

Çocukluk çağında kasık fıtığının tek tedavisi ameliyattır. Hasta tanı konulduğu zaman ameliyat edilmelidir. Beklenmesi gereken bir yaş ya da süre söz konusu değildir. Ancak enfeksiyon geçirmekte olan veya kansızlık saptanan hastaların, acil bir durum söz konusu değilse, bu sorunları tedavi edildikten sonra ameliyat edilmeleri daha uygundur.

Ameliyat:

Çocuklarda kasık fıtığı ameliyatı günübirlik cerrahi tarzında yapılmaktadır. Gerekli hazırlıkların ardından hasta ameliyata alınır.

Kasıkta yaklaşık 2-3 cm’lik bir kesiden gerçekleştirilen ameliyatta, özetle fıtık kesesi karın boşluğu ile bağlantı noktasından bağlanarak çıkartılır(yüksek ligasyon). Ameliyat bitiminde çoğunlukla tercih edilen kapatma yöntemi eriyebilen materyalle yapılan gizli derialtı(subcuticuler) dikişidir. Bu yöntemin avantajı dikiş alma işlemine gerek bırakmamasıdır.

Ameliyattan yaklaşık 3-4 saat sonra hasta evine gönderilebilmektedir.

Sık Sorulan Sorular:

1. Fıtık ameliyatsız iyileşmez mi ? İlaç tedavisi söz konusu değildir. Ameliyat dışı tedavi konusunda geçmişte fıtık bağı gibi denemeler olmuş ancak uzun yıllar önce, hem iyileşmeyi sağlamadığı hem de ameliyatı zorlaştırdığı için terkedilmiştir. Toplam hastanede kalış süresi 4-5 saat olan bir girişim yerine aylar, hatta yıllarca bağ kullanıp sonunda yine ameliyat olmanın savunulacak bir yanı yoktur.


2. Beklemenin tehlikesi var mıdır? Kasık fıtığının en önemli tehlikesi boğulma ya da sıkışmadır. Boğulmuş fıtık 3 türlü tehlike içerir.
Sıkışmış bir barsak tıkalı bir barsaktır ve kaka geçişi durur. Süre uzadıkça barsak bir barsak düğümlenmesinin bütün belirtileri görülmeye başlayacaktır.

Tıkalı olması dışında sıkışan barsak zarar görebilir. Bu uzun süre sıkışık kalmış fıtıklarda söz konusu olabilir. Bu durumda sıkışma bölgesinde kızarıklık ve ödem de başlar.

Kanal içinde sıkışmış olan barsak kanaldan geçen diğer yapılara(testisin damar, sinir ve kanalları) zarar vermeye de başlayabilir. Kızlarda da benzer şekilde yumurtalık ve tüpler zarara uğrayabilmektedir.


3. Boğulmuş Fıtık Nedir? Fıtıklaşan organların çıktıkları yere sıkışarak, kalmalarına boğulmuş fıtık denir. Bu kalış ne kadar uzun sürerse sıkışan barsağın zarar görme olasılığı o kadar fazladır. Bu konuda ilk bilinmesi gereken boğulmuş fıtık belirtileridir. Kasıkta ağrılı bir şişlik ortaya çıkar. Şişlik genellikle sert ve sabittir. Kusma, karın şişliği, kaka yapamama ya da kanlı kaka görülebilir. Hastanın yaşı küçüldükçe boğulma riski artar. İlk 6 aydaki bebeklerin % 60’ının kasık fıtığının en az 1 kez boğulduğu bildirilmektedir.

Bebeğim-çocuğum ameliyata dayanabilir mi?:Fıtık ameliyatı çok küçük doğum ağırlığı olan prematüreler de dahil olmak üzere her yaşta bebeğe ve çocuğa başarıyla uygulanmaktadır. Operasyonda teknik açıdan hayatı tehdit edici risk söz konusu değildir. Modern anestezi teknikleri ve modern teknoloji sayesinde önlenebilir riskler ortadan kaldırılmış, beklenmedik durumlar için de gereken tedbirler alınmıştır. Kuşkusuz her ameliyatta belirli bir risk hala mevcuttur ancak günümüzde bu en aza indirilmiştir.