Çocukların hemen tamamında boyunda şişlik ele gelir. Bunlar genelde büyümüş lenf bezleridir. Bazen tiroid bezi büyümeleri (guatr), bazen doğuştan kistler ve yarıklar da olabilir.

Lenf bezleri nedir, nerelerde bulunur?


Lenf bezleri, bağışıklık sisteminin birer parçasıdırlar. İçinde lenfosit dediğimiz hücreler ağırlıklı olarak yer alır. Bedenimizde yaklaşık 600 adet lenf bezi bulunur. Bunların çoğu göğüs boşluğu ve karın boşluğu içinde bulunur. Ancak önemli bir kısmı da boyun, koltuk altı ve kasıkta bulunurlar. Boyunda olan lenf bezi şişmeleri sıklıkla hastanelere başvuru nedenidir.


Çocuklarda lenf bezleri neden şişer?


Her enfeksiyon durumunda, başta en yakın lenf bezleri olmak üzere bir kısım lenf bezlerinde büyümeler olur. Bunun nedeni, özellikle içinde yer alan lenfosit dediğimiz hücrelerin sayısal artışıdır. Lenf bezinde diğer patolojik değişiklikler de büyümeye katkıda bulunur. Deri altında mercimek ya da nohut büyüklüğünde ele gelirler. Bazen 1-2 cm'i bulabilir.


Çocuklar, ağırlıklı olarak viral veya bakteriyel üst solunum yolu enfeksiyonu (farenjit, tonsillit, rinit) geçirdiklerinden, bu bölgeye en yakın boyun lenf bezleri şişer. Burası tam çene köşemizin altına uyan bölgedir. Bu lenf bezleri muayenede ağrılı olmayıp ultrasonda tipik görüntü verirler.


Bu tür lenf bezi büyümeleri, 6-8 haftada gerilemeye başlar ve tamamının kaybolması 8-12 haftayı bulur. Bunlara normalde antibiyotik tedavisi vermemekteyiz.


Yukarıda tanımlanan tarzda lenf bezi büyümeleri genelde solunum yolu enfeksiyonu yapan virüslere bağlı olmakla beraber, ülkemizde sık görülen EBV enfeksiyonu da buna yol açar.


Bir lenf bezi şişmesi ağrılı olup çocuk dokunulmasını istemiyorsa ve ateş varsa, buna lenf bezi iltihabı (lenfadenit) diyoruz. Bu tür durumlar, akut, subakut ya da kronik olabilir. Akut olanlar genelde çocuğun genel durumunu bozarlar ve hızlıca değerlendirilmeleri gerekir. Antibiyotik tedavisi genelde başarılıdır. Uygun antibiyotik tedavisi verilmezse veya hiç tedavi edilmezlerde bunlar abseleşirler. Bu durumda da cerrahi olarak tedavi edilmesi gerekir.


Subakut veya kronik lenf bezi büyümeleri ise daha spesifik büyümelerdir. Örneğin sol kola verem aşısı uygulanması sonrası nadiren (3-4/100.000) koltuk altında ve boyunda bu tür bir lenfadenit gelişebilir. Bunun dışında, atipik mikobakteri enfeksiyonları, toksoplazmozis, diş çürükleri ve kedi tırmığı hastalığı da lenf bezlerini büyütürler. Bazen nedeni belirsiz olan Kikuchi-Fujimoto hastalığı gibi durumlarda da lenf bezleri büyüyebilir. Atipik mikobakteri enfeksiyonları da çocuklarda sıktır. Ülkemizde toksoplazmozis yaygındır. Kedi tırmığı hastalığı ise özellikle 6 aydan küçük yavru kediyle temas durumunda gözlenebilir. Kedinin tırmalaması her zaman gerekli değildir.


Subakut ve kronik lenf bezi büyümelerinde lenf bezleri serttir, hareket etmeyebilir. Kötü huylu bir tümör sanılabilirler. Yukarıdaki nedene bağlı durumlarda antibiyotik tedavisi düşünülür.


Bir bölgedeki lenf bezleri giderek büyüyerek şişerlerse, lastik silgi sertliğinde veya daha sert ele gelirlerse; buna ateş, kilo kaybı, gece terlemeleri, halsizlik, çabuk yorulma, deride kanamalar eşlik ederse ayrıntılı incelenmesi gerekir. Bu tür bir klinik tabloda kötü huylu tümörler akıla getirilmelidir.


Bu tür lenf bezi şişmeleriyle gelen çocuklarda mutlaka ayrıntılı boyun ve/veya karın ultrasonografisi, akciğer grafisi, kan testleri, periferik yayma değerlendirilmesi yapılması gerekir.


Özetle, çocuklarda boyunda lenf bezi şişmeleri çok sıktır. Bu nedenle de hastaneye başvuran aile sayısı fazladır. Halbuki çoğu basit nedenlere bağlı olup ayrıntılı inlemelere gerek yoktur. Bunun dışında kalan lenf bezi şişmelerinde uzman görüşü almak gerekir.