BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

(Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed.. kema salleyte ala İbrahime ve ala ali İbrahim.. inneke hamidün mecid.. Allahümme barik ala Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed.. kema barekte ala İbrahime ve ala ali İbrahim.. inneke hamidün mecid..)

Hazreti Ali (Kerremallahu Vecheh) bir gün gazadan hanesine geldiğinde, Hz. Ebubekir Sıddık (Allah ondan razı olsun) Hz. Ömer El Faruk (Allah ondan razı olsun) Hz. Osman Zinnureyn (Allah ondan razı olsun) gelerek Hz. Ali’ye “Gazan mübarek olsun EY ALLAHIN ARSLANI” dediler.. Hz. Fatımatüz-Zehra (Allah ondan razı olsun) onlara ikramen kalaylı bir tas içinde bal getirdi.. balın üzerinde ince bir kıl vardı.. Hz. Ebubekir (Allah ondan razı olsun) kılı almak üzere davrandı.. Hz. Ömer (Allah ondan razı olsun) kılı aldırmadı ve dedi ki; bizler Hazreti Zişanın vezirleriyiz.. belki Fatimetüz-Zehra bizleri tecrübe için bu kılı koymuştur.. aramızda bu kıl hakkında üçer tevil edelim..;

“Münasip değil mi” dedi ve sonra;

Hz. Ebubekir (Allah ondan razı olsun) şöyle buyurdular;

Namaz kılanın kalbi nurludur bu tastan,

Dünya endişesini gönlüne getirmeden namaz kılmak tatlıdır bu baldan,

Namazı tadili erkan üzere (sünnetlere dikkat ederek) kılmak incedir bu kıldan,

Müteakiben Hz. Ömer El Faruk şöyle buyurdular;

Misafiri seven hane sahibinin kalbi nurludur bu tastan,

Misafirlere ikram etmek ve gönlünü almak tatlıdır bu baldan,

Misafirin kalbi incedir bu kıldan,

Hz. Osman da şöyle yorumladı;

Alimlerin kalbi nurludur bu tastan,

Alimlerle sohbet etmek ve onları dinlemek tatlıdır bu baldan,

Kur’an-ı Kerim’e mana vermek incedir bu kıldan,

Hz. Ali Efendimiz de şöyle bir açıklama da bulundu;

Gazaya giden gazilerin kalbi nurludur ba tastan,

Cihat edip al kanlara boyanıp kafirlerle cenk etmek tatlıdır bu baldan,

Üzerine kul hakkı geçirmeden, haram yemeden hanesine dönmek incedir bu kıldan,

Sonra Hz. Fatıma validemiz de bir yorumda bulundular;

Erkeğini hoşnut eden kadınların kalbi nurludur bu tastan,

Erine cefa etmeyip güzelce geçinip, kendinden razı etmek tatlıdır bu baldan,

Kocasının hakkını yerine getirmek incedir bu kıldan,

Sonra Hz. Peygamber Efendimiz de bu sohbete iştirak ederek şöyle tevil buyurdular;

Benim ümmetimin kalbi nurludur bu tastan,

Kevser şarabı tatlıdır bu baldan,

Şeriatımız (benim yolumdan gitmek) incedir bu kıldan,

Bu sohbete, neş’e veren CENAB-I RABBİLALEMİN, Cebrail Aleyhisselam’ı göndererek buyurdu ki;

Senin nübüvvet nurun nurludur bu tastan,

Yarın kıyamet günü mahşer yerinde ümmetine şefaat etmen tatlıdır bu baldan,

Sırat köprüsü incedir bu kıldan,

Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) mübarek ellerini kaldırıp;

“Ya Rabbi, bu bal tefsirini okuyana, dinleyene ikiyüz peygamber sevabı isterim ve senden dilerim..”

Diye dua ettiler.!!!

Cihar Yar-i Güzin Efendilerimiz de “Amin” dediler.!!!

Cenab-ı Allah’dan şöyle nida geldi;

“Ya Habibim! senin ümmetinden her kim bu bal tefsirini üzerinde taşır, okur, okutur, yazar, yazdırır ve din kardeşlerine hediye ederse İzzet ve Celalim hakkı için ben de o kuluma ikiyüz peygamber sevabı veririm..”

Diye buyurdular.!!!

Peygamber Efendimiz de dedi ki;

“Benim ümmetimden her kim bu bal tefsirini kendisine evrad edinip üzerinde taşır, her gün okur veya dinlerse, ve burda bahsedilen ahlaklarla ahlaklanmaya çalışırsa katiyyen dünya darlığı görmez; fakru zarurete düşmez; ölürken hüsnü şehadetle ölür; ahirete iman ile gider ve gelecek kaza ve musibetlerden kendisini Cenab-ı Hak muhafaza eder..”