Doğal altının insanın yararlandığı ilk metal olduğu düşünülmektedir. Bozunmaması,pırıltısı ve az bulunması her dönemde ilgi görmesine neden olmuştur. Simyacılara göre altın, yeryüzündeki değersiz metallerin güneş ve gezegenlerin etkisiyle ulaşacakları son evreydi. Bu nedenle altın genellikle metallerin kralı sayılıyordu.

Altının Doğal Hali
Altın doğada çok yaygındır. Ama yüzde oranlarının çok düşük olması nedeniyle verimli işletmeciliğe el verişli bölgelere çok ender rastlanır. Deniz suyunda altın oranı bir ton su başına yörelere göre 1-10 miligram arasında değişir.

Altın yatakları ikiye ayrılır
Birincil yataklar
İkincil yataklar


Birincil yataklar genellikle kuvars bakımından zengin kayalardan oluşur. Söz konusu kayalar gümüş ve altın tellürürlerinyanı sıra çeşitli sülfürler içerirler.

İkincil yataklar birincil yatakların aşınmasından kaynaklanan alüvyon kökenli çökenlerdir ve boyları milimetrenin 1/100 geçmeyen altın tanecikleridir. Yoğunlukları nedeniyle toplaşarak25-30 kg lık kütleler oluşturulabilir.

ALTININ ÇIKARILMASI

Dünyada üretilen altının aşağı yukarı tümü kuvarslı
(saf silisyum ) yada şiştli damarlardan ve altındı kumlardan çıkarılır.

Altını ayırmak için minerallere mekanik yada kimyasal işlemler uygulanır. Mekanik yöntemde mineral öğütülerek ince toz haline getirilir. Sonra su ve yağlı bir madde karışımında yıkanır.

İkincil yöntemde altın yatakları işletme olanakları çok çeşitlidir. Minerali öğütme yada yıkama sırasında malgalama (civayla alaşım ) işlemine başvurulabilir. Elde edilen malgama damıtılarak altın ayrılır. Ayrıca klor suyuyla işleme olanağı verilir (klorürleme)

Günümüzde genellikle siyanürlemeyöntemi uygulanır. metal geniş havuzlarda potasyum siyanür yada sodyum siyanür içinde çözündürülüp sonra bir başka metalle ( çinko, aliminyum ) işlenerek altın çökelmesi sağlanır.

Altını arındırmak için metal önce altın klorüre dönüştürülüp bu bileşik elektrolizle ayrıştırılır. Yabancı metaller çamur içinde toplaşır.