• Ana Sayfa

    Published on 26-10-2011 13:31:00
    1. Kategori
    2. Konuk Yazarlar
    Article Preview

    Doğuştan ya da yaşam sırasında herhangi bir kazadan ötürü, bedenini tam olarak kullanamayan ya da vücudunun belli bölgeleri işlev görmeyen kişiler engelli olarak tanımlanır. Engelli insanlar, toplum tarafından asla dışlanmamalı ve hor görülmemelidir. Özellikle engelli kişilerin ailelerine bu durumda çok iş düşmekte. Engelli vatandaşlar için devletler de gereken koşulları sağlamalıdır. Özellikle insanlar, bu konuda bilinçlendirilmelidir.

    Çünkü engellilik, sadece doğuştan gelen bir rahatsızlık değildir. Yaşam esnasında karşılaşılacak kazalar, yaralanmalar ve benzeri olumsuz durumlar da engellilik durumunu ortaya çıkarabilir. Bu yüzden insanların bu konuda bilinçlendirilmesi, oldukça önemli bir konudur ve üzerinde özel olarak durulmalıdır. Normal insan ve engelli insan ayrımı yapmak, oldukça saçma bir davranıştır. Çünkü engelli insanların, normal insan kavramından ayrı tutulması, tamamen beşeri bir ayrımcılığa girer.

    Engelliler Haftasının Tarihçesi

    Özürlü vatandaşlarımız için hazırlanan evrensel plan ve programlardan birisi de ‘’Engelliler (Sakatlar) Haftası’dır.’’ Engelliler Haftası, ...
    Published on 21-10-2011 21:06:00
    1. Kategori
    2. Yazarlarımız
    Article Preview

    Artık birisi “Zeynep hastalanmış” dediğine karşı taraf “hangi Zeynep?” diye sorarsa “Ufuk’un karısı Zeynep” yerine “Lal Zeynep” cevabını alıyordu. Haklılardı kendilerince. Eğer engelli isen gereksiz olduğun zannı meşrulaşmış bir halde idi. Aynı soru kulakları ağır işiten Selahattin amca için sorulunca “kör Selahattin” lafı duyuluyordu. Daha kimler vardı bir bilsen…

    Yazar: Zeynep Aydemir Bayram: 20 Ekim 2011, Perşembe
    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


    Bu ülkede yıllar yılı engelli kardeşlerime “özürlü” diye ötekileştirme yapan “özürlü zihniyet” yönetimde bulundu. Onlarca içi boş engelli kanunu ile oyalayıp durdu bizi. Oy zamanı bayramı vadetti ama seçimlerden sonra arifeyi bile göstermedi.

    Engelli vatandaşını – sanki bizzat engelli olma konusunda bir tercih yapmış gibi – ötekileştiren siyasi otoritenin yönettiği halkta devletine bu konuda yardım etmek için elinden gelen tüm çabayı gösterdi sanki onlarında engelli olma ihtimali yokmuş gibi... Site yöneticilerimizin de sitenin en alt kısmında ...
    Published on 20-10-2011 14:45:00
    1. Kategori
    2. Yazarlarımız
    Article Preview

    Sizin, benim, ötekinin parası harcanarak alınan metrobüslerde “engelsiz alan” olduğunu duyunca çok sevinmiştim. Hani orta kapıdan girince bebek arabası ve tekerlekli sandalye resimlerinin olduğu alandan bahsediyorum. İşte o alanda oldum olası ben bir engelli görmedim. Tabi kurban olduğum Allah zihin engeli vermesin gerisi hikaye. Çünkü teknoloji gelişir, imkanlar sağlanırsa senin, benim, onun fiziksel engeli giderilir. Lakin tekerlekli sandalye ile metrobüse binip, engelli alanını işgal eden kişiye; bu alandaki fotoğrafı eliyle işaret etmesine rağmen “git işine” tepkisi veren Çengelköy üretimi has salatalığın zihinsel engelini çözebilecek herhangi bir teknoloji gelişmeyecektir.

    Yazar: Zeynep Aydemir Bayram: 20 Ekim 2011, Perşembe
    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


    Engellinin Metrobüsle İmtihanı 1

    İstanbul’da yaşayan sevgili kardeşlerim bilirler. İstanbul’un Avrupa Yakası’ndaki neredeyse en uç nokta ile Anadolu Yakası’ndaki Kadıköy ilçesi arasında E5 kodlu yolun ...
    Published on 18-10-2011 22:22:00
    1. Kategori
    2. Yazarlarımız
    Article Preview

    Sonra birden bire yanımdaki arkadaşıma “iyi ki engelli değilim, yoksa bu kaldırımlarda nasıl yürürdüm” dedim ve arkadaşımın manidar bakışları altında kıpkırmızı olarak “kendime beddualar etmeye başladım”. Zira engelli olmak bir tercih değil hayat karşısında muhatap kaldığınız bir durumdu.

    Yazar: Zeynep Aydemir Bayram: 18 Ekim 2011, Salı
    --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    Geçtiğimiz günlerde bir Pazar arabası ile semtimizde kurulan pazardan dönerken kafamı yerden kaldırıp dik tutamayacak kadar yorgun olduğumu hissettim. Kah pazar arabası önde ben arkada, kah ben önde pazar arabası arkada geçip gidiyorduk daracık kaldırımlardan.

    Sonra birden bire yanımdaki arkadaşıma “iyi ki engelli değilim, yoksa bu kaldırımlarda nasıl yürürdüm” dedim ve arkadaşımın manidar bakışları altında kıpkırmızı olarak “kendime beddualar etmeye başladım”. Zira engelli olmak bir tercih değil hayat karşısında muhatap kaldığınız bir durumdu. Benim ...
    Published on 17-10-2011 13:28:00
    1. Kategori
    2. Yazarlarımız
    Article Preview

    İşte bu nedenden dolayı işitme özürlüler diğer engellilerden farklıdır. Dolayısıyla engelli yâda özürlü demek zor bir kavramdır. Seminerde öyle vurgulandı. Dolayısıyla sinirlendim, salonu terk ettim, devamı getirmedim. Bunlar kafadan engelliler diye düşünmeye başladım.

    Yazar: Mustafa Yıldırmaz: 17 Ekim 2011, Pazartesi
    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


    Herkes gibi bizde insanız.
    Güzel bir gün sabahı herkes gibi karşılarız. Günaydın – merhaba ve nasılsınlar arasında ekmek ve gazete alırız. Bir günümüz sizden farklı değildir, kusursuz geçip gider.

    İşyerimde ÖZİDA elemanlarının bizlere anlattığı engelsiz yaşam seminerinde onları gördüğümde; içimde acaba şüphesi düşüverdi. Çok zor bir karardı.

    İşitme kaybından dolayı işitme özürlü olmak.

    Anlatmak istediğime ve bana kızabilirsiniz: ÖZİDA'da arkadaşlar engel grupları tasarlarken İşitme özürlüleri her daim, her konuşmalarında es geçmişlerdi. Diğer grupların altını çizerken, vurgularken, önemserken, işitme özürlüleri cılız fontta gösterir gibi hiç önemsememişler. Hatta normal insan gibi davrandıklarından dolayı diğer engellilerden saymıyoruz lafı söylemesi. Kılıç yarası gibi yüreğimi dağladı.

    Kızabilirsiniz bana; gidip gazete ekmek alabiliyorsunuz; dua edin diyebilirsiniz. Ekmek ve gazete ne ki?
    Sabah kalkar otobüse binebiliyoruz. Bedensel engellilerin kalabalık otobüse binmesi zordur. Körlerin kendilerine uygun otobüs geldiğini görmesi zordur. Süreğen hastalıkları olan özürlülerin ise kalabalık otobüse binmesi zordur. Zihinsel engellilerin tek başlarına otobüse binmesi zordur. İşitme engellilerinse yoktur.
    İstersek diğer ulaşım araçlarından sorunsuz faydalanabiliyoruz.
    İşyerimize engel olmaksızın varabiliyoruz. Ne kaldırımlar, ne ...
    Published on 02-10-2011 15:56:00
    1. Kategori
    2. Flash Haber
    Article Preview

    Engelli bireylerin bildik manada "sağlam" (engelsiz) kişilerle evlendiklerine çok kere şahit olduk. Aşağıdaki haberde ilginç olan şeyse engelsiz bir erkeğin engelli bir bayanla evlenmesi. İlginç diyorum, zira zaman zaman sitemizde de "engelli erkeklerin evlilikte tercihini, engelsiz bayanlardan yana" kullandıkları, engelli bayanların ise evlilik konusunda erkeklere nazaran çok daha dezavantajlı olduğuna dair hararetli tartışmalar yapılmıştı.

    Elbette bizim gibi ataerkil toplumlarda erkekler kadınlara nazaran hemen her alanda bir adım önde olmuştur. Bunun inkar etmek mümkün değil. Bu konuya dair uzun uzun yazılar yazılabilir. Ama bu noktada bu konulara girecek değiliz. Aşkın olduğu yerde tüm engellerin nasıl kalktığını gösteren haberimizi okuyalım...

    -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------



    İmdat ve doğuştan engelli Feyza'nın aşkında mutlu son.

    Adana’da doğuştan yürüme engelli olan ve tekerlekli sandalye ile yaşamını sürdüren 36 yaşındaki ...
    Published on 18-09-2011 21:42:00
    1. Kategori
    2. Konuk Yazarlar

    ÖZET

    Engellilik fiziksel farklılıklarla birlikte toplumun bakış açısıyla da şekillenmektedir. Önemli bir kültürel aktarım aracı olan atasözü ve deyimlerde engelliliğe ilişkin günlük yaşamda sıkça kullanılan tanımlamalar bulunmaktadır. Engelli bireylerin sosyal yaşamlarında karşılaştıkları bu tanımlamalardan bazıları kör, sağır, dilsiz, deli şeklindedir. Bu çalışmada engelliliğin sosyal yapının bir ürünü olan atasözü ve deyimlerde ele alınış şekli kategorik olarak incelenmiştir.
    --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    Yazar: Çiğdem Sema POLAT (Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Anabilim Dalı)
    *** *** ***

    GİRİŞ

    Türk Dil Kurumu’nun internet sitesinde atasözü anonim özellik taşıyan, atalardan kaldığı kabul edilen ve toplumun yüzyıllar boyunca geçirdiği gözlem ve denemelerden, ortak düşünce, tutum ve davranışlarıyla dünya görüşünden oluşan, genel kural niteliğindeki kısa, özlü, kalıplaşmış sözler olarak tanımlanmaktadır. Deyim ise anlatım gücünü artırmak için, gerçek anlamı dışına kayan, bazı sözcükleri değişmediği halde bazıları değişip çekimlenebilen kalıplaşmış birden çok sözcüktür. Ergan (1998) Türk atasözleri ve deyimlerinin bir yandan ...

    Sayfa 2 Toplam 7 Sayfadan Birinci 1234 ... Sonuncu

Giriş

Giriş