Like Tree1Beğeni
  • 1 Mesaj Sahibi Gazoz Agacı

Konu: İş Başvurusu

  1. #1
    Kategori Yöneticisi
    Gazoz Agacı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Şehir
    İstanbul
    Mesajlar
    9,092
    Blog Mesajları
    453
    Bahsedilme
    22 Gönderi
    Etiketleme
    8 Konu

    İş Başvurusu

    Sponsor Bağlantılar


    İş başvurusu ne zaman yapılmalı?

    İş başvurusunun da zamanı mı olur, demeyin. Her işin olduğu gibi iş başvurusunun da bir zamanı vardır. Ve bu zamanlarda yapılan iş başvuruları diğer zamanlara göre daha şanslıdır. İş arayanların, bu zamanları iyi değerlendirmeleri gerekiyor.

    Peki, iş başvurusu için hangi zamanlar daha uygundur?

    Elbette bu konuda Türkiye İstatistik Kurumu'nun resmi verisi bulunmuyor. Ancak, Türkiye İş Kurumu'nun ve büyük holdinglerin işe alım takvimleri üzerinden yapılan değerlendirmelerde, en çok personel alımının daha çok yılın ilk ayında yani Ocak ayında gerçekleştiği görülüyor.

    Araştırmalara göre, şirketlerin en çok CV görüntülemesi yaptığı dönem yılın ilk günleri oluyor. Her yıl personel planlaması yapan şirketler, yılın ilk günlerinde personel ihtiyacını karşılamanın yollarını arıyor. Bunun içinde daha önceden verilen CV'ler gözden geçiriliyor ve bu dönemde yapılan başvurular değerlendiriliyor.

    İkinci olarak iş başvurusunun ve işe alımlarının en çok yapıldığı ay Ekim oldu. İş arama sürecinde Ekim ayının yıldızının parlamasında, yeni mezunlarının iş için hücuma geçmesi etkili oluyor. Haziran ve Temmuz aylarında mezun olan öğrenciler, yaz tatilinin ardından iş için çalışmalara başlıyor. Şirketlerde, yetenekli ve genç adayları kadrolarını katmak için, ikinci en yüksek eleman alımını Ekim ayında gerçekleştiriyor.

    İş piyasasının Ekim ayında canlı olmasında, iş değiştirme planlarının bu ay içinde hayata geçirilmesi de etkili oluyor. Uzmanlara göre yazın bitişi, üniversite mezuniyeti, iş değiştirme için uygun zaman olması gibi nedenlerle Ekim hem şirket hem de adaylar tarafında doğru bir zaman olarak öne çıkıyor.

    YAZ AYLARI ÖLÜ DÖNEM


    İş başvurularında ve işe alımlarda yaz ayları ölü dönem olarak geçiyor. Yaz ayları, sadece işe alım açısından değil işten ayrılma açısından da durağan bir dönem olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü şirketler bu dönemde gerek yıllık izinlerin kullanımı gerekse diğer faktörler nedeniyle personel planlamalarında radikal kararlar almıyorlar. Bu dönemde yapılan iş başvuruları gelecek aylarda yapılacak personel alımları için hazırlık niteliği taşıyor.

    HANGİ İŞE BAŞVURUCAĞINIZDA ÖNEMLİ


    İş başvurusunun zamanı kadar doğru işe başvurmakta büyük önem taşır. Elbette herkes eğitim gördüğü alanda ve iyi şartlarda çalışmak ister. Ancak bu çoğu zaman mümkün olmuyor. İşte bu aşamada, yeteneklerine ve tecrübene uygun pozisyonlar için başvuru yapılmasının önemi ortaya çıkıyor.

    'Ne iş olsa yaparım'
    devri artık sona erdi. Birden fazla pozisyonlar için başvuruda bulunan adaylar, ikinci planda işlem görüyor. Niteliklere uygun olsun olmasın her işe başvurmak, süreci hem zorlaştıran hem de karşı tarafta güven sorunu yaratabilecek bir aksiyon olarak görülüyor. Özellikle aynı firmada birçok farklı pozisyona başvuran adaylar doğrudan eleniyor. Firmaların ne istediğini bilmeyen, tek derdi bir işe girmek olan, hedefleri olmayan adayları çok dikkate almadığı söylenebilir. Bu nedenle, iyi bir işe girmek için doğru zamanda başvuruda bulunmak kadar kendi özelliklerine uygun işe başvurmakta önemlidir.

    unuttum.29 bunu beğendi

  2. #2
    Kategori Yöneticisi
    Gazoz Agacı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Şehir
    İstanbul
    Mesajlar
    9,092
    Blog Mesajları
    453
    Bahsedilme
    22 Gönderi
    Etiketleme
    8 Konu


    Ya işten çıkartılırsanız...

    İşten çıkartılmak, belirsiz bir süre iş arayacak olmak hayatımızı kabusa çevirebilir. İşverenin kendisini işten çıkarmasının makul bir nedeni olmadığını düşünen çalışanın işe iade davası açması gerekiyor. Bu konuyu tüm yönleriyle inceledik...

    Çalışanların temel geçim kaynağı işleridir. İşten çıkartılmak, belirsiz bir süreyle iş arayacak olmak hayatımızı kabusa çevirir. İş ilişkisinin sona erdirilmesi kimi zaman çalışan tarafından yapılsa da, çoğu zaman işveren tarafından yapılmaktadır.

    İşverenin işten çıkarmasını makul nedenlere dayandırmayı amaçlayan iş güvencesi sistemi, işçinin işini kaybetmesini mümkün olduğunca önlemeye yönelik bir sistemdir. Çalışma hayatımıza ilk kez 2002 yılında giren iş güvencesi ve ona bağlı işe iade davaları işçinin işini korumasının temelini oluşturur.

    İşverenin kendisini işten çıkarmasının makul bir nedeni olmadığını düşünen çalışanın işe iade davası açması gerekiyor. Davanın açılma süresi fesih bildiriminden itibaren bir ay ile sınırlandırılmış durumda. Çalışan bu sürede işverenin yanında çalışmaya devam ediyor olsa bile bildirim süresinin sonu beklenmeden dava açılması gerekiyor. Aksi takdirde söz konusu işçilerin işe iade talepleri reddedilecektir.

    İspat zorunluluğu...


    İşveren davada yaptığı feshin geçerli nedene dayandığını ispatlamak zorunda. İşçinin dava açması yeterli olup işverenin haksızlığını ispatlaması gerekmiyor. İşçi işverenin aslında gösterdiği nedenden başka bir art niyetinin olduğunu iddia ediyorsa bu art niyeti ispatlaması gerekiyor.

    Geçerli nedenler işçinin kendisinden kaynaklanabileceği gibi işçiyle hiç alakası olmayan, işverenin işi, işyeri veya işletmesi ile ilgili olan nedenler olabilmektedir. Örneğin, çalışanın sık sık ve belirli bir yoğunlukta rapor alması, performansının düşüklüğü, uyarılara rağmen işini eksik veya kötü yerine getirmesi ya da işyerinin yeniden yapılanmaya gitmesi, teknolojik değişim geçirmesi veya ekonomik güçlük içinde olması sayılabilir. Bu ve benzeri nedenler olmadan işverenin yapacağı fesih geçersiz fesih oluşturacaktır.

    Performans!


    İşverenin işçinin çalışmasının yeterli olmadığını ispatlaması halinde işten çıkarması geçerli neden olarak kabul ediliyor. Fakat çalışmanın yeterliliğinin objektif kriterlere göre belirlenmesi gerekiyor. İşverenin subjektif değerlendirmeleri geçerli olarak kabul edilmiyor. İşçinin değerlendirileceği standartlar, işyerine özgü olarak belirlenmeli ve o işyerinde aynı işi yapanlara aynı kurallar uygulanmalıdır.

    Performans ve verimlilik standartları gerçekçi ve makul olmalıdır. İşçinin yeterli çalışmamasının süreklilik göstermesi zorunludur. Geçici düşüklükler geçerli neden değildir. Değerlendirme sonuçları düşük veya düşme eğilimli sonuçlar olmalıdır. Koşullara göre değişen, süreklilik göstermeyen sonuçlar geçerli neden için yeterli kabul edilmeyebilir.

    İşçinin bilinen kapasitesinin ve eğitiminin üstünde iş talep edilmesi geçerli neden oluşturmayacaktır. İşçinin kapasitesi yüksek hedefler için yeterli ise, ancak işçi bu hedefler için gereken gayreti göstermiyorsa, geçerli neden söz konusu olabilir.

    Yargıtay, performans değerlendirme kriterlerinin önceden saptanmasını, işçiye bildirilerek onayının alınmasını arıyor. Çalışanın niteliği, davranışları ve sonuçta ulaştığı hedefin bir bütün olarak değerlendirilmesini ve kriterlerin çalışanın görev tanımına, verimine, işverenin kurumsal ilkelerine, uyulması gereken işyeri kurallarına uygun olarak objektif ve somut olarak ortaya konulmasını istiyor.

    İşe iade kararı mı var?

    Mahkeme performans düşüklüğünün ispatlanamadığına karar verirse işe iade kararı veriyor. İşçi kararın kesinleşmesinden sonra 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmalı.

    Başvurmaması halinde işverenin yaptığı fesih, başından itibaren geçerli kabul ediliyor ve çalışan sadece kıdem tazminatını alarak
    işsiz kalmış oluyor.

    Aynı durum işverene başvurmasına, işverenin de işçiyi işe davet etmesine rağmen işe başlamayan çalışanlar için de geçerli. İşverene işe başlamak için başvuru yapılmış işveren de başlatmayı kabul etmiş fakat çalışan işe dönmemişse, Yargıtay tarafından işe başlama talebinin samimi olmadığı, bu nedenle çalışanın iş güvencesinin getirdiği ek menfaatlerden yararlanılamayacağı kabul ediliyor.

    İşveren zorlanamıyor...

    İşverenin işe başlama talebiyle dönen işçisini işe başlatma zorunluluğu bulunmuyor. Fakat başlatmamayı tercih ederse ek tazminat ödeme zorunluluğu doğuyor.

    İşverenin mahkeme tarafından davada belirlenen iş güvencesi tazminatını da ödemesi gerekiyor. İş güvencesi tazminatı kıdem, varsa ihbar ve boşta geçen süre ücretine ek olarak ödenen bir tazminattır.

    İşverenin bu tazminatı ödemesi için işçiyi işe başlatmayacağını bildirmesi veya işçiye işe başlama talebinden itibaren bir ay içinde hiçbir şey söylememesi gerekmektedir. İşverenin bir ay susması da başlatmaması olarak kabul edilmektedir.

    Tazminat nasıl belirlenir?


    İş güvencesi tazminatının miktarı, çalışanın en az 4, en fazla 8 aylık ücreti kadardır. Yargıtay, iş güvencesi tazminatının belirlenmesinde işçinin kıdeminin ve fesih nedeninin değerlendirilmesini ve buna göre sonuca varılmasını aramaktadır. Örneğin, uzun yıllarını aynı şirkete vermiş bir çalışanın işverenle ters düşmesi nedeniyle performans bahane gösterilerek işten çıkarılmasında, işe iade davası sonucunda sadece 4 aylık iş güvencesi tazminatı almasını uygun bulmamaktadır. Bu nedenle, fesih nedenlerini ve feshe giden süreci detaylı olarak incelemektedir.

  3. #3
    Kategori Yöneticisi
    Gazoz Agacı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Şehir
    İstanbul
    Mesajlar
    9,092
    Blog Mesajları
    453
    Bahsedilme
    22 Gönderi
    Etiketleme
    8 Konu
    Sponsor Bağlantılar


    İşten çıkarıldıktan sonra yapılması gerekenler!

    Kriz, şirketin küçülme kararı, düşük performans veya başka bir nedenle işinize son verilebilir. Böyle durumlarda yapılması gereken ilk şey zor da olsa sakin kalmaya çalışmak. Aceleci davranmayın, panik yapmayın ve önünüzdeki fırsatları değerlendirmek için harekete geçin. İşte uzmanların işsiz kalma durumunda yapılması gerekenler konusundaki önerileri...

    Hep çalışırken veya iş ararken yapılması gerekenler üzerine yazılar, makaleler yazılıyor, tavsiyeler veriliyor. İşin bir de diğer tarafı var. Çalışma hayatı her zaman güllük gülistanlık değil. Kriz, küçülme, düşük performans veya başka bir nedenden ötürü işinizi kaybedebilirsiniz. İnsan kaynaklarından ‘kovuldunuz’ kelimesini duydunuz, sakin panik yapmayın. Sakin olmaya çalışın. Acele hareket ederek yanlış şeyler yapmamaya çalışın. Aol Jobs’a göre uzmanlar işinizi kaybettikten sonra yapmanız gereken 10 şeyi şöyle sıralıyor:

    1) Panik yapmayın: Sakin olun. Heyecanlanmanıza neden olacak duygulardan uzaklaşmaya çalışın. Bu süreci ne kadar sakin geçirirseniz krizi o kadar rahat atlatır, önünüzü daha iyi görür ve bu dönemi kolay geçirirsiniz.

    2) Düşüncesiz ve aceleci davranmayın:
    Kızgın olabilirsiniz. Haklısınız da. Fakat ne demişler, öfkeyle kalkan zararla oturur. Bir anlık kızgınlıkla iş arkadaşlarınıza ve müşterilerinize, birlikte çalıştığınız kişilere e-posta gönderip işten kovulduğunuzu ve bunun tamamen şirketle ilgili bir mesele olduğunu anlatmayın. Bu dönemde saygınlığınızı, itibarınızı her zamankinden daha çok korumalısınız. Haklı olsanız bile çirkinleşmeden, haksız duruma düşmeden şirketle ilişkinizi bitirin.

    3) Kıdem tazminatı için hemen imza atmayın: Birçok şirket kovduğu çalışanlarına rutin bir kıdem tazminatı ödemesi yapar. Büyük ihtimalle size de böyle bir teklifle gelecekler. Fakat imzalamak için aceleci olmayın. Mümkünse anlaşmayı bir avukatla inceleyin. Daha yüksek bir ödeme alma şansınız bile olabilir.

    4) Eski işverenlerinizle iletişime geçin:
    Bir işyerinden ayrılırken köprüleri yakmayın tavsiyesi bu durum için geçerli. İyi ayrıldığınız, “sana kapımız her zaman açık” mesajı vermiş eski işyerinize dönebilirsiniz. Patronunuzu arayıp son durumunuzu haber verebilir, açık bir pozisyon varsa bu iş için görüşebilirsiniz.

    5) Hesaplarınızı gözden geçirin:
    En kötü durumu düşünelim. İşiniz yok ve bir süre para kazanamayacaksınız. Kenarda birikmişiniz yoksa elinizdekini iyi değerlendirmeye bakın. Gereksiz harcamalardan en çok böyle dönemlerde kaçınmalısınız. Lükslerinizi kısın.

    6) İşsizlik maaşına başvurun: Akmasa da damlasın. Acil durumlar için lazım olabilir.

    7) Sağlığa dikkat: Uzun zamandır ertelediğiniz doktor randevularınız varsa hemen yapın. Muhtemelen şirketinizin size sunduğu sağlık sigortası birkaç hafta daha devam edecektir. Sigorta halen devam ediyorken sağlıkla ilgili sorunlarınızı halledin.

    8) İletişime geçin:
    Önceki işyerinizden müşterilerinizle, tedarikçilerinizle iletişime geçin. Daha önce birlikte iş yaptığınız için belki az belki çok işlerinin nasıl yürüdüğünü biliyorsunuz, bu da kendinizi daha kolay adapte etmenizi sağlayabilir. Kapılarını çalmakta fayda var.

    9) Olup bitene dışarıdan bakın: Olayın üzerinden birkaç gün geçsin, soğusun, neler olup bittiğine sakin kafayla bir de dışarıdan objektif bir gözle bakmaya çalışın. Utanmadan, kendinizi savunmadan yaptıklarınıza şöyle bir bakın. Patronunuzun neden böyle davrandığını düşünün. Sizden kaynaklı bir sorun nedeniyle işle ilişkiniz kesilmişse belki bu bakış açısı size nerede hata yaptığınızı gösterir, bu da sonraki işleriniz için size yol gösterir.

    10) Yalnız değilsiniz: Unutmayın, işten ilk kovulan siz değilsiniz, sonuncu da olmayacaksınız. Birçok kişi bu dönemi atlatıp daha başarılı bir çalışma hayatına geçiş yaptı. Siz neden onlardan biri olmayasınız?


Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Giriş