Bir evlilikte çiftlerden birisi, esinin degerinin, kendi
degerine/serefine zarar vermedigini düsünürse, o evlilik
sinerjik olmaya hazır demektir. Bir sirkette, elemanlar is
arkadaslarının degerinin, kendi degerlerine/sereflerine
zarar vermedigini düsünürlerse, o isyeri sinerjik olmaya
hazır demektir. Sinerji nedir?
Sinerji kısaca su demek: Ortak bir sonuca katkısı
olabilecek birkaç etkenin belirli bir etkilesim sonucunda,
bu etkenlerden her birisinin tek tek sergileyebilecegi
etkilerin toplamından daha güçlü bir etki üretmeleri
durumuna "sinerji" adı verilir. Baslangıçta daha çok tıp
alanında ilaçların etkilesimi konusunda kullanılan bu
kavram, günümüzde gelisim psikolojisinde (psiko--motor
davranısların ortaya çıkmasında) ve örgütsel davranısların
incelenmesinde önemli bir yere sahiptir. Sinerji
günümüzde daha çok, ortak bir amaca yönelmis insanların
isbirligini açıklamada kullanılmaktadır; ancak ortaya çıkısı
da dikkate alındıgında bu kavramı, asagıda da belirtilecegi
üzere, dogayı, nesneler dünyasını yorumlamada da
kullanabiliriz.
Sinerji bir anlamda isbirligi yoluyla güç artırımı demektir.
Diyelim ki bir kisi "a" kadar enerji kullanıp "5" miktarında
üretim gerçeklestiriyor, ikinci kisi de böyle. \ncak bu iki
kisi isbirligi yaptıkları zaman, yine her biri 'a" kadar enerji
harcayacak, ancak toplamlarında 5x2=10 kadar degil,
10'dan fazla, sözgelisi 14 düzeyinde üretim
gerçeklestirebileceklerdir.
(ki kisi sinerji sergilediklerinde, bazen enerjiden, basen
malzemeden, bazen zamandan tasarruf edebilirler, sonuçta
da üretimlerinin bazen kalitesi, bazen miktarı, bazen de
her ikisi birden artar.
Sinerji kurumları ileriye götürür. Eger bir isyerinde, bir
ailede veya bir ülkede sinerji varsa gelisme kolaylasır,
takım olmak, "biz" olmak kolaylasır.
Sinerjik iletisimde her zaman enerji tasarrufu, üretim
artımı gözetilmemelidir. Bezen birkaç kisinin mutlulugu,
dostlugu paylasmaları, bir tür sinerji sayılabilir. Bir
zamanlar çok begendigim bir karikatür görmüstüm. Ne
yazık ki su an elimde yok. Sanırım Balkan ülkelerinden bir
sanatçıya aitti. Bu karikatürü betimlemek istiyorum:

Bir Karikatür: Dostumsun

Boyları, yaslan, kiloları esit iki mahkum vardı karikatürde.
Çizgili mahkum elbisesi giymislerdi. Her ikisinin de ayak
bilegine zincirle baglı bir demir küre gözüküyordu. (Bu demir
küreler, günlük yasamında mahkuma eziyet olsun diye
konulmustur.) Simdi her bir mahkum kendi küresini tasımak
zorundadır. Ancak bu iki mahkum birbirilerinin kürelerini
tasıyorlar. Bu durumda fiziksel anlamda hiçbir sey degismiyor.
Kendi kürelerini tasısalar aynı enerjiyi harcayacaklar. Fiziksel
anlamda bir sinerji yok. Ama duygusal anlamda müthis bir
sinerji, inanılmaz bir paylasım var. Bu mahkumlar, kendi
birbirlerine "Sen benim dostumsun" mesajını veriyorlar. Bu
mahkumlar ortak bir kaderi paylasmak zorunda olabilirler.
Birbirlerinin kürelerini tasıdıkları zaman kaderlerine yeni bir
boyut katıyorlar. Bizlere verdikleri mesaj belki de su:
Yapılabilecek bir sey kalmamıs gibi göründügünde, yine de
yapılabilecek bir seyler vardır. Yasamın ayagınıza, sırtınıza
vurdugu yükü, bazen düsüncelerinizle, duygularınızla
hafifletebilirsiniz. Ben böyle yorumladım bu karikatürü.
(Ellerinde karikatürün kopyası olan dostlarımın göndermelerini
rica ediyorum. Böyle bir karikatür çizebiliriz; ancak sanatçının
imzası olmadan uygun olmaz.)
kürelerini tasımak yerine birbirlerinin kürelerini tasıyarak


Yukarıda dile getirilen karikatürde iki insanın sinerjik
iletisimi, ürün veya para degil, dostluk üretiyor. Hem ürün
hem dostluk üreten bir baska sinerjik iletisim de imece.

Yapılabilecek bir sey kalmamıs gibi göründügünde,
yine de yapılabilecek bir seyler vardır.
Yasamın ayagınıza, sırtınıza vurdugu yükü,
bazen düsüncelerinizle, duygularınızla hafifletebilirsiniz.


İmecede Sinerji



Geleneksel kültürümüzde "imece" adı verilen bir etkinlik
vardı. (Azalmakla birlikte hâlâ yasıyor.) Bir kadın,
tarhana, tavudka, kurut, yatak--yorgan gibi kıslık
hazırlıklarını tek basına diyelim on bes günde ancak
yapabilecektir. Mahalle veya köydeki on kadın, sırayla her
gün bir evde toplanır, maniler, türküler söyleyerek, on bes
günlük isi bir gün içinde yapıverirlerdi. İmece denilen bu
etkinlisin, bir sinerjik etkilesim oldugunu düsünebiliriz.
İmecede zaman tasarrufu olabilir, farklı bilgilerden, farklı
bakıs tarzlarından ötürü, ürünlerde kalite artısı görülebilir.
Bunlar olmasa bile imece, en azından katılanlar arasında
birlik ve beraberlik duygusunu artırabilir, yalnızlıgı
giderebilir.


Dogada, Nesnelerde, Sandalyede Sinerji


Sinerjik etkilesim yalnızca insanlara özgü de degil.
Hayvanlar da bunu beceriyorlar. Örnegin arılar, karıncalar,
aslanlar... Belki bazı nesnelerin islevleri de bir tür sinerjik
etkilesim sayılabilir. Bu düsünceden hareketle, dogada,
nesnelerde, örnegin bir sandalyenin bacakları arasında bir
tür sinerji bulundugunu söyleyebilir miyiz? Sinerji,
isbirligi/dayanısma yoluyla güç artırımı demekti. Bir
sandalyeyi olusturan parçalar, bir araya geldiklerinde, tek
baslarına oldukları zamana kıyasla daha islevsel olurlar.

Bir sandalyenin ortasına otursanız ve ayaklarınızı yerden
kaldırırsanız, dört bacaktan her biri sizin agırlıgınızın
yüzde 25'ini tasır. Eger bu dört bacaktan birisini kesersek,
vücudunuzun yüzde 25'i degil, tümü birden devrilir yere.
Bu durumda sunu düsünebilir miyiz: Sandalyenin her
bacagı, agırlıgınızın hem yüzde 25'ini hem yüzde 100'ünü
tasımaktadır. (Bu durum, kuantum fizigindeki, bir
elektronun aynı anda iki farklı enerji durumunda
bulunabilecegi bilgisine benzemektedir.) Bunun yanı sıra,
sandalye, her bir bacagının tek tek tasıyabilecegi yükün
dört katından fazlasını tasımaktadır.

Bir sandalyeyi olusturan parçalar, bir araya geldiklerinde, tek baslarına oldukları
zamana kıyasla daha islevsel olurlar


Bütün bunlara baktıgımızda, sandalyenin dört bacagı
arasında muhtesem bir sinerji bulundugunu düsünebiliriz.
Sandalye örneginden yola çıkarak, dogadaki ya da yapay
çevredeki pek çok seye bu gözle bakmak mümkündür.
Ekolojik dengede de bir tür sinerji bulundugunu
düsünebiliriz. Cografi kosullar, bitkiler ve hayvanlar,
karsılıklı dayanısma içinde, tek baslarına yapamayacakları
olaganüstü bir sey yapmakta, büyük bir güç ve güzellik
yaratmaktalar.


Evlilikte Sinerji


Bir çiftin evliliklerindeki payları yüzde kaçtır? Yüzde 50-
50 mi? Tam degil. Kadının evlilikteki payı hem yüzde 50
hem yüzde 100'dür. Erkeginki de öyle. Sandalye örnegine
benzer sekilde. Eger kadının ve erkegin evlilikteki payları
yüzde 50 ve yüzde 100 olmazsa, sözgelisi yüzde 51 ve
yüzde 49 olursa o evlilik saglam durmaz. Sandalyenin
bacaklarından birisi digerlerinden uzun olursa, o sandalye
de saglam durmaz.
Bir kadın ile erkek arasındaki sinerji, hem biyolojik
anlamda çogalmaya hem de mutluluga yol açar.



İşyerinde Sinerji


İsyerlerinde, bireyler ve birimler arasında sinerji
bulunmalıdır. Ancak bunu her zaman görmek mümkün
olmuyor. Bazı sirketlerde üretim biriminin, zaman zaman
kendini fazla önemsedigini, en azından satıs biriminden
üstün gördügünü duyabilirsiniz. Aynı anda satıs biriminin
de kendini üstün gördügünü, "Ben satamazsam onların
üretmesi neye yarar, depolar dolar tasar, üretimi kısmak
zorunda kalırlar" dedigini isitebilirsiniz. Üretim ve satıs
birimlerinin bu tavırları sinerjik degildir.
Acaba bir sirketteki birimleri sandalyenin bacakları gibi
düsünebilir miyiz? Diyelim ki bir sirkete ait üretim,
pazarlama, bilgiislem ve insan kaynakları bir sandalyenin
dört bacagı gibi bir bütünü olusturmaktadır. Her birinin
bütün içindeki payı yüzde 25'tir ve yüzde 100'dür.
Sandalyenin dört bacagından hangisinin digerlerinden
daha önemli oldugunu söyleyemedigimiz gibi, bir sirketi
olusturan birimlerden hangisinin digerlerinden daha
önemli oldugunu da söyleyemeyiz. Tek baslarına önemli
bir islev sergileyemeyecek olan birimler, bir araya gelip
sinerjik bir iletisim olusturduklarında, büyük bir güce
sahip bir sirket ortaya çıkarabilirler.

Giderek artan bir sekilde is dünyasında sinerjiden, ekip
olmaktan söz ediliyor. Ekip olmak önemli süphesiz.
Ancak ekip olmayı olmazsa olmaz bir sart kabul etmek,
ekip olamayanların ise yaramaz olduklarını düsünmek, her
halde bir abartı olsa gerek. Her konuda oldugu gibi bu
konuda da asırılıktan kaçınmak, gerektiginde istisnaları
kendi sınırları içinde degerlendirmek dogru olmalı. Yerine
göre yöneticilerin, ekip çalısmasına yatkın olmayan
kisileri, kendi yetenekleri ve tercihleri dogrultusunda,
bireysel olarak çalısabilecekleri islere yönlendirmeleri
yararlı olabilir.
Moreno'nun Sosyometri'sinde, birlikte çalısan, yasayan
insanlara, kiminle birlikte çalısmak, yasamak istedikleri
sorulur. Arastırmalar, karsılıklı olarak birbirlerini seçen
kisilerden olusan ekiplerde verimin arttıgını, hata oranının
düstügünü göstermektedir. Bu konudaki klasik çalısmalar
ısıgında yeni arastırmalar yapılmasında, günümüzde
isyerlerinde pek dikkate alınmayan sosyometrik tercihlere
önem verilmesinde yarar vardır. Sinerjik etkilesim için,
ekip olabilmek için, çalısanların sosyometrik tercihlerinin
sorulması, bu alanda yeni ufuklar açabilir.

* Moreno, (1962) Sosyometri ve Psikodrama, Dökmen, Ü., Sistem Yayıncılık,
2003



Prof. Dr. Üstün DÖKMEN' in Küçük Şeyler adlı kitabından alıntıdır..