2015-12-28_223504.jpg

Türkler milattan önce orduda takım halinde müzik aletleri çaldırırlardı. 8.yy.da yazılmış ve yazılı ilk Türk belgesi olan Orhun Kitabeleri, Mehter'in atası olarak kabul edilen Tuğ Takımı'ndan bahseder. Kaşgarlı Mahmut'un 11.yy.da yazdığı Divan-ı Lugat-it Türk, Hakan'ın huzurunda nevbet vurulduğunu anlatır. Türklerin diğer dünya milletlerinden gerek anlam ve önem gerekse müzik yönünden tamamen ayrı özelliklere sahip bir müzik topluluğu bulunmaktadır. Bu topluluğa "Mehterhan" yaptığı müziğe de "Mehter Müziği" denir.

"Bulut kükredi, vurdu nevbet tuğ,
Şimşek çaktı çekti hakan tuğ'unu"

diyen Türkler İç Asya'dan Anadolu'ya geleneklerini taşımışlar, egemenlik simgesi davul, bayrak ve tuğ töresi Türkler aracılığıyla tüm İslam alemine yayılmıştır. Karahanlılardan, Selçuklulara, İlhanlılardan, Memlüklülere ve Osmanlılara nevbet geleneği hep devam etmiştir.

Kayı boyundan Osman Bey'e Anadolu Selçuklu Hükümdarı tarafından bağımsızlık fermanıyla beraber hakimiyet sembolü olarak tuğ ve davul yollanmıştır. Mehteri hürmetten ayakta dinleyen Osman Gazi, kıtalara hükmedecek bir İmparatorluğun ve çok daha köklü bir mehter geleneğinin temelini atmıştır. Mehter müziğini ortaya çıkaran en önemli yer savaş alanlarıdır. Kale kuşatmasında, meydan muharebelerinde, deniz savaşlarında düşmana hücum edilirken mehter çalınarak askerler şevke getirilir,düşmanın morali bozulurdu. Avrupa'nın önemli bestecileri Mozart, Beethoven ve daha niceleri mehterin müziğinden etkilenerek besteler yapmışlar ve bu besteler 18 yy.da Avrupa'da yeni bir müzik türü doğmasına sebep olmuş, bu müziğe de Alaturka adı verilmiştir.
Mehter müziği makamsal olarak Klasik Türk Müziği özelliklerini taşır ve 24 sesten meydana gelen bir ses sistemine sahiptir. Dünya askeri tarihinin bu ilk bandosu geçmiş dönem Türk müziğinin coşkulu ritimlerini de bugüne taşımaktadır. Mehter'in giysileri renk ve biçim bakımından ayrı bir güzellik arz eder. Giysilerinde tüm renkleri görmek mümkündür. Kullandığı enstrümanlar kaba zurna, boru, kös, davul, nakkare, zil ve cevgendir. Türklerin ihtişamını asırlar boyu seslendiren Mehter, Osmanlıların son döneminde yozlaşan devlet kurumları gibi vezirlere, sancak beylerine, 18 yy.dan itibaren esnafa dek yaygınlaşmış ve kuruluş amacından sapmıştır.
II.Mahmut tarafından kapatılan Yeniçeri Ocağı'yla birlikte Mehter'de kapatılmıştır. Mehter'in kapatılmasından sonra Avrupadakilere benzer bandolar kurulmuş, 1831'de Mızıka-ı Hümayun Okulu açılarak Mehter 80 yıllık bir sessizliğe gömülmüştür. Yazar Celal Esat Arseven ve Askeri Müze Müdürü Ahmet Muhtar Paşa'nın çabaları ile 1914 yılında yeniden Askeri Müze'de çalmaya başlayan Mehter, I.Dünya Savaşı sırasında Enver Paşa tarafından (1917) Ordu birliklerinde kısa soluklu da olsa yeniden kurulmuştur. 1914'de kurulan Askeri Müze Mehteri 1935 yılında dönemin Milli Savunma Bakanı Zekai Apaydın tarafından aslına uygun olmadığı sebebi ile kapatılmıştır. Bugünkü Mehter ise Genelkurmay Başkanlığı'nın isteği üzerine yapılan sistemli bir araştırma ile Askeri Müze kapsamında 1953 yılında altı katlı olarak kurulmuş, 1968 yılında 9 katlı hale getirilmiştir.

Mehter'in Yürüyüşü ve Konser Düzeni
Mehter'in başında Bölük Komutanı Çorbacıbaşı, arkasında zırhlı muhafızlarla birlikte devleti temsilen Al Sancak, bağımsızlığı temsilen Ak Sancak, İslamiyet'i temsilen Yeşil Sancak yer alır. Eski Türk Hakanları 9 rakamını uğurlu saydığından tören takımları 9 katlıdır. Sancaklardan sonra üç sıra halinde en büyüğü hücum tuğu olan 9 tuğ gelir. Tuğlardan sonra Mehterbaşı, Çevgenler, Zurnazenler, Boruzenler, Nakkarezenler, Zilzenler, Davulzenler ve en arkada at üstünde köszen gelir. Saz başları kırmızı, diğer müzisyenler lacivert giyerler.
Mehter'in yürüyüşü bugünkü modern ordu düzenindeki yürüyüşün tamamen tersine sağ ayakla başlar, üç adımda bir durulup sağa ve sola dönülerek halk selamlanır. Mehter konser düzeni alacağından düz yürüyüşe sol ayakla geçilir ve mehter hilal düzenine gelene kadar bir peşrev (saz eseri) seslendirilir. Kös hilalin ortasında yerini alır. Kös Türk Bayrağı'ndaki yıldızı, diğer müzisyenlerin oluşturduğu hilal ise Türk Bayrağı'ndaki hilali temsil eder. Mehterbaşı yönetiminde konser bitirildikten sonra Gülbank adı verilen mehter duası yapılır ve konser alanı peşrev çalınarak terk edilir.

Halka Açık Mehter Konserleri
500 kişilik modern Atatürk Salonu'nda müzenin açık olduğu günlerde (Pazartesi-Salı dışında) her gün 15:00 ila 16:00 saatleri arasında Mehter'in tarihçesini anlatan İngilizce ve Türkçe multivizyon ile 20’şer dakikalık iki seans halinde verilen konser ilgi görmektedir. Gerek anlam gerekse icra yönünden oldukça farklı bir müzik yapısına sahip olan mehterin repertuarındaki eserler; Osmanlı dönemini kapsadığı gibi, 1911-1935 ve 1953’ten günümüze kadar bestelenen eserleri de içermektedir. Askeri müzik tarihinin başlangıcı ve dünya askeri bandolarının temel taşı olarak kabul edilen Mehter, bugün Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı İstanbul Askeri Müze ve Kültür Sitesi bünyesinde faaliyetlerini sürdürmektedir. Yurtiçinde ve yurtdışında verdiği konserlerle tüm dünyanın ilgisini üzerine çeken Mehter, varlığını ve etkili gücünü asırlar sonra bugün de sürdürmekte, Türk toplumunun gönlünde sıcak yerini korumaktadır.

2015-12-28_223535.jpg

2015-12-28_223545.jpg

2015-12-28_223601.jpg

2015-12-28_223616.jpg



Onur GÜRMAN'ın Türkler adlı programından alınmıştır.