İçinde bulunduğumuz üç ayların sonuncusu olan Ramazan-ı Şerif 27 Mayıs itibari ile başlamaktadır. Bu mübarek ayda edilen duaların, tutulan oruçların, kılanan namazların kabulü tüm kulların en büyük umududur. Bende tüm islam aleminin ve tabiki https://engelliler.gen.tr/nin bütün üyelerinin mübarek Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Ramazan'ın Başlangıcı - 27.05.2017
Kadir Gecesi - 21.06.2017
Arefe (Ramazan) - 24.06.2017
Ramazan Bayramı - 25.06.2017

Yazımızda Ramazan ayı'nın faziletleri hakkında bir takım bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.


ramazan-5.jpg

“Ramazan ayı ki onda Kur’an-ı Kerim, yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi. Sizden biriniz Ramazan ayına sağ olarak hazır bulunursa, hemen o ayda oruç tutsun. Amma o aya hazır olan kimse hasta olur veya seferde bulunursa tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun.” (BAKARA SURESİ – 185. AYET)



Ramazan ayı mağfiret ayıdır. Bu ayda Allah bütün mağfiret kapılarını açmıştır. Ramazan ayı rahmettir. Çünkü Ramazanda müminlere hiç kimsenin bilemeyeceği, had ve hududunu tayin edemeyeceği, miktarını yalnız Allah’ın tayin ve takdir edeceği sevap ve mükâfat verilecektir. Bu ay içinde insanı melekleştirecek olan oruç ibadeti yapılacak, tevbe istiğfarlar yapılacak, birçok Müslüman kötülüğü bırakacak, nefis ve şeytanın esaret ve tuzağından kurtulacak, Allah’a kul, Rasül’üne hakiki ümmet olma yoluna girecektir. Bu ayda evlerde ve camilerde mukabeleler okunacak, insanlar Kur’an’ın nurundan, feyiz ve bereketinden istifade edeceklerdir. Kur’an’a ve Sünnet’e sarılmakla hakkı bulacaklar ve hidayete ereceklerdir.

Ramazan ayı öyle mübarek bir aydır ki, ondan başka hiçbir ay Kur’an’da kendi adıyla beyan edilmemiştir. Ramazan kelime olarak YAKICI SICAKLIK anlamına gelir. Ramazan ayına bu adın verilmesi, oruç tutan kimselerin aç susuz kalmalarının meydana getirdiği sıcaklık ve yanmalardan veya bu ayda işlenen iyi ameller sonucu kazanılan bol sevaplarla günahların yanarak yok olmasından veya oruç günlerinin farz kılındığı yıllarda yakıcı sıcaklara rast gelmesinden ileri gelmektedir.

Bakara suresi 185. ayetin Ramazan ayı tabiriyle başlamasından maksat, Ramazan ayının fazileti, işgal ettiği yerin yüceliğinin açıklanmasında, orucun farz olması sebebiyle diğer aylar arasındaki hususiyetine işaret olunması içindir.
Nitekim Rabbimiz:

“Sizden bu aya erişenler hemen oruç tutsun.” buyurmak suretiyle bu ayda tutulacak orucun farz olduğuna işaret etmiştir.

İslam’ın şartlarından olan orucun Ramazan ayına tahsis olunması, Kur’an-ı Kerim’in Ramazan ayında indirilmiş olması sebebiyledir. İşte bu indiriliş, oruç için diğer aylar arasında öncelik kazanmasına sebep olmuştur. Zira Kur’an Allah’ın aziz ve şerefli ilahi bir sözüdür. Bu nedenle indiği zamanı da aziz ve şerefli kılmıştır. Çünkü akl-ı selime sahip olan herkesin nazarından kaçmayacağı üzere, Kur’an’da bütün mahlûkatın dünya ve ahirette faydalarına olan bir takım menfaatler ve Allah’ın hükümleri vardır.


“Ramazan ayı girdiğinde cennetin kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır.”

Bu hadise göre Ramazan ayında yeryüzüne rahmet yağar, ibadet ve taatlar göklere yükselir. Oruç tutanlar için cennetin kapıları açılır, onlar için cennette köşkler hazırlanır. Şeytanların bağlanması tabirinin asıl anlamının kastedilmiş olması ve Ramazan ayına tazim olarak şeytanların gerçekten bağlanmış muhtemeldir. Bunun açık alametiyse günah ve azgınlığa dalan birçok isyankârların son derece hırslı olmalarına rağmen, Ramazan ayında günahlardan uzak durmalarıdır. Bu gibi kimseler Ramazan ayı boyunca namaz kılmak, sadaka vermek, açları doyurmak, vaaz dinlemek, tespih çekmek, Kur’an okumak ve mukabele dinlemek gibi hayırlı işlere koşarlar. Ramazan ayı içerisinde kötülük yapmazlar. Kötülük yapanların sayısı da çok az olur.



RAMAZAN AYI NEDEN DİĞER AYLARDAN ÜSTÜNDÜR?



Ramazan ayı ayların sultanıdır. Bu aya Ramazan denmesinde elbette ki bir takım ilahi hikmet ve tecelliler vardır. Ramazan ayında Allah’ın en büyük tecellisi, Kur’an-ı Kerim’in insanlığın hidayet, saadet ve selametine vesile olması için inzal olunmasıdır. Kur’an Ramazan ayında nazil olmuştur. Bu bakımdan Ramazana Kur’an ayı da denilir. Ramazan şerefini, izzetini, bereketini Kur’an’dan almıştır. Üstünlüğünün başta gelen sebebi budur.

İçerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinin Ramazan ayında bulunması, diğer aylardan üstün ve efdal olduğuna işarettir. Ramazan ayında nefis ve şeytan, oruç tutan Müslümanları dalalete sürükleyemez. Müslüman bu ayda nefsini terbiye eder, şeytanın tuzağından kurtulduğunda da melekleşir. Ramazan ayı mümine bu imkânı sağladığından dolayı da diğer aylardan üstün ve efdaldır. Ramazanda nefis ve şeytan kösteklendiğinden insanlar isyan etmezler, günah işlemezler. Hadiseler cinayetler azalır, diğer aylara oranla yok denecek seviyeye düşer. Bu da Ramazan ayının feyiz ve bereketine delil ve işarettir.

Peygamberimiz (SAV) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor: “Allah (CC) ümmetime beş şey ihsan etti ki onları daha evvel gelenlere ihsan etmedi:

1-) Ramazanın ilk gecesi olduğu zaman Allah ümmetime rahmet nazarıyla bakar. Allah, rahmet nazarıyla bakarsa ona azap vermez.

2-) Allah meleklere ümmetim için istiğfar etmelerini emreder.

3-) Oruçlunun ağız kokusu Allah nazarında misk-ü amberden daha güzel kokar.

4-) Allah cennete zinetini takın diye emreder ve dostun olan müminlere müjdeler olsun buyurur.

5-) Allah oruçlunun bütün günahlarını affeder.”

Bir hadis-i kutside Allah (CC),Hz Musa (AS)’a şöyle buyurdu: “Ümmet-i Muhammed’e iki karanlık zarar vermesin diye iki nur verdim.” Hz Musa: “Ya Rabbi, o iki nur nedir?”diye sordu. Allah (CC): “Ramazan ve Kur’an-ı Kerim’in nurudur.” buyurdu. Hz Musa: “O iki karanlık hangisidir?” diye sordu. Allah (CC): “Kabir ve kıyamet günü karanlığıdır.” buyurdu.



“Ramazan ayında dört hasleti sıklaştırınız.

İki hasletle Rabbinizi kendinizden razı kılarsınız, diğer iki hasletten müstağni olamazsınız. Rabbinizi kendinizden memnun ve razı kılacak olduğunuz iki hasletten biri LA İLAHE İLLALLAH demek, ikincisi de Allah’tan af dilemek üzere TEVBE VE İSTİĞFAR etmektir. Kendisinden müstağni olamayacağınız iki hasletse RABBİNİZDEN CENNETİ İSTEMEK VE CEHENNEM ATEŞİNDEN O’NA SIĞINMAKTIR.”

Bu da müminler için değerlendirilmesi gereken bir husustur. Mümin Ramazandan gafil olmamalıdır. Daha Ramazan girmeden önce tevbe-istiğfar etmeli, günah ve isyanı terk etmeli, o büyük misafiri içini ve dışını temizlemek suretiyle sevinç ve neşeyle karşılamalıdır. Her mümin Ramazan geliyor diye sevinmeli, Allah’a hamd-ü senada bulunmalıdır.

Yüce Peygamberimiz (SAV) başka bir hadislerinde ise şöyle buyurmaktadır: “Ulu Allah, Ramazan ayında günün her saatinde Kadir gecesine kadar 600.000 kişiyi cehennemden azad eder. Kadir gecesinde ise Ramazanın başlangıcından o ana (Kadir gecesine) kadar affettiklerini (onların sayılarının toplamını) cehennemden azad eder. Bayram günü de o güne kadar bütün Ramazan boyunca azad ettiklerinin sayısınca insanı cehennemden azad eder, kurtarır.”

“Allah, Ramazanın her gecesinde 600.000 insanı cehennemden azad eder. Ramazanın son gecesindeyse, daha önce azad ettiklerinin toplam sayısınca azad eder.”

Bu fırsatlar her zaman ele geçmez. İyi değerlendirelim. Ramazan ayını sevinçle ve tevbe-istiğfarla karşılayalım.