Like Tree9Beğeni
  • 2 Mesaj Sahibi Gazoz Agacı
  • 2 Mesaj Sahibi unuttum.29
  • 1 Mesaj Sahibi Halil Yılmaz
  • 1 Mesaj Sahibi gülümse_hayata
  • 1 Mesaj Sahibi Entropi
  • 2 Mesaj Sahibi Gazoz Agacı

Konu: Ötenazi bir hak mıdır? Türkiye'de bu hak yasal olmalı MI?

  1. #1
    Kategori Yöneticisi
    Gazoz Agacı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Şehir
    İstanbul
    Mesajlar
    8,975
    Blog Mesajları
    451
    Bahsedilme
    21 Gönderi
    Etiketleme
    8 Konu

    Ötenazi bir hak mıdır? Türkiye'de bu hak yasal olmalı MI?

    Sponsor Bağlantılar


    Acılarına Son Vermek İçin Ölüm Hakkını Kullanmak İsteyenlerin Sığınağı: Ötenazi

    Ötenazi, insanın yaşamının dayanılmayacak bir hale gelmesi sonucu kendisinin ya da yakınlarının isteğiyle tıbbi yardımla acısız bir şekilde hayatına son verilmesidir.

    Yunanca'daki (εὐθανασία) kelimesinin karşılığı olarak Türkçe'ye geçmiştir ve "iyi,güzel ölüm" anlamına gelir.

    Yaşamı dayanılmayacak hale getiren, tedavisi olmayan fiziksel rahatsızlıklar olabileceği gibi psikolojik rahatsızlıklar da olabilir.

    Sizce tedavisi olmayan hastalıkları nedeniyle acı çeken kişilere ötenazi hakkı verilmeli mi?

    Yaşamak nasıl bir haksa, yaşamdan vazgeçmek de neden hak olmasın? Konuyu islam açısından değerlendirirsek konunun en başında 1-0 yenik düşeriz ama kendi duygu ve düşüncelerimizle en ince ayrıntısına kadar tartışmaya açmak istiyorum. Bu nedenle sizlerden sadece size ait olan fikirlerinizi yazmanızı istiyorum.

    Bana gelince yaşama hakkı nasıl insana yaradan tarafından bağışlanmış bir haksa yaşamaktan vazgeçme yani ölüm hakkı da bir insanın en az yemek yemeyi reddetmesi yada hasta haklarından biri olan tedaviyi reddetmek gibi yani yaşamdan çekilmesi kadar olağan olmalı. Kimse kimseyi zorla yaşatamaz! Yaşatmamalı! İçinde bulunduğu fiziksel ve ruhsal durum insanın insanca yaşama iradesine engel oluyorsa ve her gün içinden binlerce kez yaşamı reddetme isteğiyle günü tamamlıyorsa neden böyle bir hakkı olmasın???

    Ötekileştirilen yaşamasını, yaşam hakkını neden ötekinin istek ve toplumun genel doktrinlerine bağlı kılsın ki? Bu senin yaşamın kardeşim istersen çekip gidebilmelisin kime ne? ellere ne? diyebilmeli mi insan?

    Stephen Hawking'in çevremdekilere katkı yapmak yerine yük olduğumu hissediyorsam ötanaziyi düşünebilirim demesi son yıllarda dünyadaki tartışmaları alevlendiren bazı örnekler olmuştu.

    Yasal olmamasına karşın yapılan araştırmalar Türkiye'deki doktorların yüzde 20'sinin, hemşirelerin ise yüzde 25'inin en az bir kere ötanazi isteği aldıklarını gösteriyor.

    Üstelik böyle bir gerçek varken bu ülkede ben sadece sitemizde konuyu tartışmaya açmak istiyorum. Dileyen, dilediğini yazabilir. Sonuçta sizler düşünceleri hür bireylersiniz. Kimse sizi yazdığınız yorumlardan dolayı yargılama hakkına sahip değil. O nedenle haydi buyrun;


  2. #2
    Kategori Yöneticisi
    unuttum.29 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2012
    Şehir
    Aksaray 68
    Mesajlar
    857
    Blog Mesajları
    17
    Bahsedilme
    13 Gönderi
    Etiketleme
    29 Konu


    Merhabalar,
    Ötenazi hakkımın olmasını isterim. Ama ülkemizde bu hakkın yasalaşabileceğini sanmıyorum.
    Bireye, çekeceği sıkıntıları rağmen yaşamaya devam etmesi gerektiği dayatılmamalıdır.
    Nasıl ki Yaşama-Dünyaya gelirken kimse önceden bilgilendirilmemişse; ayrılırken de bireyin bu konuda seçme hakkı olmalıdır diye düşünüyorum.
    Halil Yılmaz ve Gazoz Agacı bunu beğendi.

    sorularınızı ilgili konulara yazın veya yeni konu açın lütfen. Ö.M'lere cevap yazmıyacağım artık...

  3. #3
    Site Yöneticisi
    Halil Yılmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Şehir
    Bayburt
    Mesajlar
    13,482
    Blog Mesajları
    15
    Bahsedilme
    124 Gönderi
    Etiketleme
    38 Konu


    Ötenazi tartışmaları ne zaman açılsa ben tavrım hep net olmuştur. Bu hak kesinlikle tanınmalı. Buna dair geçenlerde gazetelerin 3. Sayfalarına düşen bir haberi aktarayım. Kanser hastası bir anne önce engelli çocuğunu öldürüp sonrada intihar etmiş.
    Bu haberi dinleyince birini öldürecek kadar çok sevmenin trajedisi bu olsa gerek dedim. Hani meşhur söz var. Engelli çocukların annelerinin en büyük korkusu çocuklarından önce ölmek, diye. İnsanlar ölmekten değil geride bıraktıkları çocuklarının geleceklerinden kaygılı. Elbette bu kaygıyı gidermek devletin görevi ama oda nereye kadar.
    Türkiye gibi bir ülkede ötenazi hakkı yasallaşır mı hiç sanmıyorum. Çoğu Avrupa ülkesinde bile bu hak henüz yasallaşmamış durumda. Birkaç Avrupa ülkesi hariç.

  4. #4
    gülümse_hayata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Şehir
    İstanbul
    Mesajlar
    16,301
    Blog Mesajları
    170
    Bahsedilme
    53 Gönderi
    Etiketleme
    11 Konu


    Hernekadar bu can benimse tüm kararlarda bana ait olmalı diye düşünsemde derinlerden bir düşüncede hayır diyor. Hani arada kalırda işte bu diyemezsinizya ezelden beri ötenazi konusunda hep arada kalmışımdır.

    Bir yanım bu hakkımın olması gerek derken diğer yanım hep hayır demiştir. Bir takım nedenler hayatı yaşanmaz kılarak bu yaşanmaz kılınan hayatta neden yaşamaya mecbur bırakılıyorum düşüncesiyle ötenazi olmalı diyorum.
    Bir başka düşünceyle ise insanların yaşadığı sorunlar canlarına tak dedirtip kolaylıkla canından vazgeçirebilecek psikolojilere bürünülmesine neden olabilir. İnanıyorumki bu yolu seçecek çok fazla insan vardır. Yaşanılan sorun neticesinde bu kararı vermek nekadar doğru işte ben hep bu noktada takılıp kalıyorum.

    Başındada söylediğim gibi ben bu konu hakkında tereddütte olanlardanım. Hangisi doğrudur diye kendisiyle çelişenlerdenim.

  5. #5
    Üye

    Üyelik tarihi
    Aug 2017
    Şehir
    Hiçbir yer
    Mesajlar
    41
    Bahsedilme
    2 Gönderi
    Etiketleme
    0 Konu


    Zor bir karar
    Konu Entropi tarafından (16-03-2018 Saat 19:12:40 ) değiştirilmiştir. Sebep: .
    Gazoz Agacı bunu beğendi

  6. #6
    Kategori Yöneticisi
    Gazoz Agacı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Şehir
    İstanbul
    Mesajlar
    8,975
    Blog Mesajları
    451
    Bahsedilme
    21 Gönderi
    Etiketleme
    8 Konu


    Selamlar,

    Yanıtlarınız ne olursa olsun ben bu samimiyeti seviyorum Bu içtenliği, bu dürüstlüğü, bu paylaşımı... Forumlarda yeralan her düşünceye katılmıyor olabilirsiniz zaten birebir katılma gibi bir zorunluluğunuz da yok ama yüreğinizin sesini yazıya döktüğünüz zaman işte sonuç mükemmel duruyor...

    Paylaşımla kalın, sağlıcakla kalın dileğimle...

  7. #7
    Üye
    Murteza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2019
    Şehir
    İstanbul
    Mesajlar
    6
    Bahsedilme
    0 Gönderi
    Etiketleme
    0 Konu


    İnsan, tesadüflerle ortaya çıkamayacak kadar kompleks bir yapıdır.

    Dna ile ilgili bilgilerde;

    Sahip olduğunuz genetik veri, yaklaşık 100 trilyon hücrenizin her birinde bir kopya olarak tutuluyor. Bu veriyi, yarısı annemizden diğer yarısı da babamızdan gelen 46 ciltlik bir ansiklopedi serisi gibi düşünebilirsiniz. Tipik bir ansiklopedinin yazıldığı 27 harf yerine, genomik ansiklopediniz sadece 4 harf ile yazılıyor. Ve bunlar, Adenin (A), Timin (T), Sitozin (C) ve Guanin (G) olarak adlandırılıyor. ATGTCATGCA… şeklinde sürüp giden 6 milyar harf, sizi siz yapan tüm özelliklerinizi ortaya koyuyor.

    deniyor.

    İnsanın, üstün bir tasarım, bilgi ve gücün eseri olduğunu düşünmek gayet mantıklıdır.
    Bir yaratıcı olmadığını iddia edenler, herhangi bir organın, evrim aşamasına katılımını nasıl açıklayabiliyor?
    Ses telinin olmadığı bir aşamada, bunun dna kodlarına, o ses tellerinin nereye nasıl ekleneceği, kaslarının nasıl olacağı, beyin ile bağlantılarını sağlayacak sinirlerin üretimi ve ilgili yerlere doğru şekilde bağlanmasını sağlayan kodların, var olan dna kodlarının arasına nasıl yerleştirileceğine ne karar veriyor da bunu hatasız uygulayabiliyor?
    Ses teli eklerken, kulağın yapısının tasarlanması da gerekiyor tabi.

    Durum böyle olunca, olası ölüm sonrası sonsuz yaşamda, insanın, ölümün ve acıların olmadığı, hayal bile edemeyeceği güzelliklerle dolu bir yaşama kavuşma olasılığını neden tepsin ki, geçici-geçici-geçici olan bu dünyada?

    Ötenazi, intihardan daha kötü bir seçimdir. Her iki durum da, öncelikle geride kalanlara çok uzun acılar-pişmanlıklar yaşatır ama, dinler açısından, ötenaziyi uygulayan da suçludur.

    "Çaresiz kaldım" diyenin, kendine, farklı bilinç durumlarına ulaşmak için şans tanıması ve çabalaması gerekir.
    "Nasıl olacak" denirse, bunun astral seyahati var, imgeleme ile var olan-olmayan cisimlerin içlerine bakabilme, inceleyebilme var, (Mesela, bu yeteneğe sahip olanlar, kendi veya başkalarındaki sinir yapısına bile bakabilirler, kopuk-hasarlı yerleri açıkça görebilirler, bir papatyanın sapına girip, içten yukarı çıkıp çiçeğin üstünde yatıp, milyonda bir insanın ancak tadabileceği bir durumlara erişebilirler), meditasyon ile üst bilince çıkıp, varoluşu izleme moduna geçmek var (Bu durumda mutlak bir sakinlik oluyor, saçma olan olmayan düşüncelerin hepsi susuyor)

  8. #8
    Üye
    kartalreis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2011
    Şehir
    ad: Kalperen Türkoğlu CCC yer: kalpOder Ötüken - Turan
    Mesajlar
    389
    Bahsedilme
    0 Gönderi
    Etiketleme
    0 Konu
    Sponsor Bağlantılar


    öte
    nazi
    çok uzak bana


Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Giriş