Kız çocuklarının bakmakla yükümlülüğündeki sorunlara açıklık getirildi

5510 sayılı Kanunun 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1), (2) ve (7) numaralı alt bentleri ile yedinci ve sekizinci fıkralarının dışında kalan genel sağlık sigortalısının, sigortalı sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan, 18 yaşından büyük, lise ve dengi öğrenimi veya aday çıraklık ve çıraklık eğitimi ile işletmelerde meslekî eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın malul olduğu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilen evli olmayan çocukları Genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu çocukları olarak kanunda tanımlanmıştır.

Kız çocuklarının bakmakla yükümlülük karşısındaki durumu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte bakmakla yükümlü olduğu kız çocukları, durumlarında değişiklik oluncaya kadar bakmakla yükümlü olunan kişi olarak tedavi yardımlarından yararlanmaya devam edeceklerdir. Durumlarında değişiklik olması halinde (evlenme, işe girme gibi) durum deşikliğinden sonra bu kanun hükümleri uygulanır denilmişti. Yani Kanunun yürürlük tarihinden önce bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olan kız çocuğu bundan böyle işe girer veya evlenerek durumunda değişiklik olursa boşansa da işsiz kalsa da tekrar anne veya babasının önceden olduğu gibi sağlık hizmetlerinden faydalanması 5510 sayılı yasa hükümlerine göre olacaktı. Nitekim bu uygulama 6111 sayılı Kanun yürürlüğe girene kadar devam etti. SGK kız çocuklarının durumunu iyileştirme adına 6111 sayılı Kanunda kız çocukları için değişiklik yapılarak, kız çocuklarının durum değişikliğinden sonra da anne ve babalarından sağlık yardımı almalarına imkân tanınmıştır.

Bu değişiklikle eskiye dönülerek mağduriyet giderildi ama bu arada birçok kız çocuğu da ciddi sıkıntılara girdi.

Kız çocuklarının durumundaki kargaşa açıklığa kavuşturuldu

SGK bununla da kalmayarak 01/10/2008 öncesi bakmakla yükümlü kişi olarak sigortalı baba üzerinden sağlık yardımları karşılanan kız çocukları, babasının sigortalı çalışmasının sona ermesi akabinde, 01/10/2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan ilgili kanunlara göre herhangi bir kapsamda sigortalılığı bulunmayan ve bu tarihten sonra genel sağlık genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilen anne üzerinden de yaş sınırı ve öğrencilik şartları aranmaksızın kesintisiz salık hizmetlerinden yararlandırılacaklardır. Yani yasadan önce bakmakla yükümlü olan 18 yaşını doldurmuş öğrencilik durumu olmayan veya 25 yaş üstü kız çocukları babalarının sigortaları sona erse de anneleri yasadan sonra ilk defa sigortalı olsalar dahi kız çocukları kendilerinin bakmakla yükümlüsü olabilecekler. SGK bu düzenlemeyi genel yazı ile açıklamış ve sigortalı ile bakmakla yükümlü kişi lehine yorumlamıştır. Ancak hemen akla şu soru geliyor. 01/10/2008 tarihinden önce babasından değil de annesinden yaralanıyor da şimdi annesi sigortasız ve ilk defa babası kanun yürürlük tarihinden sonra sigortalı oldu ise yine kız çocuğu kesintisiz öğrenci olma şartına bakılmaksızın babanın bakmakla yükümlüsü olacak mı? Soruları yanıt beklemektedir.

Asıl sorun daha sonra çıkacak ya da kanuni düzenleme yapılacak

Yapılan değişiklikler palyatiftir. Çünkü, kız çocuklarıyla ilgili olarak 5510 sayılı Kanun hükümleri ortaya mağduriyetler çıkarmış ve bu durum tekrar eskiye dönülerek çözülmüştür. Sorunun çözümü geçici madde yerine asıl maddede yer alan bakmakla yükümlü tanımıdır. Bu tanım burda bu haliyle durduğu müddetçe bir müddet sonra yine sorun çıkaracaktır. Üzerinde durulması gereken asıl konu kız çocuklarına ayrıcalık tanınacak mı yoksa tanınmayacak mıdır? Mevcut durumda sürekli bu ayrıcalığı tanımak durumundaysak ve bunu sosyal ve toplumsal gerekçelerle yapıyorsak daha sonra da yapmak zorunda kalacağız demektir.

Mevcut düzenlemede neler var ve sorunun kaynağı nedir?

5510 sayılı Kanunun Genel sağlık sigortası geçiş hükümleri başlıklı geçici 12 nci maddesinde; "İlgili kanunları gereği tedavi yardımları karşılanan kişiler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte herhangi bir işleme gerek kalmaksızın, bu Kanun açısından genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ilgili kanunları gereği bakmakla yükümlü olunan kız çocukları bu Kanun gereğince de bakmakla yükümlü olunan kişi sayılır. Ancak durumlarında değişiklik olduğunda sağlık hizmetlerinden yararlanma koşulları bu Kanun hükümlerine göre yeniden belirlenir. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/49 md.) Kız çocuklarının durum değişikliklerinin ortadan kalkması halinde, bu kişiler tekrar ilgili kanunlarına göre bakmakla yükümlü olunan kişi sayılır. Bu kişilerin sigortalı ve sigortalının bakmakla yükümlü olduğu kişilere ilişkin bilgileri ilgili kurumlar tarafından bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç üç ay içinde Kuruma bildirilir."

Ancak, 5510 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde; "b) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çıraklık ve çıraklık eğitimi ile işletmelerde meslekî eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın bu Kanuna göre malûl olduğu tespit edilen evli olmayan çocukları," bakmakla yükümlü olduğu kişi olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla bu tanım bu haliyle durduğu müddetçe yine sorun çıkacaktır. Bakalım köklü değişiklikler için adım atılacak mı yoksa sorun çıktıkça çözüm üretilmeye mi çalışılacak? Yani 1.10.2008 tarihinden sonra sigortalı olanların kız çocukları ya da 1.10.2008 tarihinden sonra doğan sigortalıların kız çocukları yine potansiyel sıkıntıya girecekler arasındadır.