Ülkemizi nüfusunun yaklaşık %12 sini özürlü vatandaşlarımız oluşturmaktadır. Özürlü vatandaşların yaşam şartlarının iyi olmaması , karşılaşılan zorluklar hem özürlüleri hem de özürlü yakınlarının yaşam kalitesini düşürmektedir. Özürlülerin ve özürlü yakınlarının bu sıkıntılarının asgari düzeye indirilmesi için zaman zaman kanuni ve idari düzenlemeler yapılmakta ve özürlü vatandaşlar ve yakınlarının daha iyi şartlarda yaşamlarını sürdürmeleri amaçlanmaktadır. Bu düzenlemelerden bir tanesi 5510 Sayılı Kanunda özürlü çocuğu olan anneler ile ilgili yapılan düzenlemedir.

5510 Sayılı Yasadan önce özürlü çocuğu olan anneler lehine herhangi bir düzenleme bulunmaz iken 5510 Sayılı Yasaya 5754 Sayılı Yasa ile eklenen fıkra ile bahsi geçen anneler lehine düzenleme yapılmıştır. 5510 Sayılı Yasanın konuyla ilgili fıkrasında “Emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunan kadın sigortalılardan başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl çocuğu bulunanların, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen prim ödeme gün sayılarının dörtte biri, prim ödeme gün sayıları toplamına eklenir ve eklenen bu süreler emeklilik yaş hadlerinden de indirilir” denilmektedir”

Her özürlü malulmüdür ?

Özürlülük ve malüllüğün farklı tanımları vardır. Özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmeliğin 4.maddesinin içeriğinde Özürlü: “Doğuştan veya sonradan; bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan ve korunma, bakım veya rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişi” olarak tanımlanmıştır .

Malul kavramı ise 5510 sayılı kanunun 25.maddesinin içeriğinde “Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır. Denilmektedir.

Bu iki tanım ışığında her özürlünün malul sayılamayacağı açıktır. Özürlü çocuğu olan sigortalı kadının çocuğu için yukarıda belirtilen başka birinin bakımına muhtaç malul raporu alması gerekmektedir.

Kimler bu haklardan yararlanacaktır ?

5510 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonra Yasanın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) , (c) bentleri kapsamında sayılan kadın sigortalılar (isteğe bağlı sigortalılar dahil) ile 5510 Sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden önce mülga 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Yasalara tabi çalışırken 5510 Sayılı Yasanın geçici 1 inci maddesi gereğince 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ,(c) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmalarını devam ettiren kadın sigortalılar faydalanabileceklerdir.

Özürlü çocuğu olan her kadın sigortalı bu maddeden yararlanması mümkün müdür ?

Kanunun ilgili fıkrasından da anlaşılacağı üzere başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul çocuğu bulunanlar bu maddeden yararlanabilecektir.Başkasının bakımına muhtaç derecede malul çocuğu bulunanlar alacakları rapora göre malüliyet tarihinden sonraki hizmetler için madde hükümleri uygulanacaktır. Ancak her halükarda maluliyet tarihi ne olursa olsun bu tarih 5510 Sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihi öncesine gitmeyecektir. Örneğin 2000 yılından itibaren çalışmakta olan sigortalı kadının 2006 yılında malül olduğunda dair Kurum Sağlık Kurulu raporuna istinaden 01.10.2008 tarihinden sonraki hizmetleri için ilgili madde hükümlerinden faydalanacaktır. Başkasının bakımına muhtaç derecede malül olan çocuğun velayetinin de kadın sigortalıda olması gereklidir.

Sigortalılık süresine ilave edilecek hizmet nasıl hesaplanır ve hesaplamada dikkate alınmayacak hizmetler var mıdır ?

Başkasının bakımına muhtaç derecede malul çocuğu bulunan sigortalılara prim ödeme gün sayılarının dörtte biri toplam prim ödeme gün sayısına eklenir . Örneğin mezkur sigortalılara 360 günlük çalışması sonucunda 90 gün daha ekleme yapılarak prim ödeme gün sayısı 450 olarak kabul edilir ve sigortalının emeklilik yaş hadlerinden de 90 gün indirilir. 5510 Sayılı Yasada belirtilen fiili hizmet zammı ve itibari hizmet süreleri için ilave hizmet verilmeyecektir. Ayrıca birden fazla başkasının bakımına muhtaç derecede çocuğu bulunanlara tek bir çocuk için ilave hizmet verilebilecektir.

SGK Rehberi