4857 Sayılı İş Kanununun 69. Maddesinde, “Çalışma hayatında GECE en geç saat 20:00 de başlayarak en erken 06:00 ya kadar geçen ve her halde en fazla 11 saat süren dönemdir. Bazı işlerin niteliğine ve gereğine göre veya bazı bölgelerin özellikleri bakımından, çalışma hayatına ilişkin gece başlangıcının daha geriye alınması veya yaz ve kış saatlerinin ayarlanması veya gün döneminin başlama ve bitme saatlerinin belirtilmesi suretiyle birinci fıkradaki uygulama şekillerini tespit etmek veya bazı gece çalışmalarına herhangi bir oranda fazla ücret ödenmesi usulünü koymak veya bazı gece işletilmelerinde ekonomik zorunluluk bulunmayan işyerlerinde işçilerin gece çalışmalarını yasak etmek üzere yönetmelikler çıkartılabilir.

İŞÇİLERİN GECE ÇALIŞMALARI YEDİBUÇUK SAATİ GEÇEMEZ”
şeklinde kurala yer verilmiştir.

Gördüğünüz üzere İş Kanunumuz, gece çalışmasını 7,5 saatten fazla çalıştıramaz kuralını açık ve net biçimde belirtmiştir. İşyeri kurallarında bu gece 7,5 saatten fazla çalışılır veya bu kanun beni ilgilendirmez, burada benim kanunlarım geçer gibi ibareleri işveren diyemez. Bu hükme aykırı şekilde çalıştırmak için işyeri çalışma yönetmeliği çıkaran işverenin kuralları geçersizdir. Çalışma koşullarını belirleyen kaynaklar sıralamasında daha üst sıralarda yer alan yasa hükmü ile yönetmeliğe öncelikle değer verilmesi gerektiğini Yargıtay 9. Hukuk Dairesi özellikle vurgulamaktadır.

Çalışma hayatında en çok sıkıntı olan sektör, özel hastanelerde ve kamuda sağlık sektöründe çalışan taşeron işçiler, özellikle hemşireler, doktorlar ve diğer sağlık çalışanları ve aynı zamanda eğlence hizmetlerinde çalışan barmenler, garsonlar, koruma görevlileri, gece çalışan özel güvenlik işçileri bu çalışma sürelerinden ciddi şekilde mağdur olan işçilerdir. Bu şekilde 7,5 saatten fazla çalışıp da hakkını aramak isteyen işçi, İş Kanunu 24/2 maddesi uyarınca iş akdini tek taraflı ve haklı nedenle feshedebilir. Bu tek taraflı fesih sonucu gece fazla çalışan işçi, feshe bağlı olan kıdem tazminatını ve geriye dönük 5 yıl olarak fazla çalışma ücretlerini işverenden Mahkeme yoluyla talep edebilir. İspat külfeti işçide olan bu durumda işçi, fazla mesai yaptığını işyerine ait olan nöbet çizelgeleriyle, tanıklar ile her türlü yasal delillerle çalışmasını ispatlayabilir.

Gece fazla çalışan işçi, iş akdini tek taraflı olarak feshetmeyip çalışma esnasında işverenden, yazılı olarak çalışma sürelerinin düzeltilmesini talep edebilir. Ayrıca fazla çalışma ücreti, feshe bağlı olan haklardan olmadığından işçi, aynı işyerinde çalışırken de fazla çalışma ücreti için işverene alacak davası açabilir. Hakkını arama nedeniyle işyerinden atılan işçinin her türlü yasal hakkı da bulunmaktadır.

Kanunlarımız, işçilere her türlü yasal hakkı verdiği halde bu haklarını işletemeyip sürekli olarak işsizlik korkusu içinde yaşayan çalışanların haklarını, hiç kimse kendiliğinden vermez. Hele ki işverenler hiç vermez. Çalışanların, sürekli olarak iş şartlarından yakınıp işverenin yüzüne karşı korku ve kul anlayışı ile çıkarak insani değerlerini yitirmesi de ayrıca irdelenmesi gereken bir durum olduğu gibi işten çıkarılacağım korkusu ile işverenin yanında yer alarak, Mahkemelerde yalan tanıklık yapan işçilerin, Türk Ceza Kanunu kapsamında suç işlediğini bilmesi ve kul hakkı konusunda manevi olarak vebal altına gireceğini unutmaması gerekir.

Hakkınızı arayınız, hayatınız boyunca mağdur olmayınız.