Başarısızlıklarımızın nedeni daha çok küçük yaşlarda çocukken bize "dur sen yapamazsın! " lafıyla başlıyor.

Bu bir program olarak bilinçaltımıza tamamen istemsiz olarak yerleşiyor.

Bir çocuğa dikkat ederseniz, bir bebek çok cesurdur, hiç bir şeyden korkmaz, korku tohumlarını eken bizim onlara karşı olan davranışlarımızdır.

Koruyucu davranışlarımız onlarda korkuya neden olur.

Bu nedenle çocuklarımıza hitap ederken seçilecek sözlerimizde çok dikkat etmeliyiz.

Sen dur, Sen yapamazsın demek yerine;

Sen bunu tabiî ki de yapabilirsin ama deneme-yanılma yoluyla her şey öğrenilir, deneyiminde yanında olmamı istiyor musun?

Bu şekilde de çocuğa davranılabilir, bu şekilde hitap ettiğimizde korku tohumları ekmeyiz aksine deneyimlerini kolay yapmasını sağlarız.

Başarısızlık hep bir acı çekme, imaj kaygısı, kaybetme korkusuyla eyleme geçememe halidir.

Eyleme geçemediğimiz zaman, telaşlandığımız zaman, endişelendiğimiz zaman başarısızlığa ulaşmak hiç de zor olmaz.

Çünkü başarıya odaklanmak yerine engellere odaklanırız, Aşılması gereken engeller hissi de bizde bir nevi korkuya neden olur.