"Belki de tek engel, 'engel' kelimesidir" sözünü doğrular bir hayat sürdürüyor.

Mehmet Candikmen - Bursa'nın merkez Osmangazi ilçesinde, kas hastası olmasına ve tekerlekli sandalyeye mahkum olmasına rağmen, hayatı dolu dolu yaşayan Can Ahmet Vural, kişisel internet sitesinde yer verdiği

"Belki de tek engel, 'engel' kelimesidir" sözünü doğrular bir hayat sürdürüyor.

Vural, 23 yıllık hayatında 1 kitap yazdı, 30 sunum yaptı, 15 panelde konuştu, 24 şiir yazdı, 2 dernek kurdu, birinin fahri başkanlığını yapıyor cezaevlerinde ve okullarda konferanslar düzenliyor. Tüm "engelleri" aşarak hayata bağlanan genç, halen Üniversite 2. sınıfta okuyor.

Heykel Valilik binasında, Cumhuriyet Bayramı'nın 88. yıl dönümü törenlerine katılarak ilgi odağı olan Vural, "engellerle" mücadelesini ve yaşama azmini, yüzünden hiç eksik etmediği gülümsemesiyle Aa muhabirine anlattı.

-"Duygusal ve hayalperestin önde gideniyim"-

"Adım Can Ahmet Vural. 1988, Bursa doğumluyum. Spinal Müsküler Atrofi (SMA) tip 2 kas hastasıyım. Yaklaşık 4.5 aylıkken bu hastalığa yakalandım ve bu yaşıma kadar tekerlekli sandalye ile hayatımı sürdürüyorum. Bunlara rağmen, sıra dışıyım. Duygusal ve hayalperestin önde gideniyim. Olduğu gibi görünürüm, göründüğüm gibiyim. Karakterim ağırdır ve boyumdan büyük sorumluluklarım vardır. Arzularım sıradandır ama hayallerim sıra dışıdır. İnancım kişiliğinden bile sağlamdır. İnandığım değerler pahasına ortaya canımı koymaktan kaçınmam. Bana göre beni yaşatan yüreğim ve onun sesidir, yani sevgisidir."

Kendisini bu cümlelerle tanıtan Vural, yaşamı her yönüyle seven bir tablo ortaya koymaya çalıştığını vurguluyor.

Can Ahmet Vural, hayatta önüne çıkan "engel"leri nasıl aştığını şöyle anlatıyor:

"8 yaşında iken kas hastası ailelerin kurmuş olduğu "Kas Hastalıkları Derneği Bursa Şubesinin kurulmasına vesile oldum. Bir kas hastası evladı olan annem derneğin kurucularındandır. 20 yaşındayken başkan yardımcılığı görevini üstlendim. Bu hastalıkla ilgili çeşitli konularda çalışmalar yaptım. Çalışmalarımda kas hastalarının özlük, sosyal ve ruhsal gelişimlerini ele aldım, inceledim. Cezaevleri ve okullarda katılımcılara çeşitli konularda sunumlar yapıyorum. Yazdığım kitap ve şiirlerle yaşama tutunuyorum."

-Engellilerin engeli nedir?-

Konferanslarda gençleri ele aldığını belirten Vural, "Hastanın kendisine ve toplumun ona bakışının çok önemlidir" diyerek, "Okullarda sunumlar gerçekleştiriyorum. Bursa'da yaklaşık 15 okul dolaştım. Okullarda şunu görüyorum. İnsanların hastalığının insanları engellediğini tespit ediyorum. Konuşmalarımda başarılı insanlardan örnekler vererek başaramayanların da nedenlerine değiniyorum" diyor.

Çoğu engellinin önündeki engelin kişinin kendisini tanıması ve öz güveniyle aşılabileceğini belirten Vural, "Kişinin sevgiye ihtiyacı var, saygı ve hoşgörü görmeye ihtiyacı var. Kendisine öz güven gerekiyor" şeklinde konuşuyor.

Anne Emine Vural, Can Ahmet'in kendisini hiçbir zaman engelli olduğunu düşünmeden çalıştığını belirterek,"Oğlum sorunlar yaşadı. Birçok zorluklar çekti. Ama hiçbir zaman yılmadı. Ahmet çok azimli bir çocuk. Çalışmalarını, okumalarını, kısacası her işini içinden gelerek yapıyor" diyor.

-"Yol" kitabı -

Vural, "Bütün Özel İnsanlara" ithaf ettiği anlatı türündeki "Yol" adlı kitabı kaleme aldığını anlatan "188 sayfalık bir kitap. Kitabımda insanın nedenlerine değindim. Engellilerin neler istediklerine ve neler yapması gerektiği konularını ele aldım" ifadesini kullanıyor.

Can Ahmet Vural, kitabının kapağında şu özlü cümlelere imza atıyor:

"Ya ümitsizsiniz ya da ümit sizsiniz. ya çaresizsiniz ya da çare sizsiniz.

(Behçet Necatigil) Hayat dediğin bir yolsa, bu yol her yere gitmez. Yolda giden, yolu belirleyen, yolu çizen ve yoldan sapan görüş ve değerlerinizdir. Kısaca sizlersiniz...'Olmak ya da olmamak'... Yol bundan ibarettir. Yolu nasıl çizersek, yolda nasıl yürürsek, yolun ihtişamını ve zorluğuna o denli farkına varmış olursunuz. Yol, bazen bir cennet, bazense cehennem olabilir. Önemli olan yolun nasıl olduğu değil, yolda ne beklediğin ve yolu nasıl gördüğündür... Cehennem ile cennet arasındaki fark, olumlu düşünme ile olumsuz, düşünme arasındaki fark kadardır. Cennette cehennem yaşanabilir ya da cehennemde cennet. O halde yolu, kaderleriniz değil, görüşleriniz ve düşünceleriniz..."

Kendisini hiçbir zaman engelli olarak görmediğinin altını çizen Vural, 3 kardeş olduğunu, hayattaki en büyük destekçisinin olduğunu vurgulayarak anlatıyor.

Kitabını ekran klavyesiyle yazdığını belirten Vural, en çok Orhan Veli, Can Dündar, Nazım Hikmet ve Ahmet Ümit'ten keyif aldığını söylüyor.

Engellilerin özlük, sosyal ve ruhsal gelişimlerini sağlamak ve ileri seviyelere taşımak için "Özel İnsanlar Derneğinin kurulmasına vesile olduğunu anlatan Vural, "Derneğin kurucularından değilim. Ancak başkanıyım. Bir dönem onursal başkanlığını üstlendim, fahri başkanlığını yaptım. Şu an derneğin başkanıyım" diyor ve ekliyor:

"Derneğimizin kapıları herkese açık. Çeşitli yetersizlikleri bulunan kişiler, derneğimizde sorunlarını dile getirip çözüm noktasında fikirler alıyor. Derneği kurarken, toplumdan ciddi bir saygı hedefledim. Ciddi bir sevgiyi, hoşgörüyü bekledim. Sorunlarımıza baktığımızda hoşgörü ve saygı eksikliği, inanç eksikliği var. İnancı ele alarak bireyin kendine kurduğu saygıyı, sevgiyi ve inancı sağlamaya çalışıyoruz."