Görme engelli anne üniversiteyi birincilikle bitirdi
Görme engelli Şeyma Sevim Saleh , Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesini 4 üzerinden 3.93 not ortalaması ile birinci olarak tamamladı.

119281.jpg


Görme engelli Şeyma Sevim Saleh, Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesini 4 üzerinden 3.93 not ortalaması ile tamamlayarak fakülte birincisi oldu.

Zihni Paşa İlkokulu'nu bitirdikten sonra 1996 yılında Anadolu liseleri sınavına girerek Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'ni kazanan Saleh'in görme problemi ortaokul yıllarında başladı.

Uzağı görememe şikayetiyle hastaneye giden Saleh'e, doktorlar halk dilinde "tavuk karası" veya "gece körlüğü" olarak bilenen "retinis pigmentoza" teşhisi koydu. Saleh, ilk başlarda uzağı görememe ile birlikte geceleri de görmemeye başladı.

Zamanla ilerleyen hastalık Saleh'te ciddi görme kaybına neden olurken, Saleh 2004-2005 yıllarında üniversite eğitimi için gittiği yurt dışından dönmek zorunda kaldı.

Bir süre sonra artık renkleri göremez hale gelen Saleh, şu anda cisimleri sadece siluet şeklinde görebiliyor.

28 Şubat mağduriyeti

Genç yaşında görme yetisini kaybeden Saleh, aynı zamanda "28 Şubat" mağdurları arasında yer aldı.

Ortaokul ve liseyi Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesinde tamamlayan Saleh, postmodern darbenin ardından imam hatip liselerine getirilen puan sınırlaması nedeniyle üniversite sınavlarına girmedi. Getirilen sınırlama nedeniyle Türkiye'de sadece ilahiyat okuyabilen Saleh, başörtüsü sorunun da eklenmesiyle üniversite okumaktan vazgeçti.

Bir yıl sonra puan sınırlamasının kaldırılacağı ve başörtü sorunun çözüleceği söylentileri üzerine yeniden sınava giren Saleh, 2004 yılında girdiği sınavda, Boğaziçi Üniversitesine yerleşebilecek puan almasına rağmen bahsi geçen iki sorunun devam etmesi nedeniyle Türkiye'de hiçbir üniversiteye kayıt yaptırmayarak Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'ya gitti. Saleh, bu sırada hastalığının daha da ilerlemesi nedeniyle Türkiye'ye dönmek zorunda kaldı.

Okumaktan vazgeçmeyen Saleh, Türkiye'ye döndükten sonra İstanbul'da bir şubesi açılan Hollanda merkezli Avrupa İslam Üniversitesi İslami İlimler Bölümünde kayıt yaptırdı. Buradan iyi derece Arapça öğrenerek mezun olan Saleh, okulun Türkiye'de denkliğinin bulunmaması nedeniyle Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesinde ilahiyat ön lisans programını tamamladı.

"Halbuki yıldızların köşeleri varmış"

Eğitim hayatına dair AA muhabirine açıklamalarda bulunan Saleh, hastalığın aslında doğumdan itibaren başladığını, ancak yavaş ilerlemesi nedeniyle bu durumu fark etmediğini anlattı.

Küçüklüğünde görmesini engelleyen bir durum olmadığını belirten Saleh, şunları kaydetti:

"Görme engelim varmış, ama ben farkında değildim. Hayatımda hiç yıldızların köşelerini görmedim. Ben onları hep top gibi yuvarlık sanırdım. Halbuki yıldızların köşeleri varmış. Bunu çok sonra öğrendim. Görme engelinin beni hayatımı engellemeye başlaması 1999 yılında başladı. O zaman sadece uzağı göremiyordum. 'Miyop tanısını konur ve gözlükle hallederiz' diye doktora gittik. Fakat farklı olduğunu öğrendim. Hastalık zamanla ilerledi. Halk dilinde tavuk karası diye bilinen retinis pigmentoza teşhisi konuldu. Gece körlüğü diye geçiyor."

Yeni yaşamına alışmakta güçlük çektiğini anlatan Saleh, "Çok zor bir süreçti benim için. Çünkü doğuştan değildi. Doğuştan görmüyorsanız buna uyum sağlarsınız. Benimki öyle değildi." dedi.

Saleh, gördüğü bir ayrıntıyı zamanla göremez hale geldiğini ifade ederek, "Bu benim yaşamımda bir krize neden oluyordu. O krize 2-3 ayda alışırken ve bu şekilde yaşamımı sürdürmeye çalışırken bir kriz daha. 2-3 ay sonra bir atak geliyor ve biraz daha görme kaybım oluyor." diye konuştu.

Yeniden üniversiteli oldu, okulu birincilikle tamamladı

Şeyma Sevim Saleh, 2012 yılında yeniden üniversite sınava girerek aldığı yüksek puan sonucu Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programına yerleştiğini dile getirerek, şunları anlattı:

"1 yıl hazırlık ve 4 yıllık eğitim süresiyle okulu bitirdim. Bazı derslerde ses kaydı aldım hocalarımın izniyle. Bu ses kayıtları çok işime yaradı. O kayıtları tekrar dinleyip, tekrar sesli notlar alarak ders çalıştım. Bazen bilgisayarda onları yazıya geçiyorum. Okulun bize sağladığı kısmi zamanlı çalışan asistanlar var. Onlar da öğrenci. Onlarla haftanın belirli günleri bir araya gelerek, okumaları yaptık. Boğaziçi'ne geldikten sonra en önemli kazancım bilgisayarın hayatıma girmesi oldu. Görme kaybından önce sıklıkla kullanıyordum. Bilgisayar benim hayatımda çok önemli bir yer tutmaya başladı. Akıllı telefonların ekran okuyucu yardımıyla birçok işi halledebiliyorum. Arkadaşlarımın da çok desteği oldu. Benim arkamda bir ordu var. Annem çocuğuma bakıyor, ablam yardımcı, kardeşim destekçi, babam da öyle. Ayrıca eşim de çok yardımcı oluyor, ona da çok teşekkür ederim."

Birincilikle bitirdiği bölümü bilinçli tercih ettiğini ifade eden Saleh, bundan sonra çocuklara psikolojik danışmanlık ve rehberlik yapabileceği bir pozisyonda görev alacağını söyledi. Saleh aynı zamanda akademik kariyerine devam ederek kabul aldığı Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde yüksek lisansa bu yıl başlayacağını anlattı.

Üniversitede okurken evlendiğini ve 1,5 yaşında bir kızı olduğunu belirten Saleh, "Görme engelli birinin anneliği diğerlerinden farklı değil. Ancak toplumun dayatması ile bayağı zorlaşıyor. 'Yapamaz, edemez' diye. Çocuğun altı değişecek hemen anneme 'git değiştir' diyorlar. Kızıma elimle yemek yedirirken, 'kaşık verelim mi?' diye soruyorlar. 'Hayır, ben böyle yediriyorum' diyorum. Toplumun dayatmaları yüzünden zorlaşıyor. Onlar görerek bir şeyi hallediyorsa ben de dokunarak. Elbette daha fazla zaman istiyor, bir şeyleri dokunarak görmek. Ama halledilmeyecek bir şey değil." şeklinde konuştu.

Engelli oluşunu kabullenmede Boğaziçi Üniversitesinin çok önemli bir rolü olduğuna vurgu yapan Saleh, burada engelliliğe karşı farkındalığının oluştuğunu, kendisini zavallı görmek yerine, engeline rağmen her şeyin üstesinden gelebilecek bir birey olduğunu anlamaya başladığını sözlerine ekledi.