Like Tree1Beğeni
  • 1 Mesaj Sahibi gülümse_hayata

Konu: Down Sendromlu Çocuklarda Dil Gelişimi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  1. #1
    gülümse_hayata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Şehir
    İstanbul
    Mesajlar
    16,301
    Blog Mesajları
    170
    Bahsedilme
    53 Gönderi
    Etiketleme
    11 Konu

    Down Sendromlu Çocuklarda Dil Gelişimi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

    Sponsor Bağlantılar


    Down Sendromlu bir çocuk diğer çocuklara oranla daha geç öğrenip daha zor cümle kurabildiklerinden dolayı dil gelişimi oldukca önemlidir. Bu konu hakkında oldukca faydalı olacağını düşündüğüm bir makaleyi sizlerle paylaşmak istedim. Konuşma ve dil bozukluğu bir takım destekler doğrultusunda epeyce iyi bir noktaya gelecektir. Bu destekler aile yanı sıra uzmanlarca planlanarak Down Sendromlu bir çocuğun ilerlemesinde büyük rol oynayacaktır.

    down-sendromu-egitimi.jpg

    DOWN SENDROMU VE DİL GELİŞİMİ


    Konuşma oldukça kompleks ve koordine bir beceridir. Konuşurken 100 tane kasımızı kullanır ve bu kasları birlikte çalıştırırız. Bebekler konuşma için gerekli olan kaslarını çalıştırmayı hayatlarının ilk yıllarında emme, içme ve çiğneme yolu ile öğrenirler. Down Sendromu (DS) olan bebekler için bütün vücutlarındaki gevşek kasları harekete geçirmeleri ve çalıştırmaları diğer sıradan gelişimi olan bebeklere göre daha uzun zaman almaktadır. Çünkü zayıf kas tonusu (hipotoni), bebeğin yürümesini, anne sütünü emmesini ve konuşmasını geciktirir.

    Aslında DS'lu bebekler ve çocuklar çok güzel iletişim kurar ve jestlerle, yüz ifadeleri ile istediklerini anlatırlar. Fakat konuşma becerileri özellikle geç gelişir. Genelde anlaşılır kelimeler 2 buçuk yaşından sonra çıkar ama bu zamana kadar çocuk zaten beden jestleri ile yarım yarım söylediği heceler ile kendisini ifade edecektir. Çocuğun beden dilini anlamazlıktan gelmek bu yaşlarda doğru değildir çünkü iletişim çabasından vazgeçmesine sebep olabilir. Onun yerine Konuşma ve Dil Bozukluğu Uzmanlarının verdiği alıştırmaları yapmak, hafızalarını kuvvetlendirmek için işaret dili ve resimler kullanmak yararlı olacaktır. Her DS'lu çocuğun mutlaka Konuşma ve Dil Terapisi alması zorunludur. Bu terapi çocuk doğduğundan başlar ve gerek görüldükçe hayatı boyunca devam eder. Bunun planlaması aile ve konuşma uzmanı tarafından yapılacaktır.

    DS'lu çocuğa olabildiğince çabuk konuşmayı öğretmek amaçtır. Çünkü çocuk 5 veya 6 yaşlarına geldiğinde en az 400 kelime bilmesi daha sonra cümle kurabilmesi için gereklidir. Aynı zamanda DS'lu çocuklara özellikle konuşmalarını kolaylaştırmak için işaret dili öğretilir. Bu işaretler çok basit Türk İşaret Dili veya yabancı kaynaklı işaret dillerinden Konuşma Uzmanınızın düzenleyeceği işaretlerdir. İşaret dili çocuğun 50-100 kelimesini söylemeye geçişinde araçtır. Çocuk konuşmaya başladığında işaretleri bırakacaktır.

    Down Sendromlu çocuklar konuşmayı görsel öğrenen çocuklardır. Bu yüzden 1 yaşından itibaren çocuğunuza nesne resimleri gösterip bunların isimlerini söylemeye başlayabilirsiniz. Bu onun hem hafızasını güçlendirecek hem de kelime anlama ve ifade etmesini arttıracaktır.

    İşitmesini her sene ölçtürmelisiniz çünkü hafif bir orta kulak iltihabı bile çocuğun dinleme becerisini etkiler ve sesleri duymasını geciktirir.

    Çocuğunuzla konuşurken karşılık vermesi için ona zaman tanıyın.

    Talepkar bir çocuk olmayabilir. Siz onu ses oyunları yaparak çevrenizdeki, sesleri ona tanıtarak duyarlılık geliştirmesini sağlayabilirsiniz.
    Doğumdan itibaren başlayan ve en hızlı olarak 0-6 yaş arasında yapılan konuşma ve dil terapisi egzersiz ve ödevlerine bütün aile üyelerinin katılmaları gerekmektedir. Bu yüzden ister özel eğitim uzmanınız isterse konuşma uzmanınız olsun, aile ile birlikte çalışıp yaptıklarını sizlerle paylaşacak ve evde tekrarlarını isteyecektir. Böylece çalışmalar daha kalıcı hale getirilmektedir.


  2. #2
    gülümse_hayata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Şehir
    İstanbul
    Mesajlar
    16,301
    Blog Mesajları
    170
    Bahsedilme
    53 Gönderi
    Etiketleme
    11 Konu

    Konuşma Bozukluğu



    Hepimizin bildiği gibi, kimse konuşarak dünyaya gelmiyor. Konuşma; öğrenerek, taklit yoluyla sonradan kazanılan bir beceri. Bu nedenle çocuklarımızla doğuştan itibaren konuşmaya başlayabiliriz. Eğer çocuklarımızın konuşmasını kendine bırakır, sadece öz bakımları ile ilgilenirsek konuşması çok gecikebilir. Onun için biz anne ve babalara çocuk bebek de olsa onunla konuşmalarını tavsiye ediyoruz. Örneğin göz kontağı sağlayarak "tabağını getirdim" gibi konuşmalar konuşmanın bir adımıdır.

    Down Sendromlu çocuklarda başlıca problem konuşmanın gecikmesi ve tekrarlamalı konuşma . Hemen hemen 2-2,5 bazen 1,5 yaşlarda konuşma başlayabilir. Kimi çocuk daha çabuk kavrıyor, algılaması daha iyi, kimi ise yalnız anlıyor ama kendini güzel ifade edemiyor. Tekrarlamalı konuşma ise masa yerine da da, pencere yerine pe pe pe gibi yetersiz bir konuşmadır. Çocuk ritmi kavramış ama konuşmanın henüz başlangıcını kavrayamamıştır. Down Sendromlu çocuklar birbirlerine ne kadar benzeseler de onların da algılaması, ince motor becerileri, dil dudak hareketleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle bazılarında gecikme daha uzun bazılarında daha kısa sürebilir.

    Çocuklarımızda bazı organik nedenlerden kaynaklanan konuşma yetersizliği de olabilir. Organik neden dediğimiz yapısal nedenlerdir. Bu durumda zihinsel açıdan biraz daha geç kavramalarla birlikte algılama da daha yavaş oluyor. Biz konuşmalarımızda uzun cümleler kurduğumuzda, çocuk sadece bir veya iki sözcüğü anlıyor. Bu nedenle başlangıçta tek sözcükle bir şey ifade edebiliriz. Örneğin " Sen masada oturup yemeğini yedin mi?" yerine "yedin mi?" demeliyiz.

    Kısa, küçük dil veya üst damaktaki büyük bir boşluk, kubbe damak ...vb. organik nedenler de bazı seslerin çıkartılmasına engel olabiliyor. Bununla birlikte çocuğun diş yapısı da önemlidir. Eğer dişleri yoksa S, Ş, V, sesleri çıkartılamıyor. Dişlerde bir çaprazlılık varsa bu durum aparatlarla düzeltilebilir. Ayrıca geniz etleri de konuşmayı etkileyebilmektedir. Eğer genizde et fazla ise ve büyükse M, N, sesleri doğru çıkamıyor.

    Bir diğer organik neden de Down Sendromlu olmalarına rağmen kulaklarda işitme kaybının olmasıdır. Anne babalar bunu çok geç fark edebilir. Eğer bu kayıp zamanında fark edilirse çocuğun durumuna göre müdahale edilebilir.

    Diğer konuşma yetersizliği nedenlerinden biri de sadece beyinden kaynaklanan değil, artikülasyondandır.
    Çocuklarımızın bazılarının dilleri daha büyüktür. Ve bu büyük dil bazı seslerin çıkartılmasını engellemektedir. Bu nedenle tavsiyemiz daha küçük yaşlarda çocuğun dilini içeriye çekmesini sağlamaktır. Dildeki esneklik bazı çocuklarımızda yetersiz olabilir. Dil-dudak hareketleri ile dilin esnekliğini arttırabiliriz. Ayrıca dil altı bağına da bakılmalıdır. Eğer çocuk dilini çok az bile kıvırabiliyorsa masajla ve egzersizlerle dil hareketliliği yerine gelebilir.

    Konuşmanın en önemli unsurlarından biri de kontrollü nefestir. Bazen 4-5 yaşında ki çocuk bile kontrollü üfleme yapamıyor. Bunu yapamazsa o nefesi yalnız genizden verebilir. Ancak asıl üfleme ağızdan üflemedir ve bu nefesle bizler sözcükler söyleyebiliyoruz. Bunun için çocuklarımıza ve velilere nefes egzersizleri yapılmasını tavsiye ediyoruz.

    Diğer konuşma yetersizliği de bazı seslerin çıkartılamaması. Eğer çocuk bazı sesleri telaffuz edemiyorsa, tek tek çalıştırarak, belki biraz geç ama o sesleri çıkarabilir. Daha sonra hecelerde, açık ve kapalı hecelerde, iki seslinin arasında o sesi çıkarma çalışmaları yapılır. Çocuk artık basit sözcükler de , daha uzun sözcüklerde veya basit cümlelerde, daha geniş cümlelerde o sesi kullanabilir.

    Fonematik işitme yetersizliği, sesi diğer seslerden ayırt edememe demektir. Örneğin çocuk için kas, kaz, gaz aynı şeyi ifade etmektedir. Çünkü çocuk bu seslerin anlam değiştirdiğinin farkında değildir veya bir ses olarak kabul etmektedir. Fonematik ayrım bu çocuklarda çok önemlidir. Bunu muhakkak uygulayalım. Eğer biz bu sesleri anlamlı hale getirebilirsek, hele de Down Sendromlu çocuklarda, çocuk bu sesi konuşmasında uygulayabiliyor ve konuşmasında ilerleme oluyor.

    Seslerin çıkartılamamasının da çeşitleri vardır. Sigmatizm dediğimiz S, Ş, Z seslerinin çıkartılamaması. Bundan başka çocuk R ve L'yi söylemiyor, ancak başka bir sesle değiştiriyor. Diğer taraftan Kapasizm, K sesleri ile T'yi değiştirme. En çokta bizim çocuklarda bu görülür. Örneğin Kabak yerine Tabak. Tetizm dediğimiz bir yetersizlik de vardır. Yani bütün ünsüzleri Te Te ve De De olarak konuşulması. Bu ağır bir dislali olay bizim için.

    Bütün sesleri yerine getirmemiz gerekiyor. Bunun için öncelikle 8 tane sesli ( A, E, İ,...) harften başlıyoruz. Başlarken ona en yakın olanı, çocuğun en kolay söyleyebileceğinden başlıyoruz. Çünkü çocukta güvenin oluşması önemlidir. Çalışmada konuşmanın resimlerle ve ayna ile desteklenmesi gerekir. Ayna karşısında konuşma ve taklit tek başına yeterli değildir. Örneğin V sesini Y ile değiştirenler, N ile veya L ile de değiştirenler var. Eğer biz Vapur resmi çizerken dişlerimizle de V derken ona "bak ben böyle yapıyorum , sen de ısırdın mı bunu söylerken" diyerek çalışmayı bütünleştirmeliyiz. Başlangıçta öyle başlanınca çocuk onu görüyor ve gördüğünü de uyguluyor. Ama "Aaaaaa şimdi sen bebek gibi konuştun, hayır böyle konuşman gerekiyor" dediğimizde veya "Bak sen benden bile güzel konuştun" deyince onda bir güven oluşmakta ve ilerleme olmaktadır.

    Bazen çocuklarımız bir şeyi çabuk çabuk ve her sözcükten tek heceler ile anlatıyor (Acelecilik). Ve yine konuşma yetersiz olmaktadır. Biz buna Batarizm diyoruz. Bu durumda konuşma ritmini azaltma, yavaşlatma metotları kullanılmaktadır. Aceleciliği kısıtlamak ve yalnız bu yönde çalışmak gerekiyor. Konuşma ile ilgili bazen birden fazla yetersizlik olabilir, gecikme, seslerin çıkartılamaması ve konuşma ritmi gibi. Böylesi durumlarda mutlaka çok yönlü çalışma gerekmektedir.

    Başlangıçta dediğimiz gibi konuşma, bir taklit olayı. Çocuk evde düzgün bir konuşma duyarsa konuşması da düzgün gelişmektedir. Ancak sesleri tam çıkartamadığı zaman kelimeler düzgün çıkmamakta veya Agramatik bir konuşma gelişmektedir. Agramatik konuşma dediğimiz, kelimelerin eklerinin söylenememesidir. "Geliyorum" yerine "Geliyo veya Geldi" diyebiliyor. Daha ileri ki zamanlarda bunun da üstesinden gelinebilir ve konuşma yerine gelebilir.

    Son olarak erken teşhis ve tedavi çok önemli. Çocuğun durumunu tam olarak bilmek, yani çocuğun konuşma yetersizliğinin ne seviyede olduğunu bilmek. Konuşamıyor ama nedir bu konuşamama? Ses mi çıkartamıyor, anlama algılama ne derecede? Organik midir, çocuk anlamıyor da onun için mi konuşamıyor? Bu soruların yanıtları çok önemli. Eğer erken bir yaşta başlanırsa çok daha kolay ve hızlı ilerleme olabilmektedir. Çünkü çocuğun kimi yanlışlıkları erkenden önlenebilmektedir. Çocuk başlangıçta yeniye ve doğruya alışırsa, veliler tarafından doğru yönlendirilir ve iyi bir eğitim verilirse, o yetersizlikler daha başlangıçta ortadan kalkmaktadır.

    Ayrıca Down Sendromlu çocuklar için şunu söyleyebilirim. Onlar sevecen oldukları için, onlara yaklaşım çok daha kolay oluyor. Bizler; uzmanlar, eğitimciler, anne ve babalar, onların kalbine giren yolu bulursak, başarı mutlak oluyor.

  3. #3
    gülümse_hayata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Şehir
    İstanbul
    Mesajlar
    16,301
    Blog Mesajları
    170
    Bahsedilme
    53 Gönderi
    Etiketleme
    11 Konu
    Sponsor Bağlantılar


    GECİKEREK GELİŞEN DİL BECERİLERİ


    Önceki yazıda üzerinde durduğumuz gibi aslında Down'lu çocuklar iyi birer iletişimcidir. Ki bu çok önemli bir özellik ve konuşma ve dil gelişimi içinde çok büyük bir gerekliliktir. Bebeklikten itibaren sosyal iletişime ihtiyaç duyan Down'lu bebek bu iletişimi kurar. Ancak anatomik yapılarındaki farklılıklar, varsa duyma becerilerindeki kayıp, işitsel ayırma becerisi, kısa hafıza, motor güçlükler gibi sebeplere bağlı olarak önemli bir konuşma ve dil gecikmesi yaşadıkları için, tipik gelişim gösteren çocuklara kıyasla daha uzun süre sözel olmayan iletişim becerilerini (örneğin beden dili ile kendini, istek ve ihtiyaçlarını ifade etmek gibi) kullanmak ve bu becerilere sırtlarını daha uzun süre dayamak zorunda kalırlar.

    Belli bir noktada ise bu gecikmenin kendisi de bir sebep haline gelir çünkü Down'lu bebek/çocuk konuşma becerisini, dil becerilerini yeteri kadar deneyimleyememektedir.
    Konuşma ve dil gelişiminin gecikmesi sadece bu iki alandaki gelişimi değil bilişsel becerilerin de gelişimini olumsuz etkilediği bilinmektedir. Düşünme, akıl yürütme ve hatırlama becerileri, dil gelişimi ile paralel olarak gelişmekte olduğu için bilişsel alanda da down'lu çocukların en iyi şekilde ilerleyebilmesi için etkili erken müdahele programlarına çok önem verilmeli, Down'lu çocuklar, konuşma ve dil gelişiminde ailelerinden ve çevrelerinden hem en erken, hem de en iyi desteği görmelidir. Böylece çocuklar dil becerilerini ve buna bağlı olarak bilişsel becerilerini geliştirebilmek için en çabuk en yoğun ve en doğru yönlendirmeyi alabilir ve yeteri kadar pratik yapması için gerekli ortamları bulabilir.
    Aşağıdaki bilgilerle Down'lu çocukların ve bir önceki yazıyla tipik gelişim gösteren çocukların konuşma ve dil gelişim çizgisini karşılaştırırsak genel hatlarıyla gelişimin aynı kilometre taşlarını takip ettiğini sadece belli noktalarda zamansal farklılıklar oluştuğunu görürüz.

    Konuşmayı Öğrenme- Zaman Çizelgesinin Down'lu Çocuklarımızdaki Yaklaşık Seyri:


    0 -12 ay:
    - iletişim: ağlama, göz kontağı, gülümseme, dinleme/ bakma, sesler çıkarma, sıra almayı kapsar.
    - kelime dağarcığı: bazı kelimeleri anlamayı.
    - dilbilgisi: -
    - konuşma: babıldama ve anadile karşı kulak dolgunluğu

    12 – 24 ay:
    - iletişim: ortak dikkat, mimikleri kapsar ve kelimeler aracılığıyla ifade edilen anlam sayısında müthiş artış olmuştur.
    - kelime dağarcığı: İşaret dilini kullanmaya başlar. İlk 10 kelimeyi söylemeye başlar.
    - dilbilgisi: -
    - konuşma: kelimelerin başlangıç sesli ve sessiz harflerini tek ses şeklinde üretmeye başlar.

    24 – 36 ay:
    - iletişim: sohbet başlatır. İşaret eder, ister.
    - kelime dağarcığı: İlk 30 kelimeye sahiptir. Anlaması konuşmasından öndedir.
    - dilbilgisi: iki kelimeyi biraraya getirerek söylemeye başlar.
    - konuşma: Konuşma anlaşılırlığı çok net değildir.

    36 – 60 ay:
    - iletişim: ne söylediğini karşı taraf anlamadığında söylemek istediği şeyi değiştirerek tekrar ifade etmeye gayret eder.
    - kelime dağarcığı: İlk 100 kelimeye sahiptir. 5 yaşına geldiğinde 300 kelimeye ulaşacak kadar hızlı bir şekilde dağarcığı genişlemektedir.
    - dilbilgisi: 3-4 kelimeyi biraraya getirir. Dilbilgisi kurallarını yavaş yavaş kavramaya başlar. Uygun olmasa da uzun cümleler kullanmaya başlar. Çok daha fazla sayıda düzgün cümle yapısı kullanmaya başlar.
    - konuşma: Sesli ve sessiz harflerin üretiminde doğru seslendirme konusunda ilerlemektedir.

    5 -7 yaş:
    - iletişim: Kısa hikayeler anlatmayı öğrenmeye başlar.
    - kelime dağarcığı: Kelime dağarcığı hızla artmaya devam etmektedir. 7 yaşına geldiğinde 400 kelime civarında olacaktır.
    - dilbilgisi: “Telegraf cümleleri” kullanmaya başlar. Kısa cümleleri daha doğru şekilde kurmaya başlamıştır. Anahtar kelime kullanmaya başlamıştır.
    - konuşma: Sesli ve sessiz harflerin doğru üretiminde hızla ilerlemektedir.

    7 – 16 yaş:
    - iletişim: Bir konu hakkında daha uzun süre sohbet etmeyi becerir, 5N1K soruları sorarak detay bilgi talep eder, hikayeler anlatmaya başlar, dili sosyal amaçla kullanmaya başlar, olay ya da kişiler hakkında ne kadar bilgi vermesi gerektiği konusunda dinleyenin neler bildiğini önemseyerek anlatacaklarını anlatır, uzun açıklamalar yapabilir, uzun yönergeler verebilir, şaka yapabilir, geçmişte yaşadığı deneyimler hakkında konuşabilir.
    - kelime dağarcığı: Her geçen yıl daha da çok yeni kelime öğrenmeye devam etmektedir ancak büyük çocukların ve gençlerin ne kadarlık bir kelime dağarcığına ulaştıkları bilinmemektedir.
    - dilbilgisi: Doğru cümle yapısı kurma konusunda yavaş yavaş ilerlemektedir. İleri seviye dilbilgisi konularını, kurallarını öğrenmektedir. Bu öğrenme konuşmadan ziyade daha çok okuma ve yazma becerilerinde olmaktadır.
    - konuşma: Konuşma netliği giderek artmaktadır. Okumaya bağlı olarak konuşma hızı, netliği artmaya devam eder.

    Bu farklılıkların zamansal noktada oluşu erken ve etkili bir müdahele ile Down'lu bir çocuğun tipik gelişim gösteren bir çocuk ile aynı kilometre taşlarından geçebileceğinin bize en güzel kanıtıdır.

    Yukarıdaki bilgilerden de görüldüğü gibi ilk kelimelerin öğrenilişi bebekliğin de ilk zamanlarına denk gelmektedir. Ve her kelime ile bebeğin etrafındaki dünya ile ilgili bilgisi artmaktadır. Böylece etrafındaki dünya hakkındaki düşünme becerisi gelişmektedir. Bir kere kelimeleri yan yana dizmeye başladığında ise kelimeler düşünmenin, akıl yürütmenin ve hatırlamanın en güçlü yolu haline gelir. Etrafıyla iletişim kurar, istek ve ihtiyaçlarını anlatır, kendini ifade eder. Sosyal hayatı öğrenmeye başlar. Bu becerileri hızla gelişmekte olan küçük bir çocuğun dünyası da böylece büyümeye başlar.


Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Giriş