Okuduğum bir yazı çocuklarda oluşan bu sınav baskısının nekadarda büyük bir sorun olduğunun altını bir kez daha çizmektedir. Özellikle ergenlik dönemindeki çocukların bu baskı altında nasıl ruh hallerine büründükleri ve ebeveynlerin nasıl bir tavır sergilemesi gerektiği konusunda çok faydalı bulduğum bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.


752x395-veliler-dikkat-sinav-baskisi-kalici-hasarlar-birakabilir-1493158743133.jpg

Ergenlik döneminde sınav baskısı kalıcı hasarlar bırakabilir
1 milyondan fazla 8. sınıf öğrencisi, iyi bir liseye girebilmek için Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) kapsamında, 26-27 Nisan tarihlerinde yapılan ortak sınavlarda ter döktüler. Böylesine önemli bir sınav deneyimini, çocukların; ergenlik döneminin başı gibi dikkate değer bir zamanda yaşamaktadırlar.Çocukların kendilerini başarısız hissetmesine neden olacak söz ve davranışlar, onlarda "son bulmuşluk" hissi uyandırabilir. Çocuğunuzun yetişkinliğine de taşıyacağı psikolojik problemler yaşamaması için bu uyarıları mutlaka dikkate alın:

Güvendiğinizi Hissettirin

- Çocuğunuzun bu dönemde, sadece ortaokuldan liseye değil; çocukluktan gençliğe de geçiş yaptığını unutmayın. Bu iki geçiş süreci de oldukça sabır ve anlayış gerektirir.

- Yaşanan kaygı ve heyecandan dolayı çocuklar sınavı bir hedef olarak düşünürler. Hedef gibi düşünmelerinde bir sakınca yoktur, ancak bu hedefte "beklenen" başarıya ulaşamadıklarında çocukta oluşabilecek "son bulmuşluk" hissi oldukça risklidir. Ergen, bu duyguyu içselleştirip tüm hayatına yayabilir. Sınav sonuçlarının dünyanın sonu olmadığını, alacağı her sonuçta yanında olacağınızı sık sık hissettirin.

- Daima çocuğunuzun emek göstermesindeki kıymete vurgu yapın, bunu yaparken de şefkatinizi göstermeye devam edin. Çocuk kendisini ne kadar güvende hissederse, kendisine olan güveni de o derecede gelişir. Bu güven duygusu, ona her sınavı başarıyla atlatabileceği hissini aşılar.

Başarının Anahtarı: Sevgi

- Öğrencinin kendisini iyi hissetmesi, önceliğiniz olması gereken hususlardandır. Çünkü moral ve inanç ne kadar yüksek olursa, çocukların yalnızca sınava yönelik motivasyonu değil, sınav sonrası süreci duygusal anlamda yönetme gücü de daha yüksek olur.

- Genelde gözden kaçırılan bir başka husus da şudur: Çocukların oynadıkları bilgisayar oyunları, izledikleri televizyon dizileri ve haber programları ne yazık ki daha çok sevgisizlik ve şiddet vurgusu içermektedir. Bu yayınları kontrolsüz seyreden çocuğun alacağı mesajlar, zihninde bir karmaşaya, ümitsizliğe ve tükenmişliğe neden olabilir. Onlara her zaman dünyanın güzel taraflarını, umudun önemini anlatmak gerekir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki hayata bakışı umutlu olan çocuklar, yaşamının her anında daha güçlüdür. Bu tür merkezi sınav anları da güçlü olacağı bu zamanlardan sadece biridir.

Çocuğunuzun Aynası Sizsiniz

- Çocuğunuzla konuşurken tek konunuz sınav olmasın. Ona, sevdiği etkinlikleri gerçekleştirebileceği alanlar açın, birlikte nitelikli vakit geçirmeye özen gösterin.

- Yaşam tecrübelerinizden örneklerle iyi bir insan olmanın değerini anlatın. İnsanın dünyayı güzelleştirmek gibi nihai bir amacı olduğunu hatırlatın. Böyle biri olmak için; gireceği sınavların birer ölçüt olmadığını, sınavlardaki başarısı ile iyi insan olmak arasında bir paralellik bulunmadığını gösterin.

- Çocuğunuz kendine has yetenekleri ile özeldir. Kabiliyetlerini geliştirmesi için sizin desteğiniz ve takdiriniz çok önemli. Spor, müzik ya da sanatın herhangi bir dalında üretim yapan, başarılı olan ve kendisine güvenen çocuklar, sınav sonrası başarı ile de başarısızlık ile de daha rasyonel bir biçimde baş ediyorlar.

- Anne ve babanın ortak bir dil ve yaklaşım içerisinde olması, çocuğun kendisini rahat hissetmesi için çok önemlidir. Çocuğunuz, ona güvendiğinizi daima duyumsamak ister. Kendi telaş ve endişenizi onlara yansıtmamaya dikkat edin, unutmayın sizler onların aynasısınız.

Unutmayın:

Sınavlar geçecektir; fakat sizin çocuğunuza gösterdiğiniz sevgi, saygı ve güven bir ömür onunla kalacaktır.