Gazoz Agacı
Moderator
Merhaba Arkadaşlar,
Sizlere çok güzel bir hatıramı belki sizlere de güç verir, ışık tutar umuduyla paylaşmak istedim.
4 sene önceydi bir klasik bankada yaşanan engelli mülakatı. Olay 10 engelli adayın ve 2 işe alım müdürünün ve o zamanlar sadece izleyip, bilgilendiğim bir toplantı odasında geçiyor. Gözünüzde canlandırabilirseniz çok daha anlamlı olacaktır
Genelde soğuktur toplantı odaları hele içinde işe alınmak için yapılan mülakat varsa...Masanın etrafındaki adaylar kendilerini tanıtır önce, çok kısa özgeçmişlerini...İnsan kaynaklarının elinde vardır zaten cv leri. Onlar anlattıkça yetkili işe alımcılar anlatılanları ellerindeki belgelerden gözden geçirir bir süre... İlk başlarda her şey normaldir. Her mülakat gibi yani
2.bölümde her aday kendi engelini, rahatsızlığını dile getirmeye çalışır utana sıkıla ne yazık ki belki de elinde olmadan
sanki kendi mi istemiştir sağlıksız olmayı? Yüzler gerilir, parmaklara ve ellerle oynanmaya başlanır ve adaylardan birine gelir sıra...
-Benim görünen fiziksel engelim yok ama benim tıp dilinde diabet halk dilinde şeker hastalığım var ve askerdeyken ortaya çıktı. Çalışmama engel değil ama günde 3 kez düzenli olarak insülin iğnesi yapmak zorundayım kendime o da artık iyice alıştığım için 10 dakikayı geçmiyor.
-Saatleri belli mi?
-Evet tabii ki sabah 08:00 öğlen 14:00 ve akşam 08:00 olmak üzere günde 3 kez...
İnsan Kaynakları saatine bakar ve o anda ben de baktım saat 13:50 ;
- Ama bugün iğneni yapamayacaksın? Biraz gecikecek sanırım?
- Hayır efendim birazdan bu odadan çıkıp insülin iğnemi yapmaya gideceğim.
- Nasıl? Mülakat bitmedi ki... Yarım mı bırakacaksın?
- Ben şeker hastasıyım ve bu iğnemi yapmak zorundayım, sağlığım her şeyden çok daha önemli ve sağlığım olduğu sürece çalışabilirim. Beni almaktan vazgeçebilirsiniz ama ben kendimden vazgeçemem karar sizin...
Ben o zaman ki şaşkınlığımdan mı yoksa odada esen buz gibi havadan mı bilmiyorum yönetmenime baktım ama o gülümsüyordu, anlayamamıştım.Aday herkesi başıyla selamlayarak odadan çıktı. Bu neydi? İsyan mı? Saygısızlık mı? Mülakatı terkedip çıkmak?
Bu davranış, bilinçli bir hastanın , engelini kabullenmiş ve ona sahip çıkmış bir adayın müthiş özgüveniydi.
Mülakattan geçmişti ve şu anda gişe memuru (vezne işlemleri) olarak girdiği bankamda Bireysel Müşteri Hizmetleri Yetkilisi olarak görevine devam ediyor. Geçenlerde telefonla konuştuğumuzda;
- Nasılsın kardeşim? Nasıl gidiyor?
- Çok iyiyim ablacım, çok şükür, pankreasımla savaşım devam ediyor ama genelde ben kazanıyorum
Şeker hastalığı beni yenemez merak etme sen
, nişanlandım hem de şeker gibi gişe görevlisiyle
Ama bu şeker başka
şeker hiç dokanmıyor, aksine hayat veriyo 
Sizlere çok güzel bir hatıramı belki sizlere de güç verir, ışık tutar umuduyla paylaşmak istedim.
4 sene önceydi bir klasik bankada yaşanan engelli mülakatı. Olay 10 engelli adayın ve 2 işe alım müdürünün ve o zamanlar sadece izleyip, bilgilendiğim bir toplantı odasında geçiyor. Gözünüzde canlandırabilirseniz çok daha anlamlı olacaktır
Genelde soğuktur toplantı odaları hele içinde işe alınmak için yapılan mülakat varsa...Masanın etrafındaki adaylar kendilerini tanıtır önce, çok kısa özgeçmişlerini...İnsan kaynaklarının elinde vardır zaten cv leri. Onlar anlattıkça yetkili işe alımcılar anlatılanları ellerindeki belgelerden gözden geçirir bir süre... İlk başlarda her şey normaldir. Her mülakat gibi yani
2.bölümde her aday kendi engelini, rahatsızlığını dile getirmeye çalışır utana sıkıla ne yazık ki belki de elinde olmadan
-Benim görünen fiziksel engelim yok ama benim tıp dilinde diabet halk dilinde şeker hastalığım var ve askerdeyken ortaya çıktı. Çalışmama engel değil ama günde 3 kez düzenli olarak insülin iğnesi yapmak zorundayım kendime o da artık iyice alıştığım için 10 dakikayı geçmiyor.
-Saatleri belli mi?
-Evet tabii ki sabah 08:00 öğlen 14:00 ve akşam 08:00 olmak üzere günde 3 kez...
İnsan Kaynakları saatine bakar ve o anda ben de baktım saat 13:50 ;
- Ama bugün iğneni yapamayacaksın? Biraz gecikecek sanırım?
- Hayır efendim birazdan bu odadan çıkıp insülin iğnemi yapmaya gideceğim.
- Nasıl? Mülakat bitmedi ki... Yarım mı bırakacaksın?
- Ben şeker hastasıyım ve bu iğnemi yapmak zorundayım, sağlığım her şeyden çok daha önemli ve sağlığım olduğu sürece çalışabilirim. Beni almaktan vazgeçebilirsiniz ama ben kendimden vazgeçemem karar sizin...
Ben o zaman ki şaşkınlığımdan mı yoksa odada esen buz gibi havadan mı bilmiyorum yönetmenime baktım ama o gülümsüyordu, anlayamamıştım.Aday herkesi başıyla selamlayarak odadan çıktı. Bu neydi? İsyan mı? Saygısızlık mı? Mülakatı terkedip çıkmak?
Bu davranış, bilinçli bir hastanın , engelini kabullenmiş ve ona sahip çıkmış bir adayın müthiş özgüveniydi.
- Nasılsın kardeşim? Nasıl gidiyor?
- Çok iyiyim ablacım, çok şükür, pankreasımla savaşım devam ediyor ama genelde ben kazanıyorum