Tansiyon Ölçümünde Dikkat Edilmesi Gerekenler

gülümse_hayata

Üye
Üye
Katılım
Kas 9, 2010
Mesajlar
16,299
Tepkime Puanı
15
Puanları
0
Yaş
49
Günümüzde tansiyon hastalarının sayısı oldukca fazladır. Tansiyon hastalığı ciddi ve bir okadarda tehlikeli durumlar yaratabicek bir hastalıktır. Beyin kanaması ve hatta ölümlere kadar çıkabilen sonuçlarla tansiyon hastalığı gözler önündedir. Tansiyon ölçümü de tansiyon hastalığı kadar dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Yapılan küçük hatalar tansiyonun yanlış ölçülmesine takibin yanlış yapılmasına neden olabilir. Yazımızda bu konu hakkında önemli bilgileri paylaşıyoruz.

Tansiyon nasıl ölçülür? En kesin sonuç hangi ölçüm cihazlarıyla elde edilir? Yapılan hatalar nelerdir?
Merak ettiğiniz herşey yazımızın içeriğinde mevcuttur.



dogru-tansiyon-olcumu-570x379.jpg


Tansiyon ölçümü aslında çok basit bir işlem olmasına rağmen, ölçümde de takipte de bazı şartlara riayet edilmediğinde hatalı sonuçlara çok açık bir konudur.

Ayar gerektirmemesinden dolayı sonuçları daha doğru olduğu için, aslında en uygun ölçüm cihazı civalı manometresi olan cihazlardır. Ancak taşınması zor ve genellikle duvara monteli olması gerektiğinden, bunlar poliklinik koşulları dışında pek tercih edilmemektedir.

Hasta ve hasta yakınlarının kullanmasına uygun cihazlar koldan veya bilekten ölçen cihazlar olarak ikiye ayrılmaktadır. Koldan ölçen cihazlar da stetoskopla (dinleme aleti) dinleyerek ölçüm yapılan ve elektronik ölçüm yapan cihazlar olarak ikiye ayrılmaktadır.

Hastanın koluna uygun ebatta seçilip doğru teknikle kullanıldığında tansiyonu en doğru şekilde ölçen cihazlar, tansiyonun kola manşon sarıp stetoskopla dinleyerek ölçüldüğü cihazlardır. Ama doğru teknik kullanılmadığında tansiyonu en yanlış ölçen cihazların da yine bunlar olduğu unutulmamalıdır.

İster stetoskopla dinleyerek ölçüm yapan tür olsun, ister kendisi otomatik ölçen dijital türde cihaz olsun, koldan ölçüm yapan tüm cihazlarda hastanın kol çevresine uygun ebatta manşonun varlığı esastır, yoksa hatalı ölçümlere kapı açılmış olur.

Kol çevresi 22 to 26 cm ise küçük ebatlı manşon (12 x 22 cm)
Kol çevresi 27 to 34 cm ise orta ebatlı manşon (16 x 30 cm)
Kol çevresi 35 to 44 cm ise büyük ebatlı manşon (16 x 36 cm)
Kol çevresi 45 to 52 cm ise uyluktan (Dizüstü) ölçümde kullanılan tipte manşon (16 x 42 cm) kullanılmalıdır.

Bu rakamlar standart olmayıp, piyasadaki manşonlar en ve boyda bu değerlere göre 2-3 cm kadar sapan ölçülerde olabilmektedir.

Ölçüm yapılacak kişinin kolundaki kıyafet omza kadar sıyrılmalı ve yanlış ölçüme yol açmamak için sıyrılan kıyafetin kolu sıkmamasına özen gösterilmelidir, kolu sıkıyorsa çıkarılmalıdır.

Sonra manşon kola, alt kenarı dirsek çukurundan 2 cm kadar yukarıda, çok gevşek veya çok sıkı olmayacak şekilde sarılmalıdır. Dinleme aletinin yuvarlak ucu manşonun altına sokulmamalı, dirsek çukurunun hafifçe iç kısmındaki atardamar nabzının üzerinde çok bastırmadan ama iyi temas eder şekilde tutulmalıdır. Dinleme aletinin yuvarlak ucunu manşonun altına sokmak, sağlık çalışanlarının bile sık yaptığı bir hatadır

Tansiyon ölçümü sırasında kişi en az 5 dakika süreyle ve sırtı arkaya dayalı şekilde otururken, ölçüm yapılacak kol da dirsek çukuru göğüs hizasında olacak şekilde alttan destekleniyor durumda olmalıdır, yani tansiyon ölçülürken kol havada tutulmamalıdır.

Ölçüm sırasında tansiyonu ölçen kişi de ölçülen kişi de konuşmamalıdır. Ölçüme başlamak için o koldaki bilek nabzı takip edilerek, manşon, nabzın kaybolduğu değerin 30 mmHg üzerine kadar şişirilir. Sonra her saniyede sadece 2-3 mmHg inecek yavaşlıkta söndürülür. Bu söndürmenin daha hızlı yapılması, tansiyonun yanlış ölçülmesine en sık yol açan sebepler arasındadır.

Manşon yavaşça söndürülürken, dinleme aletiyle ilk duyulan ses esnasında cihazda görülen değer büyük tansiyon olarak kabul edilir. Söndürme işlemi devam ederken kalp atışlarıyla eşzamanlı sesler duyulmaya devam eder. Sesin kaybolduğu andaki değer de küçük tansiyon olarak değerlendirilir. Ancak aort yetersizliği ve tiroid bezinin aşırı çalışması gibi kalbin fazla pompalama yaptığı durumlarda ve çocuklarda, bazen hafifleme göstermesine rağmen bu sesin hiç kesilmeden çok düşük değerlere kadar inmeye devam ettiği görülür. Böyle kişilerde yanlış yorumlamaya bağlı olarak küçük tansiyonun 15-20 mmHg kadar düşük değerlerde bildirilmesine çok sık rastlıyoruz. Birçok hasta küçük tansiyonun 2’ye kadar indiğini söyler mesela. Seslerin hafiflediği ama kesilmeden çok düşük rakamlara kadar devam ettiği böyle kişilerde, küçük tansiyon olarak sesin kaybolduğu değil hafiflediği andaki değer alınmalıdır.

Tansiyon ölçülürken ilk başta yüksek bulunan değerin biraz sonra bir miktar düşmesine çok sık rastlıyoruz. Bu nedenle, tansiyon ölçülürken ilk ölçümden sonra manşon söndürülmeli ve aynı kolda 2-3 dakika sonra yeniden ölçülmelidir. Eğer iki ölçüm arasında 5 mmHg’dan fazla fark varsa, aşağı yukarı sabit değerler elde edilene kadar birkaç dakika aralıkla bu ölçümlere devam edilmeli ve hakiki tansiyon değeri olarak son iki ölçümün ortalaması alınmalıdır.

Tansiyonu ölçülecek kişilerde başlangıçta her iki koldan da ölçmek gereklidir. Hangi koldan okunan değer yüksekse, takip de artık hep o koldan yapılmalıdır. Bu itibarla, halk arasında tansiyonun hep sağ koldan veya kalbe yakın denilerek hep sol koldan ölçülmesini savunan görüşlerin her ikisi de yanlıştır. Aslında çoğu kişide iki kol arasında 3-5 mmHg’dan fazla fark yoktur. Ancak kol damarlarındaki kan akımının farklılığına bağlı olarak farkın daha yüksek olduğu kişilerde tansiyon ölçümü için doğru kol, tansiyonun daha yüksek okunduğu koldur. Sonraki takiplerde artık sadece o kol kullanılmalıdır.

Kol atardamarlarının sorunlu olduğu hastalıklarda tansiyonun ölçüleceği kolla ilgili bazı hususlar vardır. Örneğin meme kanseri nedeniyle koltukaltı bölgesinde cerrahi girişim yapılmış hastalarda o taraftaki kolun ve böbrek yetersizliği nedeniyle hemodiyalize girmekte olan hastalarda da fistül bulunan kolun, tansiyon ölçümü için kullanılmaması gerekir. Bu durumlarda tansiyon ölçmek için diğer kolun, eğer o kolda da sorun varsa tansiyon ölçümü için bacakların kullanılması uygun olur. Bacaktan tansiyon ölçümüyle ilgili hususlara bu yazımızda değinilmeyecektir.

Bilekten ölçen cihazlar tansiyon ölçümü için daha pratiktir. Uç damardan ölçüm yaptıkları için büyük tansiyonu hafifçe daha fazla ve küçük tansiyonu da hafifçe daha düşük ölçmek gibi bir dezavantajları olmasına rağmen, bu durum bilekten ölçen cihazları yanlış ölçüyor diye yaftalamamızı, tümden reddetmemizi ve çöpe atmamızı gerektirmez. Bu cihazlarla ilgili söylenmesi gereken diğer bir husus da, yanlış ölçümden kaçınmak için bileğin göğüs hizasında tutulması konusunun çok önemli olmasıdır. Doğru şekilde kullanıldıklarında, pratik olmaları sebebiyle tansiyon takibinde gayet faydalı olurlar.

“Peki tansiyonu hangi tür cihazla ölçelim?” sorusunun tek bir cevabı yoktur.

Eğer kişi tansiyonunu kendisi ölçecekse, en doğru tercih kola takılan ve manşon büyüklüğü doğru seçilmiş elektronik cihazlardır. Çok zayıf veya çok kilolu kişilerde eğer kol çapına uygun manşonlu elektronik cihaz bulunamadı ise bilekten ölçen elektronik cihaz kullanmak daha doğru olur. Eğer tansiyonunuzu kendiniz ölçüyorsanız, öbür elinizdeki pompayla kendinizin şişireceği aletlerden kullanmak gibi bir hata yapmayın!

Eğer tansiyonunuzu bir başka kişi ölçecekse, en doğru tercih, tansiyonun kola manşon sarılan ve stetoskopla dinleyerek ölçüldüğü cihazlardır. Ama doğru manşon ve doğru kişi konusunda sorun olduğunda, yine bilekten ölçen tipte elektronik cihaz tercih etmek kesinlikle daha uygun olur. Mesela aşırı kilolu bazı hastalarda koldaki yağlanma öyledir ki, kalınlaşma kolun daha çok üst kısımlarında olduğundan kol dirseğe doğru koni gibi incelir. Bunlarda kolu tamamen saracak manşon bulamazsınız ve hiçbir manşonu oturtamazsınız. Üstü sarsanız aşağısı boşta kalır. Bunlarda en uygun yol, bilekten ölçen dijital cihaz kullanmaktır. Çünkü bilek kalınlığı kilodan kol kadar etkilenmez. Bilekten ölçen dijital cihazlar yanlış ölçüyormuş laflarına kulak asılmamalıdır, zira eğer manşon kola doğru oturmuyorsa ve doğru teknik uygulanmıyorsa, ölçümde en büyük yanlışlar koldan ölçen manşonlu cihazlarla yapılır!

Hangi tür cihaz kullanıyor olursanız olun, birkaç ayda bir doğruluğunun kontrol ettirilmesinde fayda vardır.

Tansiyon takibinde ölçümlerin günün değişik saatlerini ve koşullarını içine alacak şekilde yapılması gereklidir. Her ölçümün yanına saat kaçta ve nerede ölçüldüğü not düşülmelidir. Ölçümleri etkileyebilecek hususları bilmek ve bunlara dikkat etmek önem taşır. Sigara içmek ve yemek yemiş olmak özellikle ilk 30 dk’lık dönemde tansiyonu yükseltici yönde etki yapar. Kahve, özellikle düzenli kahve tüketimi olmayanlarda içimi takiben ilk 30-60 dk’lık dönemde yine tansiyonu artırıcı yönde etki yapabilir. Yine serin bir odada yapılan ölçüm tansiyonu yükseltebilir. Ölçümden önceki 1 saat içinde yapılmış yoğun egzersiz ise ölçüm sırasında tansiyonun her zamanki seyrinden daha düşük çıkmasına sebep olabilir.

Tüm bunlara uyularak yapılan bir tansiyon takibi daha yerinde olacaktır.
 

gülümse_hayata

Üye
Üye
Katılım
Kas 9, 2010
Mesajlar
16,299
Tepkime Puanı
15
Puanları
0
Yaş
49
Tansiyon yükselmesini nasıl anlayabiliriz?

65 yaşın altında iseniz ve üç ayrı zamanda yapılan tansiyon ölçümlerin de kan basıncınız büyük 140, küçük 80 mm/Hg’nın üzerinde çıkıyorsa en kısa zamanda konunun uzmanı bir doktora vakit geçirmeden mutlaka muayene olmalısınız.

Büyük tansiyon
kalbin kanı pompaladığı esnada oluşan basınçtır.Buna mukabil küçük tansiyon kalbin dinlenmesi esnasında damarlarda var olan basınçtır. Normal olarak kabul edilen kan basıncı değerlerinin 120/70 civarında olması gerekir. Genelde yüksek tansiyon anlaşılmadan uzun zaman dilimlerinde gizli kalabilir. Bu yüzden senede en az bir defa tansiyonumuzu ölçtürmemizde sağlığımız açısından büyük yarar ve zorunluluk vardır.

Kan basıncı, kanda dolaşan ve bir çoğu böbrekte yapılan salgılarla ilgili karmaşık bir sistem sayesinde oluşur. Bu salgılar kan damarlarının genişleyip daralmasına yol açarak basıncı düzenlerler. Yüksek tansiyonun % 5 sebebi böbrek bozuklukları veya hormonlardaki dengesizliklerden dolayı ortaya çıkar.

Yüksek tansiyona yol açan önemli sebepleri aşağıdaki şekilde özetleye biliriz ;

• Kalıtsal özellikler

• Cinsiyet

• Yaş

• Irk

• Stress

• Tuzlu gıdalarla beslenme alışkanlığı

• Aşırı alkol tüketimi

• Şişmanlık

Yukarıda sayılanların hepsi de çok önemlidir. Buna karşın şişmanlığın bunların içindeki önemi çok fazladır. Şişmanlık yol açtığı bir çok bozukluktan dolayı dünyanın en önemli sorunlarından birisidir. Son 20 yıl içinde önlenemez bir biçimde şişman nüfus hızla artıyor. Tüm dünya aşırı kilolarla mücadelede adeta seferberlik içinde.

Bilimsel araştırmalarla yağların vücuda verdikleri zarar iyice ortaya çıkınca nasıl büyük bir tehlike içinde olduğumuzu daha iyi anlıyoruz. Şişman kişilerde yağ dokusu miktarında önemli ölçüde artmalar vardır. Artan yağ dokuşundan salınan bazı maddeler böbreği etkileyerek kan basıncının yükselmesine sebep olurlar. Ayrıca yine artmış yağ dokusu insülin salgılanmasını arttırarak tansiyonun yükselmesine sebep olur.

Tansiyon yükselmesini nasıl anlayabiliriz?

Bir çok insan tansiyonunun yüksek olduğunu genelde tesadüfen öğrenir. Tansiyonun yükseldiğini çağrıştıracak bazı belirtileri kısaca özetlemek gerekirse;

• Sabah kalkınca hissedilen baş ağrıları,

• Baş dönmesi ve sersemlik hissi,

• Göğüste ağrı.

Kan basıncınız normalden yüksek bulunursa, doktorunuz sizi mutlaka kontrole çağıracak ve farklı zamanlarda tansiyon kontrolünüzü yapacaktır. Eğer üç farklı günde ölçülen kan basıncınız normalden yüksek çıkarsa, muhtemelen tansiyon hastası olduğunuz düşünülecek ve gerekirse ileri tetkikleriniz yapılacaktır.
 
Tekerlekli Sandalye
Üst