Parmak eksikliği olan özel güvenlik olur mu?

Neden olamıyor peki silahlı istemiyorum ki silahsız olacak arastrmalarim sonucunda silahsız olabilirsin gibi terimler kullanildi
 
Neden neden denemiyorsunuz? birkaç firma ilegörüş ve başvuru imkanın varsa yap...

Halil Bey kardeşimiz engel kusuru olmaması gerektiğine inanıyor. Güvenlik açısından bir sorun olduğunda-oluştuğunda bu sorunu bertaraf edebileceğine inanıyorsanız, neden gidip başvurmuyorsunuz.
Özel güvenlikçiler genelde fiziksel güç kullanırlar. O nedenle olumsuz düşündük.
Affınıza buyur; doktor uygun rapor verirse başvuru yapın maceranızı burada yazabilirseniz seviniriz. başkalarına yol göstermiş olursunuz...
Kolay gelsin kardeş..
 
Son düzenleme:
Merhabalar parmak eksikliğinden özel güvenlik olablirmiyim silahsız
Evet, silahsız özel güvenlik görevlisi olmanız mümkündür; ancak “parmak eksikliği” tek başına otomatik kabul veya otomatik ret sebebi değildir. Karar, sağlık kurulu raporunda “Silahsız Özel Güvenlik Görevlisi Olur” yazılıp yazılamadığına bağlıdır.

Mevzuatın baktığı yer neresi?​

1) Kanun şartı​

5188 sayılı Kanun’a göre özel güvenlik görevlilerinde aranan şartlardan biri, **“görevin yapılmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı ile özürlü bulunmamak”**tır (m.10/f).

2) Sağlık şartlarını belirleyen yönetmelik​

“Özel Güvenlik Görevlileri Sağlık Şartları Yönetmeliği” 5188 sayılı Kanun m.10’a dayanır. (Özel Güvenlik Merkezi)
Bu yönetmeliğe göre adayın Ek-1’deki (Hastalık Branşlarının Sınıflandırılması) düzeyde hastalık veya engelinin olmaması gerekir (m.5/1). (Özel Güvenlik Merkezi)

3) Silahlı değil silahsız olabilme mantığı​

Yönetmelik açıkça şunu söyler: Ek-1 düzeyinde engel/hastalık yoksa, ateşli silah kullanamayacağı değerlendirilen adaylar “silahsız özel güvenlik görevlisi” olabilir (m.5/4).
Aday sağlık raporunun karar kısmında da zaten “Silahlı Olur / Silahsız Olur / Olamaz” şeklinde kesin karar yazılır (m.6/4). (Özel Güvenlik Merkezi)

Parmak eksikliği özelinde kritik kriter​

Ek-1 Ortopedi ve Travmatoloji bölümünde, üst ekstremite için “kavrama yapabilme, güç kullanabilme fonksiyonları bozulmuş” olanlarda; üst ekstremite kemik patolojileri ve cerrahi veya travmatik ampütasyonlar (amputasyonlar) da dahil olmak üzere değerlendirme yapılacağı düzenlenmiştir.

Bu nedenle pratikte belirleyici soru şudur:

  • Parmak eksikliği, sizde kavrama ve güç kullanma fonksiyonunu Ek-1 düzeyinde bozuyor mu, bozmuyor mu?
    Bozmuyorsa sağlık kurulu raporu “Silahsız Özel Güvenlik Görevlisi Olur” şeklinde düzenlenebilir.
    Bozuyorsa rapor “Özel Güvenlik Görevlisi Olamaz” sonucuna gidebilir.

Ne yapmalısınız?​

  1. Tam teşekküllü hastaneye “özel güvenlik görevlisi aday sağlık raporu” için başvurun (rapor e-Rapor üzerinden düzenlenir).
  2. Ortopedi değerlendirmesinde özellikle kavrama ve güç fonksiyonunuzun kayıt altına alınmasını isteyin (Ek-1 mantığı).
  3. Rapor kararında “Silahsız Özel Güvenlik Görevlisi Olur” yazarsa silahsız ÖGG süreci yürür. (Özel Güvenlik Merkezi)
İsterseniz, hangi parmak (başparmak, işaret, diğer), sağ mı sol mu, kaç parmak ve kavrama gücünüz etkileniyor mu bilgilerini yazın; Ek-1’in “üst ekstremite kavrama-güç” kriterine göre mevzuat okumasını daha nokta atışı yapayım.
 
Merhaba. Silahsız Özel Güvenlik kimlik kartım var. Engelli Raporu almadan önce almıştım. 2028 yılı sonuna kadar geçerli. 2024 yılında 2 yıl süreli Engelli Raporu vermişlerdi. Bitmesine 3 ay kala yenilemek için başvurdum. Aralık 2025 te %43 süresiz Engelli Raporu verdiler. Mecidiyeköy'de karakola gittim. 8. kata çıktım. Raporu gösterdim. Özel Güvenlik kimlik kartımı alın dedim. İptal edin dedim ama almadılar. Süreli Engelli Raporu aldığımda Tam teşekküllü silahsız Özel Güvenlik olur raporunu 2 sene süreli aldım. Sonra bu rapor bitti. Tekrar aldım. Yine 2 yıl süreli Silahsız Özel Güvenlik olur raporu verdiler. İki büyük Özel Güvenlik firmasına gittim. Engelli Özel Güvenlik olmaz dediler. Almadılar. Kimlik cüzdanımda duruyor. İşin ilginç yanı ; Karakoldaki Polis bana dedi ki ; Silahsız Özel Güvenlik raporunu süresiz alman gerekiyor dedi. Dedim benim hastaneden aldığım rapor 2 yıl süreli. O zaman hastane bana niye süreli rapor verdi. Raporu parayla aldım. Karmaşık işler. Ne mevzuat yalın, ne hastane, ne karakol, ne de firmalar tam bilgiye sahip değil.
 
Merhaba. Silahsız Özel Güvenlik kimlik kartım var. Engelli Raporu almadan önce almıştım. 2028 yılı sonuna kadar geçerli. 2024 yılında 2 yıl süreli Engelli Raporu vermişlerdi. Bitmesine 3 ay kala yenilemek için başvurdum. Aralık 2025 te %43 süresiz Engelli Raporu verdiler. Mecidiyeköy'de karakola gittim. 8. kata çıktım. Raporu gösterdim. Özel Güvenlik kimlik kartımı alın dedim. İptal edin dedim ama almadılar. Süreli Engelli Raporu aldığımda Tam teşekküllü silahsız Özel Güvenlik olur raporunu 2 sene süreli aldım. Sonra bu rapor bitti. Tekrar aldım. Yine 2 yıl süreli Silahsız Özel Güvenlik olur raporu verdiler. İki büyük Özel Güvenlik firmasına gittim. Engelli Özel Güvenlik olmaz dediler. Almadılar. Kimlik cüzdanımda duruyor. İşin ilginç yanı ; Karakoldaki Polis bana dedi ki ; Silahsız Özel Güvenlik raporunu süresiz alman gerekiyor dedi. Dedim benim hastaneden aldığım rapor 2 yıl süreli. O zaman hastane bana niye süreli rapor verdi. Raporu parayla aldım. Karmaşık işler. Ne mevzuat yalın, ne hastane, ne karakol, ne de firmalar tam bilgiye sahip değil.

Merhaba ,
Anlattığınız karmaşa, aslında iki ayrı “rapor” rejiminin birbirine karıştırılmasından kaynaklanıyor:

  1. Engelli Sağlık Kurulu Raporu (yüzde oranlı, süreli veya süresiz)
  2. Özel Güvenlik Görevlileri Sağlık Şartları kapsamında düzenlenen raporlar (özel güvenlik “olur/olamaz” veya “çalışır/çalışamaz” karar cümleli)
Bu ikisi aynı şey değil ve biri diğerini otomatik olarak iptal ettirmiyor.

1) Engelli raporu ÖGG kimliğini otomatik düşürür mü?​

Özel güvenlik mevzuatında aranan şart şu şekilde yazıyor: Özel güvenlik görevlisinde, “görevin yapılmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı ile engelli bulunmamak” şartı aranır. (5188 sayılı Kanun md.10/1-f)

Bu nedenle kritik olan, “engelli raporunda yüzde kaç yazdığı” değil; özel güvenlik görevi bakımından sağlık şartlarını kaybedip kaybetmediğinizin mevzuata uygun raporla tespit edilmesidir.

Ayrıca, valilik tarafından şartları taşımadığı veya sonradan kaybettiği tespit edilenlerin kimliğinin iptal edileceği açık hüküm. (5188 sayılı Kanun md.11/4)

Özet: Sırf engelli raporu aldınız diye kimlik kartı kendiliğinden iptal olmaz. İptal, “şartları kaybettiğinizin” usulüne uygun tespiti ile olur.

2) “Silahsız ÖGG raporu süresiz olmalı” denmesi doğru mu?​

Mevzuatın söylediği şey “süresiz olmalı” değil.

Özel Güvenlik Görevlileri Sağlık Şartları Yönetmeliği’ne göre:

  • Aday sağlık raporlarının geçerlilik süresi 1 yıldır. (Yönetmelik md.7/1)
  • Raporların karar kısmına “Silahlı ÖGG Olur”, “Silahsız ÖGG Olur” veya “ÖGG Olamaz” şeklinde kesin karar yazılır. (md.6/4)
  • Halihazırda çalışanlar için istenen “durum bildirir sağlık kurulu raporu”nda da karar kısmı “Silahlı … olarak çalışır”, “Silahsız … olarak çalışır” veya “ÖGG olarak çalışamaz” şeklinde kesin karar olur. (md.6/5)
Dolayısıyla “2 yıl süreli verdiler, süresiz olmalıydı” tartışması, mevzuat açısından şuraya oturuyor: Yönetmelik “süresiz” demiyor; raporun türünü (aday raporu mu, durum bildirir rapor mu) ve karar ibaresini tarif ediyor.

3) Hastane ve işverenlerin “engelli ÖGG olmaz” demesi doğru mu?​

Mevzuatın koyduğu çizgi şu:

  • Yönetmelik, “tanımlanan düzeyde hastalığı veya engeli olan adaylar ÖGG olamazlar” der. (md.5/3)
  • Çalışırken de, “durum bildirir rapor” sonucunda belirli başlıklarda olumsuzluk tespit edilenlerin çalışmaya devam edemeyeceğini düzenler. (md.5/3 devamı)
Yani “engellilik” tek başına yasak etiketi değil; Yönetmelikte Ek-1 ve ilgili değerlendirme başlıklarında tanımlanan düzey belirleyici.

İşverenlerin “kesinlikle engelli ÖGG olmaz” diye toptan yaklaşımı, iş hukukunda da riskli bir çizgidir. İş ilişkisinde engelliliğe dayalı ayrım yapılamayacağı İş Kanunu’nda açık hüküm. (4857 sayılı Kanun md.5)
Pratikte işveren, işi yapmaya elverişliliği “özel güvenlik sağlık şartları” raporu ve işin gerekleriyle temellendirmek zorundadır.

4) Siz bu noktadan sonra ne yapmalısınız? (iki senaryo)​

Senaryo A: “Ben silahsız ÖGG olarak çalışmak istiyorum”​

  1. Tam teşekküllü kamu hastanesinden bu Yönetmeliğe uygun rapor alın.
    • İşveren size “çalışır/çalışamaz” görmek istiyorsa doğru belge çoğu durumda “durum bildirir sağlık kurulu raporu” olur. Yönetmelik işverenin yazılı istemiyle bu raporun istenebileceğini ve süreci düzenler. (md.10)
  2. Raporun karar kısmında, durumunuza uygun olarak şu ibarelerden biri net yazmalı:
    • “Silahsız Özel Güvenlik Görevlisi Olur” (aday raporu mantığı)
    • “Silahsız Özel Güvenlik Görevlisi Olarak Çalışır” (durum bildirir rapor mantığı)
  3. İşveren “engelli olana olmaz” diyorsa, masaya koyacağınız şey şudur:
    • 5188 md.10’daki şartın “göreve engel” kriteri
    • Sağlık Şartları Yönetmeliği’ndeki “tanımlanan düzey” kriteri ve rapor formatı

Senaryo B: “Ben bu kimliği iptal ettirmek istiyorum, üzerimde kalmasın”​

Karakolda sözlü anlatmak yerine, evrak kayıtla dilekçe verin. Çünkü iptal, 5188 md.11/4 kapsamındaki “tespit” prosedürüne oturtulmak zorunda.

Aşağıdaki taslak, İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü Özel Güvenlik Şube için kullanılabilir:

T.C. İSTANBUL VALİLİĞİNE
(İl Emniyet Müdürlüğü Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü)

Sayı : …/…
Tarih : …/…/2026
Konu : Özel Güvenlik Kimlik Kartı İptali Talebi

İlgi : (Varsa önceki başvurunuzun tarih ve sayısı)

Açıklamalar:

  1. …/…/…. tarihinde düzenlenen, …/…/2028 tarihine kadar geçerli Silahsız Özel Güvenlik Görevlisi Kimlik Kartı sahibiyim.
  2. …/12/2025 tarihinde tarafıma %43 oranlı, süresiz Engelli Sağlık Kurulu Raporu düzenlenmiştir.
  3. 5188 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi kapsamında özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar ile 11 inci maddesi uyarınca şartları taşımadığı veya sonradan kaybettiği tespit edilenlerin kimliklerinin iptal edileceği hüküm altındadır.
  4. Bu kapsamda; sağlık durumumun 5188 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelikler çerçevesinde değerlendirilerek kimlik kartımın iptali ve kayıtlarımın pasife alınması hususunda gereğini arz ederim.
  5. Kimlik kartımın aslı ekte sunulmuştur.
Ad Soyad : … …
T.C. Kimlik No :
Adres :
Telefon :
İmza :

Ekler:

  1. Silahsız ÖGG Kimlik Kartı (aslı/örneği)
  2. Engelli Sağlık Kurulu Raporu (örnek)
  3. (Varsa) ÖGG sağlık raporları / durum bildirir raporlar
Dilekçeyi evrak kayıttan verip “alındı” kaydı alın. Almazlarsa aynı dilekçeyi iadeli taahhütlü gönderin veya CİMER üzerinden “kayıt altına alınarak yazılı cevap” isteyin.
 
Merhaba Cemugur

Çok güzel yazmışsınız fakat pratikte öyle işlemiyor çünkü iş için başvuru yaptığım yerler özel sektör olduğu için firmanın inisiyatifine kalmış. Şunu da yazayım. Rahatsızlığıma en uygun iş Özel Güvenlik olduğu için belge aldım. Özel Güvenlik işini 2 sene yaptım ve son 6 ayını Engelli Raporu alarak ve Silahsız Özel Güvenlik olarak yaptım. Beni çalıştırmalarının sebebi de, işe giren 1 hafta çalışıp kaçıyordu. Şartları berbat olduğu için ben de 7 ay sonra ayrılmak zorunda kaldım. Ağustos ayında içmeye su yoktu. Soğuk su demiyorum. Normal su. Hani kimsenin umurunda olmayabilir fakat gerçekten çok kötü şartlarda çalışma şekli var. 30 günün 20 günü 12 saat çalışma ve orası burası ağrıyanın yerine mesaiye kalma gibi. 10 gün gündüz 12 saat, 10 gün gece 12 saat çalışma. İstanbul gibi bir mega kentte bile günde 8 saat çalışma olarak çalıştıran firmalar 2 elin parmağını geçmez ve ben böyle bir firmada da çalıştım. Haftanın 3 günü 8+8 toplam 16 saat çalıştırıyorlardı. Az personelle çok iş yaptırmak meselesi. Zaten aynı gün işe başlayıp çıkanı da gördüm. Amirler saygısız, Müdür umursamaz ve Türkiye'de yaşayan toplumun büyük kısmı, kendi insanına saygısızlık yapmayı, kaba davranmayı ve ezmeyi alışkanlık haine getirmiş. Özel Güvenlik yapan kişiye taşıma işi yaptırmak istiyorlar. Bir kamyon bahçe toprağı gelmiş. Müdür diyor ki yardım etsene. Yani taşısana. Düşünsenize, bir insanı 26 gün 12 saat çalıştırıp, nöbetteyken gözü kapandı diye işten atıyorlar. Tutanak tutan Amir de Otomasyon odası yani kamera odasında güvenliğin yanında uyuyor. Diğerleri işten atılır diye mahkemede şahitlik yapmıyor. Kimsenin bu ülkede bir şeyleri düzeltmeye niyeti yok. Bu 12 saati Özel Güvenlik Komisyonu ve Valilik belirliyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bu 12 saat çalıştırılmayı da biliyor ama işleyiş değişmiyor. Gecen yok. Gündüzün yok. Tatilin evde uyumakla geçiyor. Böyle bir iş. İşkur ilanlarına bakıyorum. Beden işçisi arıyor. Engelliye 1 tane bile Özel Güvenlik işi yok. Benim yaşım 46 ve Özel Güvenlik Firmaları 39 yaş yukarısını almak istemiyor. Gençler de çalışma şartlarını bilmediği için Kimlik alıyor ve 1 hafta çalışıp kaçıyor. Bir çok firmanın kapısına gittim. Almıyorlar. Artık uğraşmak istemiyorum. Kimliğin son geçerlilik tarihi 2028 aralık sonu. Dürüst davranıp götürdüm ve almadılar. Bu ülkede doğrucu Mahmut olmak işe yaramıyor. Görevli bana diyor ki Engelli olduğunu söyleme. Öyle işe gir diyor. Yani yalan söyle diyor. Cebimde kalsın. Tarihi bitince anı olarak kütüphanemdeki kutuya bırakırım.

Yazdığınız bilgiler için teşekkür ederim. Türkiye'de insanlar korktuğu için konuşamıyor. Ben Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Valilik ve Özel Güvenlik komisyonuna, 12 saati tüm firmalar için 8 saate indirmeleri için iadeli taahhütlü yazı yazmak istedim fakat çalışma arkadaşlarım korktukları için imza vermedi. Bir çiçekle de bahar olmaz. 12 saati 8 saate indirdiklerinde hem insanlar çalışır hem de firmalar daha fazla Güvenlik istihdam eder. Kemikleşmiş olanı bu ülkede değiştiremiyoruz. Maalesef. Aldığım 2 senelik raporu buraya ekliyorum. Firmalara göstermeme rağmen almıyorlar. Sağlıcakla kalın.
 

Ekli dosyalar

  • 1.JPG
    1.JPG
    83.6 KB · Görüntüleme: 5
Sahada yaşadığınız karmaşa “tek bir kurumun hatası” değil, birbirine temas eden üç ayrı rejimin (özel güvenlik sağlık şartları, engellilik raporları, iş hukuku) aynı masaya hiç düzgün oturtulamamasının sonucu. Netleştireyim.

1) Engelli raporu, ÖGG kimliğini otomatik iptal ettirmez​

Elinizdeki engellilik raporu (yüzde 43, süresiz) ile ÖGG kimliği aynı şey değil. ÖGG açısından belirleyici olan, “Özel Güvenlik Görevlileri Sağlık Şartları Yönetmeliği” kapsamında düzenlenen raporun karar kısmıdır. Bu Yönetmelik açıkça “durum bildirir sağlık kurulu raporu” kararlarında şu ibarelerden birinin yazılacağını söyler:
“Silahlı Özel Güvenlik Görevlisi Olarak Çalışır / Silahsız Özel Güvenlik Görevlisi Olarak Çalışır / Özel Güvenlik Görevlisi Olarak Çalışamaz.”

Sizin paylaştığınız raporda karar: “silahsız güvenlik görevlisi olabilir”. Pratik sonucu şudur: Bu rapor varken “engelli oldunuz diye” kimliğin kendiliğinden iptali mevzuatın mantığına da metnine de oturmuyor.

2) “Silahsız ÖGG raporu süresiz olmalı” iddiasının mevzuatta karşılığı yok​

Yönetmelik “süresiz olmalı” diye bir şart koymuyor. Hatta iki kritik hüküm var:

  • Aday sağlık raporu (eğitim ve kimlik süreçleri için kullanılan) 1 yıl geçerli.
  • Çalışırken, tereddüt oluşursa işveren veya valilik durum bildirir rapor isteyebilir. İstendiği tarihten itibaren 60 gün içinde alınmazsa ve mazeret yoksa süreç valiliğe bildirilir; ayrıca rapor “çalışamaz” gelirse il özel güvenlik komisyonu kararıyla çalışma izni iptal edilir.
Dolayısıyla polis memurunun “süresiz alman gerekir” yaklaşımı bir “uygulama alışkanlığı” olabilir ama Yönetmelik kaynaklı bir zorunluluk değil.

Ek bir önemli nokta:

  • Aday rapor ücretini aday öder.
  • İşveren veya valilik “durum bildirir rapor” isterse ücreti işveren öder.
    Siz raporu cebinizden ödediyseniz, bunun dayanağı çoğu zaman “işverenin maliyeti çalışana yıkması” oluyor.

3) Özel sektörün “almıyoruz” demesi ayrı konu, hukuki zemin ayrı konu​

Şirketlerin inisiyatif kullanması pratikte doğru; ama “engelli özel güvenlik olmaz” genellemesi mevzuat dili değil. Hele elinizde “silahsız çalışır” kararlı rapor varken, bu cümle en azından kaba ve hatalı bir dışlama kalıbı.

Ayrıca 50+ çalışanı olan özel sektör işyerlerinde yüzde 3 engelli çalıştırma yükümlülüğü var ve bunun temini İŞKUR üzerinden yürür.
Yani “engelli ilanı yok” dediğiniz tablo, çoğu yerde yükümlülüğün fiilen delindiğini gösteriyor.

4) 12 saat mesai meselesi: Komisyon değil, İş Kanunu ve denetim sorunu​

Özel güvenlik komisyonu vardiya süresini “12 saat” diye belirleyen ana merci gibi anlatılıyor ama işin omurgası 4857 sayılı İş Kanunu.

  • Haftalık çalışma süresi genel olarak 45 saat; günlük çalışma süresi 11 saati aşamaz (denkleştirme koşulları ayrıca düzenlenir).
  • Ara dinlenmeleri (mola) çalışma süresinden sayılmaz; bu yüzden kâğıt üstünde 12 saat “vardiya”, fiilen 11 saat “çalışma” diye kurgulanabiliyor.
  • Fazla çalışmanın yıllık toplamı 270 saati geçemez.
  • Gece çalışması için genel sınır 7,5 saattir; ancak turizm, özel güvenlik ve sağlık işlerinde işçinin yazılı onayıyla bunun üstüne çıkılabilmesine ilişkin istisna vardır.
  • Vardiya değişimlerinde en az 11 saat dinlenme kuralı vardır.
Sizin anlattığınız tablo, “kanunda yok”tan çok, kanunun denetimle işletilmemesi meselesine benziyor.

Aşağıya, iadeli taahhütlü gönderebileceğiniz şekilde 3 ayrı resmi metin taslağı bırakıyorum. Metinler, doğrudan “12 saati 8’e indirin” demek yerine, idarenin elindeki gerçek araca yaslanıyor: sektörel denetim ve yaptırım.


A) ÇSGB’ye (Rehberlik ve Teftiş) Başvuru Taslağı​

T.C.
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA
(Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı)

Sayı : (Boş bırakınız)
Konu : Özel güvenlik sektöründe çalışma süreleri ve iş sağlığı güvenliği yönünden denetim talebi
Tarih : …/…/2026

AÇIKLAMALAR
1- İstanbul ilinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığım dönemlerde ve sektör genelinde gözlemlediğim uygulamalar; 4857 sayılı İş Kanunu’nun çalışma süreleri, ara dinlenmesi, fazla çalışma ve posta usulü çalışma hükümleri ile 6331 sayılı Kanun kapsamındaki temel iş sağlığı ve güvenliği gereklerine aykırılık riski taşımaktadır.

2- Uygulamada yaygın biçimde;
a) Ayın önemli bölümünde 12 saatlik vardiyalarla çalışma,
b) Gece ve gündüz postalarının birbirini takip eden biçimde planlanması,
c) Ara dinlenmelerinin fiilen kullandırılmaması veya mevzuata uygun kullandırılmadığı halde bordroda kullandırılmış gösterilmesi,
d) Fazla çalışma sınırlarının aşılması,
e) Temel ihtiyaçlara (içme suyu gibi) erişimin sağlanmaması,
gibi hususlarla karşılaşılmaktadır.

3- Bu kapsamda, özel güvenlik hizmeti sunan işyerlerine yönelik olarak; çalışma süreleri, ara dinlenmeleri, fazla çalışma, posta düzeni ve iş sağlığı güvenliği yönünden planlı/tematik denetim yapılmasını; tespit edilecek aykırılıklar hakkında mevzuatın öngördüğü idari yaptırımların uygulanmasını talep ederim.

HUKUKİ DAYANAK
4857 sayılı İş Kanunu (md. 63, 68, 41, 69 ve ilgili hükümler) ile 6331 sayılı Kanun ve ikincil mevzuat.

SONUÇ VE TALEP
Yukarıda arz edilen hususlar kapsamında gerekli denetimlerin yapılmasını ve sonucundan tarafıma bilgi verilmesini arz ederim.

Adı Soyadı :
T.C. Kimlik No:
Adres :
Telefon :
E-posta :
İmza :

EKLER
1- (Varsa) Çalışma çizelgesi örnekleri / vardiya planı örnekleri
2- (Varsa) Bordro örnekleri / puantaj örnekleri
3- (Varsa) Fotoğraf, yazışma ve diğer deliller


B) İstanbul Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonuna Başvuru Taslağı​

Amaç: “Süresiz rapor” iddiasını yazılı görüşe bağlamak ve kayıtların netleşmesini sağlamak.

T.C.
İSTANBUL VALİLİĞİNE
(İl Emniyet Müdürlüğü – Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü)
(İl Özel Güvenlik Komisyonu)

Sayı : (Boş bırakınız)
Konu : Durum bildirir sağlık kurulu raporunun süreli düzenlenmesi hakkında bilgi ve değerlendirme talebi
Tarih : …/…/2026

AÇIKLAMALAR
1- Silahsız özel güvenlik kimlik kartım …/…/2028 tarihine kadar geçerlidir.

2- Özel Güvenlik Görevlileri Sağlık Şartları Yönetmeliği kapsamında tam teşekküllü hastaneden alınmış, karar kısmında “Silahsız Özel Güvenlik Görevlisi Olarak Çalışır / silahsız güvenlik görevlisi olabilir” ibaresi bulunan sağlık kurulu raporum mevcuttur. Raporda geçerlilik süresi 2 yıl olarak belirtilmiştir.

3- Uygulamada bazı birimlerce “silahsız özel güvenlik raporunun süresiz olması gerektiği” yönünde sözlü bilgilendirme yapılmakta; bu durum iş başvurularında tereddüt ve farklı uygulamalara yol açmaktadır.

TALEP
Aşağıdaki hususlarda tarafıma yazılı bilgi verilmesini arz ederim:
a) Durum bildirir sağlık kurulu raporlarının süreli düzenlenmesi mevzuata uygun mudur?
b) Silahsız özel güvenlik görevlisi olarak çalışır kararlı, süreli rapor ile çalışma izni/kimlik kartı açısından ilave bir işlem gerekir mi?
c) Valilik veya işveren tarafından yeniden durum bildirir rapor istenmesi halinde süreç ve süreler nelerdir?

Adı Soyadı :
T.C. Kimlik No:
Adres :
Telefon :
E-posta :
İmza :

EKLER
1- Silahsız özel güvenlik kimlik kartı fotokopisi
2- Durum bildirir sağlık kurulu raporu örneği
3- (Varsa) Engellilik sağlık kurulu raporu örneği


C) İŞKUR İstanbul İl Müdürlüğüne Başvuru Taslağı​

Amaç: Engelli ÖGG ilanlarının görünmemesi ve yaş engeli gibi ayrımcı filtrelerin denetlenmesi.

T.C.
TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
(İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü)

Sayı : (Boş bırakınız)
Konu : Engelli istihdam yükümlülüğü kapsamında özel güvenlik mesleğinde ilan/yerleştirme süreçlerine ilişkin başvuru
Tarih : …/…/2026

AÇIKLAMALAR
1- Silahsız özel güvenlik kimlik kartına sahip bulunmaktayım. Ayrıca sağlık kurulu raporumda “silahsız özel güvenlik görevlisi olarak çalışır” kararı mevcuttur.

2- 4857 sayılı İş Kanunu md. 30 uyarınca 50 veya daha fazla işçi çalıştıran özel sektör işyerlerinde yüzde 3 engelli çalıştırma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülük kapsamında teminin İŞKUR aracılığıyla yürütüldüğü bilinmektedir.

3- Buna rağmen İŞKUR ilanlarında engelli statüsünde “özel güvenlik görevlisi” ilanlarının çok sınırlı olduğu; sahada ise işverenlerin yaş ve engellilik temelli dışlayıcı yaklaşımlar sergilediği görülmektedir.

TALEP
a) Engelli kontenjanı kapsamında özel güvenlik mesleğinde uygun açık işlerin tarafıma yönlendirilmesini,
b) Engelli istihdam yükümlülüğünü yerine getirmeyen işyerlerine ilişkin denetim ve yaptırım süreçlerinin işletilmesini,
c) İlanlarda yaş vb. ayrımcı koşulların mevzuata aykırı kullanımı yönünden gerekli inceleme yapılmasını
arz ederim.

Adı Soyadı :
T.C. Kimlik No:
Adres :
Telefon :
E-posta :
İmza :

EKLER
1- Silahsız özel güvenlik kimlik kartı fotokopisi
2- “Silahsız ÖGG olarak çalışır” kararlı sağlık raporu örneği
3- Engellilik sağlık kurulu raporu örneği (varsa)


Son bir net cümle​

Mevzuat açısından sizin elinizdeki “silahsız çalışır” kararlı rapor, “engelli raporu aldınız diye kimliği iptal edelim” sonucunu doğurmuyor; iptal mekanizması “raporu hiç almama” veya “çalışamaz” kararına bağlanmış.
Çalışma saatleri meselesinde de tartışma “12 saat serbest” noktasında değil, 4857’nin çalışma süresi, ara dinlenmesi, fazla mesai ve posta düzeni hükümlerinin fiilen uygulanması noktasında kilitleniyor.
 
Mükemmel yazmışsınız Cemugur

Bir sorum var. Süresiz Engelli kategorisine giren ve vergi indiriminden emekli olan birisi, bir işe başladığı zaman muhasebe o kişiyi, Engelli çalışan olarak giriş yapıyor. Bir de normal emeklileri SGDP ( Sosyal Güvenlik Destekleme Primi ) olarak giriş yapıyorlar. Engelli bir kişiyi işverenin normal emekli gibi giriş yaparak çalıştırma hakkı var mı? Vergi indirimiyle emekli olmuş Engelli birisini, işveren, Engelli çalışan olarak değil de, normal emekli çalışan gibi giriş yapıp çalıştırabilir mi? Teşekkür ederim.
 
Evet, vergi indirimiyle emekli olmuş engelli bir kişi, işe başladığında SGK yönünden çoğu durumda “emekli çalışan (SGDP)” statüsünde bildirilir. “Engelli çalışan” ifadesi ise başka bir alanı (İŞKUR engelli kaydı, kota, bordroda gelir vergisi engellilik indirimi) ifade eder. Bu ikisi aynı şey değildir.

1) SGK bildirimi açısından (emekli aylığı kesilmeden çalışma)​

  • Kişi yaşlılık/emekli aylığı alırken hizmet akdiyle (4/a) çalıştırılıyorsa, sistemin doğru kurgusu çoğu uygulamada SGDP’li (emekli çalışan) bildirimi şeklindedir.
  • 5510 sayılı Kanun Geçici Madde 14, 5510 yürürlüğe girmeden önce sigortalı olup emekli aylığı bağlananlar için “sosyal güvenlik destek primi” geçiş rejimini ve oran mantığını düzenler; SGDP’de prim yükümlüsünün işveren olduğunu ve bu kapsamda yalnız iş kazası ve meslek hastalığı hükümlerinin uygulanacağını da belirtir.
  • SGK’nın resmi açıklamasında da, özellikle 2008/Ekim öncesi sigortalılığı olanların 4/a kapsamında emekli aylığı alırken çalışması halinde prime esas kazanç üzerinden SGDP uygulandığı ve primin işveren yükümlülüğünde olduğu açık şekilde anlatılır.
Sonuç: Emekli aylığı kesilmeden çalışılacaksa, işverenin “normal emekli (SGDP)” gibi giriş yapması hukuka uygundur. Burada “engelli” olmanız SGDP’yi ortadan kaldırmaz.

2) “Normal sigortalı” gibi bildirme ne zaman olur​

İki ayrı senaryo var:

  1. Aylık kesilmeden çalışma
    Bildirim SGDP’li olur (yukarıdaki rejim).
  2. Aylığı kestirerek çalışma
    Bu durumda kişi “normal sigortalı” gibi bildirilir, uzun vadeli kollar ve GSS primleri normal şekilde yürür. 5510 sayılı Kanun md. 30’da, yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra yeniden çalışmaya başlanması halinde aylığın kesilmesi ve primlerin normal rejimde alınması kurgusu düzenlenmiştir.【】
Özet: İşveren, kişi emekli aylığını almaya devam ederken onu “normal sigortalı” gibi (SGDP’siz) bildiremez. Böyle bir bildirim, aylığın kesilmesi ve prim rejimiyle çelişir, idari risk doğurur.

3) “Engelli çalışan” statüsü ayrı bir konu (kota ve İŞKUR kaydı)​

  • 4857 sayılı İş Kanunu md. 30’daki engelli çalıştırma yükümlülüğü, İŞKUR üzerinden engelli işçi temini ve kota sistematiğiyle yürür.
  • Engelli statüsünün İŞKUR tarafında işlenebilmesi için uygulamada engelli sağlık kurulu raporu ve kayıt süreçleri aranır; İŞKUR açıklamalarında da %40 ve üzeri raporla kayıt ve yönlendirme mantığı anlatılır.
Bu nedenle bir işyerinde aynı kişi aynı anda:

  • SGK yönünden: “SGDP’li emekli çalışan”
  • İŞKUR/kota yönünden: “engelli çalışan”
    olarak değerlendirilebilir. Birinin seçilmesi diğerini otomatik dışlamaz.

4) Bordroda engellilik indirimi (Gelir Vergisi) ayrı bir konu​

Çalışan ücret geliri elde ediyorsa, engellilik indirimi Gelir Vergisi Kanunu md. 31 kapsamında ücret matrahında uygulanır.
Bu da SGDP bildiriminden bağımsız bir bordro unsurudur.

Net cevap​

  • Evet. Vergi indirimiyle emekli olmuş engelli bir kişi, çalışırken SGK’ya SGDP’li emekli olarak bildirilebilir ve bu zaten çoğu durumda doğru yöntemdir.【】
  • Hayır. Emekli aylığı kesilmeden devam ederken, kişiyi SGDP’siz “normal sigortalı” gibi bildirmek doğru değildir; “normal sigortalı” bildirim, aylığın kesilmesiyle birlikte yürür.【】
  • “Engelli çalışan” konusu ise SGDP’den ayrı olup, İŞKUR/kota ve bordro süreçleriyle ilgilidir.
 
Merhaba. Evet. düşündüğüm gibi fakat aklıma takılan konu şu; Ben Engelli olduğumu söylemeden bir işe girsem ve bazı büyük firmaların kendi bünyesinde çalıştırdıkları doktorları muayene zamanı geldiğinde bana soracak olursa senin bir rahatsızlığın var mı diye. Ben de engelli olduğumu söylersem, Sgk'da normal emekli çalışan girişi yapılmasında bir sorun oluşur mu. Halk dilinde özeti, Arkadaş, sen bize normal emekliyim dedin ama sen yüzde 43 Engelliymişsin. Neden bize Engelli olduğunu söylemedin derler mi? Ya da Sgk bana niye sen Engelli olduğunu söylemeden emekli gibi normal çalışan olarak görünüyorsun. Gel biz sana bir ceza keselim aklın başına gelsin der mi? Teşekkürler.
 
Merhaba. Evet. düşündüğüm gibi fakat aklıma takılan konu şu; Ben Engelli olduğumu söylemeden bir işe girsem ve bazı büyük firmaların kendi bünyesinde çalıştırdıkları doktorları muayene zamanı geldiğinde bana soracak olursa senin bir rahatsızlığın var mı diye. Ben de engelli olduğumu söylersem, Sgk'da normal emekli çalışan girişi yapılmasında bir sorun oluşur mu. Halk dilinde özeti, Arkadaş, sen bize normal emekliyim dedin ama sen yüzde 43 Engelliymişsin. Neden bize Engelli olduğunu söylemedin derler mi? Ya da Sgk bana niye sen Engelli olduğunu söylemeden emekli gibi normal çalışan olarak görünüyorsun. Gel biz sana bir ceza keselim aklın başına gelsin der mi? Teşekkürler.
Açıkça sorulduğunda gerçeğe aykırı beyan verirseniz 4857/25 bakımından haklı fesih riski doğurur.
 
Geri
Üst