Hakkımızı geri verin

Alıntı.

BASIN VE KAMUOYUNA DUYURU:
ENGELLİ EMEKLİLİĞİNDE "MATEMATİK OYUNLARINA" VE HAK İHLALİNE SON VERİN!

Bizler, yasalara güvenerek çalışma hayatına katılmış, devletin belirlediği şartları yerine getirmiş engelli bireyleriz. Ancak bugün geldiğimiz noktada, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Sağlık Kurulları tarafından uygulanan yeni yöntemler, "Sosyal Devlet" ilkesiyle değil, "Hak Tırpanlama" mantığıyla yürütülmektedir.

Mücadelemiz iki büyük hukuksuzluğa karşıdır:

1."TEK HASTALIK" TUZAĞI (BALTHAZARD FORMÜLÜNÜN YOK SAYILMASI)

Tıbben ve hukuken bir birey "bütün" olarak değerlendirilir. Bir kişinin hem ortopedik engeli, hem kalp rahatsızlığı, hem de diyabeti varsa; bu kişinin iş gücü kaybı bunların toplamı ile ölçülür. Yıllardır uygulanan Balthazard Formülü budur. Ancak son dönemde Kurullar; birden fazla engeli olan arkadaşlarımızı sadece en baskın olan tek bir hastalık üzerinden değerlendirmeye başlamıştır.

• Örnek: Kalbinden %20, gözünden %15, ortopedik olarak %10 kaybı olan bir vatandaş, toplamda %40’ı geçip engelli sayılması gerekirken; yeni uygulamada "Senin en yüksek oranın %20, diğerlerini saymıyoruz" denilerek sağlam kabul edilmektedir.
• Engelli birey parça parça değildir! Bütün hastalıkların vücuda verdiği zarar kümülatiftir. Bu uygulama, masa başı oyunlarıyla engelli sayısını kağıt üzerinde düşürme operasyonudur!

2. 2008 ÖNCESİ KAZANILMIŞ HAKLARIN (VERGİ İNDİRİMİ) YOK SAYILMASI

1 Ekim 2008 öncesi işe girenler için emekliliğin anahtarı, Maliye Bakanlığı onaylı “Sürekli Vergi İndirimi Belgesi"dir. Bu belge, yasalarımızda "Kazanılmış Hak"tır.

SGK bugün; Maliye'nin "Bu kişi engellidir, emekli olabilir" dediği belgeyi tanımamakta, emeklilik günü gelen arkadaşlarımızı veya emekli olmuş olanları yeniden hastaneye sevk etmektedir. Değişen yönetmeliklerle ve yukarıda bahsettiğimiz "Tek Hastalık" baskısıyla oranlar düşürülmekte, emeklilikler iptal edilmekte, ödenen maaşlar faiziyle geri istenmektedir.

SORUYORUZ VE UYARIYORUZ:

Devletin bir kurumu (Maliye) "Engelli" derken, diğer kurumu (SGK) hangi hakla "Sağlam" demektedir?

Vatandaşın 15-20 yıl önce aldığı raporları, bugünün zorlaştırılmış şartlarıyla yargılayıp "Artık engelli değilsin" demek hukuka, vicdana ve akla sığar mı?

TALEBİMİZ NETTİR:

1.Tek Engel Dayatmasından Vazgeçin: Birden fazla hastalığı olan bireylerin tüm rahatsızlıkları, Balthazard formülü ile toplanmalı ve gerçek iş gücü kaybı ortaya konulmalıdır.

2.Vergi İndirimi Belgesine Dokunmayın: 2008 öncesi girişliler için Maliye Bakanlığı'nın verdiği sürekli ibareli belgeler, emeklilik için tek ve kesin şart kabul edilmelidir.

Hakkımız olanı istiyoruz, sadaka değil! Engellinin emekliliğiyle, ekmeğiyle, geleceğiyle oynamayın!
 
Alıntı.

BASIN VE KAMUOYUNA DUYURU:
ENGELLİ EMEKLİLİĞİNDE "MATEMATİK OYUNLARINA" VE HAK İHLALİNE SON VERİN!

Bizler, yasalara güvenerek çalışma hayatına katılmış, devletin belirlediği şartları yerine getirmiş engelli bireyleriz. Ancak bugün geldiğimiz noktada, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Sağlık Kurulları tarafından uygulanan yeni yöntemler, "Sosyal Devlet" ilkesiyle değil, "Hak Tırpanlama" mantığıyla yürütülmektedir.

Mücadelemiz iki büyük hukuksuzluğa karşıdır:

1."TEK HASTALIK" TUZAĞI (BALTHAZARD FORMÜLÜNÜN YOK SAYILMASI)

Tıbben ve hukuken bir birey "bütün" olarak değerlendirilir. Bir kişinin hem ortopedik engeli, hem kalp rahatsızlığı, hem de diyabeti varsa; bu kişinin iş gücü kaybı bunların toplamı ile ölçülür. Yıllardır uygulanan Balthazard Formülü budur. Ancak son dönemde Kurullar; birden fazla engeli olan arkadaşlarımızı sadece en baskın olan tek bir hastalık üzerinden değerlendirmeye başlamıştır.

• Örnek: Kalbinden %20, gözünden %15, ortopedik olarak %10 kaybı olan bir vatandaş, toplamda %40’ı geçip engelli sayılması gerekirken; yeni uygulamada "Senin en yüksek oranın %20, diğerlerini saymıyoruz" denilerek sağlam kabul edilmektedir.
• Engelli birey parça parça değildir! Bütün hastalıkların vücuda verdiği zarar kümülatiftir. Bu uygulama, masa başı oyunlarıyla engelli sayısını kağıt üzerinde düşürme operasyonudur!

2. 2008 ÖNCESİ KAZANILMIŞ HAKLARIN (VERGİ İNDİRİMİ) YOK SAYILMASI

1 Ekim 2008 öncesi işe girenler için emekliliğin anahtarı, Maliye Bakanlığı onaylı “Sürekli Vergi İndirimi Belgesi"dir. Bu belge, yasalarımızda "Kazanılmış Hak"tır.

SGK bugün; Maliye'nin "Bu kişi engellidir, emekli olabilir" dediği belgeyi tanımamakta, emeklilik günü gelen arkadaşlarımızı veya emekli olmuş olanları yeniden hastaneye sevk etmektedir. Değişen yönetmeliklerle ve yukarıda bahsettiğimiz "Tek Hastalık" baskısıyla oranlar düşürülmekte, emeklilikler iptal edilmekte, ödenen maaşlar faiziyle geri istenmektedir.

SORUYORUZ VE UYARIYORUZ:

Devletin bir kurumu (Maliye) "Engelli" derken, diğer kurumu (SGK) hangi hakla "Sağlam" demektedir?

Vatandaşın 15-20 yıl önce aldığı raporları, bugünün zorlaştırılmış şartlarıyla yargılayıp "Artık engelli değilsin" demek hukuka, vicdana ve akla sığar mı?

TALEBİMİZ NETTİR:

1.Tek Engel Dayatmasından Vazgeçin: Birden fazla hastalığı olan bireylerin tüm rahatsızlıkları, Balthazard formülü ile toplanmalı ve gerçek iş gücü kaybı ortaya konulmalıdır.

2.Vergi İndirimi Belgesine Dokunmayın: 2008 öncesi girişliler için Maliye Bakanlığı'nın verdiği sürekli ibareli belgeler, emeklilik için tek ve kesin şart kabul edilmelidir.

Hakkımız olanı istiyoruz, sadaka değil! Engellinin emekliliğiyle, ekmeğiyle, geleceğiyle oynamayın!
Evet, hukuken yapılabilecek çok şey var. Ama önce şu ayrımı net koymak gerekir: metninizdeki iki ana iddia aynı hukuki zeminde yürümüyor. Birincisi, engellilik oranı raporu meselesi. İkincisi, SGK’nın çalışma gücü kaybı tespitiyle emeklilik işlemi meselesi. Bunları birbirine karıştırırsanız, idare sizin metne çok kolay cevap verir.

1) “Balthazard mutlaka uygulanmalı” iddiası, engellilik raporunda güçlüdür ama SGK çalışma gücü kaybı rejiminde doğrudan aynı şekilde geçmez.
Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre birden fazla hastalık veya fonksiyon kaybı bulunanların engellilik durumu Ek-3’teki Balthazard yöntemiyle hesaplanır. Aynı yönetmelik itiraz ve hakem hastane sistemini de düzenler. Bu yüzden “engellilik oranı raporunda tüm rahatsızlıkların birlikte değerlendirilmesi gerekir” cümlesi hukuken sağlamdır.
Fakat SGK’nın 5510 sayılı Kanun m.28/5 kapsamında yaptığı çalışma gücü kaybı tespitinde, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği m.6/2 açıkça “birden fazla hastalık mevcut ise en ağır sekel bulgu dikkate alınır ve Balthazard uygulanmaz” demektedir. Yani SGK’nın bugün dayandığı norm tam da budur. Bu nedenle basın açıklamasını “Balthazard her durumda zorunludur” diye kurarsanız, SGK size kendi yönetmeliğini gösterir. Hukuki mücadele bu noktada, bu düzenlemenin kanuna, eşitlik ilkesine, ölçülülüğe ve engelli hakları hukukuna aykırılığı üzerinden kurulmalıdır.

2) “2008 öncesi vergi indirimi belgesi kazanılmış haktır” iddiası, artık pozitif hukukta değil, dava argümanı olarak kullanılabilir.
SGK’nın 2025/4 sayılı Genelgesi açık biçimde söylüyor: 2008/Ekim öncesi sigortalı olup 15/1/2025 dahil tarihinden sonra yaşlılık aylığı talebinde bulunanlar için vergi indirimi üzerinden aylık bağlama uygulaması sona erdirildi; bunlar bakımından 5510 m.28/5 rejimine geçildi. Buna karşılık 15/1/2025 hariç tarihe kadar başvurmuş olanlarda eski 506 sayılı Kanun rejimi korunuyor. Ayrıca vergi indirimiyle zaten aylık bağlanmış olanların aylıkları ödenmeye devam ediyor ama bunlar hakkında 28/5 ve 94. madde hükümleri ile kontrol muayenesi rejimi uygulanıyor. Bu yüzden “vergi indirimi belgesi bugün de tek ve kesin şarttır” cümlesi artık mevcut mevzuatın tarifi değil, anayasal ve kazanılmış hak temelli bir itiraz tezidir.

Bu tablo içinde somut hukuki yol haritası şudur:

A. Sorun hastane raporu ise
Erişkin engellilik raporuna karşı, raporun tesliminden itibaren 30 gün içinde İl Sağlık Müdürlüğüne itiraz edilir. Müdürlük kişiyi farklı bir yetkili hastaneye gönderir. İlk rapor ile ikinci rapor farklıysa dosya hakem hastaneye gider ve hakem hastane kararı kesinleşir. Engellilik oranı, Balthazard, eksik branş değerlendirmesi, yanlış ICD, eksik epikriz gibi itirazlar burada ileri sürülür.

B. Sorun SGK’nın çalışma gücü kaybı tespiti, emeklilik reddi veya aylık kesmesi ise
Burada hastane raporu tek başına belirleyici değildir. Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’ne göre sağlık kurulu raporunda bir oran yazılı olsa bile bu oran Kurum Sağlık Kurulu bakımından bağlayıcı değildir. Kurum Sağlık Kurulu kararına karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz yolu vardır. Eğer dosya vergi indirimiyle bağlanmış aylığın kontrol muayenesinden geliyorsa, SGK Genelgesi ayrıca Erişkinler Yönetmeliği itiraz prosedürünü, yani İl Sağlık Müdürlüğü ve hakem hastane yolunu da işletmektedir.

C. SGK işlemi tebliğ edilmişse, idari dava açılabilir ve çoğu dosyada açılmalıdır.
İYUK m.7 uyarınca özel kanunda ayrı süre yoksa idare mahkemesinde dava açma süresi 60 gündür. İYUK m.11 uyarınca dava açmadan önce idareye yapılan başvuru, dava süresini durdurur; 60 gün cevap verilmezse istem reddedilmiş sayılır ve kalan süre işlemeye devam eder. Aylık kesilmesi, emeklilik talebinin reddi, borç çıkarılması, faiziyle geri isteme, sevk işlemi, kontrol muayenesi işlemi gibi her bir somut işlem ayrı dava konusu olabilir. Maaş kesintisi ve geri alma işlemlerinde ayrıca yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.

D. Sadece bireysel işlem değil, dayanak yönetmelik de hedeflenebilir.
İYUK m.7/4 gereği düzenleyici işlemin uygulanması üzerine, kişi hem uygulama işlemini hem de dayanak düzenleyici işlemi birlikte dava konusu edebilir. Bu, özellikle SGK’nın “en ağır sekel bulgu, Balthazard yok” yaklaşımını taşıyan yönetmelik hükmüne karşı önemlidir. Sistemik mücadele, soyut sloganla değil, somut mağduriyet doğuran işlem üzerinden Danıştay veya görevli idare mahkemesi önünde kurulur. (Kanun Yolu)

E. Ayrımcılık ve eşitlik boyutu için TİHEK ve KDK yolları da vardır ama bunlar ana dava yolunun yerine geçmez.
5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun m.4/A çerçevesinde engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır ve makul düzenlemeler için gerekli tedbirlerin alınması gerekir. TİHEK’in resmî başvuru sayfasına göre ayrımcılık başvurusu yapmadan önce ilgili taraftan uygulamanın düzeltilmesi istenir; talep reddedilir veya 30 gün içinde cevap verilmezse TİHEK’e başvuru yapılabilir. Kamu kurumlarının işlem ve uygulamaları için Kamu Denetçiliği Kurumuna da ücretsiz başvuru mümkündür; KDK’nın resmî sayfasına göre başvuru süresi 6 ay ve bu başvuru dava açma süresini durdurur. Bunlar özellikle “engellilik nedeniyle eşit işlem görmeme”, “makul uyumlaştırma yapılmaması”, “sosyal güvenlik hizmetine erişimde ayrımcılık” argümanlarını güçlendirir.

F. İç hukuk bittiğinde Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusu mümkündür.
AYM’nin resmî içtihat sayfasına göre bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği veya ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. Burada mülkiyet hakkı, sosyal güvenlikten yararlanma ile bağlantılı eşitlik ilkesi, adil yargılanma ve gerekçeli karar hakkı başlıkları gündeme gelebilir. Ancak AYM ilk durak değil, son duraktır.

Bu nedenle pratikte en doğru strateji şu olur:

  1. Dosyayı ikiye ayırın.
    Engellilik raporu mu tartışılıyor, SGK çalışma gücü kaybı kararı mı tartışılıyor, önce bunu netleştirin.
  2. Her somut işlem için süreyi kaçırmayın.
    Rapor itirazı, SGK kurul itirazı, aylık kesme işlemi, borç çıkarma işlemi, hepsinin ayrı takvimi var.
  3. Dava dilekçesini “haksızlık” üzerinden değil, işlem kusuru üzerinden kurun.
    Yanlış mevzuat uygulanması, eksik değerlendirme, gerekçesizlik, tebligat kusuru, raporlar arası çelişki, hakem hastane sürecinin işletilmemesi, önceki sürekli rapor ve vergi indirimi belgesinin göz ardı edilmesi, kontrol muayenesinde usulsüzlük, borcun kusursuz kişiye yüklenmesi gibi başlıklar en etkili olanlardır.
  4. Basın metnini hukuken daha sağlam hale getirin.
    “Engellilik oranı raporlarında Balthazard uygulanmalıdır” deyin.
    “SGK’nın çalışma gücü kaybı rejiminde çoklu hastalıkların tek bulguya indirgenmesi, kanuna ve eşitlik ilkesine aykırı sonuçlar doğurmaktadır” deyin.
    “Vergi indirimi belgesi bugün de kesin şarttır” yerine, “7538 sonrası getirilen rejim, 2008 öncesi sigortalıların meşru beklentisini ve kazanılmış hak güvenliğini zedelemektedir” deyin. Bu daha doğru ve daha güçlüdür.
Elinizde bir SGK ret yazısı, aylık kesme yazısı, kontrol muayenesi tebligatı veya rapor varsa, ona göre size madde madde bir itiraz ve dava stratejisi çıkarırım.
 
sonuna kadar haklısınız..! sözde haklarımızı savunan derneklerimiz var milyarlık bütçeleri var hepsi düzenin zihniyeti devlet değil hükümet kadroları olmuş. sahipsiziz kısacası.
 
Geri
Üst