Müziğin İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkisi

Gazoz Agacı

Moderatör
Moderatör
Katılım
Nis 23, 2012
Mesajlar
9,303
Tepkime Puanı
49
Puanları
48
Yaş
51
“Tüm sanat yapıları gerçek hayatın birer kopyasıdır. Sanatçıda var olan psikolojik kuvvetler, yapıtın oluşumunda büyük bir rol oynar. Ancak herhangi bir müzik yapıtı için realitenin kopyası olduğunu söylemek çok güçtür.” (B.GREBENE, Müzikle Tedavi, s.55,56)

Müzik tüm sanat dalları içerisinde gerek soyut anlatımı gerek iç yapısı ile benliğimizde çok daha belirgin bir etkiye sahiptir. Bu etkiyi Hegel söyle tanımlamaktadır: “… Müzik bir anlamda bilincimizi tutsak eder ve bilincimizin kapsamı bu ses akımı tarafından sürüklenir, dış dünya ile olan ilişkiler tamamen kesilir, kişi hayal ve anılarından kurulu bir dünyada yasar.”

Müziğin gizemli yapısı, hem anlaşılmasını güçlendirmekte, hem de tüm sanat dalları içinde onu farklı bir yere oturtmaktadır. Nitekim binlerce yıldır filozofların müziğin gizemini çözme uğraşları bunu doğrular niteliktedir.

Müzik sanatı son derece karmaşık bir yapıya sahiptir. Nicolai Hartmann müzikte iki varlık alanından söz etmektedir: “Bir maddi yapı, öte yanda bir irreel, tinsel yapı…” burada reel tabakayı, müzikal bir eserde ton yani ses tabakası olarak, irreel tabakayı da yine müzikle bir eserde bir duygu ve anlam yapısı olarak ele almaktadır.

Hartmann, özellikle irreel varlık alanını açıklarken, dinleyenin müzikal bir kompozisyonda derin bir etki ile kavrandığı bir iç tabakadan söz eder. Tüm sanat dalları içinde farklı bir etkiye sahip olan müzik, duyanın titreşime geçtiği andan itibaren tüm canlı sistem üzerinde kendini göstermeye baslar. Herhangi bir halk türküsünden, evrensel müziğe; slov bir eserden, hareketli bir caza kadar müziğin her türü dinleyicide olağanüstü etkiler yaratmaktadır.

Müzikteki etkiyi irreel tabaka içinde değerlendiren Hartmann, bunu söyle ifade etmektedir: “Bu tabaka, ruhları etkiler, gün ışığına çıkarır ve onları ifade eder, böylece de dinleyenin karanlık ben-derinliğinden, orada gizli olan şeyi ortaya çıkarır.”

Binlerce yıl önce Pisagor, müziği aritmetik ve gökbilimde var olan evrensel uyumun anlatımı olarak açıklamıştır. Müzik ve insan ilişkisini Ali Uçan, “İnsan müziğin; müzik, insanın özü. insan yaşamında ‘müzik olgusunun’ gizi iste bu özde saklı!” seklinde açıklamaktadır. Belki de yapısındaki bu giz, gerek fizyolojimiz, gerek psikolojimiz üzerinde müziğin etkileri alanında yapılan tüm çalışmaları öyle bir noktada yetersiz bırakmaktadır.

İçinde yasamak zorunda olduğumuz madde dünyasında medeniyeti amaçlayarak yarattığımız teknoloji ile daha rahat, daha güzel yasamak adına, geldiğimiz bugünkü noktada ilginç bir çelişkiyle karşılaşmaktayız. Yasamın her alanında sunulan sınırsız bir konforun içinde boğulan birey ve içinde preslenmiş bir ruh.

Günlük hayatın koşulları içinde preslenmiş ruh, ancak müziğin kollarında çıkış bulabilecek ve müzikal seslerin içinde kendi konforunu yaratacaktır. Müziğin insan ruhu üzerindeki olumlu etkisi binlerce yıldır insanları farklı arayışlara sevk etmiş ve bu özelliğinden dolayı fiziksel ve özellikle ruhsal rahatsızlıklarda tedavi amaçlı kullanımını sağlamıştır. Müziğin tedavi amaçlı kullanılması tarihte antik dönemlere kadar uzanmaktadır.

Müzik soyut bir sanattır. Her dinleyen üzerinde değişik etkiler yaratmaktadır. Farklı psikolojilere sahip bireylerin aynı müziğe karsı reaksiyonları da buna paralel olarak birbirinden farklı olacaktır. Bu nedenle tedavide kullanılan müziğin çeşidi son derece önemlidir. Yumuşak, sakin bir A.Vivaldi müziği, herhangi bir hastaya şifa verirken, bir diğer hastayı olumsuz etkileyebilir. Ancak müziğin çeşidi kadar, kullanılan çalgı da son derece önemlidir.

1. Müzik ve müziğin insan üzerindeki etkileri

Müzik, tüm benliğimizi saran, zihnimizi boşaltan, bedenimizi harekete geçiren en güzel duyguları hissettirerek anılarımızı canlandıran, bulunduğumuz ortamdan hayallerden örülü bir dünyanın kapısını aralayan, büyüsüyle bizi çözen ancak evren gibi çözülemeyen sırlarla dolu bir yasamdır.

Evrenin sırlarını, yasamın iniş çıkışlarını, doğanın güzelliklerini, canlıların tınısını, vücudun ritmini, sevgilinin askını, bebeğin sevgisini, ananın şefkatini, çocuğun masumiyetini, çiçeklerin rengini, okyanusun derinliğini, dağların heybetini, akarsuyun şiddetini, denizin dinginliğini, sayılabilenin tekrarını, tüm bunların armonisini ve Tanrının gücünü taşır içinde müzik…

“Müzik bizde güzel duygular uyandırmasının yanı sıra, ruha hayat veren sihirli bir dokunuşa da sahiptir…. Çünkü müziğin ritmi, kalp atışlarını düzenleyerek, o kişinin bedensel, ruhsal ve zihinsel açıdan sağlığa kavuşmasını sağlar.” (Sufi Inayat KHAN, Müzik, İnsan ve Evren Arasındaki Köprü, Türkçesi: Kaan H. Ökten-Tugrul Ökten, İstanbul, Arıtan Yayınevi, Eylül 1994, s.67,68)

Öyle ki “Müzik aynı anda pek çok motif yaratır. Müzik tonlarının yapısı ve tasarımı bedenimizi ve çevremizi etkilerken değişen armonileri ve akortları da hislerimize egemen olur.” (Don CAMPBELL, Mozart Etkisi, Türkçesi: Feryal Çubukçu, İstanbul, Kuraldışı Yayıncılık, 2002, s.104)

“Pek çoğumuz ne gibi etkisi olduğunun bütünüyle farkında olmadan müzik dinleriz. Bazen uyarıcıdır, kimi zaman da fazlasıyla uyarıcı, hatta rahatsız edici olabilir. Tepkimiz her ne olursa olsun, müzik zihinsel ve fiziksel etkiler yaratır. Müzikle nasıl iyileştireceğimizi anlamak için önce müziğin neler yaptığıyla daha yakından ilgilenmeliyiz. Bu bilgiyi edindikten sonra, müzik yeteneğimiz hangi düzeyde olursa olsun, istediğimiz belli etkileri yaratmak için ‘ses kanallarımızı’ televizyon kanallarını değiştirir gibi kolayca değiştirebiliriz.” (A.g.k., s.84)

Müziğin etkilerini tıbbi açıdan değerlendiren Dr. Grebene konuyu söyle ifade etmiştir: “Müziğin insan organizmasını etkileyen çok açık ve belirli bir psikofizyolojisi vardır. Bundan ötürü ruhsal tedaviler arasında yer alması pek tabiidir. Müzik sağlam ve normal insanların ruhlarına olduğu gibi bunalımlı ve problemli ruhlara da hitabeden ve ruhsal sıkıntılara ve hatta bazı fizik bozukluklara karsı kullanılan bir tedavi metodu değerini almıştır. Fakat bunlar arasında en çok ruh hekimliği yararlanmaktadır. Zira müzikal parçalar bütün şekilleriyle her şeyden önce insanın affektif (duygusal) hayatını etkiler.” (B.GREBENE, Müzikle Tedavi, s.VII.)

“Hintli düşünürlere göre, müziğin üç temel ögesi vardır: Şarkı söyleme, enstrüman çalma ve raks etme. Her üç öge de, kendilerine ritmi ve tonu temel almışlardır. Müziğin etkisi kendisini, vücut ritmini ayarlayarak, kişiyi çalınan eserle bütünleştiren bir güç olarak ortaya koyar.” (Sufi Inayat KHAN, Müzik,İnsan ve Evren Arasındaki Köprü, Türkçesi: Kaan H. Ökten-Tugrul Ökten, İstanbul, Arıtan Yayınevi, Eylül 1994, s.152,153) Evrenin ve doğanın bir parçası olan insan kendinde ve yasamda mevcut her şeyin varlığını da müzikte bulmaktadır. işte insanın müzikten etkilenmesinin nedeni de bu noktada gizlidir.

Bu yüzden her ne şekilde olursa olsun kişinin kendinde zaten var olanın etkisidir bu.

2. Müziğin iyileştirici Gücü ve insan Sağlığında Kullanımı:

Don Champbell iyileşmeyi, zihin ve beden, duygular ve ruh arasında denge sağlama sanatı olarak yorumlanmaktadır. Sufi I. KHAN için ise sağlıklı olmak, mükemmel bir ritim ve ton haliyle es anlamlıdır.

Müziğin insan ruhundaki olumlu etkilerinden dolayı müzikten insan sağlığında faydalanılmıştır.

İşte müziğin bazı iyileştirici etkileri:

Müzik nahoş sesleri ve hisleri örter, nefes alış verisini etkiler, kalp atışını, nabzı ve kan basıncını etkiler, kas gerilimini azaltır, beden hareketlerini ve eşgüdümü geliştirir, beden ısısını etkiler, endorfin düzeyini yükseltebilir ve strese bağlı hormonları düzenleyebilir.

Bu örnekler bedenin kendiliğinden geliştirdiği iyileştirme sistemlerinde ve hayatın daha güçlü ritimlerine yeniden döndürmede müziğin gücünü bize gösterir.” (Don CAMPBELL, Mozart Etkisi, Türkçesi: Feryal Çubukçu, İstanbul, Kuraldışı Yayıncılık, 2002, s.)

Fizyolojik ve Psikolojik Rahatsızlıklarda Müziğin iyileştirici Rolü ile Buna Bağlı Olarak Kullanılan Müzik Çeşitleri ve Çalgılar:


D. Champbell’e göre iyileştirmek sadece yaşanan an içinde var olmak değil, uyum ve denge içinde bir bütün olmak demektir. Bununla birlikte, iyileştirmenin her zaman tedavi etmekle es anlamlı olmadığını belirtmek gerekir.

“On dördüncü yüzyılda Fransa’nın meşhur doktorlarından Fodéré söyle diyor: ‘Müzik iki bakış açısından dikkate alınmalıdır:

-Yorgunluktan kurtulmak ve eğlenme amacıyla

-Etkileyici ve teskin edici ilaç olarak.” (A. Sahin AK, Müzikle Tedavi, s.36)

Müziğin etkisi hem kişilerin yapısına hem de seçilen müziğin ve çalgıların çeşidine bağlı olarak değişmektedir. Doktor H.S.K.’ya göre:

-Müzik ne kadar basit olursa ruhun o oranda doğal göstergesi olur ve az okumuş, az görmüş kimseler üzerinde o oranda fazla etkisi olur.

-Müzik kişinin etkilenme yeteneğiyle uygun olmalıdır.

-Müzik etkisi kendisini yavas yavas hissettirmelidir. Dolayısıyla bir melankolik için müzik önce adagio’dan başlamalı, sonra andante, arkasından da allegro’ya geçmelidir. Öfkeli bir karakter için hareketler aksi yönde uygulanmalıdır.

-Müzik aletleri uygulanan tedavi amacına göre seçilmelidir. Trombon, trompet gibi enstrümanlar bir melankoliği daha fazla melankolik yapar, halbuki flavta (bir çeşit flüt) veya rebab onun için uygun olur.

Örneğin “Gregoryen ilahileri ferahlık hissi yaratmak için nefes alıp vermenin doğal ritmini kullanır. Sessizce çalışmak ve meditasyon yapmak için harikadır, stresi de azaltırken daha yavaş olan Barok müziği (Bach, Handel, Vivaldi, Corelli) bir istikrar, düzen, tahmin edilebilirlik, emniyet hissi verir ve çalışma için zihinsel açıdan uyarıcı bir ortam yaratır.” (Don CAMPBELL, Mozart Etkisi, Türkçesi: Feryal Çubukçu, İstanbul, Kuraldışı Yayıncılık, 2002, s.101)

Bugün depresyondan şizofreniye, uykusuzluktan Alzheimer’a, Anesteziden hamilelik ve doğuma, kan dolaşımından kansere kadar birçok hastalıkta müziğin etkileri araştırılmış ve iyileşmeye yardımcı olduğu görülmüştür.

SONUÇ

Evrenin ve doğanın bir parçası olan insan kendinde ve yasamda mevcut her şeyin varlığını da müzikte bulmaktadır. _insanın müzikten etkilenmesinin nedeni de budur. Bu yüzden insan yaşamının her kesitinde müzikten yararlanılmaktadır.

Müziğin etkileyici özelliğinden dolayı psikolojik ve fizyolojik rahatsızlıklarda iyileştirici araç olarak da kullanılmaktadır. Ancak müziğin iyileştirici özelliğinden yararlanırken, seçilen müziğin çeşidi ve çalgıların, kişilerin ve rahatsızlıkların özelliklerine uygun olmasına özen gösterilmelidir.

Sonuç olarak; müziğin insan üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı, rahatlatıcı ve sakinleştirici yönüyle de müzikten insan sağlığında yararlanılmaktadır. Fakat müzik tek basına tedavi edici olarak düşünülmemeli, hastalıklarda kişilerin ruhsal yapısını onararak esas tedaviye yardımcı bir araç olarak ele alınmalıdır.


554501_620783214628824_279123716_n.jpg
 

Gazoz Agacı

Moderatör
Moderatör
Katılım
Nis 23, 2012
Mesajlar
9,303
Tepkime Puanı
49
Puanları
48
Yaş
51
Müzik her yerde, hayatın her döneminde ve alanında insanı saran onsuz yaşayamayacağımız bir olgudur. Evde, sokakta, alışverişte, radyoda, televizyonda, konserde, okulda, işyerinde, yolculukta v.s. müziksiz yapamayız.

Müzik genel anlamda insanların duygu ve düşüncelerini seslerle anlattıkları sanat dalıdır. İşitilerek algılanır ve insanın ruhuna kulaktan geçer. Müzik ses üzerinde oluştuğu için insan yaratılışından bugüne kadar gelişmektedir ve geliştikçe insanın ruhunu ,varlığını ve düşüncesini geliştirir.

İnsanoğlu müzikle anne karnında tanışmaya başlar. Çünkü insanın kalp atışları bile düzenli bir ritme bağlıdır. Demek ki müziğin girmediği hiçbir yer yoktur. Müzik duygunun yanında düşünce ve mantık içerir. İnsanın mantığının gelişmesini ve düşüncesinin yüksek boyutlara ulaşmasını sağlar. Bu yüzden müziğin insanla olan bağlantısı iki çeşittir; duygu ve mantık. Müziğin diğer varlıklar gibi bir formu (kuruluşu) vardır. Müzik bir biçimselliğe bağlı olduğu için insan kafasına belli biçimlerle yerleşir ve farklı biçimlerde olduğundan insan bu müzikleri farklı algılar. Örneğin küçük formlu bir şark ile klasik sonat aynı seviyede algılanmaz. Ancak müzik eserinin biçimden başka önemli bir yanı da çeşittir. Çeşitten bahsettiğimiz farklı sesler de, farklı müzik aletlerinde icra olunmasıdır. Çok çeşitli sesleri barındırır içerisinde; doğa sesleri,insan sesleri v.s.Hem insanı rahatlatan hem de insanda gerginlik yaratan bütün sesler vardır. Belli bir forma sahip müzik eseri farklı çeşitlerde insanda farklı etkiler bırakır.

İnsanoğlu her an müzikle iç içe olduğu için çeşitli davranışlar kazanır. Müzikle dinlenme, müzikle çalışma, müzikle yürüme, müzikle uyuma, müzikle oynama, müzikle kendini gerçekleştirme gibi kapsamlı davranışlar geliştirilir. Müzik, insanı bu dünyadan alır düşler diyarına götürür, orada yaşatır. Bazen gerçeklerden uzaklaştırır bazen de gerçeklerle yaşamayı öğretir. Müzik direk ruhumuzla bağlantı kurduğu için insan üzeride en etkileyici sanat dalıdır. Müziğin ritmine göre ruh halimiz bile değişir; hareketli müzikte sevinçli bir ruh hali, slow bir müzikte ise duygusallaşır insan. Kimi halk müziği, kimi slow, kimi sanat, kimi de rock sever ve dinlediği müzik tarzı insanın ruh halini yansıtır.

Güzellik insanı çektiğine göre, müzik güzelliktir diyebiliriz. İbadete çağırmada bile bir melodi olduğuna göre biraz düşünmeliyiz, müziğin ne kadar hayatımızı etkilediğini ve hayatımızda yer aldığını eğer ki; etkileyici kısmı olmasaydı “ezan” konuşma sesinde yüksek sesle okunabilirdi. Ezan bir melodiye bürünerek okunur ve insanı ruhen etkileyerek ebedi dünyayı düşünmeye sevk eder.

Müzik, sanatlar içerisinde felsefeye en yakın sanat dalıdır diyebiliriz. Çünkü müzik evrenseldir. Her ülkenin, her yörenin insanı müziği kabul eder.Edebiyat, görsel sanatlar, el sanatları,v.b. sanat dallarında genellikle milli ve yöresel düşünce ağır basmaktadır.Müziğin dili sese bağlı olduğundan daha çabuk yayılan ve sınırsız bir sanattır.Bu nedenle; müzik insan düşüncesini taşıyan en demokratik ve bağımsız bir sanattır.Örneğin;Çin dilini anlamayabiliriz ama müziği bizi etkiler. Farklı dillerde verilen düşünce anlaşılmayabilir, ancak müzikleri sevilmese de müzikle uğraşan kişi o müziği anlayabilir.

Müzik düşünce taşıdığı için tarihi bilgileri de kendinde barındıran bir olgudur. Bir söz başka bir sözle anlatılabilir fakat müzik öyle değildir;”do” notasından verilen müzik “la” notasıyla anlatılamaz.

Müzik insanın ruhuna, yüreğine hitap edip dinlendirici bir etkisi olduğu için terapilerde de müzikten yararlanılmaktadır. Müzik bir estetik kavramdır ve insanda estetik duygu ve düşünceyi geliştirir. Daha kibar bir insan olmamızı sağlar, hareketlerimizde daha kontrollü olmamızı, karşıdaki insanı kırmamaya, incitmemeye dikkat etmemizi sağlar, içimizdeki sevgiyi artırır,güzelleştirir, merhamet duygusu yerleştirir insana.

10424245_10152788351703352_5573030796592813490_n.jpg





Sıra bana geldiğinde, müzik bana ne kattı diye kendime sorduğum zaman, aldığım cevap şudur; ilk önce dinlediğim değişik tarzdaki müzikleri daha bilinçli bir şekilde anlamamı sağladı, kendimi daha iyi ve daha derinden tanımamı sağladı, duygularımı ayırt etmemde yardımcı oldu, kendi gözümle kendime daha gerçekçi bakmamı sağladı, daha kararlı olmamı ve hayata daha melodik ve şiirsel bir gözle bakmamı sağladı, müzik yüreğime ve sevgime bambaşka bir güzellik kattı, sevgimi anlamlaştırdı.

Müziği özetleyecek olursak; müzik güzelliktir ve insan ruhuna güzellik ekler.
 

Gazoz Agacı

Moderatör
Moderatör
Katılım
Nis 23, 2012
Mesajlar
9,303
Tepkime Puanı
49
Puanları
48
Yaş
51
18446719_757147651111653_8395591156655846769_n.jpg
 
Son düzenleme:

Gazoz Agacı

Moderatör
Moderatör
Katılım
Nis 23, 2012
Mesajlar
9,303
Tepkime Puanı
49
Puanları
48
Yaş
51
tumblr_mhn2soPThW1rxg8wwo1_500.png
 
Son düzenleme:

Gazoz Agacı

Moderatör
Moderatör
Katılım
Nis 23, 2012
Mesajlar
9,303
Tepkime Puanı
49
Puanları
48
Yaş
51
18342501_757135794446172_6434986244408268058_n.jpg
 
Son düzenleme:

Gazoz Agacı

Moderatör
Moderatör
Katılım
Nis 23, 2012
Mesajlar
9,303
Tepkime Puanı
49
Puanları
48
Yaş
51
tumblr_mt66jwh2nS1sbpo3go1_500.jpg
 
Son düzenleme:

Gazoz Agacı

Moderatör
Moderatör
Katılım
Nis 23, 2012
Mesajlar
9,303
Tepkime Puanı
49
Puanları
48
Yaş
51
tumblr_n0xz5953Bo1s6mzg6o4_500.jpg
 
Son düzenleme:

Gazoz Agacı

Moderatör
Moderatör
Katılım
Nis 23, 2012
Mesajlar
9,303
Tepkime Puanı
49
Puanları
48
Yaş
51
muzik-sozleri-2.jpg
 
Son düzenleme:

Gazoz Agacı

Moderatör
Moderatör
Katılım
Nis 23, 2012
Mesajlar
9,303
Tepkime Puanı
49
Puanları
48
Yaş
51
tumblr_m5pfs5cyVE1rye2jlo1_500.jpg
 
Son düzenleme:

Gazoz Agacı

Moderatör
Moderatör
Katılım
Nis 23, 2012
Mesajlar
9,303
Tepkime Puanı
49
Puanları
48
Yaş
51
Hüzünlü şarkı mutlu mu ediyor?





Hüzünlü müziklerin daha mutlu ettiği ortaya çıktı!!!

Almanya'daki Berlin Üniversitesi'nden bilim adamlarının araştırması, sanılanın aksine kişinin üzgün olduğu zamanlarda dinlediği melankolik parçaların mutlu ettiğini gösterdi.

Bilim adamları, katılımcılardan hüzünlü bazı parçalar dinledikten sonra ruh hallerini değerlendirmelerini istedi. Bu parçaları dinleyenlerin, özellikle sıkıntılı zamanlardaki mutsuzluğunun azaldığı belirlendi. Hatta bazı katılımcılar hüzünlü müziğin hayal gücü, şefkat duygusu, empati ve yaratıcılığı arttığını belirtti.

Kulağa daha fazla hitap etmesi sayesinde hüzünlü müziğin olumsuz duyguları dengelemeye yardımcı olduğunu ifade eden bilim adamları, neşeli müziğin daha mutlu etmediği ve empati ya da şefkat duygularını artırmadığı sonucuna vardı.

Olumlu duygular hissetmek için yavaş tempolu müzikler dinlenmesi önerisinde bulunan bilim adamlarının araştırmasının sonuçları "Plos One" dergisinde yayımlandı.
 

Gazoz Agacı

Moderatör
Moderatör
Katılım
Nis 23, 2012
Mesajlar
9,303
Tepkime Puanı
49
Puanları
48
Yaş
51
tumblr_mpzhhof07S1rm9kjpo1_500.jpg
 
Üst