Parmaklıklar Ardında Parmak-Sızım

Halil Yılmaz

Admin
Yönetici
Katılım
May 19, 2010
Mesajlar
14,341
Tepkime Puanı
114
Puanları
63
Yaş
48
Bu gece yine erken yatmam gerek. Saatte epey geç olmuş. Gazete için hazırladığım yazıyı tekrar gözden geçirmek istiyorum ama göz kapaklarımın üzerinde düşüncelerimin bulutu çökmüş durumda. Birkaç defa daha esnersem yarın yemek yiyecek ağzı nerede bulunurum bilinmez. Aslında şu zamanda insanın ağzının olmaması ya da dilinin olmaması daha iyi… Düşünenin, düşündüğünü düşündüğü yerde düşürüp bırakması takdir edilen bir durum gibi görülüyor. Neyse ki yatağımı açmayı unutmamış anneciğim…
“Din,den,don.., din,den,don..,”
“Hayırdır inşallah, geceleyin bu gelen de kim acaba?”
“Anne!Anne !”
“Oğlum, bir dakika bakıyorum kapıya!”
“Anne kimmiş kapıdaki?”
Gözlerini ovuşturarak kapının küçük ve puslu deliğinden bakan Ayşe Hanım, gözlerine inanamaz ve şaşırır. Sessiz ama hızlı şekilde oğlunun yattığı yere koşar adım gelir.
“Oğlum!”
“Ne oldu anne?”
“Oğlum kapının önünde polisler var!”
“Polis mi?”
“ Evet, polis! Yine neler yazdın sen? Hiç uslanmayacak mısın?”
“din, den, don…”
“ Polis… Lütfen kapıyı açın… İçerde olduğunuzu biliyoruz…”
“Ben, doğruları yazıyorum anne. Düşüncelerimin doğurduğu doğruları doğrulayan yazıları kaleme alıyorum… Anneciğim, şimdi sakin olup şu yazı masamın kenarındaki sandalyeye dayadığım protezimi verir misin?”
Anne, gözleri yaşlı halde sol ayak diz altı protezi oğluna uzatır.
“Anneciğim! Canım! Ben, yorgunluktan inleyen uykusuz sol bacağıma protezimi giyerken sen devletin bekçilerine kapıyı aç ve sakin ol.”
Anne, kapıya gider ve onu açar. Bir grup polis, elinde telsizi ile duran amiriyle birlikte eve girer. Amir, cebinden arama emrinin olduğu kâğıdı çıkararak Ayşe Hanım’ın eline tutuşturur. Polisler evi aramaya başlarken, amir, karanlık bir koridordan geçtikten sonra ışıkları yanan ilk odaya girer ve el parmakları olmadığı halde protezini giymeye çalışan gazeteci Kınayman’ı görür. Onun yanına yaklaşırken sabah ezanın mükemmel ötesi sesi kulaklara düşer. “Allahu ekber, Allahu ekber… “
Ezanın bitiminde Kınayman ve gözü yaşlı annesi Ayşe Hanım, evlerinin yakınlarındaki en yakın karakol olan Devrim Karakolu’na götürülür. İki insan hakkında tutanak tutulur. Dün akşam yazdığı yazı delil olarak kullanılarak gazeteci Kınayman tutuklanır. Bu esnada Ayşe Hanım’ın tansiyonu çıkarak fenalaşır. Doktor getirtilir. DEVAMI İÇİN TIKLAYIN
 
Tekerlekli Sandalye
Üst