Ruh Eşim

Gazoz Agacı

Moderatör
Moderatör
Katılım
Nis 23, 2012
Mesajlar
9,303
Tepkime Puanı
49
Puanları
48
Yaş
51
cafe-de-flore.jpg



RUH EŞİM

Vizyon tarihi: 22 Haziran 2012
Süre: 2s 9dk
Yönetmen: Jean-Marc Vallée
Oyuncular: Vanessa Paradis, Kevin Parent, Hélène Florent
Tür: Dram
Ülke : Fransa, Kanada


Özet ve Detaylar


C.R.A.Z.Y. ile dünya çapında müthiş ilgi toplayan yönetmen Jean-Marc Vallée, Eylül ayında Venedik Film Festivali'nde prömiyeri yapılan son filmiyle izleyici karşısına çıkıyor. Bir adamla bir kadın arasındaki aşkı, bir anneyle oğlu arasındaki sevgiyi anlatan Ruh Eşim, sevgiye dair fantastik bir macera, aşk hakkında mistik ve doğaüstü bir yolculuk.

Film, biri 1960'ta, diğeri günümüzde geçen ama birbirine paralel ilerleyen iki farklı olay örgüsünü izliyor. Birinde 1960'ların Paris'inde bekâr bir anne olan Jacqueline, Down Sendromlu oğlu için her şeyi feda etmeyi göze alırken diğer öyküde Montreal'de eşinden tatsız bir şekilde boşanan ünlü bir DJ konu alınıyor.


maxresdefault.jpg


Beyazperde Eleştirisi

Hayatta herkes ruh eşini bulabilir Mİ?

Sevdiğin için nelerden vazgeçebilirsin? Kendinden mesela? Onun mutluluğunu birlikte olmama pahasına ister misin? Jean Paul Sartre'a sorsan "sevmek insanın kendisini tercih etmemesidir" der, çıkar işin içinden. Woody Allen ise bencil ve daha içtendir: "ben mutlu olmak istemiyorum, ben seninle olmak istiyorum (Annie Hall)"

Kanadalı yönetmen Jean-Marc Vallée, 7 yıl önce çektiği Çılgın (C.R.A.Z.Y)'den bu yana uluslararası festivallerin de dikkatle izlediği bir isim. Üçüncü uzun metrajlı filmi olan Ruh Eşim'de yine kendi senaryosuyla bir yola düşmüş. Her yol gibi bir soru var önünde: "Ruh eşi nedir?"

Vallee bu sorunun peşine düşerken; bir kadının bir adama, bir annenin down sendromlu oğluna duyduğu sevginin izini sürüyor. Biri 1960'larda, diğeri modern zamanda geçen iki öyküyü paralel kurgularken; daha çok kadınların kalbinin anatomisini çıkarmak ister gibi. Bir kadın için "ruh eşi" ne demektir? Bir kadın bir adamı neden sever ve bir anne oğluna nasıl bir aşkla bağlanabilir? Buradan hareketle Vallee'nin, aslında bir kadın filmi çektiğini, onların bir erkeğe olan sevgisini daha özel bulduğunu düşünebiliriz.

Gerçekten de modern zamanda geçen öyküde genç adam Antoine, bu ruh eşi yolculuğunun kötü adamı gibi. Ergenlik dönemindeki aşkıyla evlenmiş, iki güzel kız çocuğu sahibi olmuşlar. DJ'lik yaparak hayatını kazanıyor. Günün birinde "bir başkasını sevdim" durumu oluşuyor. Filmin yolculuğundaki hikayelerden biri böyle başlıyor. Artık başına "eski" sıfatı eklenen ruh eşi, onunla rüyalarında hesaplaşıyor. Diğer hikayede Jacqueline ve down sendromlu oğlu Laurent var. Jacqueline oğlunu daha bebekken reddeden kocasını hayatından bir çırpıda siliveriyor. Oğlu için yaşamaya başlıyor. Hatta öyle ki, küçük Laurent'in kendisi gibi down sendromlu olan bir kıza bağlanmasına bile tahammül edemiyor. Bu iki öyküde pikapta çalan şarkı aynı, ama Vallee'ye göre iki kadın karakterin aşka bakışı farklı. Biri Sartre gibi. Ruh eşini çocuğu gibi gözetiyor, onun kendisinden daha genç bir kadınla birlikte olmasını kabullenmenin yollarını arıyor. Jacqueline ise bencil. Bütün hayatını bağladığı oğlunun, kendisine muhtaç durumda olduğunu bile bile başka biriyle yakınlık kurmasını dahi istemiyor.

Film bu iki hikayeyi Alejandro González Inárritu/Guillermo Arriaga filmlerine benzer kurgu numaralarıyla birleştirirken seyirciye de aşk/bağlılık üzerine doğaüstü bir yolculuk vaat ediyor. Yönetmenin bizzat kendisine göre aşk bir doğaüstü olay, hayatta ruh eşini bulmak da bir mucize zaten.

1960'lardaki öyküde, Jacqueline rolünde Vanessa Paradis, festivallerden ödül de kazanan bir performans sergilemiş. Yüz hatlarındaki kırışıklıklar da, gerçek hayattaki 14 yıllık "ruh eşi" Johnny Depp'le yaşadığı ayrılığın izi olabilir. Modern zamandaki öyküde ruh eşini bir başka kadına uğurlayan "eski" aşk rolündeki Hélène Florent ise gerçekten de övgüye layık bir inandırıcılıkta. Down sendromlu çocukların sahnelerindeki ustalığı nedeniyle yönetmen Vallee'ye de bir artı puan daha.

Cafe de Flore, aşk ve ruh eşi kavramlarıyla ilgilenenleri 2 saatlik süresine rağmen sıkmadan gayet güzel bir yolculuğa çıkarabilir. Tabii aşkta kötü olanın kazandığı gerçeğini unutmamak şartıyla.
 
Üst