Merhabalar sevgili dostlar.
Daha önce de buna benzer bir konu açmıştım. Fakat sonuç alamamıştım. Yıllar sonra tekrar konu açmak istedim.Belki bununla ilgili gelişme olmuştur. Sonuç alan olmuştur. Konuyu detaylı olarak anlatacağım belki bir nokta yakalanabilir.
2017 yılı öncesinde 0 modem Renault fluence aracımız mevcuttu. Sonra uzun süre etraftaki eş dost neden engeli aracı almıyorsunuz diye teşvikleri sonucu 2 engelli baktığımız için ötv muafiyetli araç almak için başvurduk. Fakat o dönemde bildiğimiz tek şart 5 yıl satış yapılamıyor 5 yıl sonra satılıyor bilgisi idi. Ki bu bilgi de eksik ve hatalı sonra geleceğim. 2018 ocak ayında mahkeme başvuruları sonrasında araç alımını gerçekleştirdik. Bu güne kadar aracı kullandık. 2023 yılında aracın satılması için mahkemeye başvurduğumuzda başımızdan aşağı kaynar sular döküldü. Mahkeme satışa izin verilebileceğini fakat paranın blokede kalacağını belirtti. Uzun uğraşlar sonucu bir sonuç elde edemedik.
5 aralık 2024 akşamı araç ile trafik kazası geçirdim ve araç perte ayrıldı.
Sonrasında aracın sigorta üzerinden devri için gerekli işlemler başladı. Sigorta bize teklif iletti. İster x miktara aracı bize bırakın ister y tutar size verelim araç sizde kalsın diye. Bizler x miktarı kabul ettik yani aracı komple satışı için mutabakatnameyi sigortaya ilettik. Sonrasında mahkeme mutabakatname dahil gerekli evraklar ile kaza olduğunu aracın perte düştüğünü ve sigorta firması aracılığı ile devir işlemlerinin olması konusunda bilgilendirdik. Fakat gördükki devletin devletten , kurumların kurumlardan , kanunların da kanunlardan haberi yok.
Mahkeme ilk etapta aracın devri için gerekli ek kararı düzenledi ve vasiye satış yetkisi verdi. Fakat mahkemenin oluşturduğu ibana paranın aktarılması şartı da ek kararın içerisindeydi.
Bu karar ile notere gittiğimizde noter işlem yapamayacağını , ek kararın yanlış olduğunu belirtti. Alıcı ve satıcının kararda olmadan işlem olmayacağını belirtti.
Sonrasında sigorta firması ile görüşüldü. İşleyiş ile ilgili bilgi alındı. Alınan bilgiler sonrasında pert olan araçlarda araç ihaleye sunuluyor , ihaleyi kazanan kişinin verdiği tekli ile kazandığı taktirde ilgili tutar devir işlemi esnasında alıcı kişi tarafından hesaba aktarılıyor , kalan para sigorta firması tarafından gün verilip o gün hesaba aktarılıyor. Mahkemeye bu bilgi aktarıldı gerekli dilekçe yazıldı verildi.
Ardından oluşturulan ek karar ile tekrar notere gidildiğinde noter işlemin yine olmayacağını belirtti. Bu sefer sigorta firmasının toplam talep ettiği x miktarın alıcı tarafından yatırılması gerektiğini söylediler. Fakat uygulamaya göre alıcı kişi c kadar miktarı ödeyecek kalanı sigorta ödeyecekti. Ve aynı şekilde ısrarla alıcı adının kararda olması gerektiği belirtildi.
Fakat alıcı adı karar eklenemez. Çünkü karar çıkana kadar alıcı kişi almaktan vazgeçebilir . Vazgeçtiği taktirde tekrar ihale açılıp yeni alıcı beklenmesi gerekiyor ve yeni alıcı tutarı aynı olmayabilir. Bu sefer mahkemeye tekrar dilekçe verilip isim ve tutar değiştirilmesi gerekmekte. Bu yeni karar çıkana kadar tekrar alıcı vazgeçerse bu işlem bu şekilde sürekli uzayabilir. Bu durumu noterlere bir türlü anlatamadık. Mahkemeye durumu anlattık. Noterede gerekli açıklama sonrasında ikna oldular. Mahkeme yeni kararı çıkardı. Açık şekilde vasiye ilgili isimli sigorta aracılığı ile devir işleminin olması için tam yetki verdi. Fakat noter yine kabul etmedi. Bu sefer ilgili isimli sigortanın aracı olduğunu bilemeyiz dediler. Halbuki mahkeme tüm görüşmeleri ve yazışmaları sigorta ile resmi yollardan yaptı. Aracın sigorta ve kasgo poliçelerini göstermemize rağmen satışta aracı olduğunu bilemeyiz bize sigortadan yazı getirin dediler. Fakat sigorta firmalarında böyle bir yazı ve uygulama yok. İhale belgesi ise satış devir işleminden sonra oluşturulduğu için ihale belgeside verilemiyor. Sadece sitedeki ihale çıktısı verilebilir kazanan kişinin yazdığı fakat bununda hiçbir hükmü olmayacaktır. İlgili çıktıyı notere gösterdiğimde bunun normal word dosyasında hazırlanabileceğini belirtti.
Tüm bunların hepsi zaman almakta ve işimizi gücümüzü bırakıp 15 dakikalık işlem için aylarca uğraştık.
Sonra mahkemeye tekrar gittik durumu anlattık. Mahkeme açık açık yazarak tekrar karar çıkarttı. Notere gittik tamam dediler fakat bu seferde mahkemenin açtığı iban ruhsat sahibi kısıtlı adına değil , mahkemenin adına olduğu için noter işlem yapılamayacağını belirtti. Neden diye sorduğumuzda ocak ayında yeni yürürlüğe giren , daha öncesinde resmi gazetede yayımlanan bir uygulama olduğu için dediler. Nedir diye sorduğumuzda güvenli ödeme sistemi dediler. Bu işlemi yapabilmek için ise ruhsat sahibi ile iban sahibi aynı olmak zorunda ve internet bankacılığı olmak zorunda dediler.
Ardından mahkemeye tekrar gittik durumu anlattık. Mahkeme bize kesinlikle böyle bir işlem yapılamayacağını , kısıtlı adına hesap açılamayacağını ve internet bankacılığı şifresinin verilemeyeceğini belirtti. Bu sorunun noterin sorunu olduğunu onları bağlamadığını söylediler. Ardından ilgili resmi gazeye yazısını ve yeni düzenlenen 2. el kara taşıtları yönetmeliğindeki ilgili maddeleri söylediğimde ve şans eseri aynı dertten müzdarip başka bir vatandaş gelince hakimi aradılar. Hakim durumu anlatsınlar dilekçe versinler demiş. Yeni dilekçeyi oluşturduk verdik. Devletin mahkemesi devletin koyduğu değiştirdiği kanundan habersiz kanunu vatandaşından öğreniyor. Ve bizler bu geçen sürede halen mağdur olarak bekliyoruz. 10 gün civarında bekledikten sonra çalışanlardan biri arayıp hangi noterle konuştuğumu kim sana bu bilgiyi verdi diye gerekli bilgileri istedi ilettim. Sonrasında ilgili noter aranmış ve gerekli açıklamalar alınmış. Aynı zamanda farklı ödeme yöntemi olup olmadığı noter tarafından noterler birliğine soruldu. noterler birliği farklı yolun olmadığını ve kısıtlı adına iban açılmazsa devir olmayacağını belirtti.
Ardından hakim durumu anlayarak kısıtlı adına hesap açtırdı. Fakat kısıtlı adına aşınan araç üzerindeki ihtiyadi tedbiri kaldırmışlar tekrar mahkemeye gelip onu kaldırttık. Tabi git gel kimin umrunda. Sonunda 26.02.2025 tarihinde aracın devrini verebildik. Fakat internet bankacılığı şifresi ile değil. Vakıfbankın doğrudan gerekli bilgileri yazarak verdiği referans sistemi ile işlem oluyor. Bu yöntem ile gerekli işlemler yapıldı. Devir işlemi sağlandı. Kazadan 2 ay 21gün sonra aracın devrini sağlayabildik.
Araç satışı için 5 yıl beklenmesine gerek yok. 5 yıl önceside satış yapılıyor fakat ötv ödenmesi gerekiyor vergi dairesine. 5 sene içerisinde satışı yapıldığında blokeye alınması olabilir çünkü halen araç üzerinde şerh devam etmekte. Fakat eskiden emniyetin baktığı şimdi ise noterlerin baktığı şerh kaldırma işlemi 5 yıl dolduktan sonra yapılabiliyor. Araç devir işlemi esnasında 5 sene dolduğu için şerhi de kaldırmış oluyorlar. Aynı zamanda araçta tertibat olmadığı için makine mühendisleri odasının da işlemine gerek kalmıyor. Sonrasında şerh düşümüne izin veren devlet satış sonrası parayı blokeye almaya karar veriyor.
Geçen süre zarfında arabalara 2 kere zam uygulandı. Ve vesayet makamı mahkeme hep kısıtlının hakkını korumakla bize yaklaştı ve bu yaşanan zam farkı yüzünden kısıtlının zarar ettiğini görmedi. Geçen süre boyunca işimizden gücümüzden eksik kaldık. Bunlar hesaba katılmadı. Katmayacaklardır da. Şimdi bizlere aktarılan paranın blokede kalacağını söylüyorlar.
Biz bu aracı alırken 1 kuruş dahi kısıtlılardan alıp aracı almadık. Kendi aracımızı satıp kredi çekip ödemesini kendi paramızdan yaptık. Şimdi mahkeme bize kısıtlının zararına olduğunu belirterek parayı blokeye alıyor ve iade etmiyor.
Tüm gerekli kanunları inceledim. Kanunların hiçbirisinde alınan araç kısıtlıya hibe edilmiş sayılır demiyor. Vesayet makamı olmayan kanuna bu şekilde düşünerek işlem yapıyor. Elbette bu durumu suistimal eden çok var. Tabiki böyle durumlarda devlet kısıtlıyı korusun. Devlet kısıtlının hakkını korumak için benim hakkımı gasp ederek beni mağdur ediyor. Peki bu durumda ne yapmamız gerekiyor.
Tüm dekontlar belgeler her şey mevcut. Bize araç alınırken kısıtlı borçlandırılmadan zarar görmeden aracın bakımları dahil ödeme şartı olmaksızın diye aracın alınmasına müsade eden vesayet makamı aracın satışında olmayan bir kanuna göre uygulama koyup parayı kısıtlı adına blokeye koyuyor.
Diyelimki ben parayı kullanmadım. Yıllarca para orada kaldı. Enflasyon yüzünden eridi. Bu esnada araç ta almadık. Araçta yok. Sen şimdi kısıtlıyı korumuş mu oluyorsun.
Zaten kısıtlı adına araç almadan önce ben kendi aracımla her türlü ihtiyaçlarını görüyordum. Ama şimdi senin koyduğun kanun yüzünden ben kendim dahil kısıtlı ihtiyaçlarını da göremiyorum.
Bu konuda bilgisi olan varmı ? Bu blokedeki parayı nasıl alabiliriz. Devlet bildiğin paramıza el koymuş durumda.
Daha önce de buna benzer bir konu açmıştım. Fakat sonuç alamamıştım. Yıllar sonra tekrar konu açmak istedim.Belki bununla ilgili gelişme olmuştur. Sonuç alan olmuştur. Konuyu detaylı olarak anlatacağım belki bir nokta yakalanabilir.
2017 yılı öncesinde 0 modem Renault fluence aracımız mevcuttu. Sonra uzun süre etraftaki eş dost neden engeli aracı almıyorsunuz diye teşvikleri sonucu 2 engelli baktığımız için ötv muafiyetli araç almak için başvurduk. Fakat o dönemde bildiğimiz tek şart 5 yıl satış yapılamıyor 5 yıl sonra satılıyor bilgisi idi. Ki bu bilgi de eksik ve hatalı sonra geleceğim. 2018 ocak ayında mahkeme başvuruları sonrasında araç alımını gerçekleştirdik. Bu güne kadar aracı kullandık. 2023 yılında aracın satılması için mahkemeye başvurduğumuzda başımızdan aşağı kaynar sular döküldü. Mahkeme satışa izin verilebileceğini fakat paranın blokede kalacağını belirtti. Uzun uğraşlar sonucu bir sonuç elde edemedik.
5 aralık 2024 akşamı araç ile trafik kazası geçirdim ve araç perte ayrıldı.
Sonrasında aracın sigorta üzerinden devri için gerekli işlemler başladı. Sigorta bize teklif iletti. İster x miktara aracı bize bırakın ister y tutar size verelim araç sizde kalsın diye. Bizler x miktarı kabul ettik yani aracı komple satışı için mutabakatnameyi sigortaya ilettik. Sonrasında mahkeme mutabakatname dahil gerekli evraklar ile kaza olduğunu aracın perte düştüğünü ve sigorta firması aracılığı ile devir işlemlerinin olması konusunda bilgilendirdik. Fakat gördükki devletin devletten , kurumların kurumlardan , kanunların da kanunlardan haberi yok.
Mahkeme ilk etapta aracın devri için gerekli ek kararı düzenledi ve vasiye satış yetkisi verdi. Fakat mahkemenin oluşturduğu ibana paranın aktarılması şartı da ek kararın içerisindeydi.
Bu karar ile notere gittiğimizde noter işlem yapamayacağını , ek kararın yanlış olduğunu belirtti. Alıcı ve satıcının kararda olmadan işlem olmayacağını belirtti.
Sonrasında sigorta firması ile görüşüldü. İşleyiş ile ilgili bilgi alındı. Alınan bilgiler sonrasında pert olan araçlarda araç ihaleye sunuluyor , ihaleyi kazanan kişinin verdiği tekli ile kazandığı taktirde ilgili tutar devir işlemi esnasında alıcı kişi tarafından hesaba aktarılıyor , kalan para sigorta firması tarafından gün verilip o gün hesaba aktarılıyor. Mahkemeye bu bilgi aktarıldı gerekli dilekçe yazıldı verildi.
Ardından oluşturulan ek karar ile tekrar notere gidildiğinde noter işlemin yine olmayacağını belirtti. Bu sefer sigorta firmasının toplam talep ettiği x miktarın alıcı tarafından yatırılması gerektiğini söylediler. Fakat uygulamaya göre alıcı kişi c kadar miktarı ödeyecek kalanı sigorta ödeyecekti. Ve aynı şekilde ısrarla alıcı adının kararda olması gerektiği belirtildi.
Fakat alıcı adı karar eklenemez. Çünkü karar çıkana kadar alıcı kişi almaktan vazgeçebilir . Vazgeçtiği taktirde tekrar ihale açılıp yeni alıcı beklenmesi gerekiyor ve yeni alıcı tutarı aynı olmayabilir. Bu sefer mahkemeye tekrar dilekçe verilip isim ve tutar değiştirilmesi gerekmekte. Bu yeni karar çıkana kadar tekrar alıcı vazgeçerse bu işlem bu şekilde sürekli uzayabilir. Bu durumu noterlere bir türlü anlatamadık. Mahkemeye durumu anlattık. Noterede gerekli açıklama sonrasında ikna oldular. Mahkeme yeni kararı çıkardı. Açık şekilde vasiye ilgili isimli sigorta aracılığı ile devir işleminin olması için tam yetki verdi. Fakat noter yine kabul etmedi. Bu sefer ilgili isimli sigortanın aracı olduğunu bilemeyiz dediler. Halbuki mahkeme tüm görüşmeleri ve yazışmaları sigorta ile resmi yollardan yaptı. Aracın sigorta ve kasgo poliçelerini göstermemize rağmen satışta aracı olduğunu bilemeyiz bize sigortadan yazı getirin dediler. Fakat sigorta firmalarında böyle bir yazı ve uygulama yok. İhale belgesi ise satış devir işleminden sonra oluşturulduğu için ihale belgeside verilemiyor. Sadece sitedeki ihale çıktısı verilebilir kazanan kişinin yazdığı fakat bununda hiçbir hükmü olmayacaktır. İlgili çıktıyı notere gösterdiğimde bunun normal word dosyasında hazırlanabileceğini belirtti.
Tüm bunların hepsi zaman almakta ve işimizi gücümüzü bırakıp 15 dakikalık işlem için aylarca uğraştık.
Sonra mahkemeye tekrar gittik durumu anlattık. Mahkeme açık açık yazarak tekrar karar çıkarttı. Notere gittik tamam dediler fakat bu seferde mahkemenin açtığı iban ruhsat sahibi kısıtlı adına değil , mahkemenin adına olduğu için noter işlem yapılamayacağını belirtti. Neden diye sorduğumuzda ocak ayında yeni yürürlüğe giren , daha öncesinde resmi gazetede yayımlanan bir uygulama olduğu için dediler. Nedir diye sorduğumuzda güvenli ödeme sistemi dediler. Bu işlemi yapabilmek için ise ruhsat sahibi ile iban sahibi aynı olmak zorunda ve internet bankacılığı olmak zorunda dediler.
Ardından mahkemeye tekrar gittik durumu anlattık. Mahkeme bize kesinlikle böyle bir işlem yapılamayacağını , kısıtlı adına hesap açılamayacağını ve internet bankacılığı şifresinin verilemeyeceğini belirtti. Bu sorunun noterin sorunu olduğunu onları bağlamadığını söylediler. Ardından ilgili resmi gazeye yazısını ve yeni düzenlenen 2. el kara taşıtları yönetmeliğindeki ilgili maddeleri söylediğimde ve şans eseri aynı dertten müzdarip başka bir vatandaş gelince hakimi aradılar. Hakim durumu anlatsınlar dilekçe versinler demiş. Yeni dilekçeyi oluşturduk verdik. Devletin mahkemesi devletin koyduğu değiştirdiği kanundan habersiz kanunu vatandaşından öğreniyor. Ve bizler bu geçen sürede halen mağdur olarak bekliyoruz. 10 gün civarında bekledikten sonra çalışanlardan biri arayıp hangi noterle konuştuğumu kim sana bu bilgiyi verdi diye gerekli bilgileri istedi ilettim. Sonrasında ilgili noter aranmış ve gerekli açıklamalar alınmış. Aynı zamanda farklı ödeme yöntemi olup olmadığı noter tarafından noterler birliğine soruldu. noterler birliği farklı yolun olmadığını ve kısıtlı adına iban açılmazsa devir olmayacağını belirtti.
Ardından hakim durumu anlayarak kısıtlı adına hesap açtırdı. Fakat kısıtlı adına aşınan araç üzerindeki ihtiyadi tedbiri kaldırmışlar tekrar mahkemeye gelip onu kaldırttık. Tabi git gel kimin umrunda. Sonunda 26.02.2025 tarihinde aracın devrini verebildik. Fakat internet bankacılığı şifresi ile değil. Vakıfbankın doğrudan gerekli bilgileri yazarak verdiği referans sistemi ile işlem oluyor. Bu yöntem ile gerekli işlemler yapıldı. Devir işlemi sağlandı. Kazadan 2 ay 21gün sonra aracın devrini sağlayabildik.
Araç satışı için 5 yıl beklenmesine gerek yok. 5 yıl önceside satış yapılıyor fakat ötv ödenmesi gerekiyor vergi dairesine. 5 sene içerisinde satışı yapıldığında blokeye alınması olabilir çünkü halen araç üzerinde şerh devam etmekte. Fakat eskiden emniyetin baktığı şimdi ise noterlerin baktığı şerh kaldırma işlemi 5 yıl dolduktan sonra yapılabiliyor. Araç devir işlemi esnasında 5 sene dolduğu için şerhi de kaldırmış oluyorlar. Aynı zamanda araçta tertibat olmadığı için makine mühendisleri odasının da işlemine gerek kalmıyor. Sonrasında şerh düşümüne izin veren devlet satış sonrası parayı blokeye almaya karar veriyor.
Geçen süre zarfında arabalara 2 kere zam uygulandı. Ve vesayet makamı mahkeme hep kısıtlının hakkını korumakla bize yaklaştı ve bu yaşanan zam farkı yüzünden kısıtlının zarar ettiğini görmedi. Geçen süre boyunca işimizden gücümüzden eksik kaldık. Bunlar hesaba katılmadı. Katmayacaklardır da. Şimdi bizlere aktarılan paranın blokede kalacağını söylüyorlar.
Biz bu aracı alırken 1 kuruş dahi kısıtlılardan alıp aracı almadık. Kendi aracımızı satıp kredi çekip ödemesini kendi paramızdan yaptık. Şimdi mahkeme bize kısıtlının zararına olduğunu belirterek parayı blokeye alıyor ve iade etmiyor.
Tüm gerekli kanunları inceledim. Kanunların hiçbirisinde alınan araç kısıtlıya hibe edilmiş sayılır demiyor. Vesayet makamı olmayan kanuna bu şekilde düşünerek işlem yapıyor. Elbette bu durumu suistimal eden çok var. Tabiki böyle durumlarda devlet kısıtlıyı korusun. Devlet kısıtlının hakkını korumak için benim hakkımı gasp ederek beni mağdur ediyor. Peki bu durumda ne yapmamız gerekiyor.
Tüm dekontlar belgeler her şey mevcut. Bize araç alınırken kısıtlı borçlandırılmadan zarar görmeden aracın bakımları dahil ödeme şartı olmaksızın diye aracın alınmasına müsade eden vesayet makamı aracın satışında olmayan bir kanuna göre uygulama koyup parayı kısıtlı adına blokeye koyuyor.
Diyelimki ben parayı kullanmadım. Yıllarca para orada kaldı. Enflasyon yüzünden eridi. Bu esnada araç ta almadık. Araçta yok. Sen şimdi kısıtlıyı korumuş mu oluyorsun.
Zaten kısıtlı adına araç almadan önce ben kendi aracımla her türlü ihtiyaçlarını görüyordum. Ama şimdi senin koyduğun kanun yüzünden ben kendim dahil kısıtlı ihtiyaçlarını da göremiyorum.
Bu konuda bilgisi olan varmı ? Bu blokedeki parayı nasıl alabiliriz. Devlet bildiğin paramıza el koymuş durumda.
Son düzenleme: